Bakan Akar'dan PKK'ya: Silahı bırakın, adalete sığının

PKK sıkışınca destekçilerinin kimyasal yalanını attığını belirten Milli Savunma Bakanı Akar 'Dünya duysun, bin yıldır bu coğrafyayı, ekmeği, suyu birlikte paylaşan Türkler ve Kürtler kardeştir. Fitne yuvaları çatlasalar da patlasalar da bu kardeşlik ölümsüzdür.' dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, terör örgütlerinin çökme noktasına geldiğini söyledi. İftira ve kara propagandaya başvurulduğunu hatırlattı, “PKK-YPG’nin fiziken çöküşünü gören destekçilerinin kimyasının bozulduğuna tanık oluyoruz.” dedi. Akar, ABD’ye “teröre desteği” kesmesi çağrısını yineledi. “Teröristlerin adalete sığınmaktan başka çareleri yoktur.” ifadesini de kullanan Akar, Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayinde yaptığı atılımlara işaret etti. Akar, Türkiye’nin en kısa zamanda kendi uçağını da tankını da yapacağını da belirtti.

‘MEHMETÇİĞİN EMEĞİNE SAYGI DUYULMALI’

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki sunumunda şunları kaydetti:

“Hudutlarımızda alınan yoğun önlemler terör örgütünün hudutlarımızdan eleman ve malzeme aktarımı çok büyük ölçüde engellenmiş, durma noktasına gelmiştir. Millî bir mesele olan hudut güvenliği, maalesef zaman zaman tartışma konusu yapılmakta; resmi açıklamalar ve yapılan bilgilendirmeler dikkate alınmadan gerçek dışı, abartılı ve yanıltıcı bazı söylemler ortaya atılmaktadır. Beklentimiz, sadece ve sadece Mehmetçiğin emeğine saygı gösterilmesidir.

“Can damarları kesilen ve çökme noktasına gelen bu cani örgütün destekçilerinin boş durmadığı, her fırsatta iftira ve kara propagandaya başvurduğu, bu sefer de TSK’nin kimyasal silah kullandığı yalanını bir kez daha ortaya attığı görülmektedir.

‘KİMYALARI BOZULDU’

“Diğer bir deyişle PKK/YPG’nin fiziken çöküşünü gören destekçilerinin kimyasının bozulduğuna tanık oluyoruz. Fizik kimya ilişkisi. Kahraman ordumuzun başarılarına gölge düşürmek, terör örgütüne nefes aldırmak isteyenlerin bu alçak iftiraları; tamamen gerçek dışıdır, bir hezeyandır.

“Yalan ve iftira kampanyalarını yürütenler, binlerce evladı terör nedeniyle şehit ve gazi olan asil milletimiz nazarında zaten mahkûm olmuşlardır. Bu terör sevicilerinden, ordubozanlardan yaptıklarının hesabı, yargıda sorulmakta; süreç yakından takip edilmektedir.

“Bütün dünya duysun bin yıldır bu coğrafyayı, ekmeği, suyu birlikte paylaşan Türkler ve Kürtler kardeştir. Fitne ve fesat yuvaları çatlasalar da patlasalar da bu kardeşlik ölümsüzdür, ebedidir.

ABD’NİN TERÖRE DESTEĞİ

“Başta ABD olmak üzere tüm muhataplarımıza PKK'nın eşitttir YPG olduğunu her seviyede dile getiriyor ve teröristlere verilen her türlü desteğin kesilmesini ısrarla talep ediyoruz.

PENÇE KILIÇ HAREKATI

“19 Kasım’da başlatılan ve Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinde icra edilen Pençe Kılıç Harekâtı, terör örgütüne yönelik son dönemde gerçekleştirilen en büyük, en kapsamlı ve en etkili hava harekâtı olmuştur. Teröristlerin adalete sığınmaktan başka çareleri yoktur. Son olarak 17 Nisan’da başlatılan Pençe-Kilit Harekâtı ile terör koridorundaki kilit kapatılmış; böylece hudutlarımızın ileriden güvenlik ve kontrolü sağlanmıştır.”

