13 Haziran 2026 Cumartesi
İstanbul 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kilis
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kmaraş
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Şanlıurfa
  • Siirt
  • Sinop
  • Şırnak
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak

Yol Çizgi Boyası Seçimi Hayat Kurtarır

Metin Akgerman

Metin Akgerman

Site Yazarı

A+ A-

Yol çizgilerini biliriz. Hani şu yollarımızın ortasındaki beyaz çizgiler. Trafiği ayıran çizgiler. Ben bu yol çizgilerini de üreten bir kimya fabrikasında çalışma ayrıcalığına bir dönem sahip oldum. Bu konunun üretim, lojistik ve sahada uygulama konusunu az çok bilirim. Bu yazının amacı önemli bir probleme dikkat çekmek, problemi görünür kılmak, politika yapıcılarımızı bu problemi çözmeye davet etmektir. Ayrıca çözüm önerilerimi de paylaşacağım.


Problemi anlamak için önce ‘kötü’ yol çizgisinin ne olduğunu tarifleyelim. Kötü yol çizgisi dayanıksızdır, 6 ay ile 1 sene içinde silinir. Kaygandır. Yağışlı havada arabaların lastiklerini de kaydırır ama daha tehlikelisi motosiklet lastiklerini fena kaydırır. Güneşin UV ışınlarına dayanıksızdır, zamanla solar. Hızlı kurumaz, uygulama sonrası yolun devreye alınmasını geciktirir. Sıcaklık değişimlerine ve özellikle düşük sıcaklıklara dayanıksızdır. Yeterince parlak değildir, gece görüşünü desteklemez. Yaya geçitleri gibi yerlerde bu kötü boyaların kullanılması, adam öldürmeye teşebbüs kapsamında suç olmalıdır. Kötü yol çizgi boyası çevreye ve sağlığa zararlıdır. Çokça uçucu kimyasal partikül oluşturur. Uygulamada farklı kalınlık seviyeleri ayarlanamaz. Fiyatı litre hesabında ucuz gibi görünür ama o kadar kısa ömürlüdür ki aslında en pahalı boyadır. Sahada uygulamasında yetkin personel ve uygun ekipmanlar kullanılmaz. Bazen belediye personeli, bazen taşeron firma artık kim bulunursa onunla sahada uygulanır. Taşeron firmanın kaç metrekare iş yaptığını denetlemek de zordur, gönlüne göre bir fatura keser. Şehirlerimizdeki yollarda en çok kullanılan boya maalesef budur.

İyi boya nedir? İyi boyanın kimyasal yapısı farklıdır, içinde ucuz boyadan farklı kimyasallar vardır. Kaygan değildir, sürtünme sağlar. Güneşin UV ışınlarına dayanıklıdır, zamanla solmaz. Hızlı kurur, saha 15 dakikada hazır olur. Litre başı üretim maliyeti daha pahalıdır, yaklaşık diğer boyanın iki katıdır. Acayip dayanıklıdır. 6 sene dayanır, en iyisi 7 sene dayanır. Hem soğuk mevsimde hem sıcak mevsimde özelliklerini korur. Yüksek araç yoğunluklu yollarda dahi rengi solmaz, canlı kalır. Boyaya parlak beyaz özelliği veren titanyumdioksit oranı yüksektir. İçine özel hazırlanmış bazı cam kırığı parçacıkları eklendiğinde pırıl pırıl parlar, görüş mesafesini artırır ve teker sürtünmesini yani güvenliği özellikle yağışlı havada artırır. ( Bu cam partikülleri ve ilave TiO2 maliyeti artırır). Geceleyin güvenli görüş sağlar, özellikle yaya geçidi, tünel, okul çevresi gibi alanlarda artan görüş ile güvenliği artırır. Uygulamada farklı kalınlık seviyeleri ihtiyaca göre ayarlanabilir ve boyanın dayanım ömrü uzatılır. Uygulaması daha özen, tecrübeli personel ve ekipman ister. Litre fiyatı pahalıdır ama uzun dayandığı için yıllık maliyet hesabında uzun vadede en ucuz çözümdür. Daha az sayıda üreticisi vardır, daha niş bir alandır.

