İran Politika önerileri
Komşumuz İran yoğun bir saldırı altında ve İran’a karşı ABD ve İsrail öncülüğünde haksız bir savaş sürdürülmekte. Komşumuzda yangın varken bizim hükûmetimizden üzerine düşen aksiyonları almasını ve komşumuza dört el ile yardıma koşmasını beklerdik. Olmadı maalesef. Hükûmetimiz İran dahil taraflara nasihatler veriyor. Hükûmetimiz NATO üyeliği, daimî AB adaylığı, sıcak para bağımlılığı gibi gerekçeler ile İran’a askerî destek vermiyor veya veremiyor. Hadi askerî yardımı geçelim, sivil, ekonomik, insani yardım da yok ortada… Bunun ise hiçbir anlaşılır yanı yok…
Gelin politika yapıcılarımıza hem ülkemizin menfaatlerini ilerletici hem de bölge barışını destekleyici somut politika önerilerimizi sunalım. Bu yazıyı sivil konular ile sınırlayalım.
1. Hızla kamyon ticaret filosu Basra’ya gönderilmeli
2. TCDD uyuma! İran’a destek ol!
3. Katar gazını İran’dan trampa ile alabiliriz
4. Afrika’da (Sudan, Somali, Etiyopya) çıkar ilerletmek için doğru zaman
5. Körfez ülkelerini hizaya çekmek. İran’a saldırılmayacak!
6. Körfezin yolcu uçaklarını THY’ye tahsis edelim
7. Van’da serbest bölge kurmak ve çalışma izni vermek
8. Irak-İran dostluğunun getirdiği yeni takas fırsatları
9. İran’dan akademisyen transferi zamanı
10. İran vatandaşlarına sınırımızı kısmen açmalıyız
11. İran sınırındaki havalimanlarını tahsis edelim
12. TPAO sahaya çıkartma yapmalı
13. MALİ dışarı
14. Rus petrolü Samsun’a inmeli
15. Tebriz-Erivan-İstanbul çalışmalı
16. Elçilikleri güçlendirmek
17. İran parasına destek olmak
18. Diplomatik destek artırılmalı
19. Acil destekler: İtfaiye vs..
1. Hızla kamyon ticaret filosu Basra’ya gönderilmeli
İran’da vurulan tesislerin yarattığı üretim açığı ve Basra Körfezi’nden denizden çıkamayan Körfez petrolü büyük miktarda mal hareketini gerektiriyor. Basra tarafına karayolu tanker filomuzu göndermeliyiz ve binlerce yol tankeri ile konvoylar kurarak Basra’dan ham petrolü Türkiye’ye, rafinerilerimize ve Ceyhan Limanı’na taşımalıyız. Yol tankerlerimiz belki petrolü Kerkük’te boru hattına aktarabilirler ve petrol boru hattından akar. Benzer şekilde İran’ın rafinerileri vuruldu ve rafine petrol ürünlerine ihtiyacı var. Yine yol tankeri filomuz ile İran’a kendi rafinerilerimizin rafine edilmiş ürünlerini taşımalıyız. Ödemeyi ham petrol olarak takas usulü ile vadeli alabiliriz. İran’ın denizden çıkamadığı petrolü benzer şekilde yol tankeri filomuz ile ithal edebiliriz. Yani aynı yol tanker ihracatta rafine taşır, geri gelirken ham petrol taşır. Benzer şekilde İran’ın demir-çelik, alüminyum vs. birçok tesisi vuruldu. Türkiye’deki fabrikalardan kamyon filolarımız ile İran’a ihtiyaç duyduğu ürünleri göndermeliyiz. Merkez Bankamız İran’a misal 200 milyar dolar değerinde trampa kredisi açabilir ve İran Türk malı ürünlerden olmak şartıyla bunu istediği gibi kullanır. Ödemeyi de yine petrol, gaz ve diğer ticari ürünler ile yapabilir. Kamyon/TIR ticaret filomuzu İran ve Basra tarafına yönlendirerek vatandaşımıza büyük miktarda istihdam da yaratmış olacağız. İran, Irak şoförü ve araçlarına da aynı şekilde kapılarımız açık olmalı ve onlar da bu ticareti desteklemeliler.