‘SAVAŞ BÜTÇESİ’ DEDİ

Görüşmelerde HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Milli Savunma Bakanlığı bütçesini “savaş bütçesi” olarak niteledi.

TSK’nın kimyasal silah kullandığı yalanını tekrar dile getiren Hatimoğulları, envanterde olmadığını da itiraf etti: “Türkiye uluslararası sözleşmelerde, kimyasal silahların yasaklanmasına dair sözleşmelere taraf bir ülkedir ve zaten envanterinizle resmî olarak bunu bulundurma olasılığınız yoktur. Fakat şunu hatırlatmak isterim; ortada görüntüler var.”

Pençe-Kılıç Harekatını da hedef alan Hatimoğulları, şöyle sürdürdü:

“İktidar bu katliamları da Allah’ın lütfu olarak görüyor, bu katliamları toplumun tamamını ve muhalefeti baskı altına almak için kullanıyor, tıpkı 7 Haziran, 1 Kasım seçimlerinde yaşanan süreçte olduğu gibi. Kuzey ve Doğu Suriye operasyonlarına gerekçe üretmek için Taksim katliamının gerçekleştiğini düşünüyoruz.”

Ak Parti sıralarından “Türk devletini suçluyor. Böyle bir suçlamayı kabul etmiyoruz.” söylemleri yükseldi. CHP ve İyi Parti milletvekilleri ise konuşmaya sessiz kaldı.

HDP’NİN ÖNÜNE ŞEHİTLERİMİZİN FOTOĞRAFLARINI DİZDİLER!

Toplantıda, AK Parti ve MHP'li milletvekilleri, terör saldırısında hayatını kaybeden vatandaşların fotoğraflarını masalarının üzerine koydular. Ak Parti ve MHP sıralarının karşısında, HDP’li milletvekilleri oturuyor.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, bakanlığının bütçesinde yaptığı sunumda terör örgütü PKK'ya karşı operasyonların süreceğini ifade etti.

Bakan Akar'ın açıklamalarından satır başlıkları:

TERÖRİSTLERİN ADALETE SIĞINMAKTAN BAŞKA ÇARESİ KALMADI

Teröristlerin adalete sığınmaktan başka çarelerinin kalmadığını söyleyen Akar, "17 Nisan'da başlatılan Pençe-Kilit Harekatı ile terör koridorundaki kilit kapatılmış, böylece hudutlarımızın ileriden güvenlik ve kontrolü sağlanmıştır. Terörü kaynağında yok etmek maksadıyla yaz-kış demeden icra ettiğimiz operasyonlarımız, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar aralıksız devam edecektir." şeklinde konuştu.

Bakan Akar, PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı başarıyla gerçekleştirilen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatları ile sınırın güneyinde kurulmak istenen terör koridorunun engellendiğini belirterek, "Terör koridoru engellenmeseydi bugün çok daha zor ve karmaşık durumlarla karşı karşıya kalacaktık. Bunun bilinmesi ve anlaşılması lazım." ifadesini kullandı.

FEDAKARLIKLA GÖREV YAPILIYOR

“Mehmetçik, her türlü arazi ve hava koşulunda büyük bir kahramanlık ve fedakârlıkla görev yapmaktadır. Beklentimiz, sadece ve sadece Mehmetçiğin emeğine saygı gösterilmesidir.”

"ORDUBOZANLARDAN YAPTIKLARININ HESABI YARGIDA SORULMAKTA"

Milli Savunma Bakanı Akar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülkesinin ve milletinin savunmasını ve güvenliğini sağlamak için başta PKK/PYD-YPG, DEAŞ, FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı mücadelesini artan bir şiddet ve tempoda taarruzi bir ruhla, azim ve kararlılıkla başarılı bir şekilde devam ettirdiğinin altını çizerek, "24 Temmuz 2015'ten bugüne kadar yurt içinde, Irak ve Suriye'nin kuzeyinde toplam 36 bin 854, bu yılın başından itibaren ise 3 bin 585 terörist etkisiz hale getirilmiştir." dedi.

