‘Keşke’ dememek için vakit azalıyor
Başka bir ülkenin boyunduruğuna girersen, boynuna geçirdiğin halkanın ipini ona teslim edersin.
Bu onursuzluktur.
İpi tutanlar işleri bitince seni sallandırıverirler. Gözünün yaşına bakmazlar.
Artık kimsenin işine yaramazsın.
Kullan-at emperyalist-kapitalist sistemin kuralıdır zaten.
Kâğıt mendil gibi.
Yıkanıp temizlenme şansı bile tanınmaz.
VATAN PARTİSİ’NİN AF YASASI
Türkiye bölgedeki başka ülkelerle de kıyaslanmaz.
Güçlü bir devlet ve İmparatorluklar-Cumhuriyet Devrimi geleneği var.
Vatan Partisi’nin Af Yasası önerisi bu geleneğin çok özel bir örneğidir.
Kendine güvenen bir devlet vatandaşını onursuzluktan kurtarır. Alır eğitir, dönüştürür, bünyesine katar.
Karşılıklı niyet önemlidir. Bunu yaparken elbette bütün milletinin menfaatini, geleceğini, refah ve huzurunu hesaplar.
SORUMLULUK CESARET VERİR
Bu sorumluluk yol gösterir ve cesur yapar.
“Yıllar sonra…” bile değil, bu kez çok daha kısa sürecektir…
“Keşke” dememek için vakit geçmedi. Vatan Partisi’nin çözüm önerisi, “keşke” daha terör başlamadan önce uygulansaydı…
Dedik mi… dedik…
Yıllar sonra kanıtlandı.
Ne yazık ki önce kayıp yaşandı.
Onca kayıp yaşandı!
Şimdi??
Zor mu, evet… zor. Karşımızda büyük devletlerin çıkarları var.
Zorluğu aşmak ise kolay.
Bir irade gerekiyor.
Güçlü Millî bir irade!
Terörü bitirmek için… içte bütünleşmeyi ve dışta ittifakı sağlayacak bir irade!
İşte o irade!
Hayal mi?
Var!
Bakan göz görüyor. Elle tutuluyor artık.
Kendini dayatıyor.
ALMANYA PKK DESTEKÇİLERİNE VATANDAŞLIK VERMİYOR
Almanya hükümeti, terör örgütü PKK sempatizanı veya destekçilerine vatandaşlık vermiyor. Almanya’da doğmuş, süresiz oturum iznine sahip ve iki üniversite diploması bulunan bir kadının vatandaşlık başvurusu, ebeveynlerinin PKK’yı desteklemesi ve yapılan kişisel görüşmede kendisinin de bu örgütü desteklediğine dair beyanlarının bulunması nedeniyle reddedilmiş.
Eskiden “tercih” sebebiydi.
Olmayan bile öyleyim derdi.
Başvuran kişi daha sonra bu desteğinden vazgeçtiğini söylemiş.
Artık örgütü desteklemediğini ifade etmiş.
Ancak bunu kanıtlayamamış. Niyetler kesin ve somut deliller olmadan doğrulanamayacağından, vatandaşlık başvurusunun reddine karar verilmiş.
Bu kararın, benzer davalarda hukuki emsal olarak kullanıldığı, vatandaşlık başvurusunda bulunan bir kişinin PKK’ya destek verdiğinin kanıtlanması hâlinde, Alman vatandaşlığı elde etmesinin kesin olarak engelleneceği anlamına geldiği belirtiliyor…
Düşenin dostu olmaz.
Düşenin dış kapısının dış mandalı dostunun hiç olmaz!
Bu gerçek görülmeli.
Bütün kapılar kapanıyor.

