Bauhaus ekolü çağdaş Türk sanatıyla buluştu

Bu yıl 100. yılını kutlayan mimarlık ve tasarım okulu Bauhaus, Türkiye’de de ‘Bir Bauhaus Ekolü: Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’ndan Sanatçılar Sergisi’ ile anılıyor.

Almanya’nın 20. yüzyılda ültür alanındaki en önemli ihraç ürünü olarak değerlendirilen Bauhaus Okulu, 2019 yılı boyunca 100. yaşını kutladı. Maltepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ev sahipliğinde, Türk-Alman Toplumu Derneği işbirliğiyle düzenlenen “100. Yılında Bauhaus - Türkiye’de Bir Bauhaus Ekolü: Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’ndan Sanatçılar Sergisi” Bauhaus’un dünyaya yayılanyıldönümü etkinlikleri arasında yer alıyor.
Bu satırların yazarı ve Erkan Özdilek’in küratörlüğünde yapılan s; sanatı yaşamın her alanına yayma amacı taşıyan özgün bir üretim çizgisini vurguluyor. Bunun ötesinde Türkiye ve Almanya arasındaki önemli bir kültürel dostluk bağını da ortaya koyuyor. Sergide DTGSYO’nun tüm disiplinlerinden yetişmiş, sanatsal üretimlerini ve eğitim pratiklerini bugün de Bauhaus felsefesine dayanarak sürdüren sanatçıların yapıtlarından bir seçki yer alıyor. Güzel bir rastlantı ile Berlin- İstanbul kardeşliğinin 30. yılına rastlayan bu serginin yılında Almanya’nın Berlin kentinde de sergilenmesi için çalışmalar sürdürülüyor.

İLK GÜNKÜ HEYECAN VE ENERJİYLE ÜRETİYORLAR
“Türkiye’de Bir Bauhaus Ekolü: Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’ndan Sanatçılar Sergisi”nde 32 sanatçının yapıtları gösteriliyor. 1957 yılındaki kuruluşundan Marmara Üniversitesi’ne bağlanıp Güzel Sanatlar Fakültesi adını alana kadar geçen sürede eğitim görmüş farklı kuşakları temsil ediyorlar. Bu sanatçıların tümü kendi disiplinlerinde üretmiş, ürettikleriyle çağdaş Türk sanatına damga vurmuş, ulusal kültürümüzü yurt dışında temsil etmiş, öğrenciler yetiştirmiş isimler. Kimileri 50. sanat yılına ulaştılar ama hala ilk günkü heyecan ve enerjiyle üretmeye devam ediyorlar.

NAZİLER TASFİYE ETTİ
Bugün metro istasyonundan kalemliğe kadar hayatımızdaki tüm endüstriyel ürünlerin tasarımında yatan fikirlerin tümünün kökeni 1919’da mimar Walter Gropius tarafından, Weimar’da (Almanya) kurulan küçük bir okula dayanır. Kısa zamanda yeni bir estetik hareket için üreme alanı haline gelen kendi küçük, etkisi büyük bu okulda sırasıyla Arts and Crafts, Sosyalizm, Komünizm, Tinselcilik, Sovyet Konstrüktivizmi ve Yeni Yapı yaklaşımları benimsendi. 1933 yılında Naziler tarafından kapatılarak zorla tasfiye edilince Almanya dışındaki farklı ülkelerde yeniden hayat buldu. Modern mimarlık ve tasarımın bu ilk okulu, kapanmasından yaklaşık 25 yıl sonra Türkiye’deki en önemli sanat okullarından biri olan Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’na da örnek oldu. 1957 yılında Bauhaus felsefesine dayanarak kurulan DTGSYO, İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa’da açılan en büyük Bauhaus okuludur.
Bauhaus felsefesi, okulun öğrencilerine hem sanatsal yaratım süreçlerini yönetebilecekleri hem de toplumsal yaşam içinde kullanılan nesneleri özgün estetik tasarımlara dönüştürebilecekleri bir anahtar verdi. Bu sergide yapıtları yer alan tüm sanatçılar, okulun ilk öğrencilerinden tutun da, Marmara Üniversitesi’ne bağlanmadan önceki son öğrencilerine kadar hepsi ortak bir Bauhaus ruhu taşıyor: Yaratıcı biçimlendirmenin ana kaynağına ulaşmak!

SERGİDE YAPITLARI YER ALAN SANATÇILAR

Alİ İsmail Türemen, Aydın Erkmen, Ayşegül Türedi Özen, Barbaros Gürsel, Berna Türemen, Cemile Tuna, Ergin İnan, Erkan Özdilek, Erol Eti, Fatma Batukan Belge, Fevzi Karakoç, Filiz Başaran, Güler Ertan, Günay Atalayer, Güngör Güner, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Hamdi Ünal, Kadri Özayten, Kerim Kılıçarslan, Mehmet Özer, Mustafa Aslıer, Mustafa Pilevneli, Mümtaz Işıngör, Nazan Erkmen, Reyhan Kaya, Selahattin Ganiz, Selahattin Yıldız, Sema Ilgaz Temel, Seyit Mehmet Buçukoğlu, Tayfun Erdoğmuş, Yüksel Güner, Zehra Çobanlı

Sonraki Haber