Bütçe açığa düştü borsa ise bit pazarı

Bütçe faiz dışı dengede de ekim ayında açığa düştü. TL'deki hızlı değer kaybı nedeniyle borsaya olan yöneliş endeksi rekor seviyeye taşırken, şirketler hisse geri alımı ile bit pazarı fırsatını değerlendiriyor

Dolar/TL kuru haftaya 10 TL'nin üzerinde başladı. TL'deki değer kaybı yüzünden Borsa İstanbul'daki kağıtlar döviz bazında ucuzlayınca, bazı şirketlerin hisse alımı yaptıkları görülüyor. Bu kapsamda İspanyol BBVA, Garanti Bankası hisseleri için teklif yaptı. BBVA, kalan Garanti hisseleri için hisse başına 12.20 TL gönüllü pay alım teklif fiyatı belirledi. BloombergHT'nin haberine göre gönüllü pay alıma konu olan tüm payların satın alınması durumunda BBVA tarafından 25.7 milyar TL, (yaklaşık 2.25 milyar avro) ödeme yapılacak. BBVA, 2010 yılında ise Garanti Bankası’nın yüzde 24.89’unu 5.84 milyar dolara satın almış, daha sonraki alımlarla payını yüzde 49'a kadar çıkarmıştı. Öte yandan pay alım teklif fiyatı 12 Kasım 2021’de borsada oluşan fiyatından yüzde 15 primli olarak belirlendi. Garanti BBVA’nın ana hissedarı BBVA’nın, mülkiyetinde bulunmayan yüzde 50.15 oranındaki gönüllü paylar için pay alım teklifinde bulunmasıyla ilgili açıklama yapan Garanti BBVA Genel Müdürü Recep Baştuğ, “Türkiye’ye bugüne kadar yapılmış en büyük yabancı sermayenin yatırımcısı konumundaki BBVA’nın bu kararı, ülkemize ve potansiyeline duydukları güveni teyit etmekte ve uzun vadeli, kalıcı yatırımcı olma kimliğinin de altını çizmektedir” dedi.

FİYATI GÖREN ALIMA GELİYOR

Duyurunun ardından dün Garanti Bankası hisseleri açılışta yüzde 9.9 artışla 11.63 TL oldu. Teklif sürecinin SPK onayıyla resmen başlaması beklenirken, haberin etkisiyle Borsa İstanbul 100 endeksi dün yüzde 4 oranında prim yaptı. Endeks değeri rekor kırarak 1.700'ü aştı. Öte yandan geçen hafta Getir'in de Şok Marketler hisselerini alacağı haber basına yansımıştı. Koç Holding de geçen günlerde UniCredit'e ait Yapı Kredi sermayesinin yüzde 18'ine denk gelen payları almaya karar verdiğini, devir bedelinin 1 lira nominal değerli paylar için 2.2980 lira olarak belirlendiğini KAP'a bildirdi. TL'deki düşüş nedeniyle Türk şirketlerinin değerlemeleri döviz bazında tarihi düşük seviyelere gerileyince döviz kaynağı olan şirketler için geri alım fırsatları ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde kur cephesinde dengelenme bekleyen şirketler gelinen bu seviyelerdeki alım fırsatını kaçırmıyor. Bu anlamda ABD cephesinde enflasyon riskleri yüksek olmasa bit pazarına dönen Borsa İstanbul'da yabancı ilgisini de görebilirdik. Nitekim 5 Kasım ile biten haftada hisse senetleri tarafında 274 milyon dolarlık net yabancı alımı olmuştu. Endeks değerinden bu ilginin sürdüğü görülüyor.

ON AYDA 78 MİLYAR TL AÇIK

Haftanın en çok konuşulacak gelişmesi ise perşembe günü Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararı olacak. Piyasada yapılan anketlere göre beklenti 100 baz puanlık bir indirim yönünde. Öte yandan ağustos ve eylül aylarında cari denge tarafında görülen fazlaya karşın ekimde bütçe ise açık verdi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı ekim ayına ilişkin bütçe uygulama sonuçlarına göre, ekimde bütçe gelirleri, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 22.9 artarak 114 milyar 16 milyon liraya, bütçe giderleri yüzde 34.6 artışla 131 milyar 422 milyon liraya ulaştı. Ocak-ekim döneminde ise bütçe gelirleri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 34.3 yükselerek 1 trilyon 104 milyar 572 milyon liraya, bütçe giderleri yüzde 22.3 artarak 1 trilyon 183 milyar 72 milyon liraya çıktı.