Bu yazıda önereceğim politika, kötü yol çizgi boyasından, iyi yol çizgi boyasına geçişi sağlayacak bir yapısal dönüşüm modelidir.

Bahsettiğimiz yol çizgi boyalarının çeşitli tipleri var: su bazlı, solvent bazlı, termoplastik, MMA boya vs.. Kimi sıcak uygulanıyor yani boyanın asfalta yapışması için ısıtılması gerekiyor kimi ise soğuk uygulanıyor. Bazıları sahada iki kimyasalın birleşimi ile uygulanıyor. Bu yazıda benim iyi boya olarak bahsettiğim boya özellikle MMA boyasıdır, yani en pahalı ve en uzun ömürlü soğuk uygulanan plastik boyadır ve bazı durumlarda termoplastik boyadır. ( MMA: Metil Metakrilat boyasıdır. Sahada uygularken rezin kısmı ile sertleştirici/katalizör kısımları ayrı uygulanır, 15 dakikada kurur, plastik gibi bir kaplama oluşturur)

Yol çizgi boyasını kim kullanıyor? En çok belediyeler kullanıyor daha sonra ise Karayolları Genel Müdürlüğü kullanıyor. Yılda binlerce tonluk boyadan ve milyarlarca TL iş hacminden bahsediyoruz. Üreticiler ise tamamen özel sektördeki kimya firmaları. Kimi yerli sermaye kimi yabancı sermaye. Ama yerli sermaye olanlar dahi boya kimyasallarının büyük bölümünü ithal ediyorlar sonucunda boyanın maliyetinin yaklaşık yarısı ithal girdidir.

İyi yol boyası uygulamasına geçebilirsek bunun faydaları ne olur?

1.    Yılda düzinelerce ölümlü trafik kazası, yüzlerce yaralanmalı kaza engellenir. Güvenli sürüş ve özellikle gece sürüşünün emniyeti artar.

2.    Trafik sigortası başta olmak üzere sigortacılık sektörünün üzerindeki maliyet baskısı azalır, sigorta maliyetleri azalır, milli tasarruf artar, enflasyonist baskı azalır.

3.    Şehir içi yolların düzeni artar, kaos azalır. Kaos kaynaklı işgücü kayıpları azalır, şehirlerin üretkenliği artar.

4.    Yol kenarlarındaki park edilebilir alan tanımlamaları, bisiklet yolu tanımlamaları, otobüs yolu tanımlamaları, kavşakların tıkanmamasını sağlayan tanımlamalar, sağa, sola dönüşlerin tıkanmamasını sağlayacak tanımlamalar yol çizgileri ile yapılır hale gelir.

5.    Şehirlerin kalite algısı artar, turistik çekicilik artar. Gurbetçilerin bir kısmındaki ‘Türkiye’de araba kullanmam abi” algısı kırılır. Tatil dönemi arabası ile Türkiye’ye gelen turist sayısı artar. Geceleri araba kullanmaktan çekinen sürücü sayısı azalır. Araba kullanmak herkes için daha keyifli hale gelir.

6.    Yarının teknolojilerinin sahada uygulanmasının önü açılır. Otonom sürüşe uygun araç kameraları, içine belirli cam kırıkları ve partiküller katılmış MMA boyalarının parlaklığını uzaktan tespit eder ve güvenli otonom sürüş imkânı sağlarlar. İHA ve uydulardan otopark sahalarındaki park hücrelerinin doluluğu tespit edilebilir hale gelir ve açık otoparklardaki atamalar, teknolojik araçlar ile yapılabilir hale gelir.

7.    Her yıl aynı bölgelere delice yeni yol boyası uygulaması yapmak yerine (zaten yapılamıyor) 6 senede bir uygulama yapılır, büyük maliyet tasarrufu sağlanır.

Gelecek Nasıl olacak?

