08 Ağustos 2026 Cumartesi
İstanbul 23°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

NATO'nun Ankara zirvesi bölünme zirvesi oldu

Ali Rıza Taşdelen

Ali Rıza Taşdelen

Gazete Yazarı

A+ A-

Ankara Zirvesi’nde birlik görüntüsü vermeye çalışan Avrupalı liderler, NATO’daki görüş ayrılıklarını perdeleyemedi. Trump’ın Avrupa’ya yönelik sert çıkışları ve Avrupalı liderlerin izlediği yatıştırma politikası, transatlantik ilişkilerdeki kırılmayı gözler önüne serdi. Zirve, ittifakın güç gösterisinden çok bölünmüşlüğünün simgesi oldu


NATO'nun Ankara zirvesi bölünme zirvesi oldu - Resim : 1

Ankara Zirvesi’nde, Avrupalı liderler ne kadar “birlik” görüntüsü verme çabası gösterseler de NATO’nun bölünmüşlüğünü gizleyemediler. Zirve’de Avrupa’ya açıkça düşmanca tavır sergileyen bir ABD başkanı vardı. Bunun karşısında ABD Başkanı Donald Trump’ı yatıştırma politikası izleyen hatta boyun eğen Avrupalı liderler.

Trump Avrupa’ya karşı her zaman yaptığı sert çıkışları açık bir şekilde yine yaptı. Zirvenin ilk günü Trump, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile birlikte yaptıkları basın açıklamasında “Avrupa’daki tüm askerlerimizi geri çekebiliriz,” dedi. “Grönland’ın Danimarka tarafından değil, ABD tarafından kontrol edilmesi gerektiği bir gerçek,” diye konuştu. Yine “NATO’dan çok hayal kırıklığına uğradığını” belirtti ve Avrupa’nın İran saldırısında kendilerini desteklemediğinden yakındı.“Toplantı Türkiye’de gerçekleşmemiş olsaydı muhtemelen katılmayabilirdim” diye ekledi.

Trump bunları kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde de söyledi mi? Bilmiyoruz. Ama Zirve sonrasında yaptığı açıklamada memnun görünüyordu: “Bugün için tek bir kelime öne çıkıyor: birleşme,” dedi ABD Başkanı. Zirveyi “muhteşem bir buluşma” olarak nitelendirerek ve görüşmeler sırasında ülkeler arasında sergilenen “sevgiyi” övdü.

AVRUPALI LİDERLERİN TRUMP’I YATIŞTIRMA POLİTİKASI

NATO'nun Ankara zirvesi bölünme zirvesi oldu - Resim : 2

Trump’ın Avrupa’ya karşı tutumunu bilen Avrupalı liderler Zirve’ye gelmeden önce tutumlarını Trump ile polemiğe girmeme, bir ölçüde onun beklentilerine cevap vererek yatıştırma olarak belirlemişlerdi. Çünkü Trump’ın ABD’nin NATO’dan ayrılma, Avrupa’dan askeri güçlerini çekme çıkışları Avrupalıları endişelendiriyordu. Buna Avrupa’nın askeri olarak %64 oranında ABD’ye bağımlı olması da ellerini kollarını bağlıyordu.

NATO'nun Ankara zirvesi bölünme zirvesi oldu - Resim : 3
Zirve'ye Zelensky de davetliydi

E5 olarak bilinen Avrupa ülkelerinin liderleri Emmanuel Macron, Keir Starmer, Giorgia Meloni, Donald Tusk ve Friedrich Merz NATO zirvesi öncesinde Berlin’de bir araya gelerek Avrupa savunmasının güçlendirilmesini ve Ukrayna’ya destek konularını görüştüler.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, “Bugün E5 formatında bir araya gelerek, ülkelerimizin Avrupa Birliğini ve Transatlantik birliği koruyacağını teyit ediyoruz” açıklamasında bulundu. Basın toplantısında Şansölye Friedrich Merz, ilgili tüm ülkelerin savunma harcamalarını önemli ölçüde artırma taahhüdünde bulunduklarını vurguladı ve bunu “daha dengeli bir transatlantik ortaklığın temellerini atmak” olarak değerlendirdi. Giorgia Meloni de “Hepimiz, Avrupa’nın savunma ve güvenlik alanındaki sorumluluklarını üstlenmesi ve Atlantik İttifakı içinde daha sağlam bir Avrupa ayağı oluşturma yolunda kararlılıkla ilerlemesi gerektiği konusunda açıkça hemfikiriz”.