2. TCDD uyuma! İran’a destek ol!
TCDD kurumumuzun bu aralar 7/24 çalışması gerekiyor. İran ve Basra Körfezi ile yapılması gereken milyonlarca tonluk taşıma işi var. Bürokrasi, kırtasiye işlerini kenara bırakarak hızla ihtiyaçlara göre ilgili ürünlerin iki taraflı taşınması gerekiyor. Devletler arası bir protokol ile de bu iş yapılabilir. TCDD aktifinde ne kadar çalışan, çalışmayan lokomotif ve vagon var ise bunları elden geçirip bu ticaret seferberliğine dahil etmeli. İran için hastane tren konfigürasyonları hazırlanmalı ve İran’daki savaşın yaralarını sarmak için gönderilmeli. İran’daki enerji darboğazını aşmak için büyük jeneratörler yüklenmiş ve kendi yakıtını da taşıyan, elektrik üretmeye hazır enerji trenleri hazırlanıp yola çıkartılmalı. Benzer şekilde ham petrol ve rafine petrol ürünleri de karşılıklı taşınmalı.
3. Katar gazını İran’dan trampa ile almalıyız
Bilindiği üzere Türkiye, Türkmen gazını İran üzerinden satın alıyor ve Enerji Bakanımızın ifadesine göre Türkiye’nin satın aldığı en ucuz gaz buymuş. Malum Katar gazını Türkiye’ye ulaştırmak için bazı boru hattı projeleri üzerinde çalışılıyor. Bunları çalışsınlar elbette ama derhâl trampa yani takas yolu ile Katar gazını İran üzerinden almaya başlayabiliriz. Türkmen gazını nasıl alıyorsak aynı mantık. Zaten Katar ve İran’ın aynı gaz sahasından üretim yaptıklarını ve sistemlerinin büyük ölçüde yan yana olduğunu belirtebiliriz. Gerekirse TPAO biraz teknik destek verebilir bu işlere. Bu sayede Katar’da vaziyeti daha hızlı toparlayabilir.
4. Afrika’da (Sudan, Somali, Etiyopya) atılım için doğru zaman
BAE ve İsrail malum İran Savaşı sebebiyle meşgul durumdalar ve Afrika’da belirli bölgelerdeki ayrılıkçı faaliyetleri eski yoğunlukta destekleyemiyorlar. Somaliland bölgesi olsun, Sudan’daki ayrılıkçı hareketler olsun, muhtemelen bunlar şu aralar zayıflayacaklar. Türkiye bu dönemde bu bölgede güçlü şekilde piyonlarını ilerletmelidir. Somali bütün olarak terörden temizlenmeli ve istikrar ve yatırım ortamı güçlendirilmelidir. Sudan benzer şekilde terörden temizlenmeli, ülke bütünlüğü pekiştirilmeli ve Türkiye ile ticaret artırılmalıdır. Etiyopya’da son dönemde fazlaca İsrail ve BAE etkisinde kalmıştı, Etiyopya yönetimi de Türkiye tarafına kaydırılmalıdır. Benzer şekilde Kenya ve Uganda yönetimlerini de beri tarafa çekmek faydalı olacaktır. Bunlar rahat durmazlar ise Güney Somali’de istikrarı sağlamak zor olur.
