06 Ekim 2026 Salı
İstanbul 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Vatandaşın çaresizliği: ‘Ölüleri kıskanıyorum’

İsmet Özçelik

İsmet Özçelik

Gazete Yazarı

A+ A-

Açlık sınırı 38 bin liraya yükseldi. Asgari ücret 28 bin lira.

Milyonlarca emeklinin maaşı…

Açlık sınırının çok çok altında…

Temel gıda ürünlerindeki enflasyon.

Yoksulun dayanacağı boyutu aştı.

Fiyatlar sürekli zamlanıyor.

Geniş kesimler çaresizlik içinde.

ÇİFTÇİLERİN HALİ

Çiftçilerin durumu…

Girdi maliyetlerindeki artış…

Tarlalarını ekmede zorlanıyorlar.

Üretimden vazgeçme noktasındalar.

Çorumlu bir dostum anlattı.

Memur emeklisi.

Ankara’da yaşıyor.

Çorum’da babadan kalma epeyce tarlası var.

Üstelik de sulu tarım yapılabiliyor.

Ama çok dertli, şunları söyledi:

ÇİFTÇİ TARLADAN SOĞUMUŞ

“Köyde çiftçilik yapan kalmamış.

Tarlalarımızı eken biçen yok.

Nedenini soruyorum…

Bir dokun bin ah işit durumundalar.

‘Mazotun litresi yüz liraya yaklaştı

Benzin 85 lira.

Ektiğimiz ürün para etmiyor.

Harcı masrafını korumuyor.

Hiçbir garantimiz yok.

Onca çalışıp da zarar etmek de var.

Nasıl ekelim’ diyorlar.”

FON VURGUNU

Bunlar yetmezmiş gibi…

Ülkede sürekli yolsuzluk, hırsızlık haberleri…

İnsanlar iyice karamsar olmaya başladı.

En son “fon vurgunu” …

Milyonların sözünü eden yok.

Milyarları götürmüşler.

Rakamları duyan isyan ediyor.

Onlarca milyon emekli, asgari ücretli…

Ay sonunu getirmeye çalışırken…

Garibanların küçücük tasarrufları…

Onlara bile göz dikmişler.

Hem de göz göre göre soymuşlar.

GARİBANIN HALİ

Türkiye milyarlık vurgunları konuşurken…

İstemeden bir sohbete kulak misafiri oldum.

İnanın yüreğim parçalandı.

Yer Kızılay’da otobüs durakları…

70’li yaşlarda 3 kişi…

Emekli oldukları tavırlarından belli.

Yüzlerindeki çizgiler…

Nasıl bir sıkıntı içinde yaşadıklarını yansıtıyor.

Üstleri başları sıradan.

Ama tertemiz.

Belli bir eğitim düzeyinde oldukları da anlaşılıyor.

MIH GİBİ KAFAMA ÇAKILDI

Hem otobüs bekliyorlar…

Hem de aralarında sessizce konuşuyorlar.

Gözlüklü olan diğerlerine…

“Vallahi ölüleri kıskanıyorum.

Ne kira dertleri var ne geçim dertleri.

Ne de aybaşını nasıl getireceğim endişesi” dedi.

Etraf kalabalıktı.

Herkes kendi derdindeydi.

Bir koşuşturmadır gidiyordu.

Duyduklarım kafama mıh gibi çakıldı kaldı.

Günlerdir geceleri başımı yastığa koyduğumda…

O sözleri anımsıyorum, uyuyamıyorum.

“Ölüleri kıskanmak.”

Sözün bittiği yer değil mi?

NEREYE KADAR

İnsanlar bu duygu içinde yaşarken…

Her sabah yeni bir skandalla karşılaşıyoruz…

Ortalık yolsuzluk haberlerinden geçilmiyor.

Sanki insanlar ikiye ayrılmış.

Bir yanda çok küçük bir azınlık lüks içinde…

Onlarca milyon insan karnını anca doyuruyor.

Nereye kadar?

Bu sürdürülebilir bir durum değil.

Bertolt Brecht ne demişti:

“En büyük çıkışlar kör çıkmazlarda bulunur.”

Galiba yine öyle olacak…

Enflasyon asgari ücret emekliler