Emek ve vatan mücadelesini Bursa'da birleştiriyoruz!

Bölgemizdeki savaşın kızıştığını ve Türkiye’nin ABD ile İsrail’in hedef tahtasında olduğunu vurgulayan Merkez İşçi Sendika Bürosu Başkanı Karanlık, işçi sınıfını üreticilerin milli hükümeti için Vatan Partisi’nde örgütlenmeye davet etti

Vatan Partisi Merkez İşçi Sendika Bürosu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için yaptığı yazılı açıklamada, bugün vatan mücadelesiyle emek mücadelesini birleştirme mecburiyeti içinde olunduğuna dikkat çekti. Vatan Partisi Merkez İşçi Sendika Bürosu Başkanı Hüseyin Karanlık imzasıyla yapılan açıklamada, işçi sınıfının Türkiye’yi tehdit eden sorunları görmezden gelemeyeceği vurgulandı, işçi önderleri üretim ekonomisini hayata geçirmek için görev almaya davet edildi.

Karanlık, partisinin ilerleyen günlerde TBMM’nin ve kamuoyunun gündemine sunacağı sendikal örgütlenme engellerini ortadan kaldıran bir yasa değişikliği önerisi hazırladığını da duyurdu. Bunun yanı sıra parti, 1 Mayıs’ta TÜRK-İŞ’in açıkladığı program dahilinde Bursa’da olacak.

Açıklamanın tamamında şu ifadeler yer aldı:

“İşçi sınıfı ve emekçiler bu 1 Mayıs’a büyük sıkıntı ve zorluklarla giriyor. Türkiye tarihinin çok önemli bir dönemeç noktasındayız. Hükümet, ekonomik krizin yükünü emekçilerin sırtına yıkıyor. Emperyalistlerden borç dilenmeye dayanan bugünkü sistem, başka bir çözüm üretemiyor. İflas etmiştir. Öte yandan ülkemizde, bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler ülke güvenliği, bağımsızlık ve devlet bütünlüğü gibi can alıcı konuları da güncel bir sorun olarak önümüze koymuştur.

‘SAVAŞLARLA BURUN BURUNAYIZ’

“Tam da içinde bulunduğumuz bölgede, Filistin’de ve Ukrayna’da olduğu gibi, gittikçe kızışan çatışma ve savaşlarla burun burunayız. Amerikan emperyalizmi ve İsrail, Gazze’de Filistin halkına tarihte eşine ender rastlanan bir kıyım ve katliam uyguluyor. Hemen Kuzeyimiz’de Ukrayna’da Amerikan yayılmacılığına karşı Rusya büyük çaplı bir direnme savaşı veriyor. Türkiye’miz de Amerika ve İsrail’in hedef tahtasındadır. Amerika Doğu Akdeniz’de eşi görülmedik bir askeri yığınak yaptı. Ülkemizi Doğu Akdeniz ve Güneyimizdeki üsleriyle kuşatmıştır. Namlular Türkiye üzerine çevrilmiştir. Amerika ve İsrail Filistin’de olduğu gibi Türkiye için de en büyük tehdittir. Öte yandan Amerika güdümündeki bölücü terör tehdidi görülmedik boyutta artmıştır.

‘HÜKÜMET ZAAF İÇİNDE’

“Buna karşılık son yerel seçimlerde halktan darbe alan Hükümet ve devlet ise zaaf içindedir. Anayasa Mahkemesi PKK’nın partisi hakkında açılan kapatma davasını yıllardır sonuçlandırmamıştır. Hatta bölücü partiye devletin kasasından 1 milyar 200 milyon lira para ödenmesini sağlamıştır. Yüksek Seçim Kurulu kanuna aykırı bir şekilde PKK terör örgütünün adamına belediye başkanlığı mazbatası verebilmiştir.

İŞÇİ SINIFI GÖRMEZDEN GELEMEZ

“İşçi sınıfımız, emekçiler ve sendikalarımız bu sorunları görmezden gelemez. Gündemlerine almak mecburiyetindedir. Emek mücadelesi ile vatan mücadelesi tarihimizde görülmedik ölçüde birleşmiştir. ‘Bu konular bizi ilgilendirmez, biz toplu sözleşmemize ve ekonomik taleplerimize bakarız’ deme lüksü yoktur. Çünkü ülkemizin bağımsızlığı ve güvenliği olmazsa, hiçbir talebimizin hayata geçirilmesi söz konusu edilemez.

VERGİDE ADALET ÜRETİM EKONOMİSİ İLE OLUR

“İşçi sınıfımızın en büyük ve saygın örgütü olan TÜRK-İŞ, bu 1 Mayıs’ta enflasyonu durdurma, vergide adalet ve adil bir gelir dağılım talep etmektedir. Sonuna kadar haklıdır. Ancak bu nasıl olacaktır? Bugünkü dışa bağımlı sistemde bu taleplerin yerine getirilmesi mümkün müdür? Mümkün olmayacağı ispatlanmıştır. Sistemin efendilerinin ekonomik krize karşı sözüm ona tek çaresi, emperyalist tefecilerden borç dilenmek ve enflasyonu indirmek adına emekçi gelirlerini bastırmaktır. 1980’den bu yana 40 yıldır yaşadığımız gerçek budur. Dolayısıyla Türkiye’nin öncelikle bir üretim ekonomisine geçme mecburiyeti vardır. Üretim ekonomisi hayata geçirilmeden ne enflasyonu önlemek ne kaynak bulmak ve ne de adil bir gelir dağılımı sağlamak söz konusu edilemez. Üretim ekonomisine geçmek de ancak ve ancak üreticilerin milli hükümeti ile olur.

“Tek çare Türkiye’nin kaynaklarına sahip çıkarak ve bunları üretime yönlendirerek üretim ekonomisini hayata geçirmektir. Bu da siyasal bir iktidar sorunudur. Dolayısıyla işçi sınıfımız ve sendikalar siyasal iktidar sorununu da gündemlerine almak göreviyle karşı karşıyadır. İşçi sınıfımız açısından siyasal alana müdahil olmak ve ağırlığını koymak günleri gelmiş çatmıştır. İşçi önderlerimizi üretim ekonomisini hayata geçirme programının mücadelesini veren öncü partide yani Vatan Partisi’nde örgütlenmeye ve görev almaya davet ediyoruz.

SENDİKAL ÖRGÜTLENMEYE ÇÖZÜM

“Bugün işçi sınıfımız yüzde 90’a varan büyük bir çoğunlukla sendikal örgütlenmeden ve toplu sözleşme hakkından yoksundur. Bu acı tablo ne yazık ki kronikleşmiş sorun olarak yıllardır önümüzdedir. Başta Çalışma Bakanlığı ve Türk-İş olmak üzere konunun bütün tarafları durumdan şikayetçidir, bunu bir ayıp olarak gördüklerini ifade etmektedirler. Ne var ki bugüne kadar ne hükümetten ne de sendikalardan çözüm için ciddi bir girişim olmamıştır.

“Oysa çözüm basittir. Tek bir yasa maddesiyle her ne bahaneyle olursa olsun, sendikal örgütlenme çabasını önleyen ve toplu sözleşme sürecine engel çıkartan, bu amaçla işçi çıkarmayı bir silah olarak kullanan işveren hakkında ceza yaptırımı getirilmelidir. Bunu öngören bir yasa maddesi yürürlüğe koymak yetecektir. Vatan Partisi bu konuda yasa bir değişikliği önerisi hazırlamıştır. Önümüzdeki günlerde Meclisin ve kamuoyunun gündemine sunacaktır. Yaşasın Emekçilerin 1 Mayıs Bayramı! 1 Mayıs 2024, işçi sınıfımıza ve tüm emekçilere ve milletimize daha sıkı birleşmek, her alanda daha etkili ve sonuç alıcı mücadelelere atılmak üzere güçlü bir esin olsun!”

Sonraki Haber