Yüksek enflasyon ABD ekonomisini sarsıyor

Serhat Latifoğlu

Serhat Latifoğlu

Gazete Yazarı
TÜM YAZILARI

Rusya Federasyonu’nun gerçekleştirdiği Ukrayna Operasyonu’ndan sonra ABD başta olmak üzere Batı’nın Rusya’ya uyguladığı ambargo tüm dünya ekonomisinde enflasyonu tetikledi. Ambargo esasen Rusya’yı hedef almıştı fakat Rusya’nın hazırlıklı olması ve uyguladığı başarılı devletçi politikalar ambargonun savuşturulmasını sağladı. Buna karşılık ABD ve AB olmak üzere ‘serbest piyasa’nın hüküm sürdüğü ülkeler son 40 yılın en yüksek enflasyonu ile karşı karşıya kaldılar. ABD’de geçen hafta içinde açıklanan ÜFE verisi, on yıllar sonra enflasyonun ilk kez çift haneli rakamlara ulaştığını gösteriyor. Konu ile ilgili bu hafta içinde OMFIF (Resmi Parasal ve Finansal Kurumlar Forumu) isimli düşünce kuruluşunun ekonomisti olan Julian Jacobs önemli bir makale yayınladı.

ABD’DE ŞİRKETLERİN AÇGÖZLÜLÜĞÜ ORTAYA DÖKÜLDÜ

Reel ücretlerin azalması, hane halkı borcunun birikmesi ve durgunluk ihtimalinin artmasıyla birlikte enflasyon sorunu artık ABD’li siyasetçilerin ana tartışma konusu haline gelmiş bulunuyor. ABD siyasetinde enflasyonun sebebi konusunda farklı görüşler bulunuyor. Bir süreden beri gelen kötü veri akışı ABD ekonomisinde durgunluk riskinin arttığını gösteriyor. Dolayısıyla politika arenasında karşılıklı suçlamalarla tartışmalar yoğunlaşıyor, Washington’un kafa karışıklığı ve çaresizliği her geçen gün artıyor. ABD’de şirketlerin fiyatları şişirmesi ve açgözlülüğünün enflasyonun ana nedeni olduğu konusu açıkça tartışılıyor. Makale yazarı geçen hafta yapılan bir ankete dikkat çekiyor. Ankete göre şirketlerin yüzde 50'sinden fazlası, fiyatları gerekenden daha fazla yükselttiğini itiraf etti. Bu da, artan maliyetlere rağmen, finans dışı ABD şirketlerinin son iki çeyrekte, 1950'den bu yana nasıl en büyük kârı elde ettiklerini açıklıyor. ABD Hazine Bakanı Janet Yellen’in geçen hafta kârların artmasına rağmen 'talep ve arzın enflasyonu büyük oranda artırdığını' savunsa da işi aslının böyle olmadığını, yapılan anket net olarak gösteriyor.

BIDEN YÜKSEK ENFLASYON KONUSUNDA RUSYA’YI SUÇLUYOR

Biden yönetimi Rusya Federasyonu’nun Ukrayna Operasyonu’nu enflasyona neden olan tek faktör olarak açıklarken kendilerinin uyguladığı ve AB başta olmak üzere tüm dünyaya dayattığı ambargonun yüksek enflasyonda etken olduğunu gizlemeye çalışıyor. Makale yazarı ambargo konusunu es geçerken Operasyon’un başladığı şubat ayından önce fiyatların önemli ölçüde arttığı gerçeğini teslim etmiş. Yazar, her ne kadar enflasyon oranında enerji maliyetindeki ani artışın etkili olduğu gerçekse de enflasyonun en az yüzde 7 olacağını ifade etmiş.

