Adli Tıp raporu 8 aydır Cumhurbaşkanında: Komutanlar 900 gündür cezaevinde

28 Şubat kumpas davasında ceza verilen beş komutan, ileri yaşları ve rahatsızlıklarına rağmen 900 gündür cezaevinde. Komutanların serbest kalması için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasal görevini kullanması gerekiyor. Org. Doğan’ın avukatları komutanın son durumunu Aydınlık’a anlattı.

FETÖ’nün başlattığı 28 Şubat kumpas davasında hapis cezası verilen beş komutan, 900 gündür cezaevinde.

İzmir Buca Cezaevindeki Orgeneral Çetin Doğan, avukatları aracılığıyla TBMM Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuruda bulundu. Adli Tıp Kurumunun Nisan 2023’te hazırladığı kocamışlık raporu sonrası Cumhurbaşkanının yetkisini kullanmama sebebini öğrenmek isteyen avukatlar, Kamu Denetçiliği Kurumunun konuyu araştırması ve açıklama yapmasını talep etti. 900 gündür cezaevinde olan Doğan, Cumhurbaşkanının Anayasal görevini kullanmasını, diğer dört komutanla birlikte tahliye olmayı bekliyor.

‘SADECE AİHM KALDI’

Yaşları 80’i geçen beş komutan, FETÖ’cü savcı ve hakimlerin başlattığı kumpas davasında Ağustos 2021’den beri cezaevinde... Bütün iç hukuk yollarını deneseler de Yargıtay, sahte delillerle başlatılan FETÖ kumpasındaki kararı onayarak kahraman komutanları mağdur etti.

Çetin Doğan’ın avukat Aykanat Kaçmaz, Aydınlık’a yaptığı açıklamada, komutanların hukuki mücadelesiyle ilgili şunları anlattı:

“Türkiye'deki komutanlar açısından iç hukuk yolları tükendi. Bireysel olarak söylenirse çok cılız da olsa bir ihtimal var. Hala 16 komutanın yargılandığı bir dava daha var. Yine aynı ağır ceza mahkemesinde devam ediyor. Buradaki çıkacak sonuca göre çok cılız bir ihtimal doğabilir.

Aykanat Kaçmaz

“Tek hukuk yolu Avrupa insan Hakları Mahkemesi kaldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde Türkiye'den giden dosyalar, Avrupa Birliği ülkelerinin toplamından daha çok olduğunu düşünürse bizim dosyamız daha kayıt aşamasında.

"Yüzlerce fiziki, neredeyse milyon sayfaya yakın dijital eki olan bir dosyadan bahsediyorum. Beş komutan tek tek başvurduğu için bütün dosyaların tercüme edilmesi gerekiyor. Atanacak raportörün de dosyaya hakim olması ve mahkemeye sunması gerekiyor. Kolay bir süreç değil.

‘RAPOR CUMHURBAŞKANININ ÖNÜNDE’

“Aslında bir de idari yol var. Anayasanın 104/16 maddesinde cumhurbaşkanının yetki ve sorumlulukları başlığı altında kocama, sakatlık ve sürekli hastalık sebepleriyle hükümlülerin infazlarının durdurulabiliyor ya da kaldırılabiliyor.

“Adli Tıp, Nisan 2023’te beş komutan için sürekli hastalıkları sebebiyle rapor hazırladı. Bu raporlar Cumhurbaşkanının önüne gitti. Ama Cumhurbaşkanı hala imzalamadı. Anayasanın 104. maddesi açıktır. Bu yetkinin bir görevdir.

“Komutanlara rapor verilmesinin ardından bir Hizbullahçı ve Madımak Oteli hükümlüsüne benzer maddeden tahliye verildi. Ama 28 Şubat’tan cezaevinde olan komutanlar hala bekliyorlar.”

‘TAMAMEN KURGU SAHTE BİR DAVA’

Çetin Doğan’ın eşi Nilgül Doğan, davanın Necmettin Erbakan’ın ölümünden sonra açıldığına dikkat çekerek tamamen sahte delillerle FETÖ’cüler tarafından hazırlanan bir dava olduğunu vurguladı. Nilgül Doğan, eşi ve diğer komutanlarla ilgili şu bilgileri verdi:

“8 aydır Cumhurbaşkanının önünde imzalanmayan bir tahliye dosyası var. Beş general maalesef tahliye bekliyor. 8 ay önce Adli Tıp’tan ‘Cezaevinde kalamaz’ raporu aldılar. Yazık o adamcağızlara. Acaba Cumhurbaşkanının yanındakiler mi dosyayı getirmiyorlar, bilmiyoruz. Hiçbir şey yapmadılar.