2021 tarihli bir Alman mahkeme kararı (BeckRS 2021, 23860). PKK desteği nedeniyle vatandaşlık başvurusu reddedilmiş.
ABD’DE KAR FIRTINASI VE HALKIN TEPKİLERİ
Bu hafta sonu ABD’nin orta bölümlerinden kuzeydoğusuna kadar orta ve şiddetli kar fırtınaları bekleniyor.
ABD Başkanı Trump da X’den bu uyarılara ilişkin açıklama yaptı. “Trump Yönetimi, eyalet ve yerel yetkililerle koordinasyon halinde. FEMA, müdahale etmeye tamamen hazır. Güvende kalın ve sıcak kalın!” dedi… Altına yazılanlara şöyle bir baktım…
Trump’ın işi yalnızca çok kutuplu dünyada değil… İçeride de çok zor!
ABD halkı tepkisini göstermek için neredeyse bahane arıyor:
TRUMP’A FIRTINA TEPKİLERİ
--İşte bu kadar!!! Grönland’a taşınıyorum.
--Bu bir doğal afet mi, yoksa Grönland’ın yıllardır “ödünç aldığımız” tüm buz dağlarının intikamı mı? Donma tehlikesi geçiren bir arkadaşım için soruyorum.
--Kar yağmasını bekleyip kürek almaya ne gerek var? Dersimizi aldık.
--İşimiz teslimat yapmayı gerektirebilir, merak etmeyin Amazon hâlâ teslimat yapıyor, hehe –
--Federal denetimler sürekli aynı gerçekleri ortaya çıkarıyor:
Milyarlarca vergi mükellefinin parası israf edildi ya da çalındı.
Pandemi dolandırıcılığı
Kâr amacı gütmeyen kuruluşların suistimali
Devlet düzeyinde yolsuzluk
Mavi eyaletler. Kırmızı eyaletler.
Peki, Kongre Denetleme Kurulu tam olarak neyi denetliyor?
Onlar da mı yolsuzluk yapıyor?

-- Bu arada ülkenin bu bölgesinde fırtına tahmini nasıl?
-- “Bu kış fırtınası hükümet tarafından oluşturulmuştur.”
- Gizliliği kaldırılmış bu ABD Hava Durumu Değiştirme Programı bunun kanıtıdır.
Bu adam, mevcut kış fırtınasının doğal olmadığını söylüyor ve bunu Vietnam Savaşı’ndan kalma, gizliliği kaldırılmış bir ABD askeri hava manipülasyon programı olan Operasyon Popeye’ye işaret ederek destekliyor. 1967’den 1972’ye kadar yürütülen Popeye Operasyonu, muson mevsimlerini uzatmak, arazileri sular altında bırakmak ve düşman ikmal hatlarını aksatmak için bulut tohumlama yöntemini kullandı.
Amaç basitti: Kaos yaratmak ve stratejik avantaj sağlamak için hava olaylarını silah olarak kullanmak. Hükümet daha sonra bunun gerçekleştiğini kabul etti. Argümanı açık ve net: Eğer istihbarat teşkilatları 50 yıl önce, ilkel teknolojiyle bile hava durumunu kasten değiştirebiliyorsa... şimdi neler yapabilirler acaba?
Ona göre asıl soru, hükümetin hava durumunu etkileyip etkileyemeyeceği değil; zaten etkileyebileceğini kanıtladı.
Asıl soru şu: Ülke çapında büyük bir kış fırtınası sisteme nasıl fayda sağlıyor? Kesintisiz acil durum yayını, kamuoyunun dikkatini dağıtma, kaos ve daha derin siyasi veya ekonomik konulara hiç odaklanılmaması.
“Onlar kaostan fayda sağlıyorlar,” diyor. Peki bu sadece bir fırtına mı... yoksa modern teknolojiyle güncellenmiş aynı oyun planı mı?
-- Kar ve buz fırtınalarından örnekler alın ve bu elementlerin yüksek konsantrasyonlarını test edin…
-- Son fırtınada kükürt kokusu vardı, mahalledeki herkes hissedebiliyordu ve kuru buz kristalleri oluşmuştu. Artık analiz çalışması yapabileceğim laboratuvara erişimim yok.
12 AY

Yılın ilk ayı ocak
Kar yağar kucak kucak
İkinci ay şubattır
Soğuğu pek berbattır
Mart kapıdan baktırır
Kazma kürek yaktırır
Nisanda çiçek açar
Sevinçle kuşlar uçar
Mayısta kiraz yeriz
Kuzuları severiz
Haziranda yaz başlar
Dağılır arkadaşlar
Temmuz yakar, kavurur
Ekinleri oldurur
Ağustos harman ayı
Sevinir köylü dayı
Eylüle yoktur sözüm
Getirir incir, üzüm
Ekim ayı gelince
Kapılırız sevince
Kasımda yağmur bol
Üşüme dikkatli ol
Aralık yılın sonu
Soğuktur eni konu
Bu on iki arkadaş
Bizlere olur yoldaş
Hepsi güzel, sevimli
Çalışana verimli
Tembeller ay, gün seçer
Ömürleri boş geçer
Rakım Çalapala (1906-1995) İlkokul kitaplarımızın şairi… O umutlarımıza… iyimserliğimize…neşemize doğa ve insan sevgimize ne oldu…
Gizlendiği yerlerden çıkarma zamanı gelmedi mi!