CUMHURİYETÇİLER VE LİBERALLER DEVLET DESTEĞİNİ SUÇLUYOR

Cumhuriyetçiler ve liberaller ABD hükümetinin Kovid 19 salgınında uyguladığı trilyonlarca dolarlık teşvik politikalarının enflasyonun asıl nedenlerinden biri olduğunu ileri sürüyorlar. İddialara göre bireylere ve işletmelere yapılan nakit transferleri, tüketici satın alma gücünü yapay olarak artırarak enflasyonu yükseltti. Kovid 19 salgınının etkisinden kurtulmak için Donald Trump 4 trilyon dolarlık paket açıklamış, Joe Biden bu pakete ek olarak 1.9 trilyon dolarlık paketle ekonominin canlanması için devlet desteğini artırmaya devam etmişti. Yapılan devlet müdahalesi işsizliği kısa sürede yüzde 3’lere kadar düşürmüş ve uzun yıllar durgunluk içinde olan ABD ekonomisini canlandırmıştı. Makale yazarı bu gerçeğin bilinciyle ABD ekonomisinin salgının başında girdiği ani daralmaya dikkat çekiyor. Yazar, teşvik tedbirleri olmasaydı şiddetli yoksulluk içindeki Amerikalıların yüzdesinin iki katına çıkmasının muhtemel olduğunu ve ekonominin önemli bir durgunluğa sürükleneceğini söylüyor. Bununla birlikte devlet teşviklerinin enflasyondaki rolünün Cumhuriyetçiler tarafından büyük ölçüde abartıldığını ifade etmiş. Bu tezine kanıt olarak AB’nin çok daha düşük teşvikler vermesine rağmen enflasyon oranının yüzde 7'nin üzerine çıktığını ifade etmiş.

YÜKSEK ENFLASYON VE SALGIN TEDBİRLERİ

Tartışmalarda ön plana çıkan diğer bir konu ise salgından ötürü yapılan kapanmaların sebep olduğu talep daralması ve ardından gelen yüksek talep patlamasının enflasyona sebep olmasıdır (ertelenmiş talep). Yazar, Salgın sürecinde hane halkının tasarruf oranının arttığı ve bundan ötürü yüksek enflasyonun etkili olmayacağı beklentisinin iyimser bir tahmin olduğunu belirtiyor ve halen toplam tasarrufların önemli bir kısmının nüfusun yüzde 10’una ait olduğunu hatırlatıyor.

ABD HALKI YÜKSEK ENFLASYON ALTINDA EZİLİYOR

Önceki hafta açıklanan Gallup anketine göre, yıllık 40 bin dolardan az kazanan Amerikan hanesinin yüzde 71'inin, enflasyonun ciddi veya orta derecede sıkıntıya neden olduğunu söylediğini bildirdi. Bu rakam 100 bin dolardan fazla kazanan haneler için ise sadece yüzde 29. Makale yazarı Amerikalı çalışanların büyük bir kısmının yüksek enflasyon altında zorluklar yaşadığına dair en temel kanıtın kredi kartı borcunun artışı olduğunu ifade ediyor. Tüm bunlara ek olarak ABD’de durgunluk beklentisinden dolayı işten çıkarma furyasının başladığını hatırlatmakta yarar var.

Sonuç olarak; OMFIF ekonomisti dolaylı olarak şirketlerin açgözlülüğünün enflasyonun temel etkenlerinden biri olduğunu ifade ediyor. OMFIF ekonomistinin makalesi neoliberal kurumlardan çıkan yeni bir çatlak ses ve benzer çatlak sesler her geçen gün artıyor. IMF, G30, Davos Forumu gibi çok sayıda neoliberal kurumdan yükselen aykırı görüşler zaman içinde tartışmaları yoğunlaştırırken, pratikte dünya ekonomisinde kamuculuğa yönelişe hep birlikte şahit olacağız. Zira neoliberal politikalar artık kendi yarattığı sorunlar altında ezildikçe eziliyor ve çare üretemiyor.

Kaynakça;

https://www.omfif.org/2022/06/inflation-blame-game/