22 Temmuz 2026 Çarşamba
İstanbul 22°
  • Şırnak
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Şanlıurfa
  • Çorum
  • İstanbul
  • İzmir
  • Ağrı
  • Adıyaman
  • Adana
  • Afyon
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Düzce
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gümüşhane
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Kırşehir
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kütahya
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muş
  • Muğla
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Yaşlı zenginin leziz pastası: Alman Sanayisi: Rusya’ya yaptırımlar kalksın

Ali Develioğlu

Ali Develioğlu

Site Yazarı

A+ A-

Almanya’nın petro-kimya sanayi devi Leuna’nın CEO’su Christof Günther geçen hafta şöyle konuştu: “ Rusya’ya karşı 20 defadır uyguladığımız bu yaptırımlar beklenen sonucu vermedi. Rus hammaddesinin başka ülkelere dağılmasına yol açtı. Artık Avrupa’ya gelmiyor, Asya’ya gidiyor, Asya’daki rakiplerimizin başlıca avantajını oluşturuyor artık. Bu yaptırımlar ayni zamanda kendi sanayimize, Ukrayna savaşı bitse bile tamir edilemeyecek boyutta zarar vermeye başladı. Yaptırımları kaldırmayı düşünmenin kesinlikle zamanı geldi.”

Total enerji, BASF, Linde plc ve DOMO grubu gibi onlarca şirketi kapsayan Leuna 13 km karelik bir alana sahip. Yaşlı zenginin leziz pastası: Alman Sanayisi: Rusya’ya yaptırımlar kalksın - Resim : 1

Avrupa sanayisinin ‘motoru’ denilen Almanya’da 1,5 yıldır başaşağı gidiş ve resesyon artık Türk medyasında da günlük haber ve yorumlar arasında. Nasıl olmasın, yüzde 30’u Rusya’dan gelen petrolü Washington ve kendi liderleri sayesinde artık akmıyor, Amerikan küreselcileri ve Trumpçı şahinleri sayesinde Hürmüz Boğazı’ndan da taşınamadığından dolayı petrol fiyatları zirve yapıyor, Trump’ın ticaret savaşı ve Von der Leyen’e 700 milyar avro dayatması yatırımlarını daraltıyor, bu arada Çin devleşiyor ve dünya pazarlarını birer birer elinden alıyor, hatta kendisi bile adım adım Çin teknolojisine bağımlı hale geliyor!

Almanya şu anki fotorafı : ekonomik ve siyasal istikrarsızlık ve sarsıntı! Her kafadan bir ses çıksa da ufukta kara bir türlü görünmüyor! Brüksel geçen hafta Berlin’e yine ültimatom verdi: ‘Ekonominizde gidişat kötü, sanayicileriniz kötümser, acilen ekonomik reforma gitmeniz şart! Reform yapmazsanız tüm Avrupa kötü etkilenecek gidişattan, siz motorsunuz çünkü, hapşırsanız biz nezle oluruz!’ Yaşlı zenginin leziz pastası: Alman Sanayisi: Rusya’ya yaptırımlar kalksın - Resim : 2

EKONOMİK DARALMADA ETKİLİ ÇOK FAKTÖR BİR ARADA!

Bu koşullarda Alman sermayesi yurt dışına kaçıyor, geçen yıl Almanya’da kapanıp yurdışına akan para 125 milyar avroya ulaşarak rekor kırdı. Trump tarifeleri ile Çin’in inovatif elektrikli oto teknolojisi arasına sıkışan Almanya’nın dünya çapındaki araba devleri Mersedes, BWV ve Volkswagen perişan durumdalar. Sadece Volkswagen bile her yıl 700 bin daha az araba üretecek ve birkaç yıl içinde 35 bin Alman işçisine çıkış verecek! Eskiden ucuz iş gücü nedeniyle kazanç merkezleri olan Çin, şimdilerde dünya pazarlarında, hatta kendi iç pazarlarında bile baş rakipleri haline dönüşmüş durumda.

Modern elektrikli Çin arabası BYD Macaristan ve Türkiye üzerinden ( 1 milyar avroluk yatırım) 2023’a kadar Avrupa’nın en büyük elektrikli araba şirketi olma yolunda.

Yaşlanan nüfus nedeniyle devletin emekli bütçesindeki tırmanış bir başka dilemma. Hükümet krizlerine bile yol açabiliyor. Örneğin hem Almanya’da hem Hollanda’da şu günlerde bir kriz konusu bu. Alman başbakanı Merz, şu an zor durumda, emekli bütçesindeki sıkıntıyı gelecek nesillerin üzerine yıkan kesintileri planlayınca kendi partisindeki genç neslin isyanıyla karşılaştı ve köşeye sıkıştı.

