Çiftçi borç batağında

Son 10 yılda enflasyon yüzde 145, çiftçi borçları yüzde 830 arttı. Yüzde 90'ı borçlu olan çiftçinin borcu ise 100 milyar'a dayandı. Uzmanlar, ithalatın tarıma zarar verdiğini vurguladı

Son on yılda enflasyon toplamda yüzde 145 artarken çiftçilerin borç stokundaki artış yüzde 830'ları bularak 100 milyar TL'ye dayandı. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, çiftçinin yüzde 90'ının borçlu olduğunu, son döviz krizinden sonra bu oranın daha da arttığını bildirdi.
Hükümetin izlediği tarım politikası, tarımın ithalatla terbiye edilmesi politikası, ekonomide yaşanan krizler ve peş peşe gelen doğal afetler çiftçileri borç batağına sürükledi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) verilerine göre, tarım kredilerinin stoku sürekli artıyor. 2007 yılında tarım kredi stoku 10.5 milyar TL iken bu rakam yıllar itibarıyla 2010'da 22.8, 2015'te 61.3, 2016'da 72.9, 2017'de 86.9, 2018 yılının Haziran ayına kadar da 97.8 milyar TL'ye yükseldi.
Çiftçinin toplam 97.8 milyar TL'lik tarım kredi borç stokunun yüzde 68'i (66.5 milyar TL) kamu bankalarına, yüzde 11.9'u (11.6 milyar TL) yerli özel bankalara, yüzde 20.1'i de (19.6 milyar TL) yabancı özel bankalara.
ÇİFTÇİ İCRALIK OLUR
Çiftçi borç stokundaki artışın enflasyonun çok üstünde olduğunu kaydeden uzmanlar, 2007-2018 yılları arasında yaşanan enflasyon toplamının yüzde 145 olmasına rağmen, çiftçi tarım kredi stokundaki artış oranının toplamda yüzde 830'u bulduğunu belirtti. Çiftçi tarım kredi borçlarının enflasyonun yaklaşık 6 kat büyük olduğunu, bunun da çiftçiler açısından tehlike sinyali olduğunu kaydeden bir kamu bankası üst düzey yöneticisi, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu gidişin sonu çiftçinin icraya düşmesidir. Zaten çok sayıda icra dosyası var. Yaşanan kriz nedeniyle mümkün olduğu kadar idare yoluna gidiliyor. Ama eninde sonunda dosyalar açılacak. Kamu bankaları duyarlı davransa da özel bankalar borçlarını zamanında tahsil etme yoluna gidecekler."
BANKALAR TARLALARA EL KOYUYOR
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör de Aydınlık'a yaptığı açıklamada, Türkiye'de çiftçi kayıt sistemine bağlı 2.5 milyon çiftçi olduğunu hatırlatarak, "Odamızca yaptığımız araştırmada bunların yüzde 90'ı borçlu. Aldıkları krediler için tarlasını, evini ipotek ediyorlar. Bankalar borçlarını ödeyemeyen çok sayıda çiftçinin tarlasına el koydu, elinden aldı" ifadelerini kullandı.
Girdi maliyetlerinin çok yükseldiğini, dolar kurlarındaki artış öncesinde tohum fiyatlarındaki artışın yüzde 20, tarım ilaçlarındaki artışın yüzde 20-25 olduğunu, mazot fiyatlarının da sürekli zamlandığını vurgulayan Güngör, şimdi buna bir de döviz kurlarında yaşanan artış eklendiğini söyledi. Bu koşullarda çiftçinin kâr etmesi ve borçlarını ödemesinin çok zor hatta mümkün olmadığını kaydeden Güngör, şunları söyledi:
"Çiftçinin sadece bankalara borcu yok. Çiftçilerin bir de ilaççıya, gübreciye, tohumcuya, esnafa, piyasaya olan borçları var. Şu anda üretim maliyeti ile devletin verdiği fiyatlar arasında fark yok. Örneğin bir kilo buğdayın maliyeti 1 lira, verilen fiyat 1 lira 5 kuruş. Fındıkta, sütte, bütün ürünlerde benzer bir durum yaşanıyor. Bu durumda borçlarını nasıl ödesin. Bu gidiş iyi gidiş değil. İzlenen tarım politikası yanlış. çiftçi üretim yapamaz hale geldi. Son 15 yılda ekim yapılan tarım alanı 26.5 milyon hektardan 23.5 milyon hektara düştü. Aynı düşüş meralarda da var."
İTHALAT ZARAR VERİYOR
Gerekli gereksiz yapılan ithalatın tarıma zarar verdiğini da belirten Güngör, "Düşünün son 15 yılda 50.5 milyon ton buğday ithal ettik. 13.6 milyar dolar para verdik. Kendi üreticimizi desteklesek bu dolarlar Türkiye'de kalacaktı. İzlenen politikalar değiştirilmezse gıda fiyatları daha da artacaktır" diye konuştu.
'ÜRETİCİNİN BORCU ERTELENSİN'
CHP Milletvekili Mehmet Göker, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde dünyada yükselen nüfusa bağlı olarak sürekli artan gıda talebinin tarım sektörünü stratejik bir sektör haline getirdiğini vurguladı. Göker, şöyle dedi: "Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler tarıma ciddi kaynak aktarmakta ve bu çerçevede tarım üreticilerini desteklemektedirler. Ancak ülkemizde tarım kesimine yeterli kaynağın ayrılmadığı görülmektedir."
Göker; mazot, gübre, tohum gibi temel girdilerde yaşanan artışların ve ani iklim değişikleri nedeniyle meydana gelen aşırı yağışların üreticileri olumsuz etkilediğini kaydederek, buğdayda, kirazda, fındıkta ve daha pek çok üründe yaşanan rekolte kaybı nedeniyle üreticilerin, ürettiğini maliyetine bile satamama noktasına geldiğini bildirdi. Öker, "Bugün ülkemizde borçları nedeniyle icralık olan pek çok üreticimiz bulunmaktadır. Bunlara yenilerinin eklenmemesi adına üreticilerimizin Ziraat Bankası'na olan borçlarının en az 1 yıl süre ile ertelenmesi üreticilerimizi bir nebze olsun rahatlatacaktır" diye konuştu.

Sonraki Haber