5. Körfez ülkelerini hizaya çekmek. İran’a saldırılmayacak!
BAE, Suud, Katar, Bahreyn, Kuveyt gibi Körfez ülkelerine aynı mesajı tutarlı şekilde tekrar etmekte fayda olacaktır. Bu ülkelerde ABD askerî üsleri vardır ve buralardan İran’a saldırı olmaktadır. Bu sebeple İran ilgili askerî tesislere vs. saldırmıştır. Bu ülkelerin İran’ın meşru savunma hakkına saygı göstermesi ve İran’a yönelik saldırıda bulunmaması sağlanmalıdır. Savaş sonunda bilançoya bakılır. Savaşın can ve mal kaybını asgaride tutacak strateji budur. Ayrıca Katar’ın yaptığı gibi diğer Körfez ülkelerinin de savaştan çekildiklerini açıklaması uygun olur. Zaman içinde ABD üslerini kapatan Körfez ülkelerine de bir hediye mekanizması oluşturulmalıdır; misal İran Körfezi’nden ticaret geçişleri açılabilir. Ayrıca Körfez ülkelerinin senelere yayılacak şekilde makul miktarda savaş tazminatını İran’a ödemeleri uygun olacaktır; böylece İran, Türkiye’den daha çok mal ve hizmet alarak savaşın yıkımını hızla toparlayabilir. Körfez ülkelerinin Batılı şehirlerde yüz milyarlarca dolarlık gayrimenkulü var, batılı şirketlerde hisseleri var, bir zahmet satıversinler.
6. Körfezin yolcu uçaklarını THY’ye tahsis edelim
Körfezde çok sayıda uçak filosu olan ama bunları kullanamayan ülkeler var. Muhtemelen yüzlerce yolcu uçağı yere çakılı kalmıştır. Katar, Suud ve BAE uçaklarını sayabiliriz. Bu uçaklar yerde çakılı kalacağına ilgili ülkeler bu uçakları personelleri ile beraber THY’ye kiralasınlar veya tahsis etsinler (wet lease deniyor). THY bunları çalıştırsın ve en azından İstanbul hub olarak kullanılarak dıştan dışa yolcu aktarımı sağlanır. Hem Türkiye’ye bu işin faydası olur hem Körfez ülkelerinin zararı azalır. Kriz bitince uçakları geri alırlar.
7. Van’da serbest bölge kurmak ve çalışma izni vermek
İran Savaşı sonrasında sonuç ne olursa olsun İran’a konulmuş olan ambargolar kalkacak. Bizim bugünden insani yardım amaçlı olarak bir yardım-ticaret koridoru açmamız gerekli, komşuluk hukuku bunu gerektirir. İran ambargosu bu bağlamda Türkiye için hafifletilmeli veya kaldırılmalıdır. Veya Türkiye tek taraflı olarak uygulamayacağını beyan etmelidir. Van civarında, sınır kapılarımıza yakın bölgelerde serbest bölgelerin kurulması uygun olur. İran hükûmetinin yetkilendirdiği kişilere çalışma izni verelim; bu bölgede istedikleri firmaları, üretim tesislerini kursunlar ve ticareti bu şekilde artıralım. Ödeme ve finansman konusunu hem İran’ın Türkiye’deki bankalarının şubeleri üzerinden yapalım hem de sınırın iki tarafına açılacak kuyumcu şubeleri üzerinden yapalım. Şu dönemde Türkiye’nin İran’a büyük miktarda kredi açması gerekir ve İran bu kredi kapsamında Türkiye’den ithalatını serbestçe yapabilmelidir.
8. Irak-İran dostluğunun getirdiği yeni takas fırsatları
Mevcut Irak hükûmeti İran dostu bir hükûmet. Bu da Türkiye ve bölge için bir fırsattır. Bu zor dönemde İran’a vereceğimiz desteğin mükâfatını hem İran’dan hem de Irak’tan almayı beklemeliyiz. Irak’ın Körfez’den çıkaramadığı petrol ihracatını hızla Türkiye üzerine kaydırması uygun olacaktır. Boru hatları, kamyonlar, tren vagonları vs. her vasıta ile bu taşımacılık desteklenmelidir.
