Devlet zaafına ortak oldunuz

24 Temmuz 2015’ten sonra başlayan Vatan Savaşı’na karşı PKK’ya göğsünü siper eden Abdullah Zeydan Van Belediye Başkanı 'seçildi.' 'PKK sizi tükürüğüyle boğar' çıkışıyla hatırlanan Zeydan'la ilgili YSK'nın verdiği kararı değerlendiren Ahmet Hakan, yazısında 'Van’da nihayet doğru karar' dedi.

Abdullah Zeydan, 2015 Dağlıca saldırısı öncesi Dağlıca taburuna giderek, “Dağların bombalandığı haberi geliyor. Bugün biz askerlerin konumlandığı yeri biliyoruz.” diyerek tehdit ediyordu. Ve aynı Zeydan başka bir konuşmasında “PKK sizi tükürüğüyle boğar” diyordu.

Dün Hürriyet’ten Ahmet Hakan, yazısında “Van’da nihayet doğru karar” dedi. Hakan şöyle diyor:

“Van’da DEM’in adayı birinci olmuş.

Aldığı oy oranı yüzde 55. En yakınındaki aday, yarısını bile bulamamış.

Yenilgi ilk kez yetim değil.

Buna rağmen birtakım karmaşık hukuki süreçler gerekçe gösterilerek başkanlığı, ikinciye vermek hakkaniyet ve adalet duygusunu feci zedeliyordu.

Dün akşam üzeri nihayet sağduyu galip geldi.

Yüksek Seçim Kurulu, DEM’in adayına başkanlığı verdi. Böylece hukuk, bir oyunu bozmuş oldu.

Van'da terör destekçileri parkları ateşe verdi, halk ekmek büfeleri, otobüs durakları ve bazı iş yerlerine zarar verdi.

Bu olay üzerinden ülkemize operasyon çekmeye kalkışanların, bu olayı bahane ederek sokaklarda vandallıklar sergileyenlerin hevesleri kursaklarında kaldı çok şükür.”

Sayın Hakan, üzülerek okuyoruz bu yazıları. Demokrasi bir disiplindir. Hukuk o disiplinin kılıcıdır. Teröre alan açmak için yoktur. Terörü bitirmek için vardır. Dünyanın hangi yerinde belediyeler teröre ve destekçilerine teslim edilir? Böyle bir durumda oy hesabı yapılır mı? Anayasa’nın ilk dört maddesi ne güne duruyor? Hukuk bunu uygulamayacak mı? “Sokaklarda vandallık sergileyenlerin hevesleri kursaklarında kaldı” tespitiniz çok yanlış. Aksine, bu karar onlara moral olmuştur. “Sokağa çıktık, yakıp yıktık ve geri adım attırdık.” Bu karar terör destekçilerine güç vermiştir. Siz de maalesef bu yazınızla PKK tükürükçülerine ortak oldunuz.

Önceki gün Vatan Partisi Genel Başkanı yükselen iki tehlikeye dikkat çekmişti. Perinçek, seçimin en önemli sonucu olarak “PKK hendeklerden çıkartılmıştır ve Güneydoğu bölgemizde yerel iktidar makamlarına oturtulmuştur” tespitini yapmıştı. Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı da ardından önemli bir açıklama yapmıştı. Bursalı şöyle dedi:

“Van, Hakkari, Diyarbakır, Bitlis, Ağrı caddelerinde 6-7 Ekim sürecini anımsatan görüntüleri yaşıyoruz. PKK, hendekten sahneye çıktı. Abdullah Zeydan’a ve PKK’ya siper olanlar sözümona hukuka sarılıyorlar. Aslında devletin zaafına sarılıyorlar.”

İşin gerçeği budur.

Sayın Hakan, karar da yanlış yazınız da yanlış.

TÜRKİYE’DEN BİR ZELENSKİY ÇIKMASI İŞTEN BİLE DEĞİLSE NEDEN ZELESKİY’NİN YANINDASINIZ?

Son dönemde hükûmet basınında bir konu dikkatimizi çekiyor. Türkiye’nin başına bir Zelenskiy geçirilmesi tehdidinden bahsediyorlar.

Bu konu yabana atılmamalı. İlk tespiti Aydınlık 17 Aralık 2022’de “Türkiye’nin Zelenskiy’si” manşeti atarak yapmıştı. Aydınlık 17 Aralık 2022’de “Türkiye’nin Zelenskiy’si” manşeti atmıştı. Haberimizde şöyle yazmıştık: “ABD Dışişleri ile AB'nin büyükelçileri, Batı'nın en azılı kalemleri, eski dünyanın bütün güçleri, FETÖ'cüler, PKK'lılar, liberaller ve foncular ortak bir amaç için bastırıyorlar: İmamoğlu'nu cumhurbaşkanı yapmak! (…)Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği için ceza alan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in de desteği ile bir “mağduriyet” hikayesi yaratmaya çalışıyor. İmamoğlu'na gelen dış destek Altılı Masa'ya cumhurbaşkanı adayının nasıl dikte edildiğini açıkça gösteriyor. Belediye başkanlığı görevinde yoğun eleştirilerle karşılaşan İmamoğlu, Batı tarafından Ukrayna'nın başına paraşütle indirilen Volodimir Zelenski'yi hatırlatıyor.”

