Batı kendisini vuran Rusya-Çin yaptırımlarına devam edecek mi?

Batı ekonomik, sosyal, kültürel olarak bütün alanlarda insanlığın ilerlemesi ve biriktirdiği değerlerden uzaklaşma yolunda ısrar etmektedir. Bu çizgi emperyalist hegemonyacı sistemin çöküşünü hızlandırmaktadır.

Emperyalist hegemonyacılığın hızla gerilediği, yıkıma gittiği şartlarda Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ülkeleri kendi aleyhlerine olduğu aşikar olarak görülen Avrasya düşmanlığında ısrar ediyor. Sistemin merkezinde bulunan ABD, Avrupa'yı koçbaşı olarak -özellikle Almanya'yı- Rusya, Çin, Türkiye, İran gibi ülkelerin üzerine sürüyor.

“Rusya'yı yere sermek” (Russland Ruineren), Atlantik adına görev yapan Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock'un meşhur çağrısı oldu. Rusya'nın NATO yayılmasını durdurmak için Ukrayna'ya müdahalesinden sonra bütün Batı'da en başta Almanya olmak üzere yaygın bir Rus düşmanlığı yürütüldü. Bir kısmı tanınmış olan Rusları sınırdışı etme furyası başladı. Rusya'yı yaptırımlarla çökertme provaları yapıldı. Ancak sonuç Batı için büyük bir hayal kırıklığına dönüştü. Rusya'yı mahvetmek isterlerken kendileri yere serildi. Şimdi bunun izahını yapmaya çalışıyorlar. Kendilerine göre mantıklı bir cevap bulamıyorlar. Ekonomik yaptırımların yıkıcı sonuçları olmalıydı.

Rusya'ya karşı fırlattıkları bumerangın sonuçlarını izah edemeden şimdi de Çin'e karşı yeni bir kampanya daha başlatıyorlar. Çin'in geliştirdiği elektrikli otomobil ve aygıtlarına muhtaç olduklarını Alman sanayici ve işadamları feryat ettikleri halde, Çin'e tavır alıyorlar. Emir büyük yerden ancak bu gidişle bumerang daha da fena çarpacak.

RUSYAYI YERE SERME HEVESİ TAM TERSİ SONUÇ VERDİ

Çin'in geliştirdiği elektrikli otomobil ve aygıtlarına muhtaç olduklarını Alman sanayici ve işadamları feryat ettiği halde, hükûmetler Çin'e tavır alıyor.

Germen Foreign Policy (GFP)'nin 14 Eylül bülteninde “Rusya'yı yerle bir etmek” hedefini değerlendirdi. Bültene göre, Rusya'nın enerji kaynaklarını engelleyerek ülkeyi yerle bir etmek hedeflendi. Ancak sonuç gerçek anlamıyla hüsran oldu. Alman yarı resmi dış politika bülteni GFP, “Rusya'yı yere sermek” hedefinin tam tersi sonuç alındığını yazdı:

“Almanya ve AB'nin Rusya enerji kaynaklarından vazgeçmeleri ve hatta engellemeleri için ilan edilen yaptırımlar iflas ederek tam tersi sonuçlar verdi. Son istatistiklere göre Almanya'nın Hindistan'dan petrol almaya başlamasından sonra fiyatlar aşırı ölçüde yükseldi. Hindistan ise ihracatını devamlı artırdı. Rusya'nın petrol ürünleri Hint milyarderlerinin işine yaradı. Hintliler uygun fiyatlarla Rus gazını alırken Kuzey Akım hatlarına sabotaj Almanya'nın aleyhine oldu. Rusya ise daha çok enerji ihracı ile ekonomisini geliştirdi. Şubat 2022'de Almanya Dışişleri Bakanı Annlena Baerbock yaptırımlarla Rusya'yı çökerteceklerini ilan etmişti, şimdi sözde özür diliyor. Ancak özrü kabahatinden büyük: 'Demokrasinin mantığı otokratik rejimlere işlemiyor.'muş!” (GFP, 14 Eylül 2023)

