‘Kıbrıs horozunun başı kesile’
Bereketli Hilal ismi Batı Asya’nın Akdeniz kıyıları boyunca ve ona yakın iç kesimlerde inşa edilen dünyanın en kadim yerleşik Natuf (Natufiyan-Natufian) kültürünün egemen olduğu coğrafyamıza verilen tesmiyedir. Sınırları 11 bin yaşında olan Batı-Doğu Hayek (Konya, Çatalhöyük) ile 12 bin yaşında olan Urfa, Göbekli-Tepe’den 12 bin yaşında olan Halabu (Halep), Damaskus (Şam)’dan Akdeniz’le buluşan Mısır, aşağı Nil deltasına kadar uzanır. Arapça bereket ve hilal isminden oluşan bu coğrafya bayrağımızdaki ince veya yarım ay şeklindedir. Bir ucu Konya, Çatalhöyük diğer ucu Mısır, Nil deltasıdır. Haritada yukarıda saydığımız kadim yerleşim yerlerini kalemle çiziniz hilal net zuhur eder.
Dünyanın en bereketli, ilk insanın (inşa edenin), ilk tarımın, ilk evcilleşmenin, ilk mimarinin, ilk aile ve taharetin, ilk ilmin ve bilimin, ilk işlenmiş toprak elementlerinin diyarıdır. Birçok bayraktaki hilal ve özellikle bayrağımızdaki hilal ve yıldızın derin bir tarihi anlamı ve önemi vardır. İşte bu coğrafyanın merkezi de Eriha’dır. Filistin Ulusal Yönetimi'nin Batı Şeria bölümünde Ürdün Nehri yanında yer alan bir yerleşim yeridir. 15 bin yaşındadır.
KIBRISI BAKIR SANANLAR
Çatalhöyük ve Göbekli Tepe ile Anadolu’da zuhur eden kadim toplumlar ve kültürlerinin de atasıdır. Arapçadan Yeriha kökenlidir. Huzur ve rahatlık veren yer manasındadır. Türkçemizdeki Raha-t kelimesinin de kaynağıdır. Bereketli Hilal coğrafyasının yıldızı da Kıbrıs’tır. Kelli felli “arkeologlar”, “rehberler” ve “tarihçiler” Bereketli Hilal’in yıldızı olan Kıbrıs isminin bakırdan ve bol bakırlı diyar manasından geldiğini iddia ettiler. Konu hakkında 10 Ocak 2024’te yayımlanan ‘İsrail’in (Yahudilerin) Kıbrıs İlgisi Neden Sorun Olur’ ile 8 Haziran 2025’te kaleme aldığımız ‘Kıbrıs’ı bakır sanan teneke kafalılar’ yazımızı tekrar okumanızı öneririz. KKTC’de Cumhurbaşkanlığı seçimi ve sayın Tatar’ın neden kaybettiğinin sosyolojik, mafyalaşan ekonomi, organize suçlar, düzensiz göçlerle zuhur eden kültürel çatışmalar, adanın laik hayatına müdahale başlıkları altında derleyenlerin argümanları nazar-i dikkate alınmalı.
82. EYALET NE KADAR MÜMKÜN?
Sayın Soner Yalçın’ın 21 Ekim’de kaleme aldığı ‘Sandıkları Belirleyen Etken: Güvenlik Algısı’ yazısında tespit ettiği etmenleri bilmek, önlem almak ve sebepleri ortadan kaldırmak da önemli. KKTC vatandaşlarının AB üyeliği hayali ve umudunun, eskiden olduğu gibi tek Kıbrıs Cumhuriyeti altında Kıbrıslı Rumlarla Türklerin yeniden birlikte yaşamasının ne alt ne de üstyapısı mevcuttur. Bu gerçekliğin sağladığı avantajla AK Parti Hükûmeti ve ortağı MHP, KKTC’nin tanınması için neden başarılı olamadı? Sayın Bahçeli, KKTC’nin Türkiye’ye ilhakını talep etti. 82. eyalet olsun dedi. Bu aşamada Türkiye’nin Ada’da “1960’ta Kıbrıs’a bağımsızlık tanıyan uluslararası Zürih ve Londra Antlaşmalarından doğan haklar” çerçevesinde asker bulundurması dışında talepte bulunmasının bir meşruiyet dayanağı yok. Zira BM Güvenlik Konseyi Kararı, 15 Kasım 1983’te ilan edilen KKTC’yi tanımıyor. Tanıyana da yaptırım uyguluyor. KKTC’yi Türkiye dışında hiçbir ülke resmi olarak tanımamaktadır. Tanımaya yanaşan Abhazya gibi devletleri de Türkiye dahi teşvik etmemektedir.
