Bakanlıktan valiliklere genelge gitti: ‘Metamfetamin’le mücadele seferberliği

İçişleri Bakanlığının valiliklere gönderdiği genelgeye göre uyuşturucuyla mücadelede kurumların işbirliği artacak, bilgi birikimi paylaşılacak. Kaçakçıların ve uyuşturucu satıcılarının parfüm şişesi, folyo gibi güncel saklama taktikleri konusunda mücadeleye katılacak tüm birimler haberdar edilecek.

İçişleri Bakanlığınca valiliklere metamfetamin kaçakçılığı ve kullanımının önlenmesi amacıyla gönderilen genelgede piyasada kolaylıkla satılan cam kalem parfüm şişeleri veya alüminyum folyoların metamfetamin tüketiminde kullanılabileceği belirtilerek, bu alanda mücadele eden birimlerin duyarlılığının artırılması talimatı verildi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun imzasıyla yayımlanan genelgede, uyuşturucuyla mücadele kapsamında tedbirlerin geliştirilmesi ve uygulanmasında ilgili bakanlıklar, mülki ve adli makamlar, kolluk birimleri gibi paydaş, sorumlu kurum ve kuruluşların farkındalığının artırılarak mücadele etkinliğinin üst seviyeye taşınmasının önemi vurgulandı. Bu kapsamda Bakanlık bünyesindeki kolluk güçlerinden metamfetaminle mücadele kapsamında küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni yöntemler, başarılı uygulamalar gibi diğer konuları içerecek, il ve ilçe teşkilatlarının farkındalığını artıracak nitelikte bölgesel toplantılar yapılması istendi.

KOORDİNASYON ARTIRILACAK

Genelgeye göre, mücadele etkinliğini yükseltecek kurumsal, hukuki, teknolojik kapasite artışına dair ortak çalışmalar yapılarak elde edilen sonuçlar sahadaki birimlerle paylaşılacak.

Kolluk birimleri arasında bilgi paylaşımına önem verilerek karşılaşılan yeni yöntem, eğilim, güzergah konularında veya özellik arz eden soruşturmalarda elde ettikleri bilgilerin diğer kolluk teşkilatlarıyla paylaşılması sağlanacak. Mücadele kapsamında görevli ve yetkili tüm kurum ve makamlar arasında iş birliği artırılacak.

Metamfetamin kaynaklı suçlarla mücadele kapsamında görevli tüm kurum ve kuruluşlarla düzenli olarak bir araya gelinecek. Birlikte düzenlenecek toplantı ve çalıştaylarla alanda elde edilen tecrübe ve değerlendirmeler, ortak akılla ele alınacak ve yeni mücadele yöntemleri geliştirilecek. Alanda görev yapan tüm kolluk personelinin bu konudaki bilgi ve tecrübelerinin artırılması için eğitim faaliyetleri ve yayınlara ağırlık verilecek.

Özellikle sınırdaki illerde ve sınır girişlerinde kontrol ve tedbirler artırılarak personelin duyarlılığı yükseltilecek.

DENETİMLER SIKLAŞACAK

Uyuşturucu kaçakçılığı konusunda analiz çalışmalarına ağırlık verilecek, kara nakil araçları başta olmak üzere vasıtalar üzerindeki uygulama ve denetimler sıklaştırılacak.

Metamfetamin kullanmaya yarayan ve piyasada kolayca bulunan aparatların satışıyla ilgili adli soruşturma yapılacak.

Piyasada kolaylıkla bulunabilen cam kalem parfüm şişeleri veya alüminyum folyoların metamfetamin tüketiminde kullanılabileceği değerlendirilerek bu alanda mücadele eden birimlerin duyarlılığı artırılacak.

Vatandaşların farkındalık ve duyarlılığının artırılması amacıyla eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri de artırılacak, afiş ve broşür gibi materyallerin dağıtımına önem verilecek.

Amfetamin tipi uyarıcı sınıfında olan metamfetamin, kalp çarpıntısından, kan dolaşım hızına kadar vücutta olumsuz etkilere neden oluyor. Bağımlılık yapma gücü yüksek olan metamfetamin, Türkiye’ye hem Asya’dan hem de Avrupa üzerinden geliyor.

OPERASYON SAYISI 200 BİNİ GEÇTİ

Yasa dışı uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti ve kullanımı, toplum güvenliğine verdiği zararın yanı sıra insan sağlığını da doğrudan etkiliyor.

Kolluk birimlerince bir taraftan ulusal ve uluslararası operasyonlar yürütülürken diğer taraftan genç ve yetişkinlerin bu alanda bilinçlendirilmesi ve farkındalıklarının artırılması amacıyla başta "En İyi Narkotik Polisi: Anne" Projesi olmak üzere, farklı yaş ve meslek gruplarına yönelik birçok eğitim faaliyeti sürdürülüyor.

Türkiye'de 2021 yılında 200 binin üzerinde uyuşturucu operasyonu düzenlendi, bu operasyonlarda 260 binin üzerinde şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Halen cezaevlerinde uyuşturucu suçlarından 110 binin üzerinde tutuklu ve hükümlü bulunuyor.

İLK KEZ 2009’DA ÇIKTI

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) tarafından yayımlanan 2021 yılı raporuna göre, dünya genelinde ele geçirilen metamfetamin miktarı bir önceki yıla göre yüzde 43 arttı. Avrupa'da son 10 yılda metamfetamin olay sayısında yüzde 107, yakalama miktarında da yüzde 477 artış görüldü.

Türkiye'de ise ilk metamfetamin yakalaması 2009'da İran kaynaklı olarak İstanbul'da gerçekleşti.

2015-2021 yıllarında metamfetamin olay sayılarında 21 kat, ele geçirilen madde miktarında ise 30 kat artış oldu. 2021'de yakalanan metamfetaminin miktarı 5 ton 500 kilogramın üzeri olarak kayıtlara geçti.

DOKUZ TONU AŞTI

Yılbaşından bugüne kadar ele geçirilen metamfetaminin miktarı ise 9 tonu aştı. Metamfetamin kaynaklı olay ve miktar yakalamalarındaki artış, doz aşımı ölümlere ve bu maddeden kaynaklı tedavi başvurularına da yansıdı.

ŞİDDET EĞİLİMİNİ ARTIRIYOR

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC)’nin bu yılki raporura göre 2010-2020 döneminde dünya genelinde metamfetamin yakalama miktarı beş kat arttı.

2020 yılında ele geçirilen metamfetamin miktarı bir önceki yıla göre yüzde 16 çoğaldı. Dünyada ele geçirilen metamfetaminin yüzde 49’u Kuzey Amerika, yüzde 43’ü ise Doğu ve Güney Doğu Asya’da yakalandı. Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (EMCDDA) 2022 raporunda 2020 yılında Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde 215 metamfetamin laboratuvarı tespit edildiğine dikkat çekildi.

2010-2020 yılları arasında AB bölgesinde ele geçirilen metamfetamin miktarı yüzde 477 oranında arttı. Mart 2019 ve Mart 2020 dönemi arasında İran’da metamfetamin yakalama miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 208 artış göstererek 17 tona ulaştı. Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) Şube Müdürü Murat Sarıgüzel, 20 Temmuz 2022’de Aydınlık’ta yayımlanan açıklamasında, “Metamfetamin kullanıcılarının profiline baktığımızda bu madde kullanımına bağlı şizofren, paranoya ve Parkinson hastalıklarını da görüyoruz. Kullanıcılarda yoksunluk belirtileri içinde diğer maddelere oranla daha fazla şiddet eğilimi var. Yıkıcı etkileri çok yüksek bir madde.” diyerek aileleri bu konuda uyarmıştı.

Sonraki Haber