Hepsi Transatlantik birliğin korunması ve Atlantik İttifakı (NATO) içinde daha sağlam bir Avrupa ayağı oluşturmak gerektiği yönünde birleşmişlerdi. Bu düşüncelerini NATO Zirvesi’ne taşımak (Ne kadarını taşıdılar, net bir açıklama yok) için belirledikleri yöntem de Trump’ı kızdırmama ve onu yatıştırmaydı.

Avrupalıların bu yatıştırma politikasının iki nedeni var. Birincisi; NATO’nun dağılmasını istemiyor. İkincisi; Avrupa hâlâ büyük ölçüde Amerikan sistemlerine, bunların üretim zincirlerine bağımlı. Politico Avrupalıların savunma harcamalarını artırmasını “ABD Başkanına yönelik koşulsuz bir destek” olarak yorumlandı.

NATO'nun Ankara zirvesi bölünme zirvesi oldu - Resim : 4
Cumhurbaşkanı Erdoğan Fransa heyetiyle görüştü

TRUMP’IN İTTİFAKA BAĞLILIĞINI SORGULAYANLAR DA VAR

Ama diğer taraftan, Politico, NATO üyelerinin önemli bir bölümünün Trump’ın ittifaka bağlılığını sorguladığını yazdı. “Trump’ın Grönland’ı ilhak etme tehditleri, NATO’nun ortak savunmaya ilişkin 5. maddesini sorgulaması, diğer liderlere yönelik saldırıları, Almanya’daki bazı ABD birliklerini geri çekme kararı ve Pentagon tarafından yürütülen, Avrupa’daki ABD askeri varlığına ilişkin daha kapsamlı inceleme gibi nedenlerle ittifakın diğer üyelerini kızdıran ve Trump’ın ittifaka olan bağlılığını sorgulayanlar da bulunmaktadır” görüşüne yer verdi.

Diğer taraftan, Trump NATO üyesi ülkelerin 2035 yılına kadar savunma bütçelerini Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) yüzde 5’i oranında artırılmasını dayatıyordu. Eğer, savunma sanayilerini artırmazlarsa NATO’dan çıkacağı tehdidini savuruyordu.

TRUMP: SAVUNMA GİDERLERİNİ ARTIRIN, SİLAHLARI BİZDEN ALIN

Avrupalı liderler, Trump’ın NATO üyesi ülkelerin savunma giderlerini yüzde 5’e çıkarmaları dayatmasını kabul etmiş ve savunma harcamalarını yükseltmeye başlamıştı zaten. ABD’den silah satın almayı da planlamışlardı. Zirve öncesinde bu mesajı vererek Trump’ı yatıştırmayı düşünüyorlardı.

NATO’nun ABD dışındaki üyeleri geçen yıl askeri harcamalarını %20 artırdılar. Yani 139 milyar avro. Bu sonuç bildirisine de girdi. Aynı zamanda Avrupa ile ABD’nin arasını düzeltmek ve bu konuda Trump’ı ikna etmek için NATO Genel Sekreteri Mark Rutte 24 Haziran’da Beyaz Saray’da, “Trump’ın Trilyonu” başlıklı bir grafik sunmuştu; bu grafik, Avrupa ve Kanada’nın 2017’den bu yana savunma harcamalarını 1.200 milyar dolar artırdığını gösteriyordu. Trump Rutte’ye ilginç bir cevap vermişti “Onların parasına ihtiyacımız yok, sadece sadakat istiyorum” demişti.

Evet Trump, NATO ülkelerini ABD’ye sadık ve boyun eğen ülkeler olmasını istiyordu. Ama aynı zamanda ‘savunma harcamalarını artırın’ derken ‘silah ve mühimmatı benden alacaksın’ diyordu. Financial Times “Donald Trump, ABD silahları satın almak isteyen Avrupa ülkelerinden gelen siparişlerdeki güçlü artışa yanıt vermek üzere ABD’li savunma şirketlerinin üretim kapasitelerini artırmasını istediğini” yazdı.

