14 Ekim 2026 Çarşamba
İstanbul 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Yeşilçam’ın Erman Han’ı da tarih oluyor

Burçak Evren

Burçak Evren

Gazete Yazarı

A+ A-

Erman Han; Yeşilçam’ın duayen yapımcılarından Hürrem Erman’ın sahip olduğu; eski Alyon, yeni adıyla Erol Dernek Sokak’ta bulunan ve birçok film şirketi ile mesleki kuruluşun içinde yer aldığı, içindeki film şirketlerinin bürolarıyla bir açıdan Yeşilçam’ın prototipi olan bir binadır.

6-7 Eylül olayları sırasında zarar gören azınlık mensubu bir vatandaşın özel mülkü olan bina, 60’lı yılların başında Hürrem Erman ve kardeşleri tarafından satın alınır; mimar Aydın Boysan ve Cahit Güneri tarafından çok odalı bir hana dönüştürülür. Binanın üst kısmına bir çekme kat ilave edilir. Hürrem Erman, Havva Sokak’ta olan Erman Film’i binanın en üst katına taşır ve burada bir yapımevinin gereksinim duyduğu tüm birimleri bir araya getirerek Yeşilçam’da benzeri olmayan bir ofis kurar. Hanın diğer katlarındaki odalar ise film şirketlerine kiraya verilerek bir açıdan Yeşilçam’ın küçük bir alternatifi oluşturulur. 2000’li yıllara kadar Yeşilçam’ın ağırlık merkezi olarak da bu özelliğini korur.

Ayşe Adalı’nın, Erman Hanı en iyi tanıyanlardan biri olan yapımcı Şeref Gür’le yaptığı bir söyleşide, hanın ilk yıllarına denk düşen şu bilgilere yer verilir:

“Hürrem Bey bana dedi ki: ‘Şeref, senden bir şey istiyorum. Bu hana, mecbur kalmadıkça film şirketini kiracı olarak almayalım. Hepsi meslektaşımız. Kirayı geç öder, icraya veremezsin. Başka sorunlar çıkar, hiç yoktan kötü olmayalım.’ Abi ne yapacağız, dedim. Boş yer var ama vermiyoruz. ‘Ben karışmam o zaman! Düşünelim, bir çaresini bulalım.’ dedi. Tadilattan sonra iskân almak lazımmış, bir yandan da o işlerle uğraşıyoruz. Ama ilk kendisi mecbur oldu Acar Film’e vermeye. Murat Bey çok eski arkadaşı, sevdiği bir insandı. Onu Muzaffer Arslan (Arslan Film) takip etti. Muzaffer Abi’ye de birinci katı verdik. İlk adımlar atıldıktan sonra gerisi gelir. Berker İnanoğlu (Er Film), Enver Özer (Özer Film), Abdurrahman Keskiner (Umut Film), Şahan ve Kaçuni Haki (İnci Sineması’nın sahipleri, Melek Film) peş peşe yerleşiyor Erman Han’a. Sadece iki katı sektör dışından bir reklam ajansına kiralayabiliyor.”

Böylece Erman Han, Yeşilçam’ın merkezinde sinemacıların mekânı oluveriyor. Kısa sürede küçük bir Yeşilçam’a dönen han, aynı zamanda Anadolu’daki sinema işletmecilerinin ve dağıtımcıların da uğrak yerlerinden biri hâline gelir. Film yapmak isteyenlerle film almak isteyenlerin uğrak yeri olan han, “ölü mevsim” olarak tanımlanan yaz aylarında da olağan dışı bir hareketlilik yaşar. Haftanın belirli günlerinde İstanbul’daki yazlık sinemaların adamları film almak için burada toplanır. Erman Film’in yer aldığı en üst kat, sinemacılar tarafından “kral dairesi” olarak tanımlanır. Burası yalnızca bir büro olarak değil, özel toplantılar ve gösterilerle de öne çıkan bir yer olur. Hürrem Erman alaturka müziği çok sevdiği için, aralarında Münir Nurettin Selçuk’un da bulunduğu devrin mühim ses sanatkârları yer alır protokol listelerinde. Ve elbette Yaşar Kemal, Orhan Kemal gibi edebiyatçılar... Hatta üniversiteden arkadaşı Necip Fazıl da bazen görülür Erman Han’ın koridorlarında.

Hürrem Erman, Erman Film adına çektiği kimi filmlerin ilk gösterimlerini çok az sayıdaki özel davetlilerine ve kimi sinema yazarlarına burada göstermeyi gelenek hâline getirir.

Hürrem Bey’in daveti üzerine birkaç film gösterimine ben de katıldım. Sanırım Rekin (Teksoy) ve Tarık (Dursun) abi de vardı. Hanın en üst katı adeta imparatorluk katı gibiydi. Her önüne gelen o kata bırakın girmeyi, çıkamazdı bile. Geniş bir sinema odası ve odanın içinde dört beş tane geniş kırmızı koltuk yer alıyordu. Filmi izlerken hem konuşup tartışır hem de Erman Bey’in bu sektörde pek alışık olmadığımız konukseverliğinin cömertliğine tanık olurduk. Herkesin çekindiği otoriter bir görünüşe sahipti ama gizlemeye çalıştığı babacan ve şakacı bir tarafı da bulunurdu.

90’lı yılların ikinci yarısından sonra Yeşilçam’la birlikte Erman Han da düşüşe geçer. 2000’li yıllarda hanın çoğunluğunu oluşturan sinema şirketlerinin yerini çeşitli ticari kuruluşların iş yerleri alır. Son yıllarında ise Han’da birkaç film şirketinin deposundan başka hiçbir yapımevi kalmaz. Hanın son kiracılarından biri de Turkuvaz Kitapçılık Yayıncılık şirketinin sahiplerinden ünlü sahaf Emin Nedret İşli olur. Bugünlerde ise han, otel yapılmak üzere yıkılarak Yeşilçam’ın tarihinde yerini alıyor.