9. İran’dan akademisyen transferi zamanı
Bilindiği üzere İran’da yükseköğretim kalitesi, akademik araştırma, STEM konularında başarı, mühendislik, temel bilimler Türkiye’den daha iyi seviyededir. Savaş döneminde İran’ın bazı üniversitelerinde eğitim aksamış olabilir ve bazı değerli akademisyenler, araştırmacılar çalışamaz hâle gelmiş olabilirler. Bu değerli akademisyenlerin geçici süreli de olsa Türkiye’de ilgili üniversitelerde istihdam edilmeleri uygun olabilir. İran belirli alanlarda Türkiye’den ileridedir. İlk akla gelenler füze teknolojileri, petrol sondaj konuları, nükleer teknoloji konusu, biyoteknoloji, mikrobiyoloji, çevre bilimleri vs. Bu konularda da ilgili uzmanların Türkiye’de istihdamı faydalı olabilir. İran’da üniversiteye giriş için Konkur denilen çok rekabetçi bir sınav vardır. Bu sınavda yüksek başarı göstermiş İranlı öğrencilerin şu zor donemde Türkiye’deki ilgili üniversite bölümlerine burslu olarak yerleştirilmeleri uygun olabilir.
10. İran vatandaşlarına sınırımızı kısmen açmalıyız
Türkiye’nin İran vatandaşlarının Türkiye’ye girişine yönelik ilave zorluk getirmesi uygun olmaz. Vize koymaya da gerek yoktur. Şu dönemde İran’ın kendi vatandaşlarına çıkışta kısıtlama getirmesi normaldir, beklenmelidir. İran hükûmeti ile koordineli olarak giriş çıkışların normal şekilde yönetimi uygun olur. İran’ın uygun gördüğü İran vatandaşlarına, özellikle İran ile sınır bölgelerinde Türkiye’nin oturum ve çalışma izni vermesi (misal 3 senelik, uzatılabilir şekilde) uygun olabilir ve her iki ülkenin ekonomik ilişkilerinin hızlı büyümesini sağlayabilir. Türkiye’de vergi kaybı yaratan sigara kaçakçılığı benzeri kaçakçılık işlerinin engellenmesi uygun olur. Özellikle araçları ile giriş çıkış yapan şoförlere her türlü kolaylık sağlanmalıdır. Bekleme ve gümrük işlemleri dahil en fazla 1 saatlik bir sınırdan geçiş süresi hedeflenmelidir. Daha iyisi elektronik gümrük ve risk tabanlı kontrol sistemleri ile durmaksızın araçların sınırdan geçmesidir. Savaş dönemi olağanüstü durumunu yönetmek için dorselerin üzerine uydudan okunabilecek büyüklükte numaraların verilmesi ve rota takibinin havadan IHA’lar ile yapılması uygun olabilir.
11. İran sınırındaki havalimanlarını tahsis edelim
Savaş ile beraber muhtemelen İran’daki hava trafiği de olumsuz etkilenmiştir ve İran yolcu uçakları da uçamaz hâle gelmiştir. Hem Türkiye hem İran’ın menfaatine olacak şekilde bu konuda bir çözüm tasarlayabiliriz. Misal İran’a en yakın havalimanlarımız olan Hakkâri ve Van havalimanlarımıza buyursunlar İran uçakları gelsinler. İran’a istedikleri ülkenin istedikleri havalimanından bu iki şehrimize doğrudan uçma hakkı verelim. Yani isterse Paris’ten Van havalimanına kendi uçakları ile uçsunlar, isterlerse Pekin’den uçsunlar. Ondan sonrasında karadan otobüs ile veya özel araçları ile Tebriz üzerinden devam ederler. Sınırda da kolaylık sağlayalım, bileti olanlar İran plakalı araçları ile kolayca sınırdan geçsinler. Böylece hem İran uçakları ve ekipleri işler durumda olurlar hem de ülkelerine çok yakın havalimanlarını kullanarak ülkelerine giriş çıkış yapabilirler. Türkiye’de de elbette bu ilave havacılık ve insan hareketi ile beraber önemli ekonomik değer ve istihdam yaratılır. İran uçaklarını da olası savaş hasarından korumuş oluruz.
