16 Temmuz 2026 Perşembe
İstanbul 31°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Vestel'i Aselsan ile kurtarmak

Metin Akgerman

Metin Akgerman

Site Yazarı

A+ A-

Vestel firması dünyanın en rekabetçi sektörlerinden birinde faaliyet göstermektedir. Gerçek anlamda er meydanı rekabeti içindedir ve sektöründe şampiyonlar ligindedir. Çok az ülke bu ölçekte beyaz eşya ve elektronik devi ortaya çıkartabilmiştir. Avrupa’nın ve hatta Japonya’nın dev gibi elektronik firmalarını hatırlayalım… Grundigler, Telefunkenler, Sabalar, Thomsonlar, Philipsler. Hepsi tarih olmuş. Japonya’nın elektronik devleri Sony, Toshiba, Sharp.. Artık TV pazarında esameleri okunmuyor. En babaları Sony’nin TV’de küresel pazar payı yüzde 3 bile değil. Günümüzde televizyon pazarında Kore ve Çin haricinde kimsenin esamesi okunmuyor.

İşte bu vahşi dünyada rekabet eden milli oyuncumuz Vestel’dir. Diğer milli oyuncumuz BEKO Elektronik de aynı zorlu pazar şartlarında başarıyla rekabet etmektedir, onların holding yapısı daha güçlü, beyaz eşya kısımları daha büyük, acil bir kurtarma ihtiyacı yok, o konuya bu yazıda girmeyelim.

Vestel’in mali durumu bozulursa ve satışları azalırsa haliyle personel işten çıkartmak gibi hiç istenmeyen bir yola sapmak zorunda kalabilir. Anlaşılan son aylarda bir miktar personel çıkartmak durumunda kalmışlar.

Bu yazının amacı, Vestel’in mevcut finansal durumunu iyileştirecek hissedar değişikliği dahil bazı önerilerde bulunmaktır ancak bunu yaparken kamuya ilave yük ve risk getirmemektir. Karma bir model önereceğiz.

Bir özel sektör firması kurtarma politikası önerirken iki kere düşünmek lazım. Hatta Aydınlık gibi Bilimsel Sosyalist eğilimli bir mecrada yazınız yayınlanacaksa belki üç kere. Hassas konu şudur: Kurtarılması gereken patron değil, işyeridir. Kurtarılacak firmanın tüm çalışanları ile güçlü şekilde yola devam edebilmesi ve sektöründe sürdürülebilir rekabet edebilmesi hedeflenmelidir. Patronun zenginleşmesi değil aksine servetini firmayı kurtarmak ve yüzdürmek uğruna fedakârlıkta bulunması hedeflenmelidir.

Vestel’in mali durum detaylarına bu yazıda girmeye gerek yok. Özkaynaklarının çok ötesinde, 90 milyar TL civarı borcu var ve son dönemde bırakın net kârı pozitif FAVÖK dahi maalesef üretemiyor. Beyaz eşya iştiraki daha iyi durumda ama onda da kârlılık sorunu var.

Bu noktaya nasıl geldik? Bu tablo Vestel yönetiminin beceriksizliğinin eseri mi? Hayır değil. Gerek BEKO olsun gerek Vestel olsun, bu firmaların zamanında iş modellerinin potansiyeli yüksek idi. Avrupa ile Gümrük Birliği kapsamında Avrupa’ya korunaklı satış yapma imkânı var idi. Ama ne oldu? Avrupa baktı Türk TV üreticileri ile rekabet edemiyor ve firmaları batıyor, bu alandan çıktı ve “Türkler kazanacağına Koreliler kazansın” dediler. Kore ile STA yaptılar ve ortalık darmaduman oldu. Bizim fecaat Gümrük Birliği anlaşmamız da bize bu durumu engelleme hakkı tanımadı. Neyse, olan oldu, geleceğe bakalım.

