22 Temmuz 2026 Çarşamba
İstanbul 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Kurban Bayramı’na bütünsel bakış

Melih Baş

Melih Baş

Gazete Yazarı

A+ A-

Yarın arife ve uzun bir Kurban Bayramı tatiline kamudaki idarî izinlerle dünden itibaren başladık bile. Bayram artık tatile dönüştü. Bu tatildeki seyahatlerde 200 milyar TL’lik bir ekonomik hacim bekleniyor! Kapitalizmin işsizlik ve bunaltıcı ve yabancılaştırıcı çalışma kıskacındaki halk için bu dönüşümü anlamak güç olmasa gerekir. Bayramların olumlu toplumsal işlevleri konusunda pek olumlu bir manzara gözükmüyor. Günümüzde geç kapitalizm insanları ya atom altı parçacıklara ayırıp bölüyor, topluluk içinde yalnız insana dönüştürüyor, ilişkileri dijitalleştirerek yapaylaştırıyor, ya da yeni ortaçağ evreninde cemaat içi sözde dayanışma oluşumlarına mahkûm ediyor. Gerçek toplumsal dayanışma ve birlik bozulunca da dirlik kalmıyor.

2026 KURBANLIK BEDELLERİ

Diyanet İşleri Başkanlığı 2026 yılı vekalet yoluyla kurban kesim bedelinin yurt içinde 18 bin, yurt dışında 7 bin lira olarak belirlendiğini açıkladı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar kurbanlıklarla ilgili geniş bir açıklama yaptı. Bu açıklamadan yararlanarak meseleye kısaca bakalım:

Kurbanlık hayvan alım-satımları; yem sanayinden veterinerlik hizmetlerine, nakliyeden pazar alanı kiralarına, kesim hizmetlerinden deri ve sakatat ekonomisine kadar çok geniş bir ticari hareketliliği beraberinde getiriyor. Bu süreç, ülke ekonomisinde önemli bir ekonomik hacim oluşturuyor.

Bu bayramda yaklaşık 750 bin büyükbaş ve 2 milyon 550 bin küçükbaş olmak üzere toplam 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvanın kesileceği tahmin ediliyor.

Ülke genelinde kurbanlık hayvan fiyatları ve satış yöntemleri hayvanın canlı ağırlığına, ırkına, büyükbaşta inek, düve veya tosun; küçükbaşta koyun, koç veya keçi olmasına ve de illere göre değişiklik gösteriyor.

2026 yılında canlı kilogram fiyatlarının büyükbaş hayvanlarda 340 lira ile 520 lira, küçükbaş hayvanlarda ise 300 lira ile 520 lira arasında olacağı tahmin ediliyor. Geçen yıla göre fiyat artışı büyükbaş hayvanlarda yüzde 36,9, küçükbaş hayvanlarda ise yüzde 29,3 olarak gerçekleşmiş. 2026 yılında büyükbaş hayvanlarda illere göre farklılık göstermekle birlikte hisse bedellerinin ortalama 25 bin lira ile 60 bin lira arasında değiştiği görülüyor. Bayramın yaklaşmasıyla birlikte talep durumuna göre bu fiyatlarda değişiklik yaşanabilecek.

Başta yem olmak üzere işçilik, veterinerlik hizmetleri, ilaç, elektrik, mazot ve nakliye giderlerinde meydana gelen maliyet artışları nedeniyle kurbanlık fiyatları da artmış.

Birçok dernek ve vakıf, vatandaşlardan aldıkları vekâletle yurt içinde ve dışında kurban kesimleri gerçekleştiriyor. Vakıf ve derneklerin yurt dışı organizasyonlarında uyguladığı düşük fiyat politikası, birçok vatandaşın daha ekonomik olduğu düşüncesiyle bu organizasyonlara yönelmesine neden oluyor, bu durum ise iç piyasada üreticilerimizin satışlarını olumsuz etkiliyormuş.

Diğer taraftan üreticilere kurban pazarlarında sunulan hizmetlerin yetersiz olduğu belirtiliyor. Üreticilerin temel ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanması büyük önem taşıyor. Belediyelerimizin bu alanları gelir kapısı olarak değil, kamu hizmeti anlayışıyla değerlendirmesi gerekiyor.

Ortalama 400 kilogram canlı ağırlığa sahip bir büyükbaş hayvanın canlı kilogram fiyatının 411 lira 19 kuruş olacağı dikkate alındığında, bayram süresince kesilecek yaklaşık 750 bin büyükbaş hayvan için ödenecek tutarın 123 milyar 357 milyon liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. Küçükbaş hayvanlarda ise ortalama satış fiyatının 26 bin 900 lira olacağı varsayımıyla, yaklaşık 2 milyon 550 bin küçükbaş hayvan için ödenecek tutarın 68 milyar 595 milyon lirayı bulacağı öngörülüyor. Buna göre halkımızın yaklaşık 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvan için toplamda 192 milyar liraya yakın harcama yapacağı tahmin ediliyor.