12. TPAO sahaya çıkartma yapmalı
TPAO’nun da bütün personel ve teknik becerisi ile Irak ve İran’daki petrol ve gaz sahalarının hızla devreye alınmasını, rafinerilerin tamirini, üretimin artırılmasını ve üretimin Türkiye üzerinden satışının sağlanmasını kolaylaştırmasını hedeflemeliyiz. Rafine petrol ürünlerinin de satışını hedeflemeliyiz. TPAO sadece petrol işinde kısıtlı kalmayıp ilgili bölgelerde diğer elektrik altyapı vs. enerji işlerine de girebilir; malum bu bölgelerde şu ortamda devlet dışı aktörlerin iş yapması ve risk alması kolay olmaz.
13. MALİ dışarı
Mehmet Ali Ersoy malum savaş zamanları güzel iş ortaya çıkartan bir sunucudur. Hatırladığım en son Filistin yanlısı bazı yorumlarda bulunmuştu; daha sonra nasıl olduysa videoları ortaya çıkıverdi ve kendini hapiste buluverdi. MAE elbette suçu neyse çekmesi uygundur ama kamu menfaati gereği İran Savaşı’nın olduğu bir ortamda savaş cephe hattından haber yapması daha uygun olur. Neyse cezasının yatarı, bir ara kalanını tamamlar veya cephe hattında yaptığı gazetecilik cezasına sayılır. Aydınlık muhabiri Gürkan Demir 10 numara iş yapmakta ve tüm Türk TV’lerine bölgeden canlı bağlantılar yapmaktadır; kendisini ve kurumunu tebrik ederiz. Sahada MALİ’yi de görmek güzel olur.
14. Rus petrolü Samsun’a inmeli
Malum Rus petrolünü taşıyan tankerlere çeşitli saldırılar düzenlenmektedir. Rusya’nın Karadeniz’de tankerler ile taşıdığı bir miktar petrolü Samsun’a veya Karadeniz’de uygun depolama olan terminallere indirmesi uygun olabilir. Rus petrolüne uygulanan ambargo zaten Türkiye’yi bağlamaz, Türkiye alacağını almalıdır. Yine de ambargo konusu sorun çıkartır ise ambargoya takılmayacak bir çözüm tasarlanabilir. Misal Rusya’dan alınan petrolün Kazak petrolü olması sağlanabilir; böylece Kazak petrolünü Rusya üzerinden almış oluruz. Veya aldığımız petrolü dahilde işleme rejimi kapsamında rafinerilerimizde işleyip Suriye, Irak, İran’a ihraç edebiliriz. Bu da kati ithalat sayılmaz; yani alıcı Irak ve İran, biz ise sadece transit ve rafinaj işi yapıyor oluruz. Yani bir formül bulunur ama petrol fiyatı artmışken Türkiye’nin ticaretini yapabileceği ucuz petrol ithal etmesi faydalı olacaktır. İran’a aktarılacak petrol ve ürünlerin Hopa Limanı’na indirilmesi de pratik olabilir. TCDD’nin de bu tür sıvı yükleri yurt içinde ve sınır ötesine taşıma becerilerini hızla artırması uygun olur. Çanakkale’den Akdeniz’e doğru devam eden Rus tankerlerine dron ve mayın koruma sistemlerine sahip deniz dronlarımızın refakat etmesi de uygun olabilir.
