Tahran'da sorunları aşma fırsatı

Bugün yapılacak Astana zirvesi, Türkiye, Rusya, İran ve Suriye'nin önüne önemli fırsatlar sunuyor. Uzmanlar PKK'nın dolayısıyla ABD'nin Suriye'den temizlenmesi için ortak hareket edilmesinin önemini vurguluyor.

Dünya İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri Hamid Şehriyari’ye göre ise temaslardan Batı'yı şoke edecek sonuçlar çıkacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ve İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin katılacağı üçlü zirve bugün Tahran’da yapılacak. İran merkezli Dünya İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri Hamid Şehriyari, İran, Rusya ve Türkiye liderlerinin Tahran'da yapacağı görüşme sonuçlarının ABD ve Batı ülkelerini şoka uğratacağını ve titreteceğini belirtti. Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal, Türkiye’nin Rusya aracılığı ile Suriye ile normalleşmesi gerektiğini belirtti, yanlış hesabın Tahran’dan dönmesini istedi.

Uzun süredir yapılamayan Astana liderler toplantısı bugün gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya lideri Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin katılacağı üçlü zirvede Suriye’deki gelişmeler ve bölgesel sorunlar masaya yatırılacak. Türkiye, Rusya ve İran’ın “garantör ülkeler” olarak yapacağı görüşmelerde, Suriye’deki son durumun ve PKK/YPG ve DEAŞ başta olmak üzere bölge güvenliğine tehdit teşkil eden terör örgütleriyle mücadelenin, siyasi çözüme yönelik çabaların, insani durumun ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü geri dönüşlerinin ele alınması bekleniyor.

SURİYE’YE HAREKAT

Zirve nedeniyle Tahran’da bulunacak liderler ikili görüşmeler de yapacak. Erdoğan-Putin, Putin-Reisi arasında baş başa görüşmeler planlandı. Erdoğan ile Putin arasındaki görüşmede bir süredir gündemde olan Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik askeri operasyonun da gündeme gelmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ile yaptığı son telefon görüşmesinde, Suriye’deki sınır ötesi mekanizmanın uzatılmasına önem atfettiğini vurgulamıştı.

Bu arada Erdoğan-Putin görüşmesinde Rusya-Ukrayna savaşı olmak üzere enerji ve gıda krizinin de ele alınması bekleniyor. Zirvenin Biden’ın Ortadoğu gezisinin hemen sonrasına rastlaması dikkat çekiyor.

MİKDAT DA GELİYOR

Ziyaret kapsamında, Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Yedinci Toplantısı da gerçekleştirilecek. Toplantıda Türk heyetine Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran heyetine de İran Cumhurbaşkanı Reisi başkanlık edecek.

Öte yandan Lübnan merkezli el Meyadin haber sitesi Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdat'ın da bugün Tahran'da olacağını duyurdu.

İRANLI UZMAN: ABD ŞOK OLACAK

Tahran’da yapılacak zirve ile ilgili olarak İran merkezli Dünya İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri Hamid Şehriyari’den önemli bir açıklama geldi. Sputnik’e konuşan Şehriyari, üç liderin müzakere sonuçlarının, ABD ve Batı ülkelerini ‘şoke edeceğini ve titreteceğini’ söyledi.

Şehriyari, “Reisi, Erdoğan ve Putin arasındaki görüşmeler Amerikan militarist siyasetini şoka uğratacak ve titretecek. Bu toplantı Washington’un hoşuna gitmeyecek, ancak biz bu tür toplantıların daha sık yapılmasını sağlamak için her şeyi yapmalıyız.” diye konuştu.

Batılı ülkelerin Basra Körfezi’nde, Ortadoğu'da ve genel olarak dünyada sürekli gerginlik istediğini kaydeden Şehriyari, “Batı'nın çıkarları çatışmaları tetiklemektir. Dünyada gerilim olmayıp sadece istikrar olacaksa ABD ve Batı bu bölgelere gelemez. Karşı karşıya gelme durumunda ise ABD ve diğer Batılı ülkeler, alışılageldik bir şekilde ‘biz mutlaka gelmeliyiz, sizin orada savaş var’