Makineleşme ve kırsaldan kopuş (2)
26 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan yazıda, kentleşme ve tarımsal teknoloji arasındaki ilişki konusuna giriş yapılmıştı. Tarımda makineleşmenin göstergesi olarak traktör sayısı ile kırsal nüfus karşılaştırılmıştır. İlk 10 yılı Demokrat Parti dönemi olan 1950-1965 arasında traktör sayısının üç kat, toplam nüfusun yüzde 50 arttığı, kırsal nüfusun ise yüzde 9,5 azaldığı görülmüştür. Cumhuriyet’in övünç kaynağı olan yerli kömüre dayanan demiryolu ulaşımı yerine ithal malı petrole dayanan karayolu ulaşımına ağırlık verilmiştir.
BANDO EŞLİĞİNDE TESLİM TÖRENİ
1950 yılından bugüne kadar Türkiye her yıl dış ticaret açığı vermiştir. Turizm gelirleri ve işçi dövizleri kısmen açığı kapatsa da Türkiye, borca batmıştır. Adnan Menderes dönemindeki 1958 yılında ABD’den ithal edilen 3 milyonuncu ton buğdayın bando eşliğinde yapılan teslim töreni hatırlardadır.
5 Ekim 1960 tarihli yasa ile Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kurulmuştur. 9 Temmuz 1961’de Anayasa halkoylaması ile kabul edilmiştir. Senato ve Anayasa Mahkemesi kurulmuştur.
Başbakan İsmet İnönü dönemine denk gelen 12 Eylül 1963 tarihinde AET ile Türkiye arasında ortaklık anlaşması imzalanmıştır. Aradan geçen 63 yıla karşın AB’ye tam üyelik ufukta bile gözükmemektedir. O dönemde mevcut olmayan devletler bile tam üyedir.
1963-67 yıllarını kapsayan Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı uygulanmıştır. Bu dönemde yurt dışına işçi göçü başlamış, başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerine sağlıklı ve yetenekli işçiler gönderilmiştir. Tarımsal kooperatif üyesi olan işçilere yurt dışına gidişte öncelik verildiğinden kooperatifçilikte bir canlanma olmuştur. Tarım Satış Kooperatifi Birlikleri tarım politikası uygulamalarında işlev görmüştür. 1963 yılında Süt Endüstrisi Kurumu kurulmuştur. Aynı yılda Sendikalar Kanunu ve Toplu İş sözleşmesi Kanunu çıkarılmıştır.
1965’te Adalet Partisi iktidara gelmiş ve Süleyman Demirel Başbakan olmuştur. “Bize plan değil, pilav lazım.” diyen şahıs yönetiminde Birinci Beş Yıllık Plan uygulaması devam etmiş ve İkinci BYP hazırlanmıştır. Özgürlükçü “1961 Anayasası bize bol geliyor.” diyen zihniyet, 12 Mart 1971 darbesi ile son bulmuş, sıkıyönetim ilan edilip özgürlükler budanmış, siyasi partiler bile kapatılmıştır.
1973-1977 yıllarını kapsayan Üçüncü Beş Yıllık Plan döneminde de tarıma önem verilmiştir. Tütün, kuru üzüm, kuru incir, fındık, pamuk gibi ihraç ürünleri ve buğday arpa gibi tahıllar taban fiyatları ile desteklenmiştir. Sık sık değişen koalisyon hükumetleri çelişkili kararlar almış, enflasyon artmış, petrol, tüpgaz, margarin, şeker, hatta sigara gibi maddeler kıtlaşmıştır. ABD müdahalesine konu olan haşhaş ekimi için mitingler yapılmıştır. Başlıcaları 1978’de Malatya ve 1980 Çorum olayları olmak üzere çeşitli yerlerde Alevilere saldırılar yapılarak mezhep çatışması yaratılmak istenmiştir. Ermeni yanlısı Asala terör örgütü, yurt dışındaki diplomatlarımızı hedef almış, sağ-sol diye ayrılan gençlik, birbirine kırdırılmıştır.
KIRILMA NOKTASI
24 Ocak 1980’de Turgut Özal öncülüğünde neoliberal politikalara geçiş, ekonomide tam bir kırılma noktası olmuştur. Bu kararların cebren uygulanması için 12 Eylül 1980 darbesi yapılmış grevler, sendikal faaliyetler, siyasal faaliyetler tümüyle yasaklanmış, Anayasa yok sayılmıştır. 1981 yılında baskıcı anayasa yürürlüğe girmiş, Senato kaldırılmıştır. İthal ikamesine dayanan politikalar terk edilmiş, ihracat odaklı bir yola girilmiştir. Tekel, Toprak-Su, Zirai Donatım Kurumu, Devlet Üretme Çiftlikleri, Yemta, Et-Balık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu gibi tarıma yön veren kuruluşlar özelleştirilmiş veya kapatılmıştır. Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinin kredileri kesilmiş, tarımsal sanayi işletmeleri satılmıştır.
1984’te PKK’nın silahlı eylemleri başlamış, terör baskısıyla köyler boşalmış, yayla meralarına erişim ortadan kalktığından hayvancılık gerilemiştir.
1985’te nüfus 50,7 milyona, kentsel nüfus yüzde 53’e ulaşarak, kırsal nüfusu aşmıştır. 1980-85 arasında kentsel nüfus, diğer beşer yıllık dilimlerin hiç birinde görülmemiş şekilde yüzde 9 artmıştır. Bu dönemde traktör sayısı 654 bindir.
Ekonomik krizler birbirini izlemiş, 2001 krizinden sonra 2 Kasım 2002’de AKP tek başına iktidara gelmiştir. Neoliberal politikalar ve AB yandaşlığı sürmektedir.
2008’de nüfus 71,5 milyona ve kentsel nüfus yüzde 75’e erişmiş, baştaki dağılım, ters yüz olmuştur. Traktör sayısı 1 milyon 56 bindir.
2012’de çıkan 6360 sayılı yasa ile büyükşehirlere bağlı köyler mahalleye dönüşmüştür. Köy orta malları belediyelere devredilmiş, meralar yağmalanmıştır.
2025 yılı itibarıyla nüfus 86 milyona çıkmış, eskiden köy olan yerlerde yaşayanlar kırsal nüfus sayıldığı halde bile kentsel nüfus yüzde 84, kırsal nüfus yüzde 16 olmuştur. Traktör sayısı 1 milyon 560 bine ulaşmıştır.