Gelecekte, yollarımızın (şehir içi ve dışı) yol çizgi modellerini yapay zekâ sistemleri çizecekler. Nerede hangi renkte, hangi tipte boya uygulanacak bu modelleri yapay zekâ üretecek. Saha uygulamasını ise bu işe özel geliştirilmiş dronlar güvenle (uygulamada kimyasal maruziyeti vardır) ve mükemmel şekilde yapacaklar. En iyi ve uzun ömürlü yol çizgi boyaları kullanılacak. Bütün ülkeler bu modele doğru gidecekler, kimi daha hızlı gidecek, kimi yavaş gidecek ve pazarlarını bu konuda ilerlemiş yabancı firmalara teslim etme mecburiyetinde kalacaklar. Yabancı dronlar gelecekler, işlerini yapıp gidecekler. Parası da yurtdışına ödenecek. 

Türkiye’de sistem neden çalışmıyor?

Peki buraya kadar vaziyet açık. İyi, kaliteli, uzun ömürlü yol çizgisine geçilmesi gerektiğinde herhalde mutabık kaldık. Peki biz bu işi neden beceremedik? Sistem nerede aksıyor? Neden gelişmiş ülkelerdeki gibi yollarımızdaki çizgiler pırıl pırıl değil? Hatta çoğu zaman çizgi mizgi yok, Allah’a emanet yollar.

1.    Belediyelerin bütçe sorunu var. Öncelik kadro şişirme ve maaş ödemesinde. Zaten milyonlarca şehircilik problemi içinde düzgün yol çizgisi projesi yapacak para kalmıyor.

2.    Belediyelerde bu konuda uzmanlık oluşturacak imkân yok. Standartlar ve denetim yetersiz. Ekipmanlar yetersiz. Sahada yol çizgisinin en iyi şekilde uygulama planının çıkartılmasını bilen uzmanlık da yok. En iyi boya ve uygulamaya ulaşmaları da pek mümkün değil.

3.    Karayolları, yol çizgi boyası işini alım ihaleleri ile yönetmeye çalışıyor. Kendilerince doğru teknik şartnameleri hazırlıyorlar, piyasaya çıkıyorlar. Zaten bu işe teklif verebilecek oyuncu sayısı sınırlı. Binlerce ton boyanın istenen kalitede ve zamanda istenen bölge müdürlüğü depolarına teslimi işi kolay değil. Bir firma, bir sene ihale alıyor öteki sene alamıyor. Fiyatı ihalede kıra kıra bazı firmalar zararına işi alıyorlar. Üretim planları allak bullak oluyor. Bazı pahalı kimyasallar yerine formülasyonda başka kimyasallar kullanılsa da zarar azaltılsa nasıl olur? Maliyet azalacak, firma kârlılığı artacak. Binlerce ton boya üretilip sahaya teslim edildikten sonra Karayolları numune alıp sahada test yapıyor. Bazen kalite testi geçiyor bazen geçemiyor. Acaba doğru proses ile numune alındı mı? Binlerce ton boya üretilmiş, sahaya teslim edilmiş, on milyonlarca dolarlık iş yapılmış ne olacak? Geri mi toplanacak bu boyalar, bu mümkün mü? Rework denen tekrar boyayı yenileme işlemi ne kadar yapılabilir? Kim ödeyecek maliyetini? Yani herkes iyi niyetli ama mecburen bazen yetersiz kalitede boyalar sahaya gidebiliyor.

4.    Bu tür kimyasal boyalar sürekli üretim değil, kesikli üretim ile üretilirler. Yani kazan kazan üretilirler. Farklı kazanlar, farklı zamanlarda, bazen farklı sıcaklık ve basınç ortamlarında farklı batch kimyasal girdiler ile üretilirler. Her batch üretimin aynı kalite standardında olması istenir. Aynı kazanda beraber üretilen boyalar aynı kalitede olur ama binlerce ton boyada yüzlerce kazan üretim yapılır. Farklı şartlarda depolanabilirler. Acaba kaliteye bu durumun etkisi nasıl oluyordur? Karayolları kalite ölçümü için numune alırken bu işi nasıl yönetiyordur? İsterleri karşılayamayan batch boyalar doğru zamanda tespit edilebiliyor mudur?

