15 Mayıs 2026 Cuma
İstanbul 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Orban gitti: Putin, Netanyahu, Trump, Erdoğan

Mehmet Yuva

Mehmet Yuva

Gazete Yazarı

A+ A-

Macaristan eski başbakanı Viktor Orban ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki ilişkiler, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Avrupa Birliği (AB) içinde benzersiz bir yakınlık ve işbirliği sergiledi. Orban, AB yaptırımlarına karşı çıkarak Rusya ile enerji işbirliğini ve siyasi bağlarını sürdürdü. Moskova’yı destekleyen bir tutum takındı. Macaristan, Rus enerjisine (doğal gaz ve nükleer enerji) olan bağımlılığı nedeniyle Moskova ile pragmatik ve yakın ilişkiler kurdu. Bu sebeple Orban, AB’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarını sık sık bloke etti veya hafifletilmesini savundu. Bu tutumuyla AB’nin ortak Ukrayna politikasını zayıflatan bir faktör olarak görüldü. Başta İngiltere olmak üzere kelli felli AB üyesi ülkelerin tepkisini çekti.

Macaristan 2004’ten beri AB üyesidir. AB’nin oybirliği gerektiren dış politika, güvenlik ve bütçe gibi temel kararlarında veto hakkına sahip. Ukrayna’ya yardımlar ve Rusya’ya yaptırımlar gibi konularda ve AB bütçesi konularında vetosunu kullanarak diğer AB üyeleri üzerinde baskı oluşturabiliyor. Dondurulan Rusya’ya ait fonlar, Ukrayna’ya 90 milyar avroluk kredi paketi gibi konularda diğer üye devletlerden farklı bir tutum aldı. Bu sebeple Macaristan’ın veto hakkının elinden alınması bile gündeme geldi. Bu da AB’nin, sistemin dışına çıkıldığında ne kadar diktatörce davranabileceğine açık kanıt teşkil ediyor.

YENİ DÖNEM

Orban’ın Putin ve Rusya ile ilişkileri Magyar döneminde farklı bir boyuta evirilebilir. Rusya’nın ve Putin’in bölgedeki etkisine mesafeli duruşuyla biliniyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’nın Macaristan’daki seçimleri kazanan muhalefet lideri Magyar’ı tebrik etmeyeceğini açıkladı. Sırbistan Lideri Aleksandar Vucic ise Magyar’ın Putin hakkındaki “otokrat liderler arasında baba figürü” olduğuna dair açıklamalarına sert tepki gösterdi. Bu da yeni dönemde Macaristan-Sırbistan ilişkilerinde muhtemel yaşanacak gerginliklere gösterge olabilir. Magyar’ın anti-Rusya tutumunu devam ettirmesi halinde Macaristan’ın Moskova’ya doğal gaz ve nükleer bağımlılığını nasıl etkileyeceği ve Magyar’ın alternatif enerji tedarikini nasıl karşılayacağı ciddi sıkıntılar olarak duruyor.

NETANYSAHU İLE İLİŞKİLER

Victor Orban’ın genelde İsrail ve özelde Netanyahu ile sıkı bağları vardı. Aralarındaki ilişki sadece “iki lider dostluğu” değil, ideolojik, diplomatik ve kısmen ekonomik bir ittifaktı. Orban, AB içinde İsrail’in en güçlü savunucularından biriydi. Macaristan sık sık AB’nin İsrail’i kınayan açıklamalarını veto etti ya da yumuşattı. Özellikle Gazze Savaşı sürecinde Budapeşte, Tel Aviv’in Avrupa’daki “kalkanı” gibi davrandı. 2025’te Netanyahu hakkında UCM/ICC yakalama kararı tartışmaları varken Orban onu Budapeşte’ye davet ederek sembolik destek verdi. Bu yüzden Orban’ın yenilgisi Netanyahu açısından diplomatik bir kayıp. Ayrıca işin ekonomik ve güvenlik boyutu da vardı.

Macaristan son yıllarda İsrail ile savunma teknolojileri, siber güvenlik, gözetim yazılımları, tarım teknolojileri, su yönetimi, sağlık teknolojileri alanlarında ilişkileri büyüttü. Özellikle İsrail menşeli siber şirketler Orban döneminde Macar devlet kurumlarıyla çok yakın çalıştı. En çok konuşulan başlıklardan biri NSO Group ve Pegasus casus yazılımıydı. Macaristan’da gazeteci ve muhaliflerin izlenmesinde kullanıldığı iddiaları ortaya atıldı. Orban’ın “yakın iş çevresinin” İsrail’de yatırımları, finans ve teknoloji ortaklıkları var. Bunların başında Orban’ın çocukluk arkadaşı Lorinc Meszaros gelir. İnşaat, enerji, medya, turizm devi bir şirketin sahibi. İsrail’le doğrudan büyük ortaklığı, enerji ve gayrimenkul fonları üzerinden yatırım ağları var.

DUBAİ, TEL AVİV, LONDRA, VİYANA

Orban’ın kanatları altında megalaşan Istvan Tiborcz gayrimenkul ve finans sektöründe çok aktif. Dubai, Londra, Viyana ve Tel Aviv bağlantılı yatırım fonlarıyla öne çıkıyor. “Servet transferleri” iddialarında adı geçiyor. Orban’ın bir başka yoldaşı Antal Rogan, devlet iletişim, propaganda ve bazı istihbarat süreçlerinde etkili. İsrailli teknoloji ve güvenlik çevreleriyle temasları kuvvetli olduğu iddiaları var. Buna mukabil İsrail devleti ve Netanyahu cephesinden iş adamları Teddy Sagi, Chaim Katzma gibi isimlerin Budapeşte’de büyük emlak yatırımları var. Ofis, AVM, teknoloji merkezleri, otelcilik, lojistik depolar, ofis kuleleri, finans teknolojileri, savunma, siber teknolojileri ve danışmanlık yatırımları alanında etkililer. Macaristan vergi avantajı sunduğu için İsrailli finans teknolojileri ve yazılım firmaları Budapeşte’yi Avrupa üssü yaptı.

Orban için İsrail, Washington’daki muhafazakâr Yahudi lobilerine erişim, teknoloji ve istihbarat desteği için bağlanma kanalıydı. Orban’ın oligarklarının paralarının bir kısmı Dubai, Londra, Viyana, Tel Aviv, Miami hatlarında park edilmiş oldukları iddia ediliyor. Bu yüzden Trump–Netanyahu–Orban hattı zaman zaman aynı jeopolitik blok gibi çalıştı. Peki Orban sonrası dönemde bu ağ çöker mi? Peter Magyar, “gelirse gözaltına alırız” dediği Netanyahu ile “sıcak” telefon görüşmesi yaptı ve ilişkilerin süreceği mesajını verdi. Ancak seçimlerde Orban’a açık destek veren ve hatta yardımcısı Vance’i seçim çalışmalarına katılması için Orban’ın hizmetine sunan Trump, Orban’ı kaybetmenin hüznü içinde.

İNGİLTERE-ABD LİDERLİK REKABETİ

Zira Magyar, Trump’la ilişkilerini başta İngiltere olmak üzere AB ve NATO çerçevesinde telakki ve telkin edecek gibi görünüyor. Macaristan’da zuhur eden bu yeni tablo aslında İngiltere-ABD hattında süren liderlik rekabetine de delalettir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra emperyalist liderliği ABD’ye kaptıran İngiltere, Çin ekonomisiyle rekabette ve İran savaşında ciddi bir darbe alan ABD’yi henüz nakavt edecek vuruşu yapacak zinde değil. ABD (Trump) Washington’un kas gücü olarak görülmesi, Londra’nın ise yön tayini yapan merkez olmasından rahatsız. İran savaşını, Çin ilişkilerini, Rusya’yı, NATO’yu, Türkiye’yi ve özellikle Balkanlar, Baltık ve Doğu Avrupa’daki gelişmeleri İngiltere-ABD rekabetinde de okumalıyız.

CAN ALICI KONU: TÜRKİYE

Burada en can alıcı konu Magyar döneminde genelde Macaristan-Türkiye, özelde Magyar-Erdoğan münasebetlerinin nasıl bir rota izleyeceğidir. Zira Orban döneminde ekonomik, ticari ve enerji ilişkilerimiz çok güçlüydü. 2023’te ilişkiler “geliştirilmiş stratejik ortaklık” seviyesine çıkarıldı. 17’ye yakın anlaşma imzalandı. ASELSAN ve Nurol Makina gibi Türk firmalarıyla işbirliği anlaşmaları bulunmaktadır. Ticaret hacmi 2023 sonunda yaklaşık 4 milyar dolar, orta vadeli hedef 6 milyar dolar. Bir sonraki aşamada 10 milyar dolar telaffuz edilmeye başlandı. Macaristan, doğal gaz sevkiyatı, transit, enerji depolama, demiryolu ve lojistik, savunma sanayii, teknoloji ve Telekom alanlarında ve Türkiye’den gaz alımı konusunda da anlaşmalar yaptı.

Orban’ın çevresindeki sermaye grupları ile Erdoğan döneminde büyüyen Türk şirketleri arasında temaslar arttı. Macaristan, 2025’te Türk savunma sanayii aktörleriyle stratejik anlaşmalar yaptı.

Türk Savunma Sanayii Başkanlığı ile Macar Ekonomi Bakanlığı çerçeve anlaşması imzaladı; 4iG (Macaristan telekomünikasyon ve IT sistemleri şirketi) Türk şirketleriyle savunma, uzay ve teknoloji ortaklığına girdi. Magyar döneminde bu ilişkiler sekteye uğrayabilir. Özelde Magyar-Erdoğan ilişkileri genelde Macaristan-Türkiye münasebetleri başta İngiltere genelde AB’nin stratejik çıkarlarına uygunluk esasına göre gelişir veya sekteye uğrar. Orban ve bıraktığı enkaz birçok ülke için emsal teşkil edebilir. “Hatırlat zira hatırlatmak mümin için fayda sağlar.” hadisi şerifi, insanın en kıymetli ziyneti olan aklımızı kullanmamıza, ibret ve ders almamıza vesile olsun.

Viktor Orban Vladimir Putin Binyamin Netanyahu Donald Trump Recep Tayyip Erdoğan