Böylece merkezi yönetim bütçesi ekimde 17 milyar 406 milyon lira, ocak-ekim döneminde ise 78 milyar 499 milyon lira açık verdi. Üstelik geçen yıl ekim ayında 6.9 milyar lira olan faiz dışı fazla, Ekim 2021’de 3.1 milyar lira faiz dışı açığa dönüştü. Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan, faiz ödemeleri hariç harcamalar, mal ve hizmet alımına yönelik devlet harcamalarındaki yüzde 94.4'lük artışa dikkat çekti. Erkan, “Hazine, Ekim ayında 5.24 milyar TL nakit bütçe açığı ve 8 milyar TL faiz dışı fazla verdi. Türkiye, ekim ayında arka arkaya ikinci ayda art arda bütçe açığı verdi ve harcamalar vergi tahsilatını geride bıraktıkça fark bir önceki yıla göre genişledi” dedi.

ENFLASYON BÜTÜN DÜNYAYI TEHDİT EDİYOR

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını kaynaklı arz darboğazları fiyat artışlarını körüklemeye devam ederken, tüm dünyanın sorunu haline gelen enflasyonla mücadele küresel ekonominin en önemli gündem maddesini oluşturuyor. AA'nın yayınladığı analize göre, çipten gıdaya birçok üründe yaşanan arz darboğazları çoğu ülkede enflasyonu körüklüyor. Dünya nüfusunun yaklaşık 1.2 milyarı iki ile üç haneli enflasyonla yaşıyor. Devam eden lojistik sıkıntılar, iş gücü eksikliği ve yüksek enerji fiyatları gibi küresel fiyat baskıları enflasyonun "geçici olacağı" görüşüne meydan okuyor. ABD'de son veriler, enflasyonun 31 yılın zirvesine çıktığını gösteriyor. Avro Bölgesi'ndeki verilere göre yıllık enflasyon eylülde yüzde 3.4 ile son 13 yılın zirvesine ulaştı. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin'de de veriler, fabrika çıkış fiyatlarının 26 yılın en yüksek hızıyla arttığını ve tüketici fiyatları enflasyonunu tahminlerin üzerine çıkardığını gösterdi. AA muhabirinin son açıklanan verilerden derlediği bilgilere göre, 15 ülkede enflasyon oranı yüzde 10 ile 20 arasında değişiyor. Bu ülkelerden Seyşeller ve Türkmenistan'da enflasyon yüzde 10, Burundi'de yüzde 10.49, Belarus'ta yüzde 10.5, Özbekistan’da yüzde 10.6, Brezilya'da yüzde 10.67, Ukrayna'da yüzde 10.9, Haiti’de yüzde 10.91, Gana'da yüzde 11, Sierra Leone'de yüzde 11.63, Gürcistan’da yüzde 12.8, Gine’de yüzde 13.05, Kırgızistan’da yüzde 13.5, Nijerya’da yüzde 16.63 ve Türkiye’de yüzde 19.89 seviyesinde bulunuyor. Enflasyon oranı, Zambiya, Angola, Etiyopya, İran, Arjantin, Zimbabve, Surinam, Suriye, Lübnan, Sudan ve Venezuela'da ise yüzde 20’nin üzerinde kaydediliyor. Venezuela, yüzde 1946 ile dünyada enflasyonun en yüksek olduğu ülke olarak öne çıkıyor. Enflasyon, İran'da yüzde 39.2, Arjantin’de yüzde 52.1, Lübnan’da ise yüzde 144 olarak hesaplanıyor.

KUR FARKININ BEDELİNİ HAM MADDEDE ÖDÜYORUZ

İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Türk Yapı Malzemeleri Sektör Komite Başkanı Serdar Urfalılar, “İhracatçı ve yatırımcı sisli ve belirsiz havayı sevmez, stabil bir ekonomi ve konjonktürde ticaret de yatırım da daha kolay yapılır. Doların artması ilk etapta ihracatçının lehine gibi gözükse de bir sonraki ham madde alımında ihracatçı kur farkının bedelini ağır ödemektedir. O sebeple kurda yüksek ya da düşük stabilizasyon biz ihracatçılar ve yatırımcılar için yüksek öneme sahiptir” dedi. Dünya genelinde artan enerji maliyetlerine de değinen Urfalılar, “Ülkemizde üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 34’ünün doğal gazla çalışan santrallerde üretildiği göz önüne alındığında bu artışın elektrik tarifesine de yansıması kaçınılmaz. Sanayicimiz, enerji fiyatlarında oluşan ve oluşacak maliyet artışını hem yurt içi hem de yurt dışı piyasada tüketiciye yansıtmak zorunda kalacak. Artan ürün fiyatları arz talep dengesini olumsuz etkileyecek” ifadelerini kullandı.

Sonraki Haber