5.    Karayolları için yol çizgi boyası alımı ihalesi denen olay çerezdir. Karayolları o kadar çok sayıda ve büyük ihaleler yönetiyor ki açıkçası bu iş diğer büyük işlerin gölgesinde kalıyor. Yani yılda milyarlarca dolarlık yatırım bütçesi yönetiyorsunuz, bu yol çizgi ihalesi işi birkaç on milyon dolarlık, pek de göz önünde olmayan bir iş.

6.    Karayollarının depolarına boyalar palet palet inmiş bekliyorlar. Acaba o boyaları uygun saklama şartları o depolarda var mı? Peki o bölgede caminin imamı geliyor, Allah rızası için camiye boya istiyor. Vermeyecek misiniz? Okul müdürü gelip okula boya istiyor vermeyecek misiniz? Peki solvent bazlı içinde zehirli kimyasallar olan boyalar iç mekânda, okulda, camide kullanılabilir mi?

7.    Peki boyalar sahada müşteriye teslim edildi. Doğru boya, doğru yolda, doğru şekilde uygulanabilecek mi? Karayollarının kendi personeli ve ekipmanları var ama bir de aynı işi taşeron firmalara yaptırıyorlar. Hangisi daha doğru? Peki seçim zamanı taşeron firma personeli haklı olarak kazan kaldırıyor, ‘aynı işi yapıyoruz ama az para alıyoruz’ diyorlar ve haydi bakalım hepsi memur kadrosuna alınıyor. Peki şimdi işi sahada kim yapacak?

Eminim bu problemlerin bir kısmı aradan geçen yıllar içinde düzelmiştir, ama vatandaş olarak sonuca baktığımızda hala ortada düzgün sonuç göremiyoruz. Otoyollarda başarılı işler yapılıyor. Karayolları bence otoyol konusunda başarılı ama belediyelerde, asıl vatandaşın hayatının geçtiği yollarda durum içler acısı.

Bu konuyu politik arenada sahiplenecek bir liderlik gerekli. Tercihen üst seviyede bir politik liderin, ‘şehirlerimizdeki yol çizgilerini mükemmel hale getirin ve eksikleri tamamlayın’ gibi bir talimat vermesi gerekli. Malum ülkede işler büyük ölçüde tepeden aşağı talimatla iniyor.

İlgili bakanın (muhtemelen Ulaştırma Bakanı en uygunu) ilgili kişi ve kurumları bir masa etrafında toplayıp ‘neden bu işi beceremedik?’ ve ‘ne yapılması gerekir?’ sorularını sorması gerekir. Toplanacak kişiler, Karayollarında boya çizgilerine bakan birim, ihale teknik şartnamesini yazan uzman, birkaç belediye başkanı, Boya sanayicileri derneğinden yetkili, kimya fabrikası müdürü, kalite yöneticisi, sahada uygulama yapan taşeron firma yetkilisi. (Bu grupta çıkar çatışmaları olacaktır, yönetilmesi gerekir). Sonucunda bir proje ekibi kurulur ve çalışmaya başlar ve bir çözüm planı oluşturur. Oluşacak çözüm planının az-çok şuna benzer bir plan olmasını beklemeliyiz:

Yapısal Dönüşüm planı

1.    Belediyelere sadece yol çizgi harcamaları için tahsisli bir bütçe ve bağlı bir banka hesabı açılmalıdır. Bu hesaptan başka harcama yapılamamalıdır.

