Yandex
16 Aralık 2025 Salı
İstanbul
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Mustafa Kemal’e en değerli armağan

Cem Zeren

Cem Zeren

Gazete Yazarı

A+ A-

İslam Dayanışma Oyunları Riyad’da başladı. Türkiye’nin domine ettiği branşların çıkarılmasına ve bazı branşlarda daha genç sporcularla katılmamıza rağmen oyunların madalya sıralamasında farklı öndeyiz. Yazımı yazdığım ana dek oyunlarda 50 altın dağıtıldı, 29’unu Türkiye kazandı. Oyunlarda artık kimin birinci olacağının heyecanı yok, ikincinin kim olacağı merak konusu. Türkiye bir yana, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın diğer 56 ülkesi bir yana.

Her hafta sporcularımızın başarısından bahsediyoruz, hep ilkleri başarıyoruz. Teniste erkek milli takımlar düzeyindeki en prestijli kupa Davis Kupası’dır. Bu kupanın gençler için düzenlenen versiyonu Junior Davis Kupası’nda tarihimizde ilk defa en iyi 16 takımın yer aldığı finallerde mücadele ettik. İlk kez çeyrek finale kaldık, ilk kez yarı finale kaldık. Üçüncülük maçında son seti 13-11 kıl payı kaybettik ve dördüncü olduk.

Birçok spor branşında dünyanın sayılı ülkeleri arasındayız. İslam Dayanışma Oyunları’nda modern sporlarda İslam Ülkeleri ile aramızdaki fark çok açık belli oluyor. Peki, Türkiye’yi farklı yapan nedir?

KEMALİZMİN KAZANDIRDIĞI MADALYALAR

İslam Dayanışma Oyunları’nda Türkiye’nin ezici üstünlüğünün nedeni Ulusal Aydınlanma Devrimimizdir, Kemalizmdir, Cumhuriyet’tir. Dün; vefatının 87. yıldönümünde Mustafa Kemal Atatürk’ü andık. Okullarda “Uyan” sözlerinin geçtiği şarkılar söylendiğini gördüm. Çoğu anma töreninde, Atatürk vefat edip gitmiş bir kişi gibi anıldı. Halbuki; İslam ülkeleri arasındaki sportif mücadelede kazanılan her madalyada Atatürk var. Türk insanının; bilimde, sanatta, ekonomide ve siyasetteki her başarılı adımında Atatürk var. 1938’den beri karşı devrimin en sert saldırılarına rağmen; Türkiye’nin dimdik durmasının ardında Kemalizm var. Kemalizm’in devrimcilik ilkesi vardır. Türkiye’nin her altını; Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşadığının kanıtıdır. Atamızın şu sözlerini okuyunca öldüğüne inanabilir miyiz?

“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir fendir, ilim ve fenden başka yol gösterici aramak gaflettir, dalalettir, cehalettir.”

“İnkılap, mevcut kurumları zorla değiştirmek demektir. İnkılap Türk milletini son yüzyıllarda geri bırakmış olan kurumları yıkarak yerlerine, milletin en yüksek uygarlık gereklerine göre ilerlemesini sağlayacak yeni kurumları koymuş olmaktır.”

“Devrimin kanunu mevcut kanunların üstündedir.”

Bu sözlerin her biri; Mustafa Kemal’in ölmediğinin kanıtıdır. Çünkü Mustafa Kemal, Türk Milleti’ne Devrimci olmayı öğretmiştir. Hiçbir şeyin kaderle olmayacağını; ilerlemenin de reform ve evrim gibi devrimi reddeden kapitalist tanımlarla olmayacağını öğretmiştir. Çünkü Mustafa Kemal; ortaya süslü laflar değil, bilimin yol göstericiliğini bırakmıştır. Tüm dogmalar günü gelir yok olur, ama bilim aydınlatmaya devam eder. Tüm ideolojilerin yetersiz kaldığı zamanlar gelir, ama devrimler bu zamanların çıkış yolunu gösterir. İşte bu nedenle Mustafa Kemal’i ritüel bir tören yapar gibi “Uyan” çığlıkları ile anmak, tam da karşıdevrimcilerin ekmeğine yağ sürmektir. Mustafa Kemal Atatürk’ü tabulaştırmak, Anıtkabir’i Kâbeleştirmek; tam da karşıdevrimciler gibi davranmaktır. Mustafa Kemal Atatürk; Türk Devrimi’nin ışığa dönüşmüş halidir. Bu ışık ulusun her bireyini aydınlatır, dünyanın da umududur.

Cumhuriyet’in yanına demokrasi ve insan hakları gibi batının uydurduğu kelimeleri yerleştirmek de; tıpkı Devrimcilik’in yanına reform ve evrim gibi kelimeleri yerleştirmek gibi ya kötü niyetlicedir ya cahilcedir. Türkiye’nin başarısının tek sırrı; farkında olsak da olmasak da; Kemalizm ve batı işbirlikçilerinin anlamlarıyla oynamadığı ilkeleridir.

Diğer İslam ülkelerine göre, maddi zenginliklerimiz olmamasına rağmen madalya sıralamasındaki bu ezici üstünlük; her bireye söz söyleme fırsatı veren Cumhuriyetçilik, vatandaşına ırkına bakmaksızın olanaklar sağlayan Milliyetçilik, eğitim ve spor yapma hakkını bir zümre ile sınırlamayan Halkçılık, dini inançlarla kadını spor yapmaya elverişsiz koşullarla sınırlamayan Laiklik, sporu kapitalizmin tek eline bırakmayıp kamucu politikalarla büyüten Devletçilik ve elbette hiçbir tabuya boyun eğmeyen Devrimcilik sayesindedir.

İslam Dayanışma Oyunları’ndaki branşların İslam ile ilgili olmadığını iddia eden bazı yazılar da okuyorum. İslam Dünyası’nın birbiriyle dayanışmasının ve dünyaya gücünü tek ses olarak göstermesinin karşısındaki bu görüş en fazla zararı yine İslam’a verir. İslam ülkelerinin dünya ile yarışabilir olmasını engeller. İngilizler, Fransızlar, Portekizliler, İsrailliler; modern spor dalları ile birçok ülkeyi bir araya toplarken; İslam ülkelerinin aynı amaçla bir araya gelmemesi, anca bu emperyalist ülkelerin ve tetikçilerinin hayalidir.

Emperyalizmin tetikçisi FETÖ’nün gazetesinde erkek futbolcuların şortuna bile tahammül edemeyen yayınlar yapılırdı. Kalemleriyle emperyalizmin kurşunlarını sıkanların amacının İslam olmadığı, yaşadığımız Amerikancı darbe girişimiyle de kanıtlandı. Bugün de; sporcuların giysisi veya yaptığı branşlarla uğraşanların; yine İslam’ın yeşiliyle değil emperyalizmin yeşiliyle ilgilendikleri barizdir.

Mustafa Kemal Atatürk’ü ölüm yıl döneminde anmanın en değerlisi; ona kazandığımız altın madalyalarımızı sunmaktır; yalandan ağıtlarımızı sunmak değil!

Mustafa Kemal Atatürk