12 Mayıs 2026 Salı
İstanbul 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Yerel besin üretimi

Cengiz Çakır

Cengiz Çakır

Gazete Yazarı

A+ A-

Kasabanın ana caddesi boyunca bir dere akardı. Ana caddeye dikey olarak uzanan sokakların bir kenarında arık vardı. Sokağa cepheli olan tek katlı olan evlerin arkasında bir avlu olurdu. Avluya asma, ayva, nar, erik, badem gibi meyve ağaçları, güller, çiçekler dikilir yazın domates, biber, bamya, hıyar, soğan, sarımsak gibi şeyler yetiştirilirdi. Bunlar dereden bir savak yardımıyla alınan su ile sulanır, su parası ödenmezdi. Kışın pırasa, lahana, turp, ıspanak gibi sebzeler yetiştirilirdi. Köşeye derme çatma bir tavuk kümesi yapılır, beş on tavuk, kurbanlık olarak beslenen birkaç kuzu olurdu. Sofrada artıkları tavuklara verilir. Karpuz, kavun kabukları doğranarak kuzulara yedirilir.

BAĞLAR

Esnaf ve yerli memurlar gibi ekonomik bakımdan biraz daha iyi durumda olanların “bağı” yani bahçesi olurdu. Genellikle iki üç dekar alana sahip bu bahçelerde, çeşitli meyve ve sebzeler yetiştirilirdi. Sulamada bahçelerin üst tarafından geçen arıktan akan su kullanılırdı. Yaz döneminde önünde geniş bir verandası olan çoğunlukla tek odalı kerpiç yapılardan ibaret bağ evlerine göçülürdü. Dükkânı kapatan esnaf, fabrikada vardiyadan çıkan işçiler kimi yaya, kimi bisikletle bağlara gidip gelirlerdi.

Yer minderlerinde oturulur, yer sofrasında yemek yenir, geceleri sivrisineklerden korunmak için cibinlik kurulur. Aydınlatma aracı gaz lambası veya lükstür. Çamaşır, küllü suyla yıkanır. Dışarıdaki ocakta yufka ekmek yapılır, yemekler odun ateşinde pişerdi. Bahçeden toplanan bamya veya börülce, mis gibi kokulu domatesle pişirilir, biber, sofra kurulurken dalından koparılırdı.

YEREL TÜKETİM

İnsanlar yiyeceği pek çok şeyi kendi üretir, bunlar temiz, taze ve lezzetli olurdu. Büyükçe köy ve kasabalarda yerel pazarlar kurulur, ihtiyaç fazlası ürünler satılır, gerekli olanlar da alınırdı. Yardımlaşma vardı. Hasat edilen ürünlerden bir kısmı ihtiyaç sahibi komşulara verilir, para pul söz konusu olmazdı. Hemen tüketilmeyen meyve ve sebzeler, kurutularak kışlık olarak kullanılır. Salça, pekmez, sirke, turşu yapılarak da korunur. Çabuk bozulan taze meyve ve sebzeler çoğunlukla üretildiği yerde tüketildiği için nakliye ve paketleme masrafı yok gibidir.

HIZLI DEĞİŞİM

Yukarıda betimlenen modelin 1965 yılına kadar geçerli olduğu söylenebilir. 1965’te 31,4 milyon olan nüfusun yüzde 66’sını yani üçte ikisini oluşturan 20,6 milyon kişi, nüfusu 20 binden az olan kasaba ve köylerde yaşamaktaydı. Kentsel nüfus oranı yüzde 34 idi. Çalışabilecek durumdaki nüfusun yüzde 72’si tarım kesiminde çalışmaktaydı. 1995 yılına kadar geçen 30 yıllık sürede oranlar tersine dönmüştür. 1997 yılında nüfus iki katına çıkmış, kırsal nüfus oranı yüzde 35,3’e gerilerken, kentsel nüfus oranı 64,7’ye yükselmiştir (Bkz.1).

TÜRKİYE’NİN BESLENME VERİLERİ

Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre 2004-2006 yılları ortalaması olarak 6,5 milyon kişi yetersiz beslenmiştir. Yöntem olarak toplam nüfusun yüzde 2,5 oranından daha az olan veriler, rapor edilmemektedir. Bu nedenle 2022-2024 ortalaması yetersiz beslenme ve ciddi ve orta derecede gıda güvensizliği duyan kişi sayıları bildirilmemiştir.

2024 yılında beş yaş altındaki çocuklardan 100 bini bodurdur.

Zayıf olanlar 2012 yılında 600 bin iken 2024 yılında 300 bindir

Obez olanlar 2012 yılında 600 bin iken 2024 yılında 400 bin olmuştur.

18 yaş üstü yetişkinlerde obez sayısı 2012’de 15,3 milyon iken 2024 yılında 20,6 milyon olmuştur. 2024 yılında 64 milyon olan yetişkin nüfusun yüzde 32,3’ü, yani yuvarlak olarak her üç kişiden biri obezdir.

Kansızlık çeken 15-49 yaş arası yetişkin kadın sayısı 2012’de 5,8 milyon iken 2024 yılında 6,6 milyon olmuştur.

0-5 aylık bebeklerden sadece anne sütüyle beslenenlerin sayısı 2012’de 300 bin iken 2023 yılında 200 bine düşmüştür.

Doğum ağırlığı düşük olan bebek sayısı 2012’de 200 bin iken 2020’de aynı kalmıştır (Bkz.2).

2022 yılında satın alma gücü paritesine göre kişi başına günlük sağlıklı gıda maliyeti 4,5 dolardır. Sağlıklı gıdayı satın alamayan kişi sayısı 5,2 milyon olup nüfusun yüzde 6,2’sini oluşturmaktadır.

DEĞERLENDİRME

Kırsaldaki üreticiler, kente tüketici olmuş, gecekondular çoğalmıştır. Kırdan kente göç olgusu ve hızlı nüfus artışı istihdam olanaklarını aştığından işsizlik yoğunlaşmıştır. Ambalajı süslü, besin değeri düşük ama pahalı olan besinler beslenme bozukluklarına neden olmakta ve obezite artmaktadır. Kötü beslenme sağlığı tehdit etmek etmektedir.

1) Taner Kıral ve Halis Akder, https://api2.zmo.org.tr/uploads/portal/resimler/ekler/a793d8b79c1b666_ek.pdf

2) FAO ve diğ, The State of Food Security and Nutrition in the World 2024

Üretim