Kadın emekçilerin bayramı 1 Mayıs
Yurt çapında pek çok ilimizde, ilçelerimizde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü kutlandı. Emeğimize sahip çıktığımız, sendikal haklarımıza kavuşmak için taleplerimizi dile getirdiğimiz, toplumsal refah koşullarımızın iyileştirilmesini talep ettiğimiz o güzel günde meydanlarda toplandık, tek yumruk olduk.
Türkiye’mize reva görülen ekonomik ve sosyal güvencesizlik kıskacına, söylenecek çok söz vardı. Alanlardan emekçiler çözümlerini haykırdılar. İşçiler, emekçiler, üretim ve istihdam merkezli bir ekonomik politikanın tek çıkar yol olduğunda bir kez daha birleştiler.
Kadın emekçilerin, eşit işe eşit ücret kadar, iş ve ekmek, sendikal haklar için kararlı direnişlerle ayağa kalktıkları bir dönemi yaşıyoruz. Kadınların ucuz iş gücü olmaktan kurtarılmaları on yıllardır çözüm bekliyor. Her iş yerinde, her mahallede kreşlerin devletçe açılmaları, annelik gibi en önemli toplumsal emeğin gözetilmesinden başka çıkar yol yoktur.
ÖZELLEŞTİRMELERDEN VAZGEÇMEMEK
TÜİK’in 2025 verilerine göre, tarım sektöründe kayıtdışı kadın işgücü oranı yüzde 91,1 ve tarım dışı sektörde ise yüzde 19,4’tür.
Kayıt dışı kadın emeğinin, sigortalı ve iş güvenceli hale getirilmesinin istihdamda belirleyici olacağının kabul edilmesi ve gereğinin bir an önce yerine getirilmesi ekonomik derin darboğazdan ülkemizi kurtarabilmeye büyük katkı verecektir.
Özelleştirmelerden vazgeçmemek, üreten emekçi kitlelerine, insanca ve adil bir yaşam hedefinden gittikçe uzaklaştırmakta, tam tersine çok ağır bedeller ödetmektedir. Vergi adaletsizliği sona erdirilmeyip az kazanandan az ve çok kazanandan çok vergi almaya gidilmezse emekçi halkın perişanlığı dayanılmaz boyutlara varacaktır.
İstihdamı arttırmak için yerli ve milli sanayiciye, tüccara, esnafa vergi ve istihdam kolaylıkları, teşvikleri artık gözardı edilemeyecek boyutlardadır. Kadın girişimciliğinin artmasını sağlayacak vergi ve işyeri maliyetinde muafiyet-indirim desteklerinin yapılması, faizsiz kredilerin hayata geçirilmesi gerçek çözümler olarak iktidarın önünde durmaktadır.
‘EMEKSİZ VARLIK OLMAZ’
Kadınları sosyal hayattan soyutlamayan bir anlayışla çalışma hayatı içindeki varlığının önüne çıkan bütün engellerin samimiyetle çözülmelerine girişilmelidir.
“Emeksiz varlık olmaz” ise en büyük emeğin sahibi kadınlarımızdır. Analığa ve kadınlığa saygı, çağımızda gelişmiş büyük devletlerden biri olmamızın temel ölçüsü olacaktır. Kadınlar, ünlü deyimle, göğün yarısıdırlar. Kadın emeğini küçümseyenlere, kadınlar er geç had bildirmişlerdir, gene bildireceklerdir.
KUTLU OLSUN!
Yaşanacak bir dünya, bütün emekçilerin hakkıdır. Kadınlarımız da bunu en çok hakettiklerini insanlık tarihinin başından bu güne göstermişlerdir.
Kadınlar, her türlü şiddete karşı durmaktan, emeğin hakkını almasından, liyakate uygun iş hakkından, sosyal güvenceden, analığa ve kadınlığa saygıdan, çocuklara ve gençlere sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceklerdir.
Emekçi kadınlar, gayrimilli olan hiçbir siyasi, sosyal, kültürel ve ahlaki çürümüşlüğe bütün güçleriyle karşı çıkmaya devam edeceklerdir.
Bu anlamda emeğin birliği ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta örgütlü olarak alanlara çıktılar. Yerli ve milli üretim, istihdam için dirençleri bilenen emekçilerimizin Emek, Birlik ve Dayanışma Günü kutlu olsun!