Operasyonların Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51'inci maddesinde belirtilen meşru müdafaa hakkı kapsamında ve uluslararası hukuka uygun, komşu ülkelerin toprak bütünlüğüne ve egemenlik haklarına saygılı, sadece ve sadece terör unsurları hedef alınarak, dini ve etnik kökenine bakılmaksızın masum insanlar başta olmak üzere tarihi, dini, kültürel dokular, hastaneler, sivil altyapı ile çevrenin güvenliğine ve korunmasına hiçbir ordunun göstermediği kadar azami dikkat ve hassasiyet gösterilerek icra edildiğini anlatan Akar, şöyle devam etti:

"Hal böyleyken, can damarları kesilen ve çökme noktasına gelen bu cani örgütün destekçilerinin boş durmadığı, her fırsatta iftira ve kara propagandaya başvurduğu, bu sefer de TSK'nın kimyasal silah kullandığı yalanını bir kez daha ortaya attığı görülmektedir. Diğer bir deyişle PKK-YPG’nin fiziken çöküşünü gören destekçilerinin kimyasının bozulduğuna tanık oluyoruz. Fizik kimya ilişkisi. Kahraman ordumuzun başarılarına gölge düşürmek, terör örgütüne nefes aldırmak isteyenlerin bu alçak iftiraları tamamen gerçek dışıdır, bir hezeyandır. Özellikle yurt dışında bir algı oluşturmaya yönelik 'çamur at izi kalsın' çabasıdır. Bu iftiraları atanlar, bunlara alet olanlar en hafif tabiriyle gaflet ve dalalet, hatta hıyanet içerisindedirler. Tüm dünyanın çok iyi bildiği gibi, TSK'nın envanterinde kimyasal silah ve mühimmat bulunmamakta, uluslararası hukuk ve anlaşmalarla yasaklanmış hiçbir silah ve mühimmat asla kullanılmamaktadır. Bu yalan ve iftira kampanyalarını yürütenler, binlerce evladı terör nedeniyle şehit ve gazi olan asil milletimiz nazarında zaten mahkum olmuşlardır. Bu terör sevicilerinden, ordubozanlardan yaptıklarının hesabı yargıda sorulmakta, süreç yakından takip edilmektedir."

TÜRKLERLE KÜRTLER KARDEŞTİR, TEK HEDEFİMİZ TERÖRİSTLERDİR

Hulusi Akar, bu konuda dikkat ve hassasiyet gösteren, yerli ve milli bir duruş sergileyen siyasi partilere, kurum ve kuruluşlara ve vatandaşlara teşekkür ederek, şunları kaydetti:

"İçeride ve dışarıda yapılan diğer bir kara propaganda da terörle mücadelemizin Kürt kardeşlerimize karşı olduğu iftirasıdır. Bu yalandır, alçaklıktır. Suni gündem oluşturmaya çalışan fitne ve fesat yuvalarının beyhude çabalarıdır. Bir kez daha vurgulamak isterim ki bütün dünya duysun; bin yıldır bu coğrafyayı, ekmeği, suyu birlikte paylaşan Türkler ve Kürtler kardeştir. Fitne ve fesat yuvaları çatlasalar da patlasalar da bu kardeşlik ölümsüzdür, ebedidir. Bunun en açık göstergesi de vatan için, bayrak için, Cumhuriyet için omuz omuza mücadele verirken canlarını feda eden ve şehitliklerimizde yan yana yatan kahramanlarımızdır, şehitlerimizdir. Bizim için terörün ve teröristin etnik, dini, mezhepsel ayrımı söz konusu değildir. Tek hedefimiz teröristlerdir."

Teröristin olduğu her yerin hedeflerinde olduğunu dile getiren Akar, "Artık bunu herkes anlasın. Başta ABD olmak üzere tüm muhataplarımıza 'PKK eşittir YPG' olduğunu her seviyede dile getiriyor ve teröristlere verilen her türlü desteğin kesilmesini ısrarla talep ediyoruz. Sonuç olarak adları ne olursa olsun, kim destek verirse versin 40 yıldan beri ülkemizin başına musallat olan ve enerjimizi tüketen terör bataklığını, kaynağını kurutmakta, ülkemizi ve milletimizi bu beladan kurtarmakta devletimiz kararlıdır." diye konuştu.

