Kimse onurumuza dokunamaz! Türkiye buna izin vermeyecektir!
Sanki histeriye tutulmuş gibiler.
Fareli köyün fareleri. Vietnam… Afganistan… Gazze…Venezuela… ayrılıkçı ve yobaz terör… 12 Mart… 12 Eylül… 15-16 Temmuz… unutuldu.
Gözler, vicdanlar kör.
Trump şeker adam.
Karşı cephenin en ön safına sürüldünüz. Arkanızda kim var??

Düşman sizi kendine kalkan yaptı.
Rusya düşman, Çin düşman, İran düşman…
Ya Kıbrıs Türk Cumhuriyeti??
Nasıl eliniz varacak komşularınıza bomba atmaya… Kıbrıs’ımızı kurban vermeye…
Can kardeşlerimizin, akrabalarımızın kanını dökmeye.
BU YAZIN BİR DE KIŞI VAR SANAYİMİZ TARIMIMIZ VAR

Bu yazın bir de kışı var.
Enerji tedarikçileriniz karşı tarafta kalacak.
Doğal gazınız kaz kaz ne kadar çıkacak… evleriniz donacak, sanayinizde çarklar, tarımda traktörler duracak.
ABD mi Atlantik ötesinden yollayacak…
AB’nin halini görmüyor musunuz… O koskoca Almanya!
Resesyonla boğuşuyor.
Celladınıza kafanızı uzattınız.
Bağımsızlığımızı,
Başımızın tacını celladınıza mı teslim edeceksiniz?
HESABI SORULUR
Bunun sonuçlarının hesabını nasıl vereceksiniz…
NATO ülkeleri güya sizden savunma sanayinin ürünlerini alacakmış… onu şimdilik yalnızca havuç şeklinde burnunuza tutuyor.
Yıllarca yaptı bunu.
Cebinizden alın terinizi aldı aldı kaçtı.
Gidin en büyüğün büyüğü sanayicilerinizle konuşun.
Yükselen Asya diyorlar:
- “Yatırım desen birlikte yapıyoruz.”
- “Girdi desen en ucuza onlar veriyor.” diyorlar…
Her alanda… füzesinden… nükleerine… yapay zekasına… bitkisel tarımından hayvancılığına en yeni buluşlar onlarda.
Uluslararası kurumların rakamları bunlar.
Hepsi bir yana...
YİNE YANILDINIZ
İran zaferi gözümüzün önünde.
Güya yerdeki karıncaydı.
Başta siz de öyle diyordunuz.
Yine yanıldınız.
YÜZ KIZARTICI
Yorumcular oturmuş orda sıra sıra.
ABD Netanyahu’yla işbirliği yapınca hep zarar görmüş, ama Türkiye’yle işbirliği yaptığında kazanmış. Suriye’de kazanmış, İran’da kazanmış. Amerika’yı Netanyahu savaşa sokuyormuş...
Neden İsrail’in peşine takılıyoruz diyorlarmış artık…
Akıllara ziyan.
Gerçekten inanılacak gibi değil.
ŞEYTANDAN MELEK ÇIKARMAK

ABD’yi yıkayıp yağlamak.
Şeytandan melek çıkarmak…
Tarzan zordaymış. Bu da İsrail oluyor.
Bir anlamda doğru. Ama büyük “tarzan” zorda olduğu için uzantısı daha da beter zorda.
Oysa bizim ABD’yi, NATO’yu yıkayıcılara bakarsan, bir avuç kahraman Gazzeliyle baş edemeyen İsrail, Trump’ı da Macron’u da oynatıyormuş parmağında...
Macron demiş ki, aman satmayın F 35’leri.
Hep İsrail’in yüzünden!
ABD’nin başını belaya sokan şımarık çocukmuş.
Aynen böyle söylüyorlar. Not aldım.

Oysa Trump meğer bizden biriymiş…
Canım cicim Trump!
Kandırıkçı Netanyahu! Zaten o da gidici.
Oh elini yıka geç otur.
Yok öyle!
Göreceksiniz o kör gözler açılacak!
YENİ ‘KONSEPT’ BAŞIMIZA ÇUVAL
Paketten bizim payımıza da Milli Eğitim Bakanı çıktı.
NATO’nun yeni “konsepti”!!
Eskilerin kırpılıp yıldız yapılmış şekliyle.