17 Aralık 2022

26 Mart 2024’te Hürriyet’ten Abdulkadir Selvi benzer bir yazı yazdı: “Bazı farklılıklar olmakla birlikte Zelenski de Ukrayna’nın başına böyle getirilmişti. Bir palyaçodan kahraman çıkaran ABD daha sonra onun üzerinden Ukrayna’yı Rusya’ya karşı savaşa soktu. İngiliz Büyükelçinin balık ziyafetinde buluştuğu, Amerikan Büyükelçisi›nin Türkiye’ye ayak bastığı anda ilk ziyaret ettiği kişi olan Ekrem İmamoğlu üzerinden neyi planlıyorlar?”

Dün de Yeni Şafak’tan Süleyman Seyfi Öğün önümüzdeki dört yıl için yaptığı tespitleri sıraladı ve yazının sonunu şöyle bağladı: “Önümüzdeki dört sene çok, ama çok hayâtî. Eğer bu süreç dengeli bir şekilde atlatılamazsa, Türkiye’den bir Zelenski çıkması işten bile değildir…”

Evet Zelenskiy, Batı’nın adamı.

ABD onu kullanarak Rusya’nın üzerine sürdü.

Peki Selvi ve Öğün bunlar yazarken AK Parti Hükûmeti ne yapıyor? Zelenskiy’i sık sık ağırlıyor. Türkiye’de kalması gereken esirleri hukuksuz bir şekilde Zelenskiy’e veriyor. Kiev’de SİHA fabrikası açmaya çalışıyor. Zelenskiy’e silah ve mühimmat gönderiyor. Kırım’ın geri verilmesini istiyor… Hürriyet ve Yeni Şafak gazeteleri ve yazarları da bu sözde denge politikasına destek veriyor.

E bize de soru sormak düşüyor:

Türkiye’den bir Zelenskiy çıkması işten bile değilse neden Zeleskiy’nin yanındasınız?

5 NİSAN MEDYANIN HALLERİ

ABD’DEN İYİ BİR ŞEYLER BEKLEMEK YANLIŞI

HAŞMET BABAOĞLU - SABAH

Duruma hâlâ uyanmayan var mı? Malum... "Eninde sonunda ABD yeter artık diyecek, İsrail soykırımı durduracak, bebekler ölmeyecek" diye bekleyerek ayları tüketenler var... Oysa danışıklı bir düzen bu... Küçük İsrail, dünya kamuoyunu "Büyük İsrail" (Anglosakson hegemonya) üzerinden uyutuyor. Biz seçim gündemiyle meşgulken... İsrail uçakları Gazze'de yemek pişirip dağıtan ve giysi yardımı yapan World Central Kitchen teşkilatının dört görevlisini vurdu. Polonyalı, Avustralyalı, İngiliz ve ABD'li görevlilerin çatışmasız bir bölgede ve WCK logolu arabalarıyla ilerlemekteyken hedef alınarak vurulup öldürüldükleri anlaşıldı. Olay şüphesiz trajikti. Ama şu da çok acıklıydı... Dünyanın dört bir yanındaki vicdanlı insanlar "İsrail Amerikalı, Avrupalı ve beyaz tenli insanları vurdu; belki şimdi Batı'nın politika merkezlerinde İsrail'in zalimliği anlaşılır" diye umuda kapıldılar. Öyle ya... Esmer dünyada on binler ölse çıt çıkmaz ama belki dört beyazın ölümü işi değiştirir diye... Paramparça edilmiş Filistinli bebeklere bakmasalar, bu dört Batılıya bakarlar diye düşündüler. Zaten uygarlık dediğimiz de bu cilalı tasavvurdan ibaret değil mi? (Ha bütün bunları zerre dert etmeyen bir tek bizim kendini "beyaz" sanan avanaklarımız var, o ayrı bir facia!)

YEREL SEÇİMLERDE EKONOMİNİN ETKİSİ

ERDAL TANAS KARAGÖL - YENİ ŞAFAK

31 Mart yerel seçimlerinde AK Parti’nin yaşadığı oy kaybının arkasında farklı faktörler olduğu gibi ekonomik koşullar başta da yaşanılan enflasyon, emekli maaşları konusunda öne çıkan eleştiriler ve gelir adaletsizliği gibi konular öne çıkan faktörler oldu. Yeni dönemde, başta enflasyonun kontrol altına alınması için atılacak adımların devamı, enflasyonun neden olduğu maliyetin toplum kesimleri arasında adil paylaşılması, farklı sosyal kesimler arasında var olan gelir adaletsizliğinin giderilmesi ve alt gelir grubunda yer alan kesimin hayat standartlarında iyileşme sağlanması seçmen davranışın üzerinde önemli değişiklikler getireceğinden şüphe yoktur.

Sonraki Haber