14 Ağustos 2026 Cuma
İstanbul 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Kaya İçi Denizaltı Üsleri ve İskenderun Deniz Üssü

Metin Akgerman

Metin Akgerman

Site Yazarı

A+ A-

Çeşitli ülkelerde örneği var. Deniz kıyısında, derinliği uygun alanlarda kayaları oyuyorlar ve içine denizaltı limanı yapıyorlar. Çin’de var, Rusya’da var, Norveç ve İsveç’te var, Hindistan bu aralar yapıyor.

Bu işin mantığı belli. Kayanın içine denizaltı üssünü oyduğunuz zaman nükleer saldırılara dahi dayanıklı olacak şekilde adeta bir kalenin içine kritik silah sistemlerinizi korumaya almış oluyorsunuz. Bazı ülkeler nükleer denizaltılarının merkez üssünü bu şekilde korumaya almışlar. Olay sadece savunma değil, saldırı becerinizi de artırıyor. İlave olarak gizlilik ve bilinmezlik sağlıyor ve bu durum düşmanın hesaplarını her zaman karıştırır.

Son İran savaşında ve mevcut Rusya-Ukrayna savaşında da gördük. Deniz üzerinde kolayca tespit edilen savaş gemileri ve karadaki sabit askerî tesisler hava saldırılarına karşı çok savunmasız. Ne kadar tedbir alınırsa alınsın bu işin gelecekte de pek değişmesi beklenmiyor. Aksine sürü dronları ucuzladıkça, hızlandıkça ve daha ağır yükler taşır hâle geldikçe deniz hedeflerini ve sabit kara hedeflerini korumak adeta imkânsız hâle geliyor.

Dağların içine oyulmuş askerî tesislerde füze ve cephane saklayan ve bunları becerikli şekilde kullanabilen İran, dünyanın en güçlü ordularının saldırılarına karşı dayandı, bu saldırılara cevap verebildi. Komutanları ve merkezî karargâhları daha birinci günkü saldırılarda hedef alınmasına rağmen dağınık bir savunma yapısına geçebildi ve savaşı kazandı. Eğer bu yeraltı tesisleri olmasaydı ve ilk saldırı gününde hedef alınan yüzlerce hedef içinde bu tesisler de bulunsaydı, savaşın sonucu farklı olabilirdi. İran hazırlığını yıllar önce yapmış. Peki biz yaptık mı?

Türkiye dağlık bir ülke ve dağların altına, içine askerî tesisler yapmak için çokça seçeneğimiz var. Bu potansiyelimizi kullanabilirsek, savunmamız için önemli bir askerî kabiliyet ve caydırıcılık oluşturabiliriz. Bir gün savaşa girersek, öldürücü vuruş olan ilk günkü saldırı dalgası, bu kayaların içindeki askerî tesisleri ve envanteri imha edemeyecektir.

Türkiye, Ankara’da büyük merkezî askerî tesisler yapıyor ve komuta yapısını burada toplamayı hedefliyor. Sanırsam Pentagon modeli örnek alınıyor. Pratik olduğunu ve koordinasyonu güçlendirdiğini kabul ediyorum. Diğer taraftan, herhangi bir savaşın daha birinci saatlerinde bu sabit merkezî tesislerin hedef alınacağından ve güçlü şekilde vurulacağından herhalde kimsenin kuşkusu yoktur. Bu bağlamda İran başarısının bize öğrettiği ‘savaş döneminde dağınık komuta yapısı’ tahmin ediyorum askerî kurmaylarımız tarafından değerlendiriliyordur.

Kaya İçi Denizaltı Üsleri ve İskenderun Deniz Üssü - Resim : 1

Gelin yazıyı derli toplu tutmak için sadece kaya içi denizaltı tesisi konusu ile sınırlayalım. Elbette kayaları yüzlerce metre delip içlerinde denizaltıları saklamak, SİHA’ları, füzeleri, mühimmatları saklamak ve bunların düşman uydu ve İHA’ları tarafından tespit edilmeden girip çıkabilmelerini sağlamak ucuz bir yatırım olmayabilir. Diğer taraftan herhangi bir savaşın daha ilk dakikalarında eğer limanınıza yanaşmış durumda denizaltınız varsa geçmiş olsun. Bütün denizaltıyı batırmasına da gerek yok, yelkendeki veya kıçtaki kritik bazı ekipmanlara zarar verse, uzunca süre denizaltıyı devre dışı bırakabilirler. Hipersonik füzeler döneminde yaşıyoruz, artık 70’ler 80’lerdeki savunma doktrinlerini kullanamayız. Türkiye denizaltılarına milyarlarca dolar yatırım yaptı ve yapmaya devam ediyor, bunlar için gerekli savunmayı, bakımı, tadilatı, havuzlamayı sağlayan kaya içi tesisleri yapma konusunu da geç olmadan değerlendirmek gerekli.

Diğer konu İskenderun’daki deniz üssümüz. Malum Türkiye’nin ana deniz üsleri batıdadır. Kocaeli ve Marmaris’tekiler ana merkezlerdir. Foça ve Erdek’tekiler de önemlidir. Geçen de Google Haritalardan İskenderun’daki deniz üssümüze baktım. Oraları daha çok ticari limanlara dönüşmüş. Elbette gerektiğinde donanma da kullanır ama şöyle büyük bir askerî deniz üssü İskenderun’da yok. Batı’daki tesislerimiz elbette gereklidir, bunlar korunaklı bölgelerdedir ama kabul etmek gerekir ki Adalar Denizi’nde çıkabilecek bir savaşta, Yunan adalarının yarattığı askerî tehdit sebebiyle Adalar Denizi donanmamıza hızla kapanacaktır ve o bölgedeki donanma unsurlarını korumak çok zor olacaktır. Diğer taraftan Doğu Akdeniz’den Türkiye’ye yönelik giderek artan askerî tehditler mevcuttur. Bu bağlamda hem Ege’deki riskimizi azaltmak hem Doğu Akdeniz’deki askerî varlığımızı güçlendirmek için İskenderun Körfezi civarlarında donanmamızın talep ve ihtiyaçları doğrultusunda yeni bir askerî deniz üssü yapımı konusu değerlendirilebilir. Zaten bu bölgede hava savunma sınıfı savaş gemilerini bulundurduğumuzda, güçlü radarları ile füze, dron ve uçaklara karşı da geniş bir alanda savunma sağlayabiliriz. Ankara’yı hedef alan hava saldırılarına dahi bu bölgedeki deniz unsurlarımız müdahale edebilir. KKTC’nin savunması, Suriye ve Lübnan gibi bölge ülkelerinin savunması da bu şekilde desteklenebilir. Bölge sahilinde büyük bir nükleer santralimizin olduğu ve bunun da ilave bir sahil güvenliği ihtiyacı gerektirdiğini de hatırlamalıyız. Ayrıca İsrail’in her sene kuzeye doğru genişleyen işgaline karşı da ilave bir tedbiri erkenden planlamak faydalı olabilir.

İskenderun Körfezi’nin batısında Nur Dağları vardır. Bu dağların uygun bir bölgesinde kaya içi bir denizaltı tesisi ve yakınında ilave donanma tesisi faydalı olabilir.

İran, Zagros dağlarının içine de tüneller kazmış ve hava üsleri yapmış. Bunların da çok etkili olduğunu gördük. Bu sayede İran çok sayıda uçak ve hava aracı ile savaş döneminde faaliyet gösterebildi.