Büyükelçi Tom Barrack ne zamandır yön, “yol yordam” gösteriyordu. Yeniden Osmanlı’ya dönün, “Bize öyle bir Türkiye yakışır!” demeye getiriyordu. Daha 2025’in Temmuz ayında “Bakın o zaman yıl sonuna kadar F-35’leri bile satarız.” diye açık açık havuç pazarlık kartlarını açıyordu.
ELİNİ BİLE SÜRDÜRMEYİZ
O kartlarla oynamaya kimse kalkışamaz!
Elini bile sürdürmeyiz.
Alkışlar arasında bağımsızlığımız kimseye sunulamaz!
Türkiye’nin alnına “Amerikancı” lekesini süremezler.
CAATSA yaptırımı bizim için onurdur.
NATO generallerinin hapiste yatmaları bizim için onurdur.
Uğruna şehitler verdik.
Kimse onurumuza dokunamaz!
Türkiye buna izin vermeyecektir!
İzin vermeyeceğiz!
Tehdidin nereden geldiğini doğru saptayıp ona göre konumlanacağız.
Güçlü olacağız.
İRAN VE ÇİN ARASINDAKİ STRATEJİK ANLAŞMA
25 yıllık “İran İslâm Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Arasındaki Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması” 27 Mart 2021 tarihinde Tahran’da imzalanmıştır. Ocak 2022’de yürürlüğe girdi. Anlaşma; ekonomi, siyaset, güvenlik ve askeri alanlarda uzun vadeli stratejik bir yol haritası belirlemektedir.
25 yıllık işbirliği programıyla,
-Çin’in, İran’ın enerji, petrokimya ve altyapı sektörlerine 300 ile 400 milyar dolar arasında yatırım yapması ve buna karşılık uzun vadeli, indirimli petrol temin etmesi hedeflenmiştir.
- Batı’nın ve ABD’nin ağır yaptırımları altında olan İran, petrol ihracatının çok büyük bir kısmını Çin’e yapmaktadır. Çin için ise bu durum, güvenilir ve ucuz enerji kaynaklarına kesintisiz erişim sağlamaktadır. Karşılıklı yarar söz konusudur. Savaş sırasında da bu açık bir biçimde ortaya çıkmıştır.
-İran, küresel ticaret ağları açısından kilit bir noktada yer alır. Bu ortaklık, iki ülkenin ABD hegemonyasına karşı yürüttüğü küresel stratejilerde birbirlerini desteklemelerine olanak tanır.
Anlaşma, ortak tehdide karşı iki ülkenin de her alanda güvenliği açısından özellikle savaş sırasında daha çok anlam kazanmıştır.
İRAN VE RUSYA ARASINDA STRATEJİK ANLAŞMA
İran’ın Rusya ile 20 yıllık süreyi kapsayan resmi bir stratejik anlaşması bulunmaktadır. İki ülke arasında uzun süredir yürütülen müzakerelerin ardından “İran İslam Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu Arasında Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması”, 17 Ocak 2025 tarihinde Moskova’da imzalanmıştır.
Giriş bölümü ve 47 maddeden oluşan bu tarihi anlaşma, her iki ülkenin parlamentoları tarafından onaylanmış, ardından 2 Ekim 2025 itibarıyla resmen yürürlüğe girmiştir.
Anlaşmanın kapsadığı alanlar şunlardır:
-- Anlaşma; savunma, güvenlik ve terörle mücadele alanlarında çok daha sıkı bir işbirliği öngörmektedir.
-- Batı yaptırımlarının etkisini azaltmak amacıyla ikili ticarette yerel para birimlerinin kullanılması ve iki ülkenin bankacılık sistemleri arasında doğrudan entegrasyon hedeflenmektedir.
-- Enerji, ulaşım, altyapı, tarım, bilim ve teknoloji alanlarında önümüzdeki 20 yıl boyunca sürdürülecek projelerin yasal çerçevesi oluşturulmuştur.
ABD hegemonyasına ve Batı merkezli yaptırımlara karşı “çok kutuplu bir dünya düzeni” kurma ve uluslararası platformlarda ortak hareket etme bakış açısında anlaşmaya varılmıştır.
HEGEMONYASI ÇÖKTÜ ETEĞİNE YAPIŞAN DA O ENKAZIN ALTINDA KALACAK
Türkiye ile İran arasında 25 yıldır yürürlükte olan doğal gaz alım anlaşması bu ay sona erecek.
Ne olacak şimdi??
Türkiye, 2025 yılında İran’dan yaklaşık 7,8 milyar metreküp doğal gaz ithal etti.
Bu miktar, ülkenin toplam doğal gaz ithalatının yaklaşık yüzde 13’ü.
ABD’nin kendine göre hesapları var, elbette.
Daha önceden adım adım kendi hedefine göre Türkiye’nin elini kolunu bağlama önlemlerini aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Beyaz Saray ziyareti sonrası Eylül 2025’te bir dizi kapsamlı enerji anlaşması ve mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşmalarla Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerde yeni ve stratejik bir döneme girildiği yorumları yapıldı. Bu anlaşmalarla “İki NATO müttefiki arasındaki savunma ve siyasi gerilimlerin ötesine geçilerek enerji güvenliği ve ticaret işbirliği merkeze alındı.” dendi.
ABD’li Mercuria ve Woodside Energy ile 24 Eylül 2025’te uzun vadeli LNG tedarik anlaşmaları imzalandı. 2026-2045 yılları arasında yılda yaklaşık 4 milyar metreküp doğal gaz eşdeğeri LNG alınacak.
Değer mi?
KARŞILIĞINDA NE VERİYORUZ
Neden Türkiye, İran gazının payını azaltmak amacıyla ABD’den sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatına yönelsin?
Çeşitlendirmeymiş, bağımlılık azaltmaymış…
Neden??
Türkiye’nin yıllık yaklaşık 58 milyar metreküp olan doğal gaz ihtiyacının büyük bir kısmı boru hatlarıyla sağlanır. Doğu Anadolu’daki mevcut boru hattı tedarikçilerimiz Rusya, Azerbaycan ve İran.
Bizim komşularımız.
Neredeyse elimizle varille taşısak getireceğimiz uzaklıkta.
ENERJİMİZ SINIRIMIZDA TATBİKAT YAPAN ABD’YE TESLİM
Neden Atlantik ötesinden taşıyıp getiresin…
Üstelik Trakya sınırında Türkiye’ye karşı tatbikat yapan ABD’den…
Türkiye, Rusya ve İran’a karşı yaptırım uygulayan ABD’den…
Bu arada ABD Hazine Bakanlığı İran’a yönelik petrol ve petrokimya ürünlerinde geçici yaptırım muafiyeti tanıdı. Ama doğal gazı kapsam dışı bıraktı. Ona yaptırım devam! Türkiye ile İran Ulusal Gaz Şirketi arasındaki ödemelerde sorun çıktı.
O yetmedi…
Türkiye ve ABD LNG anlaşmalarına ek olarak Stratejik Sivil Nükleer İşbirliği Mutabakat Zaptı (MoU)’nı imzaladı.
Bu ne anlama geliyor?
Türkiye, düğmeyi hatta parmağını kaptırdı. Güvenliğini kaptırdı.
İran örneğini düşünün.
Nasıl zafer kazandı.
Düğme benim elimde ve benim dostlarımda ve haklılığımda… vatan savunmamda dedi. Tehdide karşı dostlarıyla daha önce imzaladığı stratejik anlaşmalar vardı.
Savaş boyunca ABD’ye kök söktürdü.
İran’da düşürülen ünlü F-15 savaş uçağının pilotu yazdığı raporda “Tam bir uzaylı işiydi.” dedi. Fırlatma koltuğunu çekmeden önce tek bir vücut gibi hareket eden deniz anası gibi saran dron sürüsü gördüğünü söyledi. Tahran’ın dron teknolojisinde bu kadar ileride olmasının Washington’ın tahmininin çok ötesinde olduğu belirtildi.
Yalnız o da değil.
ABD’de neredeyse uçak kazası yaşanmayan ay geçmiyor. Kendi kafasının keline çare olamıyor ki…
Devlet yapısı hem ekonomik, onun uzantısı olarak yapısal ve bürokratik olarak da önemli ölçüde yıpranmış durumda.
Hegemonyası çöktü.
Eteğine yapışan da o enkazın altında kalacaktır.
Bu ABD ve NATO için geçerlidir.
Bütün dünyanın verilerle kabul ettiği nesnel bir gerçektir.
Bizim için bir kez daha uyarıcı olmalıdır.