Kurban Bayramı süresince kesilen milyonlarca büyükbaş ve küçükbaş hayvandan elde edilen deriler, deri ve tekstil sanayimiz açısından önemli bir hammadde niteliği taşıyor. Ancak son yıllarda deri toplama ve işleme süreçlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle bu ekonomik değer yeterince değerlendirilemiyor. Toplama maliyetlerinin yükselmesi, piyasadaki durgunluk ve deri toplayıcı sayısının azalması nedeniyle birçok bölgede deriler ya çok düşük bedellerle el değiştirmekte ya da hiç toplanmadan zayi oluyor. Bu durum, ayakkabıdan tekstile kadar pek çok sektör için önemli bir yerli hammadde kaybı anlamına geliyor.

Kurban Bayramı döneminde kasaplık hizmetleri de önemli bir ekonomik faaliyet alanı oluşturuyor. Kasaplar; kesim, yüzme ve parçalama işlemlerine göre farklı ücretler talep ediyor. Kasaplık hizmetleri için ödenecek toplam tutarın yaklaşık 8,2 milyar liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. Bunların yanı sıra kelle, işkembe, bağırsak gibi sakatat ürünleri de önemli bir ekonomik değer oluşturuyor.

Elde kalan hayvanların Et ve Süt Kurumu tarafından satın alınması da elzem ve kritik bir konu!

Kurbanlık fiyatlarında (hipermarket zincirleri de dahil) rekabet kıran kırana. Fiyatlarda geçen yıla göre ciddi artış var ama çok da değişken. Satın almada kimi kredi kartlarına taksitlendirme ve indirim vb. olanaklar da havada uçuşuyor. Acaba caiz midir? Mesela kredi kartı borcunu ödemede gecikme olup, faiz ödenirse caiz olmaktan çıkar mı?

SAHİ NEDİR KURBAN?

Çoğu dinlerde kurban kesme ritüeli var. Kurbanlar kanlı kurbanlar (insan, hayvan vb.) ya da kansız kurbanlar (bitkisel, giysisel kurbanlar vb.) olabilmektedir. Kurban olgusu konusundaki bilimsel kuramlar arasında kurbanın armağan, rüşvet, saygı edimi vb. yer alırken; dinsel kuramlar arasında da vacip, kefaret kurbanları vs. yer almaktadır.

KURBAN VE İSLAM

Dinsel tartışmalar bağlamında ‘kurbanın farz tapınma olmadığı, bu yüzden sünnet tapınma da olamayacağı, bir yardımlaşma türü olduğu yerine başka araçların konabileceği’ tezi çok önemli (bkz. Yaşar Nuri Öztürk’ün şu makalesi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/10082).

Kurbanı Müslüman olan, akıl sağlığı yerinde olan kişilerden dinen varsıl sayılan kişilerin kesmesi gerektiği belirtilmektedir. Dinen varsıllık ise şöyle tanımlanmaktadır: bir kişinin gelirlerinden zorunlu gereksinmeleri ve borçları düşüldükten sonra arta kalan olarak 85,18 gr. altın veya 561,2 gr. gümüş karşılığı geliri olması gerekir. Bu hesap aile olarak değil tek birey olarak yapılır. Muzır bir soru: Bu hesap yapılırken gelirler içinde faiz varsa bunu çıkarmak gerekir mi? Zorunlu gereksinimler için bir bireyin kaç TL harcaması gerekir? Bu sırada Diyanet de taban fiyat açıklar gibi kurban kesim fiyatlarını açıklıyor. Yapılan kimi çalışmalara göre de (bkz. Dr. Umur Gürsoy’un çalışmaları) Türkiye’de kurban kesiminin vacip olma gelir düzeyi bağlamında kesmesi gerekenlerin birkaç katı kadar fazla kişi kurban kesiyor!

MADALYONUN TERS YÜZÜ

Kurban kesimi sırasında İspanya’daki boğa savaşları gibi sahneleri anımsıyoruz (fark var tabii ki, orada hayvanlar insanı kovalıyor). Kurban kesimine tanık olan ve alnına kan sürülen çocukların olumsuz ruhsal etkilenimleri önemli mi? Çevre kirlenmeleri sorun mu? Hayvansal proteinle beslenmenin getirdiği sağlık sorunlarını tartışmalı mı? (Bkz. Çin Mucizesi kitabı!). Dışalımla gelen kurbanlık hayvanların yerli hayvancılığı ve hayvancılıkla geçinen kimi kentleri vurmasına ne demeli? Hayvanları uyuşturup kesmenin şer’i olmadığı rivayeti de bir kent efsanesi mi, hayvanları Koruma Kanunu’nda yeri olmalı mı? Kurbanı kesip buzdolabının ve kapların alabileceğini eve depolayıp, kalanını da komşuların itibar düzeyine göre dağıtılıyormuş gibi yapmalar da komedi mi? Kredi kartları ile kurban alıp, taksitleri faizli ödeyerek işleri karıştırmalar başka bir sorun! Dinbaz kuruluşlar hem kurban hem de derileri toplayarak malı götürüyorlar mı? Madalyonun ters yüzündeki kalemler çok ama kaç kişinin umurunda? Bayram kutlamaları ağır basıyor her yerde!

Sonsöz: Emekçi halkımız ekonomik bunalıma, çevremiz kâr ve rant hırsına kurban giderken bayram benim neyime? Halkımızın birbirine hitap ederken ‘kurban’ diye ünlemesi de boşa değil!

Okuma önerisi: Akdoğan Özkan, Kardeş Bayramlar, İnkılâp Kitabevi yayını.

Kurban Bayramı