Jeopolitik nedenlerle tırmanan enerji fiyatları, İran saldırısı eklenince, Avrupa’yı da güç duruma düşüren Trump ve İran’ın Hürmüz’ü kapatmasıyla şu an Almanya’nın üzerine bir kabus gibi çökmüş durumda. Ekonomik büyüme durdu ve aksine daralıyor, enflasyon artıyor. Yaşlı zenginin leziz pastası: Alman Sanayisi: Rusya’ya yaptırımlar kalksın - Resim : 3

-AfD Eş Başkanı Alice Weidel

Zaten Lutherci – Kalvinist tasarruf fetişi olan Almanlar geçen yıl bu yüzden daha da cimrileştiler, tasarruf eğilimi panik halini aldı, hükümet ve şirketler yüzmilyarlarca tasarrufunuzu yatırıma yöneltin diye çağrılarda bulunsa da işe yaramıyor. Aksine işyeri açma eğilimi geçen yıl oldukça azaldı, çünkü ekonomiden beklentiler olumsuz.

Herşey, Rusya’yla anlaşmaya hazırlanan, sanayide reformcu ama göçmen karşıtı bir AfD iktidarına, soldan da Sahra Wagenknecht’in tırmanışına uygun görünüyor.

Onlarca yıldır Almanya’nın sloganı halindeki Industriestandort Deutschland (Sanayi merkezi Almanya), artık ciddi tehlikede! Alman sanayicileri her gün yakınıyor: yüksek kalifiye eleman sıkıntısı, yüksek vergiler, pahalı işçi giderleri, sağ hükümetlerin son 20 yıldır kemer sıkmalarına rağmen hala bir türlü yok edemedikleri sosyal devlet masrafları, 1900- 1970 arası inşa edilmiş ve nihayet artık yaşlanmış ülke altyapısı, kendisi de zora düşen ABD’nin koruma önlemleri ve herşeyden, ama herşeyden de önemlisi, Brüksel’in tüm engellerine rağmen bir türlü önleyemedikleri Çin’in pazarlara hakim oluşu…..

Teknolojide geri kalmaya başlayınca ve kaliteli eleman azalınca, geçenlerde yüksek maaşlarla Çin’den bilim adamı ve teknoloji uzmanı ithal etmeye kalktılar, hala uğraşıyorlar. Dünya tersine döndü!

ALMANYA YENİ SİYASAL KARARLARA GEBE

Hıristiyan parti hükümetinin şansölyesi Friedrich Merz’in renksiz kişiliği bile artık kazanın içten içten yavaş yavaş kaynamaya başladığını saklamaya yetemiyor. Merz hükümetinin sallantıda olduğunu bilmeyen yoksa da nereye ne zamana kadar dayanabileceği henüz belli değil. Bu nedenlerle, ayni sosyal demokrat liberal Olof Scholtz hükümeti gibi Rusya’ya yaptırımları savunan Merz geçenlerde, Trump’ın aksine, yaptırımları gevşetmenin yanlış olacağını söylediyse de, partisi CDU giderek yaptırım karşıtlığına kayıyor. Koalisyon ortağı sosyal demokratlarda da yaptırım karşıtlığı günden güne artmakta. Ama onlar Ukrayna savaşı bitimce kaldırmak görüşündeler.

Almanya’nın bütçe açığı milli gelirinin yüzde 4,25’ini buldu. Halbuki yıllar önce AB üyesi ülkelerde bu oranı yüzde 3’le sınırlamaya yönlendiren Almanya olmuştu. 2026 büyüme hızı tahmini resmen yüzde 0,7 olarak belirlenmiş olsa da, pratikte bunun geçen yılki eksi yüzde 0,5 oranının daha da altında olacağı söyleniyor. Buna karşılık Çin’in 2026 büyüme hızı yüzde 5, Hindistan’ın ki ise yüzde 6,5 olarak belirleniyor. ABD’nin ki ise yüzde 2.

2022’den bu yana yarım trilyon avro Alman parası ülkeyi terkederek başka ülkelere yatırım olmuş durumda! Bu büyük bir rakam ve Alman devletinin gelirlerini de düşürerek bütçesinin daralmasına yol açıyor. AfD’nin anketlerden birinci parti olarak çıkması da buna eklenince, bu ekonomik siyasal koşullarda Rusya’ya karşı yaptırımların uzun süre devam etmesine de, trilyonluk yeni Avrupa savunma bütçesine de inanmayan Avrupalı sayısı her ğeçen gün artıyor.

Almanya ve Avrupa artık dünyayı yönlendiren değil, dünyanın yönlendirmeye başladığı her hangi bir kutup olarak değerlendirilmeye başlandı.

Etkisiz ve güçsüz ama yaşlı ve zengin bir adam! Kimilerinin gözünde dünyanın en cazip paylaşım alanı, lezzetli bir pasta.

Avrupa’da Sanayi Devrimi biteli çok oldu!

Almanya