Enver Altaylı dosyasında yeni başvuru

Eski istihbaratçı Enver Altaylı ile aynı davada yargılanan ve cezası Yargıtay tarafından onanan eski MİT mensubu Mehmet Barıner'in avukatı, Yargıtay kararına karşı itiraz yoluna gidilmesi talebinde bulundu.

Eski istihbaratçı Enver Altaylı ile aynı davada yargılanan ve cezası Yargıtay tarafından onanan eski MİT mensubu Mehmet Barıner'in avukatı dilekçesinde, davayla ilgili basında yer alan haberleri de hedef aldı. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 10, "siyasi ve askeri casusluk" suçundan 13 yıl 4 ay olmak üzere toplam 23 yıl 4 ay hapse mahkum edilen Enver Altaylı hakkındaki hükmü onamıştı. Aynı davada Altaylı ile birlikte yargılanan Mehmet Barıner'e "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan verilen 8 yıl 9 ay hapis ile "siyasi ve askeri casusluk" suçundan verilen 12 yıl 6 ay hapis cezasının da onanması kararlaştırılmıştı. Dosyayla ilgili Barıner'in avukatı Özlem Barıner tarafından yeni bir başvuru yapıldı. Avukat Barıner, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine sunduğu dilekçede, Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararına karşı itiraz yoluna gidilmesi isteminde bulundu.

HABERLERİ HEDEF ALDI

Barıner dilekçesinde, MİT Kanununa göre müvekkiline isnat edilen suç tipleri yönünden soruşturma yapılmasının Cumhurbaşkanın iznine bağlı olduğunu ancak soruşturma ve kovuşturma aşamasında izin şartının yerine getirilmediğini savundu. Barıner dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:

"Bir davaya konu uyuşmazlığın özel niteliği veya uyuşmazlık taraflarının konumu ve sıfatı ya da herhangi bir nedenden dolayı basının o davaya yoğun ilgisi olabilir. Ancak basının yoğun ilgisi bazı durumlarda kamuoyunu ve davaya bakacak yargıçları etkileyecek karşıt bir kampanyaya dönüşebilir. Böyle karşıt bir kampanya yargılamanın hakkaniyete uygunluğunu ihlal edebilir. Çünkü kampanyaya dönüşen haberlerin yargıçlar üzerinde oluşturacağı baskı onların uyuşmazlığı çözme noktasındaki tercihlerini değiştirebilir. Dahası basının karşıt kampanyasıyla kamuoyunda oluşturulan algı ve kanaatin aksine bir kararın neden olacağı toplumsal tepki yargıçlar üzerinde çekincelere yol açabilir. Soruşturma aşamasında gizlilik ve kısıtlılık kararı olan dosyadan basına bilgiler yansıtılmış ve bunlar da manipülatif şekilde servis edilmiştir. Müvekkilin yargılandığı davalara yönelik özellikle hükumet yanlısı medyada yıllardır düzenli bir şekilde karşıt haberler yapılmıştır."

DURDURMA TALEP ETTİ

Barıner dilekçesinin sonuç bölümünde de şu taleplerde bulundu: "Öncelikle 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi gereğince Yargıtay 3. Ceza Dairesi ilamına müvekkil lehine 'itiraz' edilerek dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmesini, Sayın Daire itirazı yerinde görmezse dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesini, itiraz kanun yoluna başvurularak Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi mahkûmiyet kararının hukuka aykırılığı sebebiyle müvekkil lehine bozulmasını ve telafisi mümkün olmayacak zararların önüne geçilebilmesi adına infazın durdurulması na karar verilmesini talep ederiz."

KARARIN GEREKÇESİ

Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesince Mehmet Barıner hakkında verilen kararın gerekçesinde, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu mahkememizce kabul edilen sanığın, örgütün stratejik hedefleri doğrultusunda MİT'e katıldığı, 2013-2014 yılları arasında İstihbarata Karşı Koyma Başkanlığında, 2014-2016 yılları arasında Açık Kaynaklar Daire (AKD) Başkanlığında çalıştığı, 12 Temmuz 2016 tarihide Cizre Bölge Daire Başkanlığına atandığı ve 19 Ağustos 2016 tarihinde tekrar AKD başkanlığına tayin olduğu, 29 Kasım 2016 tarihinde örgüt irtibatının tespiti üzerine de kamu görevinden çıkarıldığı" belirtilmişti.

Sonraki Haber