15. Tebriz-Erivan-İstanbul çalışmalı
Ermenistan ile ilişkilerimiz düzeldi. İyi de oldu. İran krizi ortamında normalleşmiş Erivan ilişkileri işimize yarayacaktır. Artık Ermenistan coğrafyası bizim için İran’a ulaşım için alternatif bir rota hâline de gelmiştir veya getirilmelidir. Malum Türkiye-İran sınır bölgesi çok dağlık bir bölge ama Erivan üzerinden biraz daha kolay coğrafyadan ulaşım mümkün. Unutmayalım, Ermenistan ile İran’ın arası geleneksel olarak iyidir ve Ermeniler de muhtemelen şu ortamda İran’a destek olmak isterler, ancak destek olacak pek kaynakları yok. En azından Ermenistan üzerinden Türkiye ile İran arasında transit ticarete ve vizesiz geçişlere izin vererek bu işi yapabilirler. Ermenistan havalimanlarına da ilave Türk ve İran uçakları konarak İran’a destek verilebilir. Ermenistan ile İran arasında bir elektrik-gaz takas anlaşması vardır. İran gaz verir, Ermenistan nükleer santralinden ürettiği elektriği verir. İran’a bu kanaldan verilen elektrik miktarını Türkiye desteği ile artırmak gerekebilir. İran’ın bazı bölgelerinden Erivan üzerinden Türkiye’ye geçmek daha kolay olabilir, bu durumu da kolaylaştırmakta fayda olacaktır. Iran ve Ermenistan’ı bağlayan yolları ilave tüneller ile daha hızlı yollar haline getirmek Türkiye’nin menfaatine olacaktır ve Türkiye ile İran bağlantısı da hızlanacaktır. Batum limanını daha hızlı Erivan’a bağlamak için Türkiye içinden transit geçişe de izin verilmelidir. Türkiye-Ermenistan arasında yeni karayolu sinir kapıları açılmalıdır. Azerbaycan’ın politik tavrını da değiştirmek ve İran destekçisi bir hâle getirmek uygun olur.
16. Elçilikleri güçlendirmek
İran’daki Türk misyonlarının (Tebriz, Tahran, Urmiye ve Meşhed) bütçelerinin artırılması, personel ve araç gereç takviyesi ile şu zor dönemde İran halkına daha çok destek olunmasının sağlanması uygun olur. Savaş döneminde birçok diplomatik misyon ülkeden çıkmıştır; bunların işlerinin bir kısmının (İran’a faydalı işler) Türkiye misyonları üzerinden yürütülmesi de uygun olabilir. Özellikle ülke içinde gıda, içme suyu ve ilaç lojistiğinin kesintisiz çalışması sağlanmalıdır. Misyonlarımızda kurulu olması gereken şifreli uydu iletişimi üzerinden İran için kritik bazı iletişim hizmetlerinin de sağlanması uygun olabilir. Bu işlemlerde ABD uyduları ve sistemleri kullanılmamalıdır.
17. İran parasına destek olmak
Savaş dönemlerinde ülkelerin para birimleri de hedef alınır ve sahte paraların piyasaya sürülmesi gibi yöntemler ile ekonomi zayıflatılır. Bu ve benzeri yöntemler ile millî paralar pula çevrilir. İçinden geçtiğimiz dönemde muhtemelen İran parası çok zayıf hâle gelecektir ve serbest piyasa ve resmî kur dönüşüm farkı açılacaktır. Türkiye’nin kendi millî parası TL’yi kullanarak İran ekonomisinin dayanıklılığını desteklemesi gerekir. Şu ortamda ikili ticaretin İran Riyali ve TL olarak yapılabilmesini sağlamalıyız. Bunu yapmaz isek ticaret USD ve EUR’ya döner ve iki ülke de kaybeder. Türkiye’nin aldığı Riyal değer riskini de İran Merkez Bankası üzerinden yapılacak anlaşma ile korumaya almalıyız. Yani Türkiye, ticaret sonucunda elinde birikecek Riyalleri bugün veya ileride petrol, gaz vs. alımında kullanabilir olmalıdır. İran makamlarının onayı dahilinde, İran piyasasına gerektiği kadar TL tedavüle sokulabilmelidir ve İran’da vatandaşın alım gücü korunabilmelidir. Türkiye’nin mevcut ekonomi yönetiminin İran ile ekonomik ilişkilerin ilerletilmesine çekimser yaklaşmasını beklemeliyiz ve bu alanda gerekli uyarılar yapılmalıdır.