Nilgül Doğan

“Darbe mi yaptı bunlar, böyle darbe olur mu? 28 Şubat’tan birkaç ay sonra kimisi emekli oldu, kimisi tayin oldu. 23 ay içinde herkes yurdun çeşitli yerlerine dağıldı. Davayı açmak için Erbakan’ın ölmesini beklediler. Davayı açan hakimden tutun iddianameyi hazırlayan savcısına kadar hepsi Fetullahçı. FETÖ’den hüküm de aldılar, Fethullahçılıkları tescillendi. Yurtdışına kaçtılar. Sahte belgeleri getiren bir diş hekimi vardı. O da Fetullahçılıktan atılmış biri. Tamamen kurgu, tamamen sahte bir dava.

“İçerideki komutanların 40 tane hastalığı var. Beslenmeleri, hareketsizlik, stres, vücutlarının durumu, yaşla gelen hastalıklarını daha tetikleyici nedenler yaşıyorlar.

‘RAHATSIZLANINCA SÖYLEMİYOR’

“Son olarak çarşamba görüştüm. Her çarşamba gidiyorum. Dişle ilgili sorunları vardı. Herhalde onu da halledecekler. Çocuklar ‘Baba lütfen oradan sağlıklı çık, kendine iyi bak’ diyorlar. O da dik durma çalışıyor. Rahatsızlandığı zaman bize söylemiyor.

‘ODASINDA TEK BAŞINA KALIYOR’

“Odasında tek başına kaldığı için Allah korusun bir düşse, bayılsa düğmeye basacak insan yok. Hadi varsayalım ki uzandı, bastı düğmeye, yardım çağırdı. Hastaneye ulaşması 2 saat.

"Sincan’daki dört general de benzer durumda. Sağlıkları açısından risk taşıyor. Yaşları 80'in üzerine gelmiş. Çetin de 84 olacak bugün. Çok üzülüyoruz ama elimizden de maalesef hiçbir şey gelmiyor. Çünkü yapılacak her şey yapıldı. Dosyalar hazırlandı, Cumhurbaşkanına imzaya çıktı. 8 aydır imza bekliyoruz.

‘AYAKTA DURMAK ZORUNDAYIM’

“Ben gitmesem kim çamaşır götürecek? Çocuklarım yurt dışında. Benim de hastalanma gibi bir lüksüm yok. Ayakta durmak zorundayım. Birbirimize karşılıklı tiyatro oynuyoruz. Ben iyiyim diyorum. Hiçbir sıkıntı yok diyorum. O da iyi olduğunu söylüyor.”

TAHLİYE BEKLEYEN KOMUTANLAR

28 Şubat davasında hakkında ceza verilen 14 komutandan Ahmet Çörekçi, İlhan Kılıç, Hakkı Kılınç, Çevik Bir, Çetin Saner, Aydan Erol, Kenan Deniz ve İdris Koralp rahatsızlıkları nedeniyle tahliye edilmişlerdi. Emekli Hava Korgeneral Vural Avar ise 20 Aralık 2022’te hayatını kaybetti. Hala cezaevinde bulunan ve tahliye bekleyen Org. Çetin Doğan 84, Org. Fevzi Türkeri 83, Korg. Yıldırım Türker 83, Tümg. Cevat Temel Özkaynak 79, Tümg. Erol Özkasnak 78 yaşında.

SAHTE DİJİTAL DELİLLER DEĞERLENDİRİLİYOR

Avukat Kaçmaz, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam eden diğer 28 Şubat davasındaki sahte delillerin yeniden incelendiğini belirtmişti. Bu gelişmenin diğer 28 Şubat davasını da etkileyebileceğini vurgulayarak şunları kaydetmişti:

“Mahkeme gerekçeli kararda kullanılan, Balyoz davasından gelen delilleri araştırmalar yapmaya başladı. FETÖ’cü savcı Mustafa Bilgili, Word belgesi olan dijital kayıtları, yazdırıp, PDF haline getirtip bu halini dosyaya koydurduğunu ve delil olarak kullanıldığını öğrendik. Biz bunun doğrudan PDF olduğunu düşünüyorduk. Böyle olduğunu öğrenince delillerin yeniden incelenmesi talebinde bulunduk ve bu talebimiz de kabul edildi. Bu belgelerdeki imzaların metin kutusu olarak eklendiği ve bunun sahte olduğunu söyledik. Bu belgeler cezalandırmada dayanak alındı. Balyoz’dan gelen dijital delillerle 28 Şubat davasındaki dijital delillerin örtüştüğü söylendi. Ancak bu davadaki dijital delillerin sahte olduğu ortaya çıktı şimdi. Dayanaklardan biri çöktü.”

Sonraki Haber