Yapay zekâ beslenme önerisinde bulunabilir mi?
Artık hayatımızın tam ortasında. Birçok kişinin ‘Hadi bir girip soralım, acaba ne yanıt verecek?’ gibi merak uyandıran duygularıyla yöneldiği yapay zekâ bilgisi artık kararlarımızı ve düşüncelerimizi neredeyse yönlendirici bir güce sahip olarak şekillendiriyor. Hızlı, özgüvenli ve bilgi dağarcığı oldukça dolu olan bu sistem ne kadar güvenilir? Tartışılıyor; iyi örnekler de var, kötü örnekler de var. Günümüze kadar gelen öneriler, birçok alanda yapay zekâ kullanımının ‘hibrit’ yani insan kontrolünden geçen sonuçlarının hayatlarımızda en doğru ve etkin bilgiyi sunacağı yönünde. Peki ya beslenme önerileri? Yapay zekâ beslenme önerisinde bulunabilir mi?
Bizim akademik cephede de bu işlerin araştırması çok yapıldı. Belki sizler de çoktan bunu denediniz. Evet, bugün herhangi bir yapay zekâ programına ‘Kilo vermek istiyorum, bana bir diyet yazıver.’ komutunu verdiğinizde size bir liste hazırlıyor. Bilimsel çalışmaların çoğunda, yapay zekânın hazırladığı bu listelerin enerji içeriği ve besin ögeleri dağılımı açısından tatmin edici düzeyde ‘doğruya yakın’ içerikler oluşturduğu gösteriliyor.

ÖZEL GEREKSİNİMLERİ GÖZ ARDI EDİYOR
Buraya kadar sorun yok gibi ama bu yüzeysel yaklaşım biraz daha derin bir ilgi ve özen gerektirdiğinde? Farklı bir ifadeyle, herhangi bir akut yada kronik hastalık varlığında, bireyin özel gereksinimleri olduğu durumlarda ya da yeme bozuklukları gibi farklı disiplinlerin bir arada konsültasyon yapması gereken koşullarda, hele bir de kişi bu ihtiyaçların tedavi edilmesi gereken koşullar olduğunun farkında değilse? İşte o zaman işler biraz karışıyor. Elbette komutlar ne kadar fazla bilgi içerirse, oluşturulan içerik bu komutlara uyum sağlayabiliyor ama yapılan araştırmalar bu noktada önemli eksiklik ya da hataların oluşabileceğine dikkat çekiyor.
Aslında temel yanılgı, yine, beslenme ile ilgili popülerlik çerçevesinde sunulan, ‘kolay ulaşılabilen ama sürdürülemeyen’ yaklaşımların merkezinde yer alıyor. ‘Diyet listesi hazırlamak’ ile ‘Tıbbi beslenme tedavisi’ uygulamanın aynı kavramlar olmadığını idrak etmemiz gerekiyor. Biri saniyeler içinde temin edebileceğiniz bir yiyecek listesi iken, diğeri sağlık durumunuzun değerlendirildiği, laboratuvar sonuçlarınızın yorumlandığı, beslenme öykünüz ve olası hastalık riskleriniz arasında ilişki kuran, sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarınızın ve motivasyon düzeyinizin desteklendiği, zaman içerisinde değişimlerinizin dikkatle gözlendiği ve bu değişimlere göre gerekli önlem ya da düzenlenmelerin gündeme alındığı somut, ulaşılabilir, şeffaf, hesap verebilen, sürdürülebilir, kanıtlara dayalı ve her şeyden önemlisi size özel bir sağlıklı yaşam kazanım mirası.
GÜNDEMİMİZDE
Mevcut yüzyılın teknolojik kazanımları elbette hepimizi değiştiriyor ve değiştirecek. Yukarıda bahsedilen sağlıklı yaşam kazanım mirasının yapılanmasında ve bireyin yaşamına ait tüm verilerin analizinde süreci kolaylaştırabilecek her yeni yöntem bizlerin de gündeminde olacak. Çok heyecan verici uygulamaları şimdiden ilgiyle takip ediyoruz. Deri üzerinden, kanda beslenmeye yanıt olarak değişen biyokimyasal bulguları analiz eden algılayıcılar, kişinin diyetine daha iyi uyum sağlayabilmesi için geliştirilen mobil uygulamalar, beslenme durumunun değerlendirilmesinde kullanılan verilerin makine öğrenme sistemleri ile daha kapsamlı ve anlamlı hale gelmesi gibi. Ama tüm bu yaklaşımların merkezinde insan-insan etkileşiminin zorunlu olduğu unutulmamalıdır. En gelişmiş yapay zekânın dahi erişemeyeceği sofistike insan dokunuşunun olmadığı hiçbir uygulama geleceği daha iyi bir noktaya getirmeyecektir.