Doğu Perinçek'ten Mehmet Şimşek için dikkat çeken benzetme!

Doğu Perinçek, Anayasa’da olmamasına rağmen ‘kabine’ kavramının kullanılmasını eleştirdi. Bu kavramın, devletsizleşme sürecinde anlamlı olduğuna dikkat çeken Perinçek, ‘Devlet geleneği, birikimi, tecrübesi yok.’ dedi. Perinçek ayrıca, Şimşek’in bakanlığını ‘liberal ekonomiye dönüş’ olarak yorumladı.

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ulusal Kanal’da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Perinçek, “Cumhurbaşkanlığı Kabinesi” ifadesini eleştirerek kabine kavramının Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanının sivil anayasa açıklamalarına da tepki gösteren Perinçek, anayasanın sivilinin olamayacağını vurguladı.

Perinçek, Adnan Türkkan ve Nadir Temeloğlu’nun sorularını yanıtladı. Perinçek’in konuşmasından öne çıkan başlıkları şu şekilde:

‘ANAYASA DIŞI İFADE’

“Her gün kabineden söz ediyorlar. Kabine Anayasa dışı bir ifade. Şu anki Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın yürütme bölümünde bakanlar kurulu deniliyor. Anayasa koyucu bakanlar kuruluyla ilgili bütün maddeleri kaldırmış fakat başlığı unutmuş. Bu anayasayı AK Parti değiştirdi. Bir anayasa yazmayı beceremiyorlar. Bakanlar Kurulu anayasada var ama altı yok.

“Şimdi esas Sayın Hükümet yetkilisine gelelim. Hani nerede kabine? Sayın Cumhurbaşkanımızın söylemine göre, gazetelerin yazdığına göre kabine diye bakanların oluşturduğu bir kurul var. ‘Kabine toplandı’ dediğine göre bir kurul bu. ‘Kabine toplandı’, ‘kabine kuruldu’, ‘yeni kabine’, ‘eski kabine’ değil mi? Hani nerede anayasada? Anayasada kabine yok. Bu anayasayı siz yaptınız. Nasıl anayasa yapıyorsunuz siz? Türkiye'yi nasıl yöneteceksiniz? Anayasaya dayanmayan bir kurul olabilir mi?

“Devlet geleneği, birikimi, tecrübesi yok. Bakın böyle bir hata ne Selçuklularda yapılır ne Karahanlılarda ne de Orhun Yazıtlarını yazan Göktürklerde. Töre diye bir olay var değil mi? Hukuk... Yani töre, hukuk. Tamamen hukuk dışı. Bunlar uydurulmuş bir kavram.

‘DEVLETSİZLEŞME SÜRECİNİN KAVRAMI’

“Bakın bu Türkiye'nin devletsizleşme sürecinde anlamı olan bir olay. 1980’den sonra küresel efendiler, milli devletin tasfiyesini Türkiye'ye dayattılar. Bu dünya çapında bir küreselleşme programıydı. Türkiye de bundan nasibini aldı bu programdan. Turgut Özal bunun başını çekti. Özelleştirmeler, tarıma desteklerin kaldırılması, bütün halkçı devletten kalan bütün kurumların tasfiye edilmesi, Türk lirasının Türkiye'den Türk çarşılarından kovulması, dolar saltanatının kurulması… Bütün bunlar Türkiye'nin milli devletinin temellerinin tasfiyesiydi. Bu aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin temel kurumlaşmasının da tasfiyesine yönelikti. Kürdistan'a özerklik olacaktı, Türkiye'nin milli devletinin tasfiyesiyle ilgili uygulamalardı.

“Dolayısıyla küresel merkezlerin Türkiye'yi devletsizleştirme, milli devletin kurumlarını tahrip etme girişiminde gelip anayasamızda olmadığı halde bizim devlet adamlarımızın diline takılan bir kavram kabine, uydurma bir kavram. Ama bir gerçekliği var. Bu, Türkiye'nin devletsizleşme sürecinin getirdiği bir kavram. Devletsizleşirsen, anayasal tören falan hukukun hiçbir şey kalmaz.

“Devletsizleştirdiğin zaman ne olur? Türkiye HDP'yi kapatamaz. Devletsizleştirdiğin zaman belediyeleri PKK'ya verirsin. PKK'ya 540 milyon lirayı Maliye Bakanlığı olarak ödersin. Vatan Partisi hükumet olsa Maliye Bakanı'na der ki ‘Vermiyorsun ve bunun yasal gerekçesi var. Nedir yasal gerekçesi? Anayasaya göre kapatılması gereken bir partidir ve ben kanunların da üzerinde olan anayasaya uyuyorum, bu 540 milyon lirayı PKK'ya vermiyorum’.

“Türk milletinde saygınlık uyandıran, kapısından geçerken bile herkes ceketini iliklediği hükümet kavramını bıraktılar. Çünkü hükumetin, devletin içini boşaltıyorlar. Kabine kavramını, Türk siyasi hayatının içine yasa dışı bir şekilde yer altından anayasayı çiğneyerek getirdiler, soktular.”

‘ANAYASANIN SİVİLİ OLAMAZ’

“Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan ‘sivil anayasa’ diyor. anayasanın sivili olmaz. Çünkü sivil demek, devlet dışı demek. Yani bir kavramlaştırma var, politik toplum, sivil toplum. Sivil deyince biz asker elbisesi, sivil elbise giydi falan.

“Sivil kelimesi devlet dışı, politik kelimesi de devlet demek. Peki anayasa ne? Anayasa devletin organlarını, örgütlenmesini düzenleyen, bu organlar arasındaki yetki ilişkileri düzenleyen ve aynı zamanda devletin vatandaşlarıyla ve genel olarak bireylerle kamusal ilişkilerine hürriyetleri düzenleyen temel hukuk metnidir. Yani anayasa doğrudan devletle ilgili bir şey.

“Devlet dışı bir anayasa olur mu? Devlete yabancılık, devletten hoşlanmama var. Anayasaya kurucu hukuk da denebilirdi. Yani devletin esas teşkilatı anlamında. Devleti kuran devlet dış hukuk olmaz.”

‘LİBERAL EKONOMİYE DÖNÜŞ’

“Sayın Mehmet Şimşek'in açıklaması çok açık. ‘Uluslararası normlara uygunluk’ diyor. Dünyanın finans merkezlerine, küresel, emperyalist merkezlerin koyduğu kurallara uymak… Uluslararası doğrunun dediği bu. Uluslararası normlara uygun budur. Bu program aynen Cumhuriyet Halk Partisi'nin programı, Babacan'ın, Davutoğlu'nun programı.

“İkincisi ‘rasyonelliğe döneceğiz’ diyor. Bakın bu rasyonellik kavramı da aynen dünya finans merkezlerinden devamlı ifade edilen bir kavram. Dolayısıyla bunlar anahtar kavramlar. Mehmet Şimşek ‘Dünya emperyalist, kapitalist, finans merkezlerinin koyduğu normlar, kurallar içerisinde ve onların insanlığa ve dünyaya dayattığı sözüm ona rasyonellik yani akılcılığa döneceğim’ diyor.

“Sonuç itibariyle 2016’ya kadar AK Parti hükümetinin uygulamış olduğu, Turgut Özal'ın 1980’de getirdiği dünya ekonomisiyle entegrasyon başlığı altındaki program bu. Yani ‘Türkiye'yi 500 milyar dolar borca batıran programı ben tekrar uygulayacağım’ diyor. Yeni Kemal Derviş… Derviş’i hazinenin başına koydular ve bir program uyguladı. Türkiye'yi batıran program. Şimdi Mehmet Şimşek de aynı programı uygulayacağını ilan ediyor. Bu Türkiye için bir felaket olur. Yürümez bu. Yürümeyeceğini göreceğiz. Bu programda bir çıkış yolu yok.

“Aslında Berat Albayrak, ‘Sıcak para ekonomisiyle devam edemeyiz’ diyordu. Onun da adı geçti bu yeni bakanlar oluşurken ama onun adı yok. Çünkü Berat Albayrak, dünya finans merkezlerinden kurtulma yönündeki hamlenin bakanı olmuştu. Onun itibar edilmediği ve Mehmet Şimşek programının kabul edildiği gözüküyor. Parti yeniden o sürece mi geri dönüyor? Şimdi uygulamalara bakacağız.

“‘Neoliberalizmden vazgeçiyoruz’ diyorlardı. Şimdi tekrar liberal ekonomiye yöneliş Mehmet Şimşek'le birlikte açıklanmış oldu.”

Sonraki Haber