Önerim Vestel’in iş modelini dönüştürmektir ve Vestel’e Aselsan için “düşük maliyet ile seri üretim yapabilen firma” özelliği eklemektir. Yani Vestel bırakalım ana işi olan beyaz eşya ve TV üretimi işine devam etsin, küresel rekabete devam etsin ama ilave bir gelir kanalı olarak Aselsan’a da üretim yapsın. Ortaklık yapısında ağırlığı yani kontrol hissesini Aselsan’a verelim. Gelin madde madde önerilerimizi sıralayalım ve çözüm modelini tasarlayalım:

ÖNERİLER

FİNANSAL YAPININ GÜÇLENDİRİLMESİ

1) Vestel’in hâkim hissedarları Vestel’in mevcut borçluluğunu azaltmak için gayrimenkul vs. gibi diğer varlıklarını satmalılar ve şirkete kaynak aktarmalılar. Bedelli sermaye artırımı yolu da kullanılabilir.

ÜRETİM İŞ BİRLİĞİ

2) Aselsan mevcut seri üretim projelerinin hangilerinin Vestel kampüsünde yapılabileceği veya planlanabileceği konusunda çalışsın. Üretim alanı darlığı veya personel yönetimi vb. sorunlar yaşayan bazı tedarikçilerini de Vestel’e fason üretim yaptırmaya yönlendirebilir.

ORTAKLIK YAPISI

3) Aselsan Vestel’in kontrol hisselerini alsın. 4 milyar TL civarına bunu yapabilir. (Aselsan’ın piyasa değeri 2 trilyon TL’ye yakın yani minicik bir hisse takası ile bu iş hallolur, nakit çıkışına da gerek yok.)

ÜRETİM HATLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

4) Aselsan’ın cep telefonu seri üretimi, güvenlik kamerası seri üretimi, bazı elektronik tıbbi ürünlerinin seri üretimi konuları Vestel fabrikasına kaydırılabilir. Hassas askerî teknolojileri Manisa’ya getirmeye gerek yok hatta kesinlikle getirilmemeli.

KURUMSAL YAPININ SADELEŞTİRİLMESİ

5) Vestel’in borsada bir beyaz eşya ve bir elektronik şirketi var. Fabrikaların hepsi de Manisa’da birbirine yakın alanlarda. Bu iki şirketi birleştirmek uygun olur zaten dünyadaki örnekler genelde bu yönde gelişiyor.

KALİTE POLİTİKASI

6) Aselsan dümene geçtikten sonra Vestel’in ürünlerinin kalitesi yükseltilmelidir. Vestel ürünlerinin çıkardığı sorunların Aselsan’ın marka imajını etkilemesine izin verilmemelidir.

TOGG HİSSELERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

7) Vestel’in altında TOGG’un da %25 hissesi var. Bu konu ayrıca değerlendirilmelidir. Aselsan TOGG hisselerini alabilir, hisseler Zorlu Holding’e aktarılabilir veya TOGG projesine yatırım yapma gücü olan başka bir ortağa satılabilir. TOGG hisse satışı ile mevcut borçluluk azaltılabilir.

ASELSAN MARKASIYLA YENİ ÜRÜN GELİŞTİRİLMESİ

8) Aselsan'ın tasarlayacağı bazı yüksek nitelikteki beyaz eşya ve tüketici elektroniği ürünleri, Aselsan markası ile Vestel tarafından üretilebilir. Misal bugün Avrupa'da buzdolabı almaya gittiğinizde, Kore markaları Türk markalarından çok daha pahalıya alıcı bulabilmektedir. Yani ürünlerimizi değerine satamıyoruz. Aselsan'ın tasarımları ile bu durum değiştirilebilir. Olay sadece bir sürü düğmesi ve fonksiyonu olan elektronik aletler yapmak değildir. Sade, işlevsel ve dayanıklı ürünler ile de harikalar yaratılabilir. İngiltere'nin Henry marka elektrikli süpürgeleri buna bir örnek. Kore'den dünya kadar özelliği olan ürünler geliyor ama basit, dayanıklı ve işlevsel tasarımı olan Henry'nin pazar liderliği değişmiyor. Bu fenomeni ürün tasarlarken anlamak gerekli. Bu ürünleri insan kullanacak!

İKİ AYRI BAĞIMSIZ ÖNERİ

9) Şu ayrımın altını çizelim. Vestel'in kontrol hissesini Aselsan'ın alması ve Vestel'in ayağa kaldırılması ayrı bir öneridir. Aselsan'ın kendi tasarımlarını, kendi markası ile Vestel'e ürettirmesi ayrı bir öneridir. Bu iki öneri de ayrı ayrı uygulamaya alınabilir, çelişmezler. Aselsan kendi tasarımlarını farklı üreticilere de ürettirebilir.

MANİSA'YA DİKKAT!

10) Vestel fabrikaları malum Manisa'dadır. Manisa'daki hemşerilerimizin şehrin FETÖ imajı ve algısı konusunda sorumluluk almaları gerekir. Son dönemde basınımızda "Manisa FETÖ'nün Vatikan'ıdır" gibi ifadeleri üzülerek okumaktayız. "Manisalı Lawrence" gibi ifadeler de zamanında yanlış yolda yürüyen kişiler için kullanılmıştı. Bunlar hiç hoş benzetmeler değildir. Manisa'nın bu konudaki imajını temizlemesi şarttır. Eğer gerçekten Manisa'da bahsedildiği ölçüde FETÖ yapılanması halen var ise, memleketin kısıtlı kaynaklarını bu şehrimize aktarmaya gerek yoktur. Ondan sonra bir de Mossad'ın bir düğmeye basarak patlattığı televizyonları, Aselsan'ın çalınıp yabancı örgütlere servis edilen verileri skandallarını yaşamayalım!

KONTROLLÜ İFLAS SEÇENEĞİ

11) Vestel'in finansal durumu hakkında yapılacak detaylı çalışma sonrası bulunacak formüllerden biri de kontrollü iflas yöntemi olabilir. Firmanın varlıkları iflas koruma kapsamında dağıtılmadan ilgili bankalara geçirilir ve sonrasında Aselsan'a ilgili varlıklar satılır ve böylece Aselsan borçları üstlenmeden aynı üretim altyapısına, markalara, personele, patentlere vs. sahip hale getirilebilir. (Bugün için firmanın özkaynakları pozitifte, iflaslık bir durum yok bunun altını çizelim ama Aselsan çeşitli sebepler ile bu kadar karmaşık bir holding yapısını devralmak istemeyebilir). Diğer taraftan bu tür kararlarda Vestel'in hangi bankalara ne kadar borcu olduğu da önemli. Yabancı bankalara borç takmakta sorun yok, kendi risklerini almışlar, ama milli bankalarımıza borç takmak doğru olmaz.

ELEKTRONİK TASARIM KABİLİYETİNİN KULLANILMASI

12) Aselsan'ın mevcut elektronik tasarım ve üretim kabiliyeti, Vestel'in bazı ürün gruplarının kalitesini artırmakta, yerlilik oranını yükseltmekte kullanılabilir.

İŞ MODELİNİN KORUNMASI

13) Vestel kendi markası ile üretim yapar. Diğer taraftan büyük bir kapasite ise yabancı markalar için fason üretim yapmak için ayrılır. Yani Vestel'in güçlü kası, ucuz üretim maliyeti ile büyük ölçekli üretimi gereken durumlarda hızlı olarak yapması, üretimde esneklik ve Avrupa pazarlarına hızlı ulaşımdır. Aselsan birleşmesi ile Vestel personelinin de Aselsan maaş seviyesine çıkartılması uygun olmaz çünkü iş modelleri, sektörleri, müşteriler farklıdır. Biri ucuza seri üretim ve montaj yapan pazarlama firmasıdır, diğeri ise yüksek katma değerli mühendislik ve savunma sanayi firmasıdır. Bu iki iş modelinin de faydaları vardır ve ayrı ayrı kullanabilmek gerekir.

MALİ YAPININ İNCELENMESİ

14) Vestel karakteristiğinde bir şirket normal şartlarda bu ölçüde borçlanamaz. Belli ki çeşitli gerekçeler ile bu seviyede borçlanması için özel bazı kapılar açılmış. Misal TOGG ilintili yatırımlar için borçlanmış olabilir, bu anlaşılabilirdir, makuldür. Diğer taraftan Vestel'in yurtdışında çok sayıda pazarlama şirketi, iştirakleri, bağlı ortaklıkları vardır. Acaba borç paralar verimli şekilde kullanıldı mı yoksa iş yapılan bazı şirketler üzerinden belirli kişilere veya kurumlara aktarmalar yapıldı mı? Bu durumu da iyice araştırmak Aselsan gibi anlaşmalar öncesinde önemlidir.

BEKLENEN SONUÇLAR

15) Aselsan birleşmesi ile hangi sonuçları beklemeliyiz? Vestel'in riskinin yani borçlanma faiz oranının düşmesini, kendi imkânları ile (siyasi destek olmadan) bankalardan borçlanabilir hale gelmesini bekleyebiliriz. Ürün çeşitliliğinin artmasını, kalitenin artmasını ve zaman içinde alanındaki dünya devi firmalar ile kendi markaları ile rekabet eder hale gelmesini beklemeliyiz. Yani hangi ölçekten bahsediyoruz? Misal Samsung'un piyasa değeri 1 trilyon dolardan yüksek. Vestel'in ise 175 milyon dolar. Bunlar aynı ligde rekabet edebilir mi? Arsenal ile Büyükderespor'un aynı ligde maç oynaması daha adil olur. (Allah Mücahit Menekşe başkana uzun ömürler versin). Aselsan ortaklığı ile Vestel ve Samsung aynı ligde top oynar hale gelebilir.

KÜÇÜK DRON ÜRETİMİ

16) Küçük dronlar konusu da malum çok yüksek adetli ve düşük maliyetli seri üretim gerektiren konular. Bunlar da Vestel'in mevcut üretim bantlarına uygun boyutta ürünler. Hızlıca Vestel'de bu ürünlerin montajı yapılır hale getirilebilir.

SERT TOP OYNAMAK GEREKİR Mİ?

17) Varsayalım, Vestel'in hâkim ortağı Aselsan'dan gelecek teklife sıcak bakmadı. Bu durumda ne olacak? Bu durumda sert top oynamak gerekir. 93 milyar TL borcu, 26 milyar TL özkaynağı olan ve işçi çıkartma sürecinde olan bir firma ne kadar hâkim ortağının ne kadar kreditör bankaların kontrolündedir? Bu durumda muhtemelen çoğu kamu bankası olan kreditörler ile görüşülmesi ve firmanın ve çalışanların geleceğini garanti altına alan yeni bir hâkim hissedarlık yapısı oluşturulması uygun olabilir. Bankacılıkta bunun nasıl yapılacağının yolları bellidir. Şahsen bu çözüme gerek kalacağını zannetmem çünkü hâkim hissedar aile TOGG projesinde yatırımcı aranırken, birçok TÜSİAD patronunun ıslık çalıp yıldızları saydığı bir dönemde elini taşın altına koymuştur, saygın bir ailedir, kendilerini üzmeye ve kırmaya gerek olmaz.

SAYIŞTAY DENETİMİ UYGUN OLUR

18) Vestel'de ne kadar kamu bankası kredisi olduğunu bilemiyoruz, önemli miktarda olabilir. Bu durumda kamu yöneticiliği açısından ahlaklı olacak yaklaşım Sayıştay veya diğer bir yetkilendirilecek firma üzerinden Vestel'in detaylı mali denetim altına alınması olabilir. Şirketlerden ne şekilde dışarıya kaynak aktarılabileceğinin yöntemleri bellidir, bunların kontrol edilmesinde fayda olabilir. Uygunsuz durumlar tespit edildiğinde firma yöneticilerinin kamu otoritesiyle gelecek planlaması konusunda uyumlu hareket etme eğilimi artacaktır.

HÂKİM ORTAĞIN VARLIK SATIŞINA DESTEK OLMAK

19) Varsayalım hâkim ortak Vestel'e destek olmak, firmaya para koymak istiyor ve misal Zincirlikuyu'ndaki AVM'sini, otel ve rezidansları satmak istiyor ama piyasa şartlarından alıcı bulamıyor, işler gecikiyor, ne olacak? Bu durumda ilgili AVM için piyasa şartları da göz önüne alınarak makul bir fiyat belirlenmesi ve tümden veya hisseli olarak GYO firmalarına satışı makul olabilir. Türkiye'de GYO sektörü hayli gelişmiştir, borsada fiyatlamalar oturmuştur, bu tür anlaşmalar hisse değişimi ile de kolayca yapılabilir. Kamu bankalarımızın GYO'ları vardır, İş Bankası'nın vardır, Emlak Konut vs. gibi yapılar vardır. Özel sektörden de talip olan çıkabilir. Bir konsorsiyum veya tekil GYO üzerine ilgili AVM kolayca geçirilebilir ve bu kanaldan sağlanacak kaynak, Vestel'e aktarılabilir.

AB ATTIĞI KAZIĞI TAZMİN ETMELİ

20) Diğer önerilerden bağımsız olarak Türkiye, AB ile Gümrük Birliği konusunda yaptığı müzakerelere beyaz eşya ve TV konusunu da eklemelidir. AB'nin G. Kore ile olan STA'sı iptal edilmelidir veya revize edilmelidir. AB, bu konuda Türkiye'nin gördüğü ekonomik zararı tazmin etmelidir.

SONUÇ

Bu yazı ilgili politika yapıcılara Vestel'in finansal yapısının düzeltilmesi konusunda politika önerisi niteliğindedir. İsmi geçen firmalara yatırım tavsiyesi, alış, satış tavsiyesi değildir. FETÖ'nün yıkıcı propagandasının aksine firma bugün için batık bir firma değildir, mevcut üretimine, işlerine, müşterilerine verdiği taahhütleri yerine getirmesinde bir sorun görünmemektedir (halka açık verileri itibarıyla). Diğer taraftan milyonlarca dolarlık sipariş alan bu tür firmalar için müşteri nezdinde güven ve sağlam finansal yapı önemlidir. Bu ölçekteki firmalarda yatırım yapabilme gücü olmalıdır. Borç konusundaki spekülasyon firmanın müşteri nezdinde güvenilirliğine zarar verebilir. İlave banka borcu ile sistem devam eder elbette ama daha sağlıklı olanı gerçekten müşteriye güven veren bir bilanço yapısına firmanın adım adım, belirli bir program dahilinde getirilmesidir ve bunun için iş modelinde ve ortaklık yapısında köklü dönüşüm gerekebilir. Doğru şekilde tasarlanmış Aselsan desteği ile bu dönüşüm büyük toplumsal fayda üretilerek yapılabilir.

Özetleyecek olursak, Vestel firması başarılı, sevilen milli bir firmamızdır. Yüksek borçluluk seviyesi ve mevcut işlerin makul miktarda kâr üretememesi durumu personel çıkartma gibi sevimsiz durumlara sebep olabilmektedir. Politika yapıcılarımızdan beklenen, patronları değil, firmayı ve çalışanları kurtaracak çözümler tasarlamalarıdır. Kısa vadeli günü kurtaran çözümlere değil uzun vadeli, firmanın sürdürülebilir rekabetçiliğine odaklanılmalıdır. Bu kurtarma paketi için ön şartlar, Manisa'nın FETÖ enfeksiyonundan/imajından kurtulması ve patronun şirkete para koymasıdır. Bundan sonra Aselsan çözümü değerlendirilebilir. Doğrudan kamu parası aktarmak yerine daha akıllıca tasarlanmış, güven artırıcı, risk düşürücü, hisse değişimine dayanan çözümler tercih edilebilir. Vestel üretim yapmayı ve pazarlamayı bilen bir yapıdadır ve çevresinde buna uygun bir ekosistem mevcuttur. Bu yapının atıl üretim kapasitesini kamu faydası yaratacak şekilde değerlendirebilmeliyiz.

ASELSAN