Yerini bilmek
Üçüncü dünya savaşı çıkacak diyenleri karamsar bulur, pek de ciddiye almazdık.
Ama şimdi anlıyoruz ki,
haklı çıkmakla kalmamış, eksik bile söylemişler.
Artık şurası bir gerçek ki
çok yönlü, çok katmanlı bir hibrit savaşın içindeyiz ve mevcut dünya düzeni çöküyor.
Eskisi gibi topla tüfekle göğüs göğüse bir savaş yok artık.
Her yönden, her yerden saldırıyorlar.
Sineması, medyası, dijital dünyası ile
toplum mühendisliğinin tüm enstrümanlarını kullanıp insanları abluka altına almakla kalmıyor
stratejistlerin, ilgili uzmanların söyledikleri gibi
günümüz savaşları algılarla sürdürülürken, teknolojiyi de kullanıyorlar.
Frekans savaşları başladı deniyor.
Eğer bu söylenenler doğru ise,
bazılarının zihinleri frekanslara mı maruz kalıyor acaba?
Öyle ya,
Ana muhalefet partisi CHP lideri ikide bir de batıya
“gelin bize müdahale edin” diye yalvarıyorsa,
AKP’li bir Milletvekili de
maaşım yetmiyor diyorsa
bunu başka nasıl izah edebiliriz ki?
FARKINDA OLMAK
Bir toplantı anları ve bir sayın vekilin
“vekil maaşımı sana vereyim hatta emekli maaşımı da ekle, gel sen idare et” dediğini duyuyoruz.
Gazeteci devam edip ısrarla soruyor
nereye harcıyorsunuz diye.
Belki anlar da ifadesini düzeltir,
ama yok, nafile.
Emekli maaşımı da vereyim onu da alın diyor.
Güç zehirlenmesi bu olsa gerek.
Nasıl bir gaf yaptığını bile fark etmiyor.
Kibire bakın!
Nice meslekli insan bu maaşın üçte birine haftanın bilmem kaç günü çalışırken
işçinin, esnafın, memurun oylarıyla seçilmiş vekilimiz maaşını beğenmiyor.
Sonra da hani,
harcamalarımız çok fazla, bunu ifade etmek istedim ama olmadı gibisinden bir özür dileyeceğine
algı operasyonu yapılıyor diyor.
E pes vallahi.
Hani sanırsınız ki
maaşını bağış yapmış da bunu
az bulmuş insanlar.
Kim bilir belki de az geliyordur.
Öyle ya,
Tekirdağ’ın meşhur köfte salonu onunmuş,
tabii eğer yazılanlar doğru ise.
Allah biliyor ya,
yolum düştü mü gider yerdim,
lezzetlidir köfteleri.
Ne zaman da gitsem koca salon tıklım tıkış dolu olurdu.
Ne diyelim gözümüz yok
Allah daha da versin ama
milletin cebinden vergilerle
ve büyük fedakarlıklarla ödenen maaşı da küçümsemesin.
SARHOŞ OLMAK
Biliriz hepimiz.
İçince ayarını bilmeyenleri.
Sarhoş olur yaptıklarını bilmezler ama ertesi günü sorsan, hatırlamazlar bile.
İşte o misal bazıları sağlığa zararlı alkolden sarhoş olurken
demek ki bazıları da böyle güçten sarhoş olup
kendisini medyanın diline düşürüyormuş.
Birisi batıya yalvarır ya da
savunma sanayi dursun, deneme yapmasınlar, balıklar ürküyor der.
Sanki balıklardan özel mesaj almış gibi!
Diğeri sürç-i lisan eyler.
Doğru dürüst Meclise gitmeden maaş alanları falan saymıyorum bile.
Ama hepsi de VIP.
Yani çok önemli insan.
Havalimanları, uçaklar falan
her yerde öncelikli olur,
her koşulda dokunulmazdırlar.
Bu kadar vekil, bunca maaş.
Zaten bir iki ay vekil ol,
ömrü boyunca yüksek maaşlı emeklilik,
yedi sülaleye yetecek VIP olanaklar.
Ohhhh ne alâ.
Dünyanın neresinde vardır böylesi imtiyazlar?
Vay benim memleketim vay.
UNUTMA
Vatandaşından kopmuş bazı kibirlilere,
medya eliyle, dijital dünya eliyle verilen onca zehire rağmen
kocaman yürekli insanları da var bu milletin.
İşte onlardan birisi de,
Prof. Dr Rıdvan Şentürk.
Tam da bu satırları yazarken ben,
bestesi, güftesi, sözleri ona ait bir klip geliverdi ondan.
“Unutma” diye.
Unutulmasın diye Filistin
unutulmasın diye kötülükler.
Yüreğine sağlık Rıdvan hocamızın.
Kapkaranlık insanlara inat
yükseliyor merhametin sesi.
Unutma diyen klibinde.