22 Temmuz 2026 Çarşamba
İstanbul 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Rafine petrolü TPAO ithal etsin ve offshore kısmını halka açalım

Metin Akgerman

Metin Akgerman

Site Yazarı

A+ A-

Malum, ülkemizin rafineri açığı var. Benzin istasyonlarında depomuza doldurduğumuz rafine yakıtın büyük kısmı Tüpraş ve STAR/SOCAR rafinerilerinden, yani yurtiçi rafinajdan geliyor. Rafinaj kapasitemizin eksik olduğu durumda ise çeşitli ithalatçılar, sahip oldukları lisans ile ülkeye rafine petrol ürünü ithal ediyorlar ve bu ürünleri dağıtıcılar üzerinden piyasaya veriyorlar. Bu sistemi acaba iyileştirebilir miyiz? Türkiye’de rafineri işleten firmaların bir miktar rafine ürün ithalatı yapma izinlerinin olması makuldür; sonuçta bunların ihracatı da var, ürünler arasında kısmen geçişkenlik var, gemilerin dolu gidip dolu gelmesi lazım vs. Bir ekonomik verim mantığı var. Ayrıca bu firmalar ülkeye yatırım yapmışlar. Diğer taraftan, rafinerisi olmayan, sadece istasyon bayilik anlaşmaları olan firmaların ithalat yapması biraz sorunlu bir durum. Eğer rafine petrol satmak istiyorlarsa buyursunlar, yeni rafineri yatırımı yapsınlar.

Bu bağlamda, rafinerisi olmayan firmalar için de sadece ilgili kamu firmamıza rafine petrol ithalat lisansını verme konusunu değerlendirmeliyiz. TPAO bu işi yapabilir. Transit ticaret yapma konusunda ise sınırlama getirmeye gerek yok; buyursun, isteyen transit ticaretini yapsın. Bu yönde bir düzenlemeyi kademeli olarak devreye alabiliriz; böylece TPAO’nun da altyapıyı ( gemiler, depolar, dağıtım anlaşmaları vs.) hazırlayacak vakti olur.

Bu kanal üzerinden TPAO’ya aktardığımız kaynak ile TPAO’nun arama, üretim ve rafinaj yatırımlarını da hızlandırmasını sağlayabiliriz. Diğer taraftan, mevcut rafinaj firmalarına sınırsız rafine petrol ürünü ithalatı hakkı vermek de doğru olmaz. Misal, rafine ettikleri ürün hacminin %10’u kadar bir mamul ithalatı kotası vermek makul olabilir. Bu sayede onları rafinaj kapasitelerini artırma yatırımına da motive etmiş oluruz. TPAO üzerinden rafine petrol ürünü ithalatı yaptığımız zaman, politika yapıcılarımıza bazı ülkeler ile ticaretimizi dengeleme ve ticaret açığımızı daha etkin yönetme imkânı da vermiş oluyoruz. Birim ithalat karşılığında daha çok ihracat yapmanın yolunu açmış oluyoruz. Orta vadede dış ticaret açığımızı azaltıcı yönde adım atıyoruz.

Diğer önerimiz ise TPAO’nun özel bir kısmını borsamızda kısmen halka arz ederek kaynak yaratmak ile ilgili.