2.    Yol çizgi uygulaması yetkisi belediyelerden kademeli olarak alınmalı ve merkezi bir kamu birimin yetki ve sorumluluğuna verilmelidir. ( MMA boyaları yanıcıdır, uygulamada buharı solunmamalıdır vs. uzmanlık, ekipman, eğitim ister)

3.    Yol çizgisi konusunda kamu tarafından bir Mükemmeliyet Merkezi birimi (kısaca MERKEZ) kurulmalıdır. Bu birim bu konunun ar-ge faaliyetlerini, testleri, üretimi, dış firmalardan tedarik süreçlerini, denetimi tek elden yönetmelidir ve ilgili kamu kurumları ve belediyeler ile yakın çalışmalıdır. Konu hakkında gerektiğinde kanun ve yürütme tasarılarını önerebilmelidir. Saha uygulamasını bu kuruma bağlı ekipler ülke genelinde yapmalıdır.

4.    Belirli tipte yol çizgi boyalarının Türkiye’de kamu kurumları ve belediyeler tarafından kullanımı tamamen yasaklanmalıdır. Hangi kategoride boyanın nerede kullanılması gerektiği de tüm belediye ve kamu kurumlarına iletilmelidir.

5.    Türkiye’de başta MMA boya olmak üzere, en yüksek kaliteli yol çizgi boyasının yüksek yerli hammadde girdisi ile yeterli miktarda üretilmesi sağlanmalıdır. Üretimin en az 1/3 kadarı MERKEZ’e doğrudan bağlı bir kimya fabrikasında yapılmalıdır.

6.    MMA boyasında MMA monomeri vardır ve maliyetin önemli kısmını oluşturur. Sanayinin bir çok alanında kullanılan bir kimyasaldır. Bugün için Türkiye’de bunun üretimi yoktur genelde Suudi Arabistan’dan ithal ediyoruz. Uzun vadede bir rafineri yanında MMA monomeri üretim tesisi planlanmalıdır, ilgili boya fabrikası da onun yanına planlanmalıdır. Misal Ceyhan bölgesi olabilir. Bugün için monomer yapamasak dahi boya fabrikasını Ceyhan’a kurabiliriz.

7.    MERKEZ’e bağlı 2000 kişilik uzman bir saha uygulama kadrosu kurulabilir ve Türkiye çapında tüm yol çizgilerini kendi ekipmanları ile bu ekip en verimli ve kaliteli şekilde halledecektir.

8.    MERKEZ, yolları otonom sürüşü kameralarına uygun yol çizgi boyası ile düzenlemelidir. Bu konuda ilgili görüntü işleme yazılım firmaları ile beraber çalışılmalıdır.

9.    Yol çizgisi konusunda önerdiğimiz bu yapısal dönüşüm programı uzun vadede Suriye, Irak, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan gibi komşu ülkelerimizin de ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmalıdır. Bu ülkelerin de şehircilik standardını maliyet etkin şekilde yukarı çekecek çözümleri oluşturabilmeliyiz. Hem kaliteli boya üretimi hem ilgili uygulama uzmanlığı buna uygun planlanmalı.

10. Zaman içinde MMA boyası içindeki ithal girdi miktarı azaltılmalı, yerli tedarikçilerin oranı artırılmalıdır. Serbest piyasa dinamiklerine işi bırakırsak bu durum oluşamaz. Bunun MERKEZ tarafından yönetilmesi ve planlanması gerekli.

11. Önerdiğimiz Yol Çizgi boyası mükemmeliyet merkezi projesi ve üretim fabrikası zaman içinde askeri projeler için de boya ve kimyasallar üretecek şekilde büyütülebilir. (gemi boyaları, uçak boya ve kaplamaları, askeri kara araçlarının boyaları vs.) Bu durumda artık bu merkezin isminin Askeri Kimya Sanayii ( Askimsan) haline getirilmesi ve Aselsan benzeri bir modelde yönetilmesi uygun olur. Bu kimya sektöründe süreçler, insan kaynağı az-çok aynıdır yani bu tesis her türlü endüstriyel boya ve birçok kimyasalı üretebilir.

12. Belediyeler ve MERKEZ arasında yıllık bir servis anlaşması yapılması ve bu anlaşmada belirtilen servis seviyesi şartlarına uygun olarak belediyelerin yol çizgi uygulamalarının MERKEZ tarafından yapılması uygun olur.