SİLAHLANMA VE EKONOMİK KRİZ

Avrupa’nın küreselci liderlerinin ülkelerini içine soktukları ekonomik ve askeri krizden çıkarmak için “özerk” ve bağımsız politikaları yoktu. Ukrayna bataklığı içinde kıvranıyorlardı. Soğuk Savaş döneminde ABD ve NATO’ya güvenerek ihmal ettikleri silahlanma bugün önlerine büyük bir sorun olarak çıkmaktadır. NATO’nun dağılma tehlikesi ve Ukrayna için boşaltılan silah ve mühimmat depoları!

Diğer taraftan yaşadıkları derin ekonomik kriz; milli gelirlerini aşan trilyonlarca borç, bu borçların yine borçlanarak ödenen faizleri, duran sanayi üretimi, Çin karşısında rekabeti yitiren dev sanayi fabrikaları var. Yani silahlanmak için gerekli paraları yok; bu daha da borçlanma anlamına gelecektir.

RUTTE: NATO İRAN’A SALDIRIDA ROL OYNAMAYA HAZIR

ABD ile Avrupa arasında zaten bir Grönland krizi ve ABD’nin İran saldırısını desteklemedikleri için Trump’ın Avrupalı liderlere karşı büyük bir tepkisi vardı.

Avrupalılar anlaşma sonrası, yani savaş bittiğinde Hürmüz Boğazı’nın açılması konusunda yardım edebilecekleri açıklamalarda bulunmuşlardı. Fakat ABD yine anlaşma görüşmelerini hiçe sayarak, tam da Zirve’nin ikinci günü İran’a yeniden saldırı başlattı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte NATO’nun İran’a karşı gelecekte gerçekleştirilebilecek herhangi bir ABD operasyonunda “rol oynamaya hazır” olduğunu belirtti. Bakalım şimdi ne olacak? İran savaşına karşı çıkan Avrupalılar NATO’nun savaşa dahil olmasına karşı nasıl tutum alacaklar?

İÇİ BOŞ VE MALUMUN İLANI BİR SONUÇ BİLDİRİSİ

Ankara’da gerçekleşen NATO Zirvesi’nin sonuç bildirisini Rusya ve İran düşmanlığı, örgütün Avrupalı ülkelerinin silahlanması, Ukrayna’ya 70 milyar tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim sağlamayı taahhüt etmek, çoğu ABD’den alınacak 50 milyarlık askeri tedarik şeklinde özetleyebiliriz.

Tek sayfalık, altı paragraflık içi boş; zaten bilinen ve malumun ilanından başka bir şeyi olmayan bir sonuç bildirisi.

‘ZİRVE RUTTE YÖNETİMİNDE BİR TİYATRO’

Sosyoloji doktoru, Avrupa ve uluslararası politika ile jeopolitik uzmanı Ricardo Martins, journal-neo.su/fr sitesinde “Ankara’daki Zirve: Bölünmelerin Doruk Noktası” başlıklı yazısında NATO Zirvesi’ni şöyle değerlendirdi: “Trump’ın müttefiklere verdiği mesaj her zamanki gibi acımasızdı: para ödeyin, itaat edin, bana yağ çekin. Avrupa ve Kanada da her zamanki uyarıyı aldı. Zirve, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte tarafından Trump’ın iş anlaşması tarzına uyum sağlamak üzere ustaca yönetilen bir tiyatroya dönüştü: bu tarz, sindirmeyi diplomasi ile, sadakati ise boyun eğmeyle karıştırıyor. Sonuçta, bu gösteriden somut kazançlar elde edebilen tek ülke Türkiye oldu; bu da NATO’nun temsil ettiğini iddia ettiği birliğin boşluğunu ortaya çıkardı.”

ÖLÜM DÖŞEĞİNDEKİ NATO’YA ANKARA SERUMU

Sonuç olarak, Ankara Zirvesinde NATO’nun ölmediği görüntüsü vermek için serum takılmıştır. NATO bölünmüştür. Avrupa Atlantik kampı dağılma sürecine girmiştir. AB kendi arasında birliğini koruyamamaktadır. Ukrayna’ya bu yıl 70 milyar ve bir o kadar da gelecek yıl mali ve askeri destekte bulunmak ve/veya kredi verme sözünü yerine getiremeyecekler. Şimdiden Çek Cumhuriyeti karşı çıkacağını açıkladı.

KÜRESELCİLER İFLAS ETTİ, MİLLİYETÇİLERİN ÖNÜ AÇIK

Avrupa’da küreselci liderler Rusya düşmanlığı temelinde savaş kışkırtıcılığı yaparak aşırı bir şekilde silahlanmayı savunuyorlar. Bu küreselci liderlerin ABD’ye kafa tutmalarının bir kıymeti harbiyesi yoktur. Avrupa bu çıkmazdan ancak bağımsız bir politika izleyen, Brüksel’in egemenliklerini hiçe sayan dayatmalarına karşı çıkan, Ukrayna savaşında barışı savunan, Rusya’ya dost ve ekonomik olarak Asya’ya yönelen milliyetçilerin iktidara gelmesiyle kurtulacaktır.

Macron bir yıl sonra yok. Ulusal Birlik Lideri Marine Le Pen’in aday olmasını engelleyemediler. Tüm anketler iki turda da Le Pen’i önde gösteriyor. Seçilmesi sürpriz olmayacaktır. Almanya’da Merz, ülke tarihinin en düşük desteğe sahip lideri. Diğer taraftan milliyetçi Almanya için Alternatif (AfD) partisi şimdiden ülkenin birinci partisi konumunda.

NATO ÜYE ÜLKELERİ DENETİM ALTINA ALMA ARACIDIR

NATO'nun Ankara zirvesi bölünme zirvesi oldu - Resim : 5

İkinci Dünya Savaşı Avrupa’da büyük bir yıkıma yol açmıştı. Savaşın galiplerinden ABD savaştan çok az bir kayıpla çıkmış ve dönemin en güçlü emperyalist devleti olarak dünya hâkimiyeti peşindeydi. Bunun için, Sovyetler Birliğini kuşatmak, Avrupa ve Üçüncü Dünya Ülkeleri’ni denetim altına almak istiyordu. Kuzey Atlantik Paktı (NATO) 4 Nisan 1949’da bu amacı gerçekleştirmek için kuruldu. Böylece, Sovyetler Birliğinin yıkıldığı 90’lı yıllara kadar sürecek olan bir soğuk savaş dönemi başladı.

ÜYE ÜLKELERDE GLADYO ÖRGÜRLEMESİ

ABD, “Komünizmle mücadele” sloganıyla NATO ülkelerini teslim almak istiyordu. NATO’ya üye olan her ülke aynı zamanda gizli bir ek protokol imzaladı. Buna göre “bir Sovyet işgaliyle veya komünistlerle mücadele amacıyla” özel savaş yürütecek bir gizli örgütün kurulmasını da kabul etmiş oluyordu. Savaş sonrası, daha NATO kurulmadan önce, bu ülkelerde ABD “derin devleti-stay behind” , örgütlenmeye başlamıştı. Bu örgütlenmeler, Fransa’da “Rüzgâr Gülü”, İtalya’da “Gladyo”, Türkiye’de “Kontrgerilla” adını aldılar. Bu gizli örgütlenmeye kendi aralarında SüperNATO diyorlar.

DE GAULLE NATO’YU ÜLKESİNDEN KOVDU

NATO, ABD’nin üye ülkelerde örgütlediği bu gizli gladyo örgütlerinin örtüsüdür. Fransa, ABD’nin bu gladyo örgütlenmesini yaptığı ilk ülkelerden biridir. Fransa aynı zamanda, Hitler faşizminin işgaline direnen ve bu direnişin sembolü olan General Charles de Gaulle’ün NATO’ya ve onun bu gizli örgütlenmesine karşı çıkan, kafa tutan ve NATO kurumlarını topraklarından kovan ülkedir.

NATO