TPAO, malum, millî petrolcülük firmamız ve son dönemde hem denizlerdeki petrol araştırmaları hem de karadaki araştırmalarını artırmış durumda ve büyük yatırım finansmanı ihtiyacı var. Devletin yıllık yatırım bütçesinin önemli kısmı TPAO’ya ayrılıyor. Ayrıca, TPAO yurtdışı piyasalardan çeşitli enstrümanlar ile borçlanıyor. Tahmin edersiniz, dünyadaki mevcut yüksek faiz döneminde bu tür borçlanmalar ucuz olmuyor. Zaten hazinemizin borçlanma maliyetleri ortada ve durum parlak değil. TPAO’yu satmak elbette büyük hata olur; böyle bir senaryo asla masaya getirilmemelidir. Önerim, küçük miktarda payın Borsa İstanbul’da halka arzıdır. Bu yöntemle THY örneğindeki gibi hem firma güçlenir hem Türkiye’ye güvenen, başta kendi emeklilik fonlarımız olmak üzere, küçük yatırımcılar için bir yatırım kanalı oluşur. Sermaye Piyasalarımız da böyle kaliteli bir firmanın girişi ile şenlenir. Ancak bir sorun var. TPAO çok büyük bir yapıdır ve kamu bürokrasisinin yıllarının bagajını taşımaktadır. Bu yapıyı halka arz etmek kolay değildir. Bu sebeple daha yapılabilir olan çözüm, firmanın “offshore”, yani deniz operasyonlarını ayrı şirket altında toplamak ve bunu halka arz etmek olabilir. Bu iş daha kolay; çünkü milyar dolarlık gemiler var, bunların borç ödemeleri var, denizde keşfi yapılmış sahalar var, deniz dibinde ve kıyıda milyar dolarlık üretim tesisleri, borular, pompalar, depolar kurulmuş. Yani finansal olarak varlıklar, yükümlülükler ve operasyonlar hayli “ayrılabilir” durumda. Bu yöntem ile Sakarya sahası gibi önemli bir gelir kalemi olan yeni bir petrol firması oluşturuyoruz. TPAO Varlık Fonu altında olacağından, kurulan firma da Varlık Fonu altında olacak ve Varlık Fonu’nun portföy çeşitlendirmeleri kapsamında hisselerinin bir kısmı alınıp satılabilir hâle gelecek. Böylece bu kanal üzerinden Varlık Fonumuz, yüksek faiz ile borçlanmadan, kendi sermaye piyasamız üzerinden finansman sağlar hâle gelebilecek. Gabar’daki petrol üretimi gibi konular ise borsaya açılmamış olacak ve “TPAO Onshore” varlıkları içinde kalacak. Bugünlerde dünyada petrol fiyatları yüksek seviyede ve bu tür halka arzlar için iyi bir zaman. Belki iki sene sonra fiyatlar çakılmış olacak ve borsa arzından arzu edilen gelir elde edilemeyecek. Bu işi yapabilirsek TPAO’nun deniz kısmı kendi yağı ile kavrulur hâle gelir, kendi gemilerini finanse eder, yurtdışı operasyonlarını büyütür vs. TPAO offshore ve onshore kısımları arasında tatlı bir rekabet oluşturmak da performans için iyi olur doğrusu; yönetim ekipleri üzerlerinde daha çok sonuç ve başarı baskısı hissederler ve sektör için daha hızlı tecrübeli yönetici yetiştirmiş oluruz.

Son olarak tekrar vurgulayalım. BOTAŞ’ın TPAO bünyesine alınması da ülkemiz için faydalı olacaktır. Bunlar ayrı işler değildir, aynı iştir. Boru hattı işi olmadan petrol ve gaz işi mi olur? Zamanında yapılan hataları düzeltmenin vakti gelmiştir.

Daha önce TPAO ile ilgili çeşitli politika önerileri yazmıştım, bu yazıyı onların “devamı” olarak yazıyorum:

https://www.ulusal.com.tr/ yazarlar/metin-akgerman/tpao- botas-gabar-exxon-ve-kerkuk- yumurtalik-hatti-15026099

https://www.aydinlik.com.tr/ koseyazisi/eksik-rafineri- kalmasin-beyler-576839

https://www.aydinlik.com.tr/ koseyazisi/petrol-toto-ile- sondaj-finansmani-zamani- 563043

https://www.aydinlik.com.tr/ haber/petrolcu-maxin-1949- turkiye-raporu-445985

https://www.aydinlik.com.tr/ koseyazisi/iran-politika- onerileri-572011