18. Diplomatik destek artırılmalı
İran’ın Türkiye’deki elçilikleri başta olmak üzere dünyadaki tüm İran elçiliklerine bu dönemde destek olmak uygun olacaktır. Bu elçilikler ülkelerinin karşılaştığı haksız saldırı durumunu tüm dünyaya anlatabilecek imkâna sahip olmalıdır. İran’da merkezî yönetim yerine savaş döneminde yerel yönetimlerin ağırlığı artmış olabilir; bu durumda dış diplomatik elçiliklerin bazı ihtiyaçları karşılanamayabilir. Türkiye, İran ile mutabık kalarak bu konuda destek olmalıdır. Türkiye’deki tüm bakanlar ve bakanlıklar şu dönemde İran’a destek konusunda seferber olmalıdır. New York’taki Türk Evi binası, beceriksiz BM’nin yerini fiilen almalı, ikinci bir Birleşmiş Milletler binası gibi diplomatik buluşma merkezi hâline getirilmelidir. Yakında başlayacak Antalya Diplomatik Forumu, İran’a diplomatik destek için bir platform olarak kullanılmalıdır. ABD ve İsrail saldırılarının İran’da oluşturduğu tahribat ilgili ülkelerden tazmin edilmelidir. Bu kapsamda gerekiyorsa ABD ile olan tüm ekonomik anlaşmaları ilgili tüm ülkeler iptal etmeli ve ABD’den ithalat ve ihracata ağır vergiler getirilmelidir. ABD’deki Yahudilerin büyük kısmı İran Savaşı’na ve Trump politikalarına karşıdır ve çoğu Demokratik Parti’yi destekler. Mevcut saldırgan politikaları en çok destekleyenler ve bu işten en çok parayı kazananlar Teksas’taki evanjelik faşist Hristiyan tayfadır. Malum bu bölge petrol üreticisidir ve artan petrol fiyatları bunları zengin eder. Ayrıca bu bölge ABD’nin silah üretim ambarıdır ve en büyük silah sanayicileri buradadır. Savaş çıkınca bu hisseler üzerinden Teksaslılar daha da zengin olur. Ayrıca bu bölge Trump’ın partisinin merkez destek bölgesidir. Felsefi olarak İsa Mesih’i geri getirme takıntıları vardır ve bu yolda bir noktaya kadar İsrail’in aşırı sağ politikacıları ile beraber yürümek işlerine gelmektedir. Hatırlarsanız Başkan Kennedy’yi Teksas’ta öldürdüler ve Teksaslı senatör ve başkan yardımcısı Johnson yerine geçti. Yine Teksaslı olan Bush ailesi de o dönemde CIA içinde gerekli kolaylığı sağladı ve sonrasında baba-oğul başkan oldular ve Irak ve İran’a bolca savaş ve yıkım getirdiler. Türkiye’de sahneye çıkartıp kullandıkları ayakçının ismini yazıp bazı misafir okurlarımızın kalbini kırmayalım. Bugün de Teksas senatörü Ted Cruz malum İran Savaşı’nın ve İsrail’in en büyük destekçilerindendir ve tabanından güçlü destek alır. Türkiye’nin Houston elçiliği bu bölgenin normalleşmesi için biraz PR çalışması yaparsa dünya barışına önemli hizmet etmiş olur. Ayrıca bu bölgeye Meksika’dan şöyle 10-15 milyon Latin Amerikalı (tercihen Katolik) kardeşimiz geçiş yapıp yaşamaya başlarsa, bunun da orta vadede büyük faydası olur.
19) Acil destekler: İtfaiye vs..
İran’da malum çok miktarda bölge bombalanmakta ve yangınlar çıkmaktadır. Elektrik kesintileri artmaktadır. Gıda, şu ve hijyen problemleri olabilir. Türkiye’den öncelikli olarak bol miktarda itfaiye aracı, ekibi, malzemesi vs. gönderilmesi uygun olur. Elektrik kesintilerine karşı jeneratörler ve güneş panelleri gönderilmelidir. Enkaz kaldırma işleri için kepçe benzeri belediye araçları gönderilebilir. Enkaz altından insan kurtarmak için Deprem konusunda eğitilmiş ekipleri göndermek uygun olur. Kimyasal yangınlar için özel kopuk sistemleri gerekebilir, bunlar da tedarik edilmelidir. ABD’nin olası kara işgal girişimine karşı gerekli ekipman desteğinin verilmesi de uygun olur.