13. MMA boyaları yanıcı sıvı kategorisinde sınıflandırıldığından lojistiği özel yönetilir. Üretimden sonra yerel depolara dağıtım ve bölgesel depolama konusunda TCDD altyapısını kullanmak uygun olur.

14. Bu yol çizgi boya ve hizmetinin günün sonunda MERKEZ tarafından belediye ve Karayolları gibi kurumlara faturalanması gerekecek. Misal İstanbul’da yılda 8 bin ton yol çizgisi boyasını 500 kişilik bir ekip yıl boyu uyguladıysa bunun maliyetinin yarısı İstanbul belediyelerine faturalanır, geri kalan yarısı ise Şehircilik bakanlığı ve Karayolları’na faturalanabilir. Hatta bu işin faydasını görecek olan Sigortacılık sektörüne de bir miktar fatura kesilebilir. Ülke çapında MERKEZ’in yıllık yol boyası ve uygulama işleri için keseceği fatura muhtemelen 750 milyon dolar civarında olacaktır.

Yukarıda önerdiğimiz model ile hangi problemleri çözdük?

1.    Belediyelerin yol çizgi boyası işleri için kaynak yönetimi sorunu

2.    Belediyelerin uygulama için uzman personel ve ihale yönetimi sorunları

3.    Uyduruk, 1 sene bile dayanmayan boya yerine, 6 sene dayanan kaliteli boya kullanımı ile kamunun israf sorununu

4.    Mevcut boya fabrikalarımızda talep dönemsellik içerir ve bu boya fabrikaları yılın belli döneminde yoğun çalışır, stok yapar, belirli döneminde ise çalışmaz. Sektörde kapasite kullanım sorunları var. Bizim önerdiğimiz modelde dönemsellik yok, her ay tesis tam kapasite üretim yapacak, uzman personel 100% kullanılacak yani 100% kapasite kullanımına dayalı bir üretim modeli. Personeli yıl boyu işten çıkartmaya gerek yok, sürekli iş var. Verim problemini çözdük.

5.    MMA gibi tehlikeli kimyasal sınıflandırmasındaki boyaya uzman olmayan belediye personeli dokunamayacak, uzman MERKEZ personeli işi halledecek. Yani konunun sağlık riski problemini çözdük.

6.    Uzman ve tam ekipmanlı personel sayesinde şehirlerimizdeki yollar, yol çizgi uygulamaları için mümkün olan en kısa süre kapatılacaktır. Büyük şehirlerimizdeki işlek yolların, köprü ve tünel yollarının boya işleri geceleyin yapılacaktır. Bu işlerin profesyonel ekiplerce yapılması uzun yol kapatma durumlarını engeller ve gerekli güvenlik tedbirlerinin düzgün olarak alınmasını mümkün kılar.

7.    Aselsan’ın kimya versiyonu olan bir kamu kurumu kurduk böylece zaman içinde bu sektör çevresinde yerli sanayi gelişecek, yurtdışı bağımlılık azalacak. Dış ticaret açığı sorununu kimya sektöründe küçültüyoruz.

8.    Başlangıç noktamız olan yollardaki can güvenliği başta olmak üzere mevcut durumdan kaynaklanan çoğu sorunu küçülttük.

Sonuç olarak, Türkiye’de bu yol çizgisi boya işlerinin üretimi konusunda güçlü bri kimya sanayisine sahibiz. Yetişmiş personel de var. Bu tür yapısal dönüşüm politikalarını uygulayabilecek tek parti hükümetine, başkanlık sistemine de sahibiz. Büyük ölçüde konu belediyelerde tıkanıyor. Hükümet bu konuda ortaya irade koyarsa bu iş çözülür. Bu yol çizgisi ilintili sorunlara vatandaşımız ve basınımız daha çok ilgili gösterirse hükümet üzerinde de doğru yönde bir baskı oluşturulabilir.