2022 başlarında Rusya'ya karşı yaptırımlarla övünen ve Rusya'yı adeta haritadan siler gibi ekonomik çöküşe sürükleyeceklerini sanan Batılı yetkililer hayal kırıklığına uğradıklarını, yanıldıklarını ifade ediyorlar. Ancak hayal kırıklığını veya yanıldıklarını öyle bir formüle edişleri var ki, yaptırımlarla yıkılmadıkları için Rusya'yı suçluyorlar.

Rusya'ya yaptırımları yüksek perdeden dillendiren Batılıların beklentilerinin aksine Rusya ekonomisi gelişiyor. Bu tespit sadece Rusya'ya değil Batı'nın ekonomi otoritelerine ait. 2022 başlarından itibaren yaptırımların şokundan sonra, IMF istatistiklerinde yer aldığına göre Rusya toparlanmaya ve tekrar ekonomide yükselişe geçti. Ekonomik büyümesi 2022 Temmuz'unda yüzde 0,7'den 2023 Temmuz'unda yüzde 1,5'a yükseldi. Böylece aynı dönem için Batılı sanayi ülkeleriyle aynı seviyeye geldi. Ayrıca belirtelim, Rusya'ya yaptırım kampanysının başına getirilen Almanya, Rusya'nın da gerisinde kaldı. Rusya'nın savunma sanayiindeki gelişmesi ise yüze 2,6 oldu. İnşaat sektörü dikkat çekici oranda yükselişe geçti. Ukrayna hâkimiyetinden ayrıldıkları ve Rusya'ya katılma sürecinde tahrip edilen yerleşim yerleri hızla yenileniyor.

2023'ün ilk dört ayında Rusya-Almanya ticareti yüzde 75 oranında geriledi. Aynı dönemde Çin ile ticaret yüzde 41 oranında artarak 73 milyar ABD dolarına ulaştı.

AVRUPA'DAN ASYA İLE TİCARETE YÖNELİM HIZLANDI

Rusya'nın dış ticareti, yaptırımların yarattığı sarsıntıdan sonra tekrar canlandı. Ancak yönünü Asya'nın gelişmekte olan ülkerine döndü. Bu tespitte Kiel Ekonomi Enstitüsüne ait. Bu kuruma göre özellikle Rusya'nın üç limanında yığılmalar oldu. Rusya özellikle Saint Petersburg, Vladivostok ve Karadeniz'de Novorossiysk limanları aracılığıyla dünya ticaretinde önemle yer aldı. Ancak diğer alanlarda olduğu gibi dış ticaret alanında da Asya'ya yönelme ve Avrupa'dan uzaklaşma hızlandı. 2023'ün ilk dört ayında Rusya-Almanya ticareti yüde 75 oranında geriledi. Aynı dönemde Çin ile ticaret yüzde 41 oranında artarak 73 milyar ABD dolarına ulaştı. Rusya Hindistan ticareti 4 misli artarak 21,8 milyar dolara yükseldi.

ABD nükleer tesisler için gerekli uranyumun üçte birini Rusya'dan alıyor ve bunun için yıllık 1 milyar dolar ödüyor.

GERİ TEPEN YAPTIRIMLAR GELİŞME RAKAMLARININ GÖSTERDİKLERİ

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock 25 Şubat 2022'de Rusya'yı yerle bir etmek planını yüksek sesle ilan etmişti. Geçen ay aynı bakan “Gerçekte ekonomik yaptırımların ekonomik sonuçları olur. Ancak Rusya konusunda böyle olmadı. Nasıl bir mantıkla bu sonucu açıklayabiliriz. Biz bu sonucu göremedik. Rasyonal tedbirler rasyonal kararlar gerektirir. Biz bunu tecrübe ettik. Ancak bu mantık sivil toplum için geçerliymiş, otokratik rejimlere geçmiyormuş” gibi “çok mantıklı” bir açıklama yaptı.

