17 Haziran 2023 Medyanın Halleri: Ya Brütüs ya tavşan aday

İşte günün öne çıkan gazeteleri

YA BRÜTÜS YA ‘TAVŞAN ADAY’

Nedim Şener/Hürriyet

Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmayı hayal ederken, 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleri yenilgisinden sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’deki genel başkanlık koltuğu da sallantıda.

O ise “Kaptan olarak gemiyi sağlam limana götüreceğim” diyerek aslında bireysel kurtuluşunu amaçlayan, “gemisini kurtaran kaptan” rolünü oynamaya çalışıyor. Kılıçdaroğlu’nu en zorlayan ise içi boş bir “değişim” çağrısıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu.

İmamoğlu “geminin dümenini” almaya hazırlanırken, CHP’li Özgür Özel kendisini ortaya atarak çıktı, “Genel Başkanlığa adayım, hazırım” dedi.

İlginç olanı ise İmamoğlu’nun ortaya attığı “değişim” kavramına da sahip çıkarak, “Değişime ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Değişim konusunda cesur, kararlı ve vefalı olacağım. Değişimin sadece şahıslar üzerinden okunması doğru değil...” açıklaması yaptı.

Özgür Özel’in “Değişime ihtiyaç var” dedikten sonra kendisini CHP Genel Başkanlığı için aday olarak ilan etmesi iki şeyi akıllara getirdi: Bugüne kadar CHP’deki tüm başarısızlıkların ortağı olan Özgür Özel ya liderini arkadan hançerleyen Brütüs ya da ‘tavşan aday’...

BU PİLAV ÇOK SU KALDIRIR

Dilek Güngör/Sabah

Türkiye'nin en köklü gazetesinde skandalların ardı arkası kesilmiyor. Açıkçası, Cumhuriyet gazetesinde olan biteni ağzım açık izliyorum. Uzun zamandır mahremiyeti ihlal eden, kişileri hedef gösteren, devlet kurumlarını ve yetkililerini aşağılayan, Türkiye'nin uluslararası itibarına zarar veren haberlerle anılan gazete şimdi kendine yeni bir yol çizmiş anlaşılan!

Takip ettiniz mi, bilmiyorum.

Bir süredir gazetenin adı E-ticaret Yasası aleyhine para karşılığı haber yaptırılması tartışmalarıyla anılıyor. Gazetenin üç isminin e-ticaret yasası aleyhine manipülatif haber yapma karşılığında bir şirketten çikolata kutusunda 500 bin TL kayıt dışı para aldığı iddiası, bu ortaya dökülünce Cumhuriyet Vakfı'nın İstanbul Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunması, savcılığın takipsizlik kararını 'kumpas bozuldu' diye okuyucularına sunan vakıf yönetimi, gazetenin genel yayın yönetmeninin tüm yaşananları ifşa eden yazısının yayımlanmaması hatta üzerine kapı dışarı edilmesi...

Üstelik sadece gazete değil Cumhuriyet Vakfı da karışmış durumda... Havada uçuşan iddialara yanıt vermesi gerekenler susuyor. Yönetim Kurulu üyeleri birbirini suçluyor. Üyeler vakıf başkanını istifaya davet ediyor. 99 yıllık gazetenin içine düştüğü duruma bakın?

Bağımsızlık ilkesine tüm kadrosunun sıkı sıkıya sarılmasını isteyen Yunus Nadi bu günleri görse kim bilir ne derdi! İnsan gerçekten üzülüyor...

SATILIK KALEMLER

Kurtuluş Tayiz/Akşam

Kemal Kılıçdaroğlu'nun, istifasını isteyen gazetecileri "satılık kalemler" diye suçlaması CHP medyasını karıştırdı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nu en sert eleştirenlerin başında Sözcü TV'den Fatih Portakal geliyor. Eleştiri de demeyelim artık, Portakal'ın sözleri hakarete varan nitelikte, hatta tehdit kokuyor.

Önce Kılıçdaroğlu'nun istifasını isteyen Portakal, sonuç alamayınca dozu artırarak "benim gözümde Kılıçdaroğlu basiretsiz ve korkak bir liderdir" demeye başladı.

Sözcü TV'de araya aldıkları röportajda da Kemal Kılıçdaroğlu'nu kurultayda aday olmaması için hayli sıkıştırdılar.

12 seçim yenilgisine rağmen koltuğunu korumayı başaran Kılıçdaroğlu'nu da hafife almamak gerekiyor. Maaşa bağladığı adamlara pabuç bırakacak hali yok. "Satılık kalemler" derken, herhalde bunu kastediyordu.

Sözcü TV'nin üzerine düşen Ekrem İmamoğlu'nun gölgesini fark eden Kılıçdaroğlu, "Ben tek başıma değildim, İmamoğlu ve Yavaş'la birlikte diğer partiler de vardı. Seçime beraber girdik" diyerek topu çizgiden çıkarmayı başardı.

Yılmaz Özdil'in "guguk kuşu" diye aşağıladığı Kılıçdaroğlu'nu "2009'daki İpek Yolu raporunu çalışıyorum" sözleriyle tehdit etmesi de önemliydi. Özdil'in bahsettiği rapor, Deniz Baykal'ın tasfiye edilip yerine Kemal Kılıçdaroğlu'nu geçirmeyi planlayan "Silk Road Enstitüsü"nün 2008 tarihli siyasi operasyon içeren raporuydu. Bu raporun CHP medyasının aklına Baykal tasfiye edildikten 13 yıl sonra gelmesi kara komedi örneği.

EZELİ ŞEF KILIÇDAROĞLU

Zafer Şahin/Milliyet

CHP’de Atatürk’ün vefatından sonra yapılan 26 Aralık 1938 tarihli olağanüstü kurultayda alınan kararlarla...

Atatürk: Ebedi Şef

İsmet İnönü: Milli Şef ve Değişmez Genel Başkan ilan edildi.

İnönü’nün Değişmez Genel Başkanlığı sadece vefat, istifa ve hastalık durumunda boşalabilecekti. İnönü bu kurultayda alınan kararlarla tam 33 yıl CHP Genel Başkanı olarak kaldı.

Tüzük gereği kendisi istemediği takdirde karşısına bir rakip çıkması mümkün değildi! 5 Mayıs 1972 tarihli kurultayda Parti Meclisi seçimini kaybettiği için istifa etti. İstese genel başkan olarak kalabilirdi.

Bu hikâyeyi niye hatırlattık? CHP’deki mevcut durum İnönü döneminden pek farklı değil. Tüzükte yazmıyor ama Kılıçdaroğlu adeta İnönü’den sonraki ikinci “Değişmez Genel Başkan” gibi. Kendisi istemedikten sonra ne İmamoğlu ne de bir başkası onu koltuktan kaldıramaz.

Kılıçdaroğlu bu gücü CHP’nin delege yapısından alıyor. Üstelik mesele sadece bu delegenin Kılıçdaroğlu tarafından bizzat belirlenmiş olması da değil. CHP’nin iller bazında çıkardığı delege sayılarını belirleyen sistem genel başkanlara olası rakipleri karşısında müthiş bir avantaj sağlıyor.

Sonraki Haber