Zira tanıma kararına onay ve askeri koruma sağlayacak Rusya, Çin, Avrupa devletlerinden bazıları masada olmadan ekonomik, finans, hukuki ve siyasi bağımlılıkları olan Türkiye’nin bu aşamada KKTC’yi ilhak etmesi, 82. eyalet yapması veya bağımsız devlet olarak hukuken tanıması ve tanıtması ne kadar mümkün olabilir? Bu meşruiyeti tanımayacak, BM Güvenlik Konseyi Kıbrıs kararlarına istinaden engel teşkil edecek İngiltere, İsrail ve ABD ile müttefiklerine karşı yaptırım gücümüz var mı? Varsa neden devreye girmemektedir? Ayrıca Kıbrıs’a komşu Filistin, Lübnan ve Suriye cephesi de çöktü. Bu ülkeler Kıbrıs’ı tehdit ve tanzim eden kuvvetlerin ya işgali altında ya da kontrolünde. Türkiye’den sonra KKTC ile en iyi ilişkileri inşa eden eski Suriye de artık yok.
ARTAN ASKERİ YIĞINAK
Bereketli Hilal ve yıldızı Kıbrıs dünyanın ağırsiklet merkezidir. Arap Emevi, Abbasi devletleriyle Bizans devletlerinin, Batı’dan gelen Haçlılar ile Arap hanedanlıkların, Osmanlı ile Venediklerin, Osmanlı desteği ile Yahudi Krallığı inşa etmek isteyen Yasef Nassi ile Ada Rum Hristiyan halkının mücadele ve savaşlarında Kıbrıs anahtardır. Bu merkezde etkin ve yaptırım gücü olan kuvvet kendi ulusunun, ülkesinin ve coğrafyanın kaderini belirliyor. Bugün Kıbrıs’ın stratejik konumu ve önemini idrak edenler, münhasır denizi ve açıklarında sahip olduğu gaz ve petrolün zenginliğini bilen İsrail ve efendileri kendilerine tehdit oluşturan başta Türkiye’nin kuşatılmasında etkin rol oynayan Kıbrıs’a ciddi ve tehlikeli boyutta askeri yığınak yapmaktadır.
MUAVİYE’NİN EMRİ
Ada İngiliz, ABD, İsrail, Fransız, Hindistan, Yunanistan askeri işgali altında. Mülk edinme ve binlerce vatandaşlarının adaya yerleşmesine imkan sağladılar. Finans ve ekonomisinde etkin bir konuma geldiler. Kıbrıs, Bereketli Hilal coğrafyasında hasıl olan ve olacak olan operasyonların merkez üssü ne dönüştü. Hilale karanlık çökerse Kıbrıs yıldızı söner. Nil deltası, Filistin, Lübnan, Suriye, başta Hatay tüm Akdeniz kıyılarımız ve iç kesimlerin yıldızı Kıbrıs’a karanlık musallat olursa Bereketli Hilal akim (kısır) olur. Şam merkezli Emevi devletini Bizans’ı Suriye, Lübnan, Filistin, Mısır ve Anadolu’da alt ederek kuran Muaviye 649 senesinde yatağından fırlar. Komutanlarını acil toplantıya çağırır;
“Bizans denetimindeki Kıbrıs’ta öten horoz beni uyutmuyor. Tez kafası kesile!” diye emir verir. Komutanlar şaşkın. Herhalde Muaviye bunadı diye düşünür. Tamam, Kıbrıs çok uzakta değildir. Ama horozun ötüşünü duyacak mesafede de değildir. Muaviye şaşkın ördekler misali bakan komutanlarına hitaben, “Bizans Kıbrıs’a hâkim olduğu sürece bize rahat uyku yok. Bizans’ın Kıbrıs’ta ayakları ve başı kesilmeden bu devletin güvenliğini de ekonomik damarlarını da koruyamayız. Tez Kıbrıs ilhak edile!” demişti. Bugün Kıbrıs Y-Bizans kuvvetleri İsrail, ABD, İngiltere, Fransa ve yerli işbirlikçileri işgali altındadır.
BİNDİĞİMİZ DALI KESMEYELİM
Kıbrıs yıldızının hilali Şam coğrafyası (Filistin, Lübnan ve Suriye) ağır yaralı. Hilalin ikinci ana kısmı Türkiye, yıldızı Kıbrıs’ı aydınlatacak yeterli enerjiye sahip mi? Y-Bizans’ın horozunun ayaklarını ve başını kesecek kudrette mi? KKTC seçimi Ankara’ya üretim ekonomisini inşa etmeden, mevcut çürümenin kaynağı tekelci kapitalist sistemi terk etmeden, bu sistemin Ada’ya taşıdığı hastalık ve mikrop bataklığını kurutmadan, dostları çoğaltıp düşmanları azaltmadan horoz yerine hilalin yıldızı Kıbrıs’ı kurban eder, en nihayetinde bindiğimiz dalı keseriz.