CIA'nın Türkistan İslam Partisi'ne verdiği görev: İpek Yolu'nu sabote etmek

CIA, Türkistan İslam Partisi terör örgütünü, Türkiye'nin ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nin kalkınma ve ekonomisinde çağ atlatacak projeleri aşama aşama hayata geçiren Kuşak ve Yol Girişimi'ni sabote etmek için kullanmayı amaçlıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) terör örgütleri listesinde yer alan Türkistan İslam Partisi, Suriye Ordusu’nun terör örgütlerine yönelik etkin temizlik harekatı üzerine yeni bir göreve, yeni bir bölgeye yönlendiriliyor. Türkistan İslam Partisi Türkiye Teşkilatı'nın Doğu Türkistan Bülteni isimli sitesinde yayımlanan bir yazıya göre ABD, IŞİD ile Türkistan İslam Partisi teröristlerini, Afganistan-Çin sınırındaki Bedahşan’da bulunan 60 kilometrelik Fergana Vadisi'ne (Wakhan Koridoru) taşımaya başladı.

Türkistan İslam Partisi, Mike Pompeo'nun kararıyla 20 Ekim 2020'de terör listesinden çıkarılmıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, kararı “Doğu Türkistan İslam Partisi'nin var olmaya devam ettiğine dair güvenilir bir kanıt olmadığı” gerekçesine dayandırdı. Türkistan İslam Partisi'nin yayınladığı açıklamada ise terör listesinden çıkarılmalarının, bölgede Çin'e karşı yürütülen mücadelenin “insani bir gereklilik” olduğunu ortaya koyduğu ileri sürüldü.

ABD TEMELLERİ 2015’TE ATTI

Türkistan İslam Partisi teröristlerini Fergana Vadisi'ne yerleştirme planının temelleri, 2015 yılında atıldı. Operasyon Türkistan İslam Partisi'nin sözde Afganistan şube emiri Abdulhak Lamolla ile sözde Suriye genel emiri Ebu Ömer Türkistani tarafından yürütülüyor. Bu iki ismin, Türkistan İslam Partisi teröristlerinin bir bölümünü, Suriye'ye karşı kullanmak üzere o dönem IŞİD'e götürdükleri belirtiliyor. ABD’nin altyapısı kullanılarak Türkmendağı üzerinden Suriye'ye götürülen teröristler, şimdi Çin'e karşı kullanılmak üzere Fergana Vadisi'ne taşınıyor.

Abdulhak Lamolla ve İbrahim Mansur ile ABD arasında, Doğu Türkistan’ın yeraltı kaynaklarının 50 yıllığına Amerika’ya verilmesi için anlaşma yapıldığı ifade ediliyor.

ASIL HEDEF 21. YÜZYILIN İPEK YOLU

Her türlü faaliyeti ABD tarafından planlanan ve fonlanan sözde “Doğu Türkistan” davasının savunucuları Çin'deki kanlı eylemlerinin yanısıra Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nde de terör eylemleri düzenliyor. Daha önce Doğu Türkistan İslami Hareketi adını kullanan örgüt, Özbekistan İslam Hareketi ile birlikte aynı selefi/radikal sözde İslam akidelerini savunuyor. CIA'nın Çin'e, Rusya'ya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nde yönetimlere karşı oluşturduğu terörist havuzunda toplananların 1990'lı yıllardan itibaren ilk eğitim sahası Afganistan'dı. 1990'lı yılların ortalarından sonra bölgede terör ve tedhiş eylemleri gerçekleşitiren bu unsurların bir ksısmı, 2011 yılından itibaren CIA'nın yönetiminde Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Suriye'ye taşındı. Orta Asya'daki çeşitli ülkeler ile Türkiye, Suudi Arabsitan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere birçok ülke arasında mekik dokuyan terörist unsurlar, 2017 yılbaşındaki Reina eylemi gibi hem Türkiye'de hem de Kırgızistan, Özbekistan gibi ülkelerde çeşitli terör eylemleri düzenledi.

Suriye'de terörist eğitiminden geçirilen, Türkiye'de ise sözde insan hakları eylemcisi olarak sahneye çıkan çeşitli unsurlar, sözde Doğu Türkistan davasını savunan Türkiye'de kurulu bazı yasal derneklerle de işbirliği içinde faaliyet gösteriyor. CIA'nın Orta Asya'daki terörist havuzunda topladığı elemanlardan oluşan Türkistan İslam Partisi adı altında faaliyet gösteren örgütün önüne CIA'nın koyduğu esas görev, başta Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri olmak üzere gelişen dünya ülkeleri için yeni bir çağı başlatmış olan Kuşak ve Yol Girişimi'ni sabote etmek. 21. Yüzyılın İpek Yolu olarak adlandırılan bu girişim kapsamında, Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri arasındaki işbirlikleri geliştiriliyor ve bu ülkelerin ortak kalkınmasında çığır açıcı gelişmeler için devasa projeler hayata geçiriliyor.

CİSR-EL SUGUR BOŞALTILDI

Türkistan İslam Partisi için simge yerlerden olan İdlib'in güneyindeki Cisr-el Sugur'un da yakın bir dönemde boşaltıldığı öğrenildi. Burada büyük bir karargahları buluna Türkistan İslam Partisi Suriye Merkezi, tüm ekipmanlarını alarak bölgeden ayrıldı. Buradaki militanların bir kısmının Fergana Vadisi'ne geçmeye razı olduğu, bir kısmının ise Heyet-i Tahrir Şam (HTŞ) bünyesinde Suriye'de kalmaya devam edeceği öğrenildi.

Türkistan İslam Partisi'nin bölgedeki varlığının bitirilmesiyle birlikte ABD'nin Huraseddin gibi radikal örgütlerin üzerine gideceği, bunun yanında HTŞ'yi de radikallerle mücadele eden ılımlı bir muhalif örgüte dönüştüreceği tahmin ediliyor. HTŞ son dönemde bölgedeki radikal örgütlere yönelik operasyonlar düzenlemeye başlamıştı.

‘ABD'YE DEĞİL ÇİN'E DÜŞMANIZ’

Örgüt lideri Ebu Ömer Türkistani'nin görev yerinin de “Wakhan Koridoru Planı” çerçevesinde değiştirildiği öğrenildi. Türkistani, Al Monitor'e 15 Kasım'da verdiği bir demeçte ABD’ye düşman olmadıklarını şu sözlerle vurguladı: “ABD'ye Batı'ya değil, bize siyasi haklar vermeyi reddeden Çin'e düşmanız. Suriye halkını katletmek için Afganistan, Irak ve Lübnan'dan Şii milisleri getiren Esad rejimine karşı kardeşlerimize destek olmak için buraya gelmiştik. Suriyelilerin bizden ayrılmamızı istemesi durumunda mutlaka yapacağız. Bizim için önemli olan Suriyeli kardeşlerimizin Esad rejiminden ayrılma talebinin yerine getirilmesi.”

Dünyada Uygur bölücülerin hem siyasi hem ekonomik merkezi konumunda bulunan ABD, Çin’i sıkıştırmak için onları kullanıyor. Rabia Kadir, Rushan Abbas, Kuzzat Altay gibi Uygur bölücü liderlerine kucak açan, Dünya Uygur Kongresi gibi teşkilatlara ev sahipliği yapan ABD, CIA’nın taşeron örgütü National Endowment For Democracy (NED) üzerinden büyük ekonomik destek veriyor. NED’in raporlarında yer alan bilgilere göre Uygur bölücülüğüne 2014-2018 yıllarında 3 milyon dolar fon sağlandı.

Sonraki Haber