Rusya’dan Suriye açılımı
Suriye Geçiş Yönetimi Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’nin Moskova ziyareti ve Rusya Devlet Başkanı Putin tarafından kabulü, Suriye’de önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Şeybani’ye 31 Temmuz’daki Moskova ziyaretinde, Savunma Bakanı Tümgeneral Mühendis Marhaf Ebu Kasra ve Genel İstihbarat Başkanı Hüseyin Salameh de eşlik etti. Şeybani, mevkidaşı Lavrov’la görüşmesinin yanı sıra, Ebu Kasra ve Salameh ile birlikte Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov ile bir araya geldi. Ayrıca Putin, Şeybani başkanlığındaki heyeti kabul etti.
RUSYA’NIN BEKLENTİSİ VE DURUŞU
Bu görüşmenin hem Rusya hem de Suriye açısından anlamı üzerinde ayrı ayrı durmak gerekiyor. Rusya’nın önceliği, Beşar Esad yönetimi dönemindeki Suriye ile anlaşmalarının devamını sağlamak. Moskova’nın stratejik beklentisi, Tartus’taki deniz üssü ile Hmeymim Hava Üssü’nün kullanımının devamı ile Suriye ile Rusya arasındaki birçok alanı kapsayan stratejik ilişkinin yeniden kurulması. Suriye resmi haber Ajansı SANA’da yer alan habere göre Lavrov ortak basın toplantısında şöyle konuştu:
“Suriye topraklarının farklı ülkeler arasındaki jeopolitik çekişmeler ve hesaplaşmalar sahası olarak kullanılmasına her zaman karşı çıktık. Suriye’nin attığı ve Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın açıkladığı adımlar, ülkenin içinde bulunduğu krizin aşılmasına yardımcı olacaktır. Suriye’de istikrarın sağlanması yönünde Suriye Hükûmeti’nin çabalarını destekliyoruz. Bu çabalara, eylül ayında yapılması planlanan ve Suriye halkının tüm kesimlerini temsil etmesi gereken Halk Meclisi seçimleri de dahildir.”
“Rusya, Suriye’deki Rus vatandaşlarının ve tesislerinin güvenliğini sağlamak için atılan adımlar için bu ülkenin yönetimine minnettar.” diyen Lavrov, görüşmede iki ülke arasındaki bütün anlaşmaların envanterinin çıkarılacağını da kaydetti. Lavrov’un açıklamalarında öne çıkan üç vurgu, “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin sağlanması, Suriye’nin farklı ülkelerin jeopolitik çekişme alanı olmaktan çıkarılması ve ülkenin yeniden imarı konusunda destek” olarak özetlenebilir.
SANA’daki haberde Putin’in de Şeybani ile görüşmesinde, İsrail’in her türlü müdahalesine ve Suriye’yi bölme girişimlerine Rusya’nın kesinlikle karşı çıktığını vurguladığı, ayrıca Moskova’nın Suriye’ye yeniden imar süreci ve istikrarın sağlanması konusunda tam destek vermeyi taahhüt ettiği belirtildi. (SANA, 31 Temmuz 2025).
ŞAM NE İSTİYOR?
Peki Şam, Moskova ile ilişkilerinden ne bekliyor? Suriye Dışişleri Bakanı’nın, Rus mevkidaşı ile yaptığı görüşmenin iki ülke ilişkilerinde “yeni bir sayfa” olacağı vurgusu önemli. İsrail saldırılarına karşı Rusya’nın desteğini aldıklarını açıklayan Şeybani, şunları söyledi: “İki devlet arasındaki işbirliği geçmiş miras temelinde değil, karşılıklı saygı, tam egemenlik ve ortak sorumluluk esasındadır. Rus meslektaşlarımıza bu diyaloğu Suriye’nin egemenliğini koruyacak, kurumlarını inşa edecek ve halkının geleceğini güvence altına alacak yeni şartların oluşturulması için stratejik bir adım olarak görüyoruz. Suriye, uzun zorluklar tünelinden çıkarak dünyaya uzanan eliyle yeni bir sayfanın başladığını; bu sayfanın başlığı ise işbirliği, saygı ve bölünemez egemenliktir” (SANA, 31 Temmuz 2025).
Suriye Dışişleri Bakanlığı’ın görüşmeyle ilgili açıklamasında da “iki ülke arasında Suriye’nin egemenliğine saygı ve toprak bütünlüğünü destekleme temelinde yeni bir siyasal ve askerî anlayış döneminin başladığı”, “bu görüşmenin, Suriye-Rusya ilişkilerinin yeniden tesis edilmesine yönelik güçlü bir siyasal işaret olarak değerlendirildiği ve bunun bölgesel dengeyi güçlendirmeye ve Suriye devletinin sağlamlaştırılmasına katkı sağlayacağı” değerlendirmeleri dikkat çekti. Suriye Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, İsrail müdahalelerinin ülkeyi kaosa sürüklediği kaydedildi.
SORU: BÖLÜNMENİN Mİ BİRLİĞİN Mİ TARAFINDASIN?
Görüşme, Şeybani’nin Moskova’da Lavrov ile ortak basın toplantısında söyledikleri ve Suriye yönetiminden yapılan açıklamalar, Suriye’deki Şara yönetiminin, Batı ile dengeli ilişkiler kurmaya çalışırken Rusya’yı karşısına almadığını gösterdi. Şara yönetiminin, “ABD-İsrail ajanı” olduğu, körü körüne Batı yanlısı siyasetler izleyeceği yönündeki iddialar da böylece bir kez daha çökmüş oldu.
Durum şöyle özetlenebilir: İsrail ve arkasındaki ABD’deki neo-con/siyonist kanat, Suriye’de Dürziler ve Kürtler üzerinden etnik ayrılıkçılığı ve bölünmeyi kışkırtmaya çalışıyor. Türkiye, buna karşı Suriye yönetiminin yanında yer alıyor. Rusya da son görüşmeyle, Şara yönetiminin güçlendirilmesinin, ülkenin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini sağlamak için mevcut durumda tek seçenek olduğunu esas alan bir konumlanışa gelmiş oluyor. Bu bakımdan, Rusya ile Türkiye’nin 8 Aralık 2024’ten sonra kısmen farklılaşan Suriye siyasetlerinin aynı konuma yaklaştığı görülüyor.
Toplam olarak bu gelişmeler, “İsrail’in Suriye ve İran’ı hallettiği, sıranın Türkiye’ye geldiği” gibi uçuk ve esasen neocon/siyonist/İsrail yanlısı propagandaya hizmet eden “tahliller”in de hiçbir dayanağının olmadığını ortaya koyuyor.
Sonuç: Suriye’de bölünme değil birlik zemini güçleniyor.