Yaptırımların beklenilen sonuçları vermemesinin bir nedeni olarak da bütün Batı ülkelerinin yaptırımlara uymaması gösterildi: Örneğin ABD nükleer tesisler için gerekli uranyumun üçte birini Rusya'dan alıyor ve bunun için yıllık 1 milyar dolar ödüyor. Japon tekeller Mitsui ve Mitsubishi ihtiyaçları olan gazın yüzde 22,5 kısmını Rus gazıyla karşılıyor.

Almanya ve AB üyesi ülkeler kömür, petrol ve doğal gazı Rusya'dan almamayı yeğliyorlar. Bu şekilde enerji fiyatları en yüksek noktalara fırladı ve hayal ettikleri hedeflerine ulaşamadılar. Tam tersi sonuçlar ortaya çıktı. Sonuçta Almanya, Rusya'dan aldığının 12 misli petrol ürünlerini Hindistan'dan almaya başladı. İşin ilginç yanı bu enerjiler de Rus petrolünden üretiliyor. 2022 Ocak-Temmuz arası 37 milyon dolar olan ödemeler, 2023'ün aynı döneminde 451 milyon dolara yükseldi. Gelirler Rus ve Hintli tekeller arasında paylaşılıyor.

Batı, Rusya'ya sabit bir tavan fiyat dayatmaya kalktı ancak bunu kabul ettiremediler. G7 ve AB Rusya'ya petrol ihracatında varil başın 60 dolar sınırı belirlemek istemişti. Urallarda 54-57 dolar olurken sonra 74 dolar çıktı. Şu sıralar da oldukça yükseldi.

Ayrıca ele alacağız ancak konuyla benzerliği bakımından kısaca belirtmekte yarar var: AB Komisyonu Çin'den elektrikli otomobil ithalatine karşı vergileri yükselttiğini açıkladı. Ceza gibi vergiler, rakip olarak görülen Çin'e değil, esas olarak Alman sanayisine darbe vuruyor. Daha önce ABD'nin Almanya ve Avrupa'ya yaptığını şimdi kendileri Çin'e uygulamaya kalkıyorlar.

İşadamları ve ekonomi alanındaki yetkililer, AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen'in geçen çarşamba günü yaptığı açıklamasına tepki gösterdiler. Leyen'in açıklamasına Çin tarafı anında karşı yaptırımlarla cevap verdi. Avusturya Akonomi Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Gabriel Felbermayr, “Almanya'nın elektrikli araçları desteklediği şartlarda karşı yaptırımlar Çin'e değil esas olarak Almanya ve AB'ye zarar verir.” dedi. Çünkü Alman otomobil üreticileri büyük ölçüde Çin'e bağımlı. Felbermayr, AB'nin kararını bumerang etkisi yaratacak bir adım olarak değerlendirdi. Almanya'nın 2030'a kadar yollarında 15 milyon elektrikli araba hedefi var. Bu hedefe ancak Çin'in katkısıyla ulaşabilirler. Çin ürünleri Almanya arabalarına göre oldukça ucuz. Bu olgulara rağmen özellikle koalisyon ortağı Yeşiller Partisi sözcüleri Çin'e karşı AB yaptırımını hararetle destekliyorlar.

Gelişmelerin gösterdiği gibi Batı ekonomik, sosyal, kültürel olarak bütün alanlarda insanlığın ilerlemesi ve biriktirdiği değerlerden uzaklaşma yolunda ısrar etmektedir. Bu çizgi emperyalist hegemonyacı sistemin çöküşünü hızlandırmaktadır. Ancak Avrasya ortamında gelişen insanlık değerleri ve gelişme Batının demokratik devrimler döneminden gelen değerlerini hatırlatacak ve gün yüzüne çıkartacaktır.

Sonraki Haber