Yaşasaydı Ergenekon sanığı olacaktı!

Yaşasaydı Ergenekon sanığı olacaktı!

17.2.2017 15:39 17.2.2017 15:36

Orgeneral Eşref Bitlis’i öldürmekle kalmadılar. “Ergenekon” suçlusu da yaptılar. FETÖ’nün muhbiri Tuncay Güney’e yaptırılan şemada, Eşref Bitlis de hedef isimler arasındaydı.

HİKMET ÇİÇEK

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’i yitireli 24 yıl oldu. l7 Şubat l993 gününde Bitlis’i Diyarbakır’a götürmek üzere Ankara’dan havalanan VIP uçağı, kalkıştan yaklaşık 7 dakika sonra Ankara Posta İşleme Merkezi’nin bahçesine düştü. Olayda Orgeneral Eşref Bitlis, Albay Fahir Işık, 1. Pilot Binbaşı Yaşar Erian, 2. Pilot Yüzbaşı Tuğrul Sezginler ve Uçuş Makinisti Astsubay Emin Öner yaşamlarını yitirdiler. “Esrarengiz kaza” bugüne kadar aydınlatılmadı.

Orgeneral Bitlis’i öldürmekle kalmadılar. “Ergenekon” suçlusu da yaptılar. FETÖ’nün muhbiri Tuncay Güney’e yaptırılan şemada, Eşref Bitlis de hedef isimler arasındaydı.

MİT YAZISINDA BİTLİS

MİT Müsteşarlığı, Ergenekon davasının görüldüğü, F tipi örgütün güdümündeki İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 23 Aralık 2008 tarihinde Ergenekon şemasıyla birlikte yolladığı “Çok Gizli” damgalı yazıda, “Ergenekon Örgütü” şemasında yer alan dokuz TSK mensubundan birinin Orgeneral Eşref Bitlis olduğunu yazdı. Bitlis, şemanın tepesindeki orgenerallerin en kıdemlisiydi, yani MİT’e göre Bitlis. “Ergenekon Terör Örgütü”nün liderlerindendi.

MİT’in yazısında şöyle deniyordu:

“İddialara konu 69 şahıstan 2’si (Eşref Bitlis ve Gülçin Telci) halen hayatta bulunmamaktadır. Diğer şahıslar ise 14 politikacı, 13 basın mensubu, 19 işadamı, 3 itirafçı, 9 mafya ile bağlantılı olduğu ileri sürülen  eski ülkücü, 9 Silahlı Kuvvetler mensubu, 1  yazar ve 1 emniyet mensubu konumundadır. (T.G. İpek’in ifadesi ve CD’lerde yer alan iddialardan oluşturulan şema EK-7’de sunulmuştur.)”

MİT, şemada bulunan 69 ismin adını ön yazıda anmıyor. Ama Eşref Bitlis’in altını çiziyor. Tuncay Güney ifadesinde “Bunlar, Karadayı, Kıvrıkoğlu, Veli Küçük, Eşref Bitlis, Teoman Koman, Rasim Betir, Osman Özbek bunların bir grup olduğunu söylüyorlar. Çekirdek kadroyu oluşturuyorlar” diyordu.

Orgeneral Bitlis’i 1993 yılında şehit edenler, 2001 yılında Ergenekon tertibini kurarken şemanın tepesine onun adını yazdırmışlardı.

Ölümünün üzerinden onca yıl geçmesine rağmen Eşref Bitlis’e yönelik bu hıncın bir nedeni olmalıydı.

Bitlis’in suçu büyüktü: ABD’nin Kürt planını bozmaya girişmek!

Reklamdan sonra devam ediyor

ÇEKİÇ GÜÇ’E KARŞIYDI

Eşref Bitlis, ABD’nin ve Çekiç Güç’ün PKK’ye silah ve malzeme gönderdiğini saptamıştı. Kürdümüzü kazanmaya ve ABD’nin Kuzey Irak’ta kukla devlet planını bozmaya yönelmişti. Suçu buydu. Bitlis’in Planı, ABD’nin Kukla Kürdistan’ı kurma girişimlerine cepheden darbe indiriyordu.

BİLİRKİŞİ RAPORLARI

Vatan Partisi’nin yöneticilerinden Avukat Nusret Senem, 2. Pilot Tuğrul Sezginler’in mirasçılarının vekili olarak açtığı davada, K. K. K. As. Savcılığının kasasında kilitli dosyaların kapağını açtırdı.  Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada iki ayrı bilirkişi heyeti, suikastı açıkça ortaya koydular. Raporları oybirliğiyle yazan heyetler, İstanbul Teknik Üniversitesi ile Ortadoğu Teknik Üniversitesi/TAİ öğretim üyelerinden oluşuyordu. Buzlanma yoktu, pilot hatası yoktu, yapım hatası yoktu. Geriye suikast olasılığı kalıyordu. Her iki bilirkişi heyeti raporu da bunları vurguluyordu.

BİNBAŞI BİTLİS, KEMALİST ÖRGÜTÜN İÇİNDEYDİ

1970’li yılların başlarında Binbaşı Eşref Bitlis Harp Akademisi’nde öğretim üyesi olarak bulunuyordu. Fakat yalnızca öğretim görevlisi değildi. O da Silahlı Kuvvetler içindeki Kemalist örgütlenmelerden etkilenmişti. 9 Martçıların İstanbul kanadına dahildi. O sıcak günlerde Tümgenenal Celil Gürkan’dan randevu almış ve özel görev ile Ankara’ya gelmişti. Ankara’da 9 Martçıların kendi aralarında kullandıkları parolayı söyleyerek Gürkan’a kendisini tanıtmıştı.

29 Mayıs 2014 günü yaşamını yitiren Tümgeneral Gürkan, Eşref Bitlis’e ilişkin anısını şöyle anlatıyordu: “Eşref Bitlis ile temasımız oldu. Rütbesi icabı ‘kurye’ görevini görüyordu. Rütbesi gereği üst kademe toplantılarına katılmazdı tabii. Karar verici konumda değildi ama bizim arkadaşımızdı.

Ben emekli olduktan sonra Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanı olarak Bolu’ya gittim. Orduevi’nde kalıyordum. Bitlis de Bolu Jandarma Tugay Komutanı idi. Benim geldiğimi Bitlis’e haber vermişler. Hemen telefonla aradı. ‘Paşam neden gelşinizi haber vermediniz, size gücendim. Yarın akşam yemeği beraber yiyelim’ dedi. Döneceğimi söyledim ama bırakmadı. Akşam, bahçede güzel bir yemek verdi. Tatlı tatlı sohbet ettik. Eski anılarına ‘hafifçe’ temas etti.”

 

 


Aydınlık'ı desteklemek için Facebook ve Twitter'da takip edin!
Köşe Yazıları Tüm Yazarlar
Tüm Haberler
0.43 4.75 5.06 4.73