36 BİN 854 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

TSK, egemenlik ve bağımsızlığımız için; ‘hudut namustur’ anlayışıyla hudutlarımızın güvenliğini sağlamakta. Terörü kaynağında yok etme stratejisi ile yurt içinde ve sınır ötesinde tüm terör örgütlerine karşı mücadele etmekte.

24 Temmuz 2015’ten bugüne kadar; yurt içinde, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde toplam 36 bin 854, sadece bu yılın başından itibaren ise 3 bin 585 terörist etkisiz hâle getirilmiştir.

Hudutlarımız, 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz olarak hudut birliklerimiz tarafından bugüne kadarki en yoğun ve en etkin tedbirler ile korunmaktadır.

Her geçen gün alınan ilave tedbirlerle sadece 01 Ocak’tan itibaren hudutlarımızda 234.282 kişinin geçişi engellenmiş; yakalanan 7.107 düzensiz göçmen ile 724 terörist kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Bu dönemde icra edilen operasyonlarda; 33.910 paket sigara, 3.313 kilogram uyuşturucu, 151.137 adet muhtelif uyuşturucu hap, 2.480 adet muhtelif silah, 341 adet cep telefonu, 602 adet küçükbaş ve 944 adet büyükbaş hayvan yakalanmıştır.

Hudutlarımızdaki mayın temizleme çalışmaları da devam etmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 37 bin km² alanda insani maksatlı mayın temizliği faaliyeti gerçekleştirilmiş ve 150.000 adet mayın imha edilmiştir. Hudutlarımızda alınan bu yoğun önlemler ve sınır ötesinde yapılan etkin operasyonlar sonucunda, terör örgütü elebaşlarının da itiraf etmek zorunda kaldığı gibi, terör örgütünün hudutlarımızdan elaman ve malzeme aktarımı çok büyük ölçüde engellenmiş, durma noktasına gelmiştir.

"TSK, DEAŞ’LA GÖĞÜS GÖĞSE MÜCADELE EDEN TEK ORDUDUR"

Pençe-Kilit Harekatı sonucunda 460 terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Bin 146 adet çeşitli cins ve çapta silah ile bu silahlara ait yaklaşık 530 bin adet mühimmat ele geçirilmiş, bin 929 adet mayın/EYP tespit ve imha edilmiş, 561 adet mağara/sığınak bulunmuş ve kullanılmaz hale getirilmiştir. TSK, DEAŞ’la göğüs göğse mücadele eden tek ordudur ve yaklaşık 4 bin 500 DEAŞ’lı teröristi etkisiz hale getirmiştir."

"HESABINI SORDUK, SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Akar, 19 Kasım'da başlatılan ve Irak ile Suriye'nin kuzeyinde icra edilen Pençe-Kılıç Harekatı'na ilişkin de bilgi vererek, "Terör örgütüne yönelik son dönemde gerçekleştirilen en büyük, en kapsamlı ve en etkili hava harekatı olmuştur. Sadece ve sadece teröristlere ait yapılar hedef alınarak başarıyla icra edilen bu harekatta, terör örgütüne ait çok sayıda barınak, sığınak, mağara, tünel, depo ve sözde karargahlar tam isabetle imha edilirken, aralarında terör örgütünün sözde yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda terörist etkisiz hale getirilmiştir." diye konuştu.

Milli Savunma Bakanı Akar, harekat ile teröristlerin inlerinin başlarına yıkıldığını, hainlere büyük darbe vurulduğunu kaydetti.

Teröristlerin sınır hattında sivil vatandaşların ölümüne ve yaralanmasına sebep olan saldırılarına dikkati çeken Akar, "Sivil yerleşim yerlerine, vatandaşlarımızın evlerine, araçlarına zarar veren alçak saldırılara her zaman olduğu gibi gerekli karşılık verildi, verilmekte. Şehitlerimizin, masum insanlarımızın kanını hiçbir zaman yerde bırakmadık, bırakmıyoruz, bırakmayacağız. Teröristlerin yaptıklarının hesabını sorduk, sormaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Irak'ın kuzeyindeki terörle mücadele operasyonlarına da değinen Akar, Irak ile koordineli ve yakın iş birliği içerisinde faaliyetlerin sürdürüldüğünü vurguladı.

Pençe harekatları ile yıllarca teröristler tarafından kullanılan ve girilemez denilen yerlere girilerek tespit edilen yüzlerce mağara, barınak ve sığınağın zorlu arazi ve hava koşullarına rağmen tek tek temizlendiğini ve tahrip edildiğini aktaran Akar, "Mehmetçiğin nefesi teröristlerin ensesindedir. Terör örgütü elebaşları iki gece aynı yerde yatamamaktadır. Diğer bakanlık, kurum ve kuruluşlar ile koordineli olarak sürdürdüğümüz mücadele neticesinde terör örgütündeki çöküş hızlanmış, teslim olmalar artmış ve bu çöküş, elebaşlarının son dönemdeki ifade ve açıklamalarına da yansımıştır." dedi.

YUNANİSTAN'IN PROVOKATİF EYLEM VE SALDIRGAN SÖYLEMLERİ

Ege ve Doğu Akdeniz'deki gelişmelere de değinen Akar, "Türkiye olarak tüm komşularımızın sınırlarına, hakkına, hukukuna saygılı olduğumuzu, tüm ilişkilerimizde barış, dostluk, diyalog, iyi komşuluk ve iş birliği beklediğimizi her zaman ifade ediyoruz. Yunanistan ise dünyada örneği olmayan akıl, mantık ve hukuk dışı talep ve iddialarla sürekli provokatif eylem ve saldırgan söylemlerle gerginliği artırmak için her türlü girişimde bulunmaktadır." dedi.

Yunanistan'ın kurulduğu günden itibaren "Megali İdea" peşinde 7 aşamada 3 kat genişlemesine, Türkiye'nin burnunun dibine kadar gelmesine rağmen "Yeni Osmanlıcı" diye bir kavram uydurarak Türkiye'yi yayılmacılıkla suçladığına dikkati çeken Akar, şunları kaydetti:

"Türk varlığını yok sayarak asimilasyon politikalarıyla, baskıyla Türkleri sindirmeye, adeta bilinçli kimlik soykırımı yapmaya çalışmakta, terör örgütleriyle iş birliği yaparak teröristlere özellikle Lavrion kampında her türlü yardım ve yataklığı yapmakta, ancak tüm dünyanın bildiği bu gerçekleri de utanmadan inkar etmekte, göçmenlere karşı son derece acımasız, insanlık dışı uygulamalarla onları Türkiye sınırlarına doğru itmektedir. Yunanistan'ın bu zulmü karşısında bugüne kadar her türlü toleransı göstermiş olan AİHM dahi yapılan barbarlıklara artık dayanamaz hale gelmiş ve sonunda Yunanistan'ı suçlu bulmuştur."

"KIBRIS BİZİM MİLLİ MESELEMİZ"

Hulusi Akar, Yunanistan'ın son zamanlarda soykırım yalanına ve kara propagandaya da sarıldığını belirterek, şöyle konuştu:

"100 yıl önce birilerinin maşası olarak Anadolu'yu işgale kalkışan Yunanistan, Türk ordusu karşısında uğradığı hezimetten dahi utanmadan mağduriyet çıkarma peşine düşmüş; yaşadığı bozgunu soykırım diye yutturmak için ne yapacağını şaşırmıştır. Bu kapsamda filmler çekerek, sözde soykırım anıtları dikerek tarihi gerçekleri çarpıtmak için yoğun çaba sarf etmektedir. Ancak asıl mezalim ve soykırım, tebaası olduğu Osmanlı Devleti'ne isyan ettiği süreçte Tripoliçe'de ve 1919-1922 yılları arasında Anadolu'yu işgal girişiminde Yunanistan tarafından yapılmıştır. Bu açıdan Yunanistan, soykırım arıyorsa aynaya bakmalıdır. Yunanistan'ın yaptığı her türlü haksız, hukuksuz eyleme, mütekabiliyet kapsamında diplomatik alanda ve sahada gerekli karşılık verilmektedir. Beklentimiz, kendi halkının da zaten var olan ekonomik sıkıntılarını artıran, refahına ve güvenliğine zarar veren, özellikle bazı belirli Yunan siyasilerin iç politik amaçlarla uzlaşmaz provokatif tavırlarından bir an önce vazgeçmeleri, problemlerin barışçıl yol ve yöntemlerle, diyalogla çözümüne yoğunlaşmalarıdır."

Türkiye'nin her zaman problemleri diyalog yoluyla çözmeye hazır olduğunu dile getiren Akar, "Yunanistan'ın da müttefiklik ruhuna uygun bir şekilde Türkiye'yi bir tehdit değil, güçlü, güvenilir ve etkin bir müttefik olarak görmesi hem kendisinin hem de bölge ve NATO'nun menfaatine uygun olacaktır. Sorunların çözülmesinde üçüncü taraflardan beklentimiz ise tarafsız, objektif, makul, mantıklı ve uluslararası hukuka uygun davranmalarıdır. Samimi temennimiz Ege ve Akdeniz'in dostluk denizi olması, tüm zenginliklerin adil bir şekilde paylaşılmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Kıbrıs'ta Rum tarafının uzlaşmaz tutum ve statükocu tavrı nedeniyle bugüne kadar ortaya konulan çözüm arayışlarının sonuçsuz kaldığını belirten Akar, "Kıbrıs'ta tek çözüm, egemen ve eşit bağımsız iki devletin varlığının kabul edilmesidir. Artık, KKTC'nin uluslararası alanda tanınması için gerekli adımlar atılmaya başlanmış, bu kapsamda geçtiğimiz günlerde KKTC'ye, Türk Devletleri Teşkilatında gözlemci üye statüsü verilmiştir." diye konuştu.

Akar, Kıbrıs'ı milli mesele olarak nitelendirerek, "Sonuç olarak diyaloğa açık olmakla beraber, Kıbrıs, Ege ve Doğu Akdeniz'de hiçbir oldubittiye müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Kendimizin ve Kıbrıslı kardeşlerimizin hak ve menfaatlerini korumakta azimliyiz, kararlıyız ve buna da muktediriz." dedi.

F-35 PROGRAMI

F-35 konusunda ise ABD ile program ortaklığımızın sonlandırılmasına ilişkin idari, mali ve hukuki boyutlardaki hazırlıklar tamamlanmış olup önümüzdeki aylarda ABD tarafının daveti ile ayrıntılı müzakerelere geçilmesi beklenmektedir.

“TEMİZ BİR DİL KULLANIN”

HDP Milletvekili Tülay Hatimoğlu, TBMM Plan Bütçe Komisyonunda süren Milli Savunma Bakanlığı görüşmelerinde konuştu. Hatimoğlu, terör örgütü PKK/YPG tarafından yapılan son dönemdeki saldırıları “seçim siyaseti. Kan ve gözyaşı üzerinden siyaset üretiliyor. ” olarak algıladı.

Komisyon Başkanı Cevet Yılmaz, “Temiz bir dil kullanın.” şeklinde uyarıda bulundu.

KOMİSYON GÖRÜŞMELERİNDE GERGİNLİK: BAKAN AKAR MASAYA YUMRUĞUNU VURDU!

İyi Parti Milletvekili Aytun Çıray, Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı konuşmada, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Süleymaniye’de Türk askerinin başına çuval geçiren Amerikalı General Odierno’nun elinden madalya almasını hatırlattı. Çıray’ın konuşması sırasında tansiyon yükseldi. Akar, Çıray’a sözleri üzerine masaya vurarak, “Ya bi tek ben mi aldım onu. Kişiliğini ortaya koyuyorsun. Almayan yok onu. Kimler aldı neden söylemiyorsun onu. Bozulmuşsun, bozulmuş.” dedi.

Sonraki Haber