Yanan: Geleceğimiz, Oksijenimiz, Milli Servetimiz, Umudumuz
Öyle günlerden geçiyoruz ki, yorum yapabilecek halimiz bile kalmıyor. Kızgın Temmuz sıcaklıkları, yanan ormanlarımızla daha da kavurucu oluyor. Yaz mevsimi ile birlikte gündeme oturan orman yangınları, artık gündeme taş gibi oturdu ve adeta gitmek bilmiyor.
Adeta sıradanlaşan orman yangınlarına, Nasrettin hoca yaklaşımıyla, testi kırılmadan önlem almak gerekiyor. Bu konudan Dünyanın en büyük ormanlık alanına sahip ülkelerle teknoloji ve bilgi alış verişi ile işbirliği yapılabilir. Bu ülkelerin başında da bana göre Kanada ve onu da izleyen Almanya gelebilir.
Orman yangınlarının nerdeyse yüzde 90’lıkbölümü insan kaynaklı. Geriye kalan yıldırım vs, en azından bu yıl için ülkemizde geçerliğe sahip değil. Nerdeyse tüm yaz birçok yöremiz değil bulut, tek damla yağmur bile görmedi.
ZKÜ Üniversitesi Bartın Orman Fakültesi öğretim üyesi Mertol Ertuğrul, Dünya’da ve ülkemizde Orman yangınları konulu araştırmasında, şu noktalara değiniyor : Dünyada mevcut orman miktarı azalmasına rağmen, yangın tehlikesini doğuran yanıcı madde miktarındaki artış, gelecekteki orman yangınları açısından giderek daha büyük problem teşkil etmektedir. Bunun yanısıra, kontrollü yakma uygulamaları sonucunda son yıllarda büyük yangınların çıkmış olması da kontrollü yakma uygulamalarından çekinilmesine neden olmuştur. İnsanoğlunun henüz ormanları işletmeye başlamadığı zamanlarda da orman yangınları çıkmaktaydı. Bu yangınların pek çoğu küçük yangınlar olarak kalmakta ve bu yangınlar ile orman altındaki yanıcı maddeler ortadan kaldırılmaktaydı. Bu da büyük bir yangın çıkma riskini azaltmaktaydı. Ancak günümüzde, sürekli olarak çıkan yangınlara müdahale edilmesi ve bunu takip eden zamanlarda ise ortamda biriken yanıcı madde yükünün temizlenmesinin ihmali sonucu büyük yangınlar daha sık çıkabilmektedir.
Diğer yandan özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki ormanlar büyük bir baskı altındadır. Bu ülkeler kendileri için gerekli maddi kaynağı bulabilmek uğruna ormanlarını aşırı düzeyde kesmekte, bu yolla tahrip etmektedirler. Ülkemizde özellikle turistik bölgelerdeki orman alanları gerek kasıtlı çıkarılan yangınlar, gerekse kesilmek suretiyle ortadan kaldırılarak, bu alanlar orman vasfından uzaklaştırılmak istenmektedir. Ülkemizde belirli aralıklarla meydana gelen büyük orman yangınlarına karşı kapsamlı bir mücadele planı hazırlanmalıdır. Bu planı karşılayabilecek şekilde eksik teçhizat, donanım ve diğer ihtiyaçlar en kısa sürede tamamlanmalıdır.
***
Araştırma da daha sonra benim de değindiğim noktalara dikkat çekilmekte şu görüşlerle devam etmektedir.
Diğer yandan özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki ormanlar büyük bir baskı altındadır. Bu ülkeler kendileri için gerekli maddi kaynağı bulabilmek uğruna ormanlarını aşırı düzeyde kesmekte, bu yolla tahrip etmektedirler. Ülkemizde özellikle turistik bölgelerdeki orman alanları gerek kasıtlı çıkarılan yangınlar, gerekse kesilmek suretiyle ortadan kaldırılarak, bu alanlar orman vasfından uzaklaştırılmak istenmektedir. Ülkemizde belirli aralıklarla meydana gelen büyük orman yangınlarına karşı kapsamlı bir mücadele planı hazırlanmalıdır. Bu planı karşılayabilecek şekilde eksik teçhizat, donanım ve diğer ihtiyaçlar en kısa sürede tamamlanmalıdır.