13 Haziran 2026 Cumartesi
İstanbul 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Ukrayna’nın savaş propagandacıları

Cem Zeren

Cem Zeren

Gazete Yazarı

A+ A-

Bunlar sporcu mu siyasetçi mi belli değil! Ukrayna, geçmişte Örovizyon şarkı yarışmasına göndereceği şarkıcı ile Rusya aleyhine açıklama yapacağına dair sözleşme yapıyordu, muhtemelen hala yapıyor. 2019’da Maruv “Siren Song” isimli şarkısıyla, Ukrayna elemesinde birinci oldu ve ülkesini temsile hak kazandı. Yarışmadan birkaç gün sonra Maruv, önüne konan siyasi şartlarla dolu sözleşmeyi imzalamayacağını açıkladı. Bunun üzerine, 2019’da Ukrayna yarışmadan çekildi. Ukrayna’yı temsil eden sporcuların şımarıklıklarına bakınca, sanki hepsi benzer sözleşmeye imza atıyor.

KÜRSÜDE ŞAKLABANLIK

Uluslararası Cimnastik Federasyonu, Rusya ve Belarus’u temsil eden sporcuların kendi bayrak ve marşı ile ülkelerini temsiline izin verdi. Geçtiğimiz hafta sonu Varna’da düzenlenen Avrupa Ritmik Cimnastik Şampiyonası’nda kurdele aletinde altını Rus Zaikina aldı. İkinci olan Ukraynalı Sofiia Krainska, kürsüye kulaklık ile çıktı. Rus Milli Marşı çalınırken, elleriyle göz ve kulaklarını kapadı. Top aletinde ise Belaruslu Babkevich altını kazandı. Bu sefer de üçüncülük kürsüsünde bulunan Ukraynalı Varvara Chubarova aynı şaklabanlığı yaptı. Benzer bir saygısızlığı, yıllardır, Ukrayna marşı çalınırken hiçbir Rus veya Belaruslu sporcudan görmedik.

KORTTA SİYASET

Teniste hala Rus ve Belaruslu sporcular, ülkelerinin bayrağı ile yarışamıyor. Şımarık sporcuların buna dahi tahammülü yok. Ukraynalı Marta Kostyuk, aynı yalanları söylüyor. Ailesi Rus saldırısı altındayken Rus sporcularla nasıl karşılaşabilirmiş? Ailesinin Kiev’de olduğunu söyleyen Kostyuk Monako’da Monte Karlo’da yaşıyor. Sırf WTA’den kazandığı yıllık geliri 1,8 milyon Euro’nun üzerinde, sponsorluklarla bu gelir ikiye katlanır. Ama, ailesini bir türlü yanına alamıyor. Bir başka Ukraynalı tenisçi Oleksandra Oliynykova, karşısında Rus ve Belaruslu sporcuları gördüğünde, Nazi Almanyası’nda Gestapo subaylarının kullandığı Auschwitz’i inşa eden bir şirketin düzenlediği turnuvada oynadığını hissediyormuş. Nazi Almanyası’na karşı Leningrad’da milyonlar ölürken, Ukrayna üzerinden Naziler güle oynaya Sovyet coğrafyasına girmişti. Ukrayna-Rusya savaşı başlamadan önce Donbas’ta Rus sivillere işkence yapıp öldüren faşist Azak Taburu da Ukrayna Ulusal Muhafızlarına bağlıdır. Hem İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında Nazilerle iş birliği yapacaksın hem Rusya sivilleri kurtarmaya gelmeden Rus sivillere işkence yapacaksın; üzerine Nazi Almanyası’ndan ve Auschwitz’ten bahsedeceksin! Bunların sadece Devlet Başkanları şaklaban değil! İsviçre’de yaşayan ve WTA’den 30 milyon dolar kazanan Elşna Svitolna biraz daha tepkinli konuşsa da; Olynykova’ya hak veriyor. “Sabalenka’yı yenemiyoruz, atın şu Belaruslu’yu” diyemedikleri için “Nazi Almanyası” diyorlar “Auschwitz” diyorlar. WTA bir numarası Belaruslu raket Aryna Sabalenka ise kendisinin bir sporcu olduğunu ve rakiplerinin ülkeleriyle ilgilenmeden korda çıktığını söylüyor. Ukraynalı sporcuların kendileri ile tokalaşmadığını anlamadığını da belirten Sabalenka; kendisinden Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko ve savaş hakkında yorum bekleyenleri hep boş gönderiyor. Venezuela’nın gurur Yulimar Rojas, nasıl Chavez ve Maduro’nun “Bizim Yulimar”ı ise; Sabalenka da Lukaşenko ve Belarus halkının “Bizim Aryna’sı”dır.

Uluslararası Spor Organizasyonları, Ukraynalı sporcuların spordan çok siyasi söylemlerle sahada olduğunun farkına varsın. Yıllarca; Rus ve Belarus milli marşları çalınmadı, bayrakları dalgalanmadı. Buna rağmen; Rus ve Belaruslu sporcular, siyasetin dışında kalmaya çalışıp yarıştılar. Sırıkla atlamada hiçbir kadın sporcunun yanına yaklaşamadığı Yelena İsinbayeva’da dopinge dair hiçbir madde asla bulunamadı. Önce, doping yalanı sonra savaş bahanesiyle tüm Rus sporcular yarıştırılmayınca Yelena gerçeği söylemişti: “Sahada yenemediklerini masada yenmeye çalışıyorlar.” Cimnastikçisinden tenisçisine Ukraynalı sporcuların gözyaşları bunun içindir. Sahada yenemediklerini anlayınca; dertleri Rus ve Belaruslu sporcuları yarıştırmamak oldu. Hiçbir masa şaklabanın Ukrayna’sını kurtaramaz. Emperyalizmin peşine kim takılırsa; her türlü sahada kaybeder!

AVUSTRALYA’YA KAPTIRDIKLARIMIZ

Erkeklerde Medvedev, Rublev ve Khachanov gibi, kadınlarda Sabalenka, Andreeva ve Alexandova gibi dünya sıralamasında ilk 15’te olan raketler; ülkelerinin bayrağı ile mücadele edememelerine ve dünyanın dört bir tarafından inanılmaz teklifler kendilerine gelmesine rağmen; başka ülke bayrağı altında yarışmıyorlar. Ülkeleri aleyhine ağızlarından bir laf almak için, Batı medyası sıraya girmişken, ülkelerine toz kondurmuyorlar. Ama, bizim çocuklar; isimlerinin yanına başka bayraklar konmasını kabul edebiliyorlar. Yaş gruplarında birçok turnuvada başarılı olan bu çocuklar neden Avustralya vatandaşlığına geçtiler? Melisa Ercan ve Mustafa Ege Şık’ın bu kararından ders çıkarmalıyız. Bu konuda Cahit Yavuz’un Foto Spor’da yazdıklarını da dikkate almak gerekir: “Mustafa, geçen gün Roland Garros’ta Avustralya bayrağı altında raket salladı. Ama geçen yıl Wimbledon’da, Türk bayrağı altında Federasyon Başkanı Şafak Hanım’a, eve dönüş biletlerini endişeyle soran gençlerden biriydi. Demek ki çocuklarımızı ‘Bu maçı nasıl kazanırım?’ diye düşünecekleri yerde, ‘Eve nasıl dönerim?’ diye düşünecek noktaya getirmişiz.”

Ukrayna
Yazarın Önceki Yazıları Tüm Yazıları