Koşunuz! Alış-veriş siteleri indirim yapıyormuş
Anneler günü. Bütün alış-veriş siteleri indirim yapıyor.
Hurra!
Koşunuz!
Koşunuz!
Kozmetik-züccaciye-giyimde bir indirim var… bir indirim…
Yazık değil mi analarımıza.
Bu mudur bizden bekledikleri.
Bilmem neye iyi gelen bilmem ne kremi…
Çanak çömlek…
Üst baş…
Kargola gitsin.
Keşke olsa da kucaklasam.
Olsun canözüm çocuklarım var.
Yalnızca doğurduklarım değil.
Elime doğanlar…
Öncü gençler.
Gençliğimin ODTÜ’sünde el üstünde tuttuğum bayrağımızı yere değdirmeyenler.
Canım feda.
Geçenlerde bir arkadaşım bir bebek evlat edinmiş.
30 günlükmüş kucaklarına geldiğinde.
Şimdi kaç aylık geçenlerde söylemişti, unuttum.
Yüreğiyle öyle bir doğurmuş ki… o bebecik o olmadan uyumuyormuş… ille de anasını istiyormuş.
Bak sen keretaya!
Nasıl mutlu oldum duyunca.
Güzel günler görsünler istiyorum şimdi daha çok.
Kolundaki bilezikler için anasını bıçaklatan sisteme bin bela!
Daha çok çalışmamız lazım… çook…
Çok yaşasınlar.




PIRASA PİŞEN AKŞAMLARDA
TAVADA İKİ YUMURTA
Latif Şimşek dostumuz eşiyle ziyaretimize gelmişti. Şiir kitabını getirmiş.
İlk şiir annesine. 2006’da yazmış. Adı “Öpeyim Ayaklarını”
Ben aslında annemin bile olsa nedense ayak öpemem. Öyle öğretmişlerdi. İğrenmekten değil, boyun eğmekten herhalde. Ama şiiri okuyunca hepiniz annenizden bir koku bulacaksınız.
Öpeyim Ayaklarını
Babamın çatık kaşlarından
Gömleğimin yakasına süzülen
İki damla gözyaşıdır annem
Ekmeğinden kesip cebime koyduğu
Kâğıt beş liradır.
Geceleri sokak bekçisi yolumu gözleyen
İmtihan sabahlarında çalar saat
Kahvaltımı hazırlayan hizmetçi
Hıncımı kucaklamaya hazır bir köledir
Her gençlik oyunumda gönüllü ebedir annem.
Nazar tavasında üzerlik dumanı
Gönül yaralarıma yamadır
Pırasa pişen akşamlarda
Tavada iki yumurtadır annem.
Tandır günlerinde kızgın bazlama
Tarhana kaynatırken sabırdır
Bulgur pilavına kaşık sallarken
Vita'da tereyağ tadıdır
Babam kader bilirken gurbeti
Hasretin öteki adıdır annem.
Çile çile çizgiler var alnında
Her çizgide yok olan gururdur annem
Ak tülbende hasret kalsa da
İçimde bir yüce huzurdur annem
Belki çok geç anladım ama
Ömrümün tadı tuzudur annem.
Ben her sevdada yaşarken yüzsüzlüğü
Aşkımın gerçek yüzüdür annem
Karanlığımın gözü
Engellerimin düzü
Otuzbeş yaşımın özüdür annem
İçimde ne varsa iyiden yana
Cennet ateşinin közüdür annem
Hadi uzat öpeyim ayaklarını
Dinimde peygamber sözüdür annem.
İKİ ÖZEL ANA
Yeni Ufuklar’da bu hafta konuklarım iki özel anne. Biri Aydınlık gazetesinin Yazı İşleri Müdürü Özlem Konur Usta, öteki Ulusal Kanal’ın Ana Haber Sunucusu Deniz Çağlayan Cengiz. Çalışan iki anne… iki özel kurumda hem de… gecesi gündüzü… parası pulu belli olmayan… emek yoğun… zaman yoğun… geleceğe ilişkin tasarımları olan iki özel kurumun iki özel annesi.
Doğurunuz demek yetmiyor. 24 hafta izin yetmiyor… sonrası var bir de… dinleyeceğiz… öğreneceğiz… önereceğiz...
Mutlaka izleyiniz.
YENİ UFUKLAR
Ulusal Kanal
10 Mayıs 2026 Pazar
Saat: 20.30