Pentagon’un Ege’de Türkiye ile savaş senaryosu

Fikret Akfırat

Fikret Akfırat

Gazete Yazarı
TÜM YAZILARI

Yunanistan ile Ege’deki kriz gündemin en ön sırasına çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Efes tatbikatındaki “şakamız yok” açıklaması bu konuda Türkiye’nin tutumunun en üst düzeyden ifadesi oldu. Bunun üzerine kör Tayyip Erdoğan düşmanlığına kilitlenen, aralarında emekli askerlerin de bulunduğu bazı kesimler, “Bu iç politikaya yönelik bir hamledir, Suriye’de de Ege’de de çatışmadan kaçınmak lazım” diye bir propagandaya girişti. Sözde Atatürkçü, solcu ya da milliyetçi geçinen bu çevreler, o kadar Türkiye’den koptu ki, sırf Erdoğan’a karşı duruyoruz edasıyla NATO’cu, ABD’ci, AB’ci konumlara sürükleniyorlar…

TEHDİT CİDDİ

Biz bu kesimleri bir kenara bırakalım ve tehdidin ciddiyeti üzerinde duralım. Bugün gayrı askeri statüdeki Adalar konusu öne çıkan gündem. Ancak bu iki ülke arasındaki ihtilaflı konuların sadece birisi. En önemli ve stratejik konu, Adalar meselesini de kapsayan Mavi Vatan stratejisi. Bu konuda uluslararası planda atılan ilk somut adım olan, 27 Kasım 2019’da Libya ile deniz yetki sınırlandırma anlaşması, kıyamet koparmıştı. Bu anlaşmadan bir ay önce Barış Pınarı harekatı nedeniyle Türkiye ile karşı karşıya gelen Washington’un perde gerisinden, Türkiye’nin Mavi Vatan stratejisine karşı harekete geçtiğini de vurgulayalım. 6 Mayıs 2019’da ABD Dışişleri Bakanlığı ve ardından AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilciliği Türkiye’nin KKTC’nin araştırma ruhsatı verdiği alanlarda sondaj yapmasına karşı küstah tepkiler göstermişti. Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde PKK’ya yönelik Barış Pınarı Harekatı’ndan tam 4 gün önce Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile dönemin ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 1990 tarihli savunma işbirliği anlaşmasının yenilenip genişletilmesi için Atina’da anlaşma imzaladı. Dedeağaç’a tank konuşlandırmayı da içeren Yunanistan’a ABD askeri yığınağı bu tarihten itibaren yoğunlaştı. 14 Ekim 2021’de anlaşmanın kapsamı genişletildi. Bu anlaşma ile ABD, Yunanistan’ın nerdeyse her yerinde askeri imkanlar kazandı.

SENARYOSUNU YAZMIŞLAR

ABD, Türkiye ile Ege’de savaşın kitabını bile yazmış. ABD’de daha önce de Türkiye ile Amerikan kuvvetlerinin savaşını senaryolaştıran simülasyonlar ya da tatbikatlar yapıldığı biliniyor. Bunların en geniş kapsamlısı 2001 yılındaki Millenium Challenge tatbikatıydı. Ancak tatbikat ya da bu tür kamuya açık canlandırmalarda genel usül, kimin kastedildiği senaryodan çıkarılabilse de ülke adlarının açık olarak verilmemesi, kod isimlerle anılmasıdır. ABD Denizcilik Enstitüsü’nün (The US Naval Enstitute) 2018 yılında yayımladığı Donanma Taktikleri ve Deniz Harekâtı (Fleet Tactics and Naval Operations) adlı kitapta Türkiye ile savaş açık açık senaryo haline getirilmiş. Kitabın ‘Ege Savaşı’ başlıklı bölümünde Türkiye ile Yunanistan arasındaki bir savaş senaryosuna yer veriliyor. Gerçek haritalarla işlenen senaryoda, Türkiye ile Yunanistan arasındaki savaşta Akdeniz’de bulunan ABD 6. Filosu’nun Yunanistan’ın yanında Türkiye’ye müdahale etmesi canlandırılıyor.

Yüzbaşı Wayne P. Hughes Jr. ve emekli Amiral Robert P. Girrier imzalı kitaptaki senaryo şöyle: “Yunanistan, Güney Kıbrıs’a taktik balistik füzeler yerleştirme kararı alıyor. Türkiye, bunun olmaması yönünde Atina’yı uyarıyor. Ancak Atina vazgeçmiyor. Yunan gemileri Kıbrıs’a giderken Türk ordusunca batırılıyor. Türkiye, Ege’deki Limni, Midilli, Sakız, Sisam ve Kos adalarına amfibi harekâta başlıyor.”

Kitapta Türkiye, ‘uzun süredir dostluk içinde olunan güçlü bir düşman’ olarak tanımlanıyor. Amerikan Donanması’nın 6. Filosu’nun Türk Deniz Kuvvetleri’yle karşı karşıya geldiği senaryo uyarınca, Kıbrıs nedeniyle ilişkileri iyice gerilmiş durumdaki Ankara-Atina arasında sıcak bir çatışma çıkması, ardından ABD’nin Yunanistan’ı destekler bir pozisyon alması hikayeleştiriliyor. Kitaptaki senaryoda, Kıbrıs’ın güneyindeki ABD uçak gemisi Harry S. Truman ile Doğu Akdeniz’deki Amerikan savaş gemileri Türkiye’ye karşı pozisyon alıyor. Kuzeyde Sakız, güneyde ise Amorgos adalarında üslenen Amerikan birlikleri Ayvalık, İzmir, Çeşme, Kuşadası ve Bodrum’u hedef alıyor. Girit’in kuzeyindeki takımadalar çevresinde de Türk donanmasıyla 6. Filo’nun muharebeleri öngörülüyor (Yeni Şafak, 29 Mart 2019).

ANLAMAMIZ GEREKEN

Kimileri “ABD Türkiye’yi kaybetmeyi göze alamaz”, kimleri de “Türkiye ile Yunanistan arasındaki bir savaş NATO’nun sonu olur. ABD bu nedenle buna izin vermez” diyerek tehdidin ciddiyetini küçümsüyor.

Anlamamız gereken şudur: Gerileyen kuvvet olan ABD, her türlü çılgınlığı yapabilecek durumdadır. Tarihin bize öğrettiği şudur: Hiçbir süper güç yenilgiyi kabul ederek köşesine çekilmeyi kabul etmez. O süper güç ya içeriden yıkılır ya da güç karşısında sinerek tarih sahnesinden çekilmek zorunda kalır. Türkiye’nin güçlü olması ve savaş tehdidine karşı birlikte olacağı müttefiklerle ABD’yi caydıracak bir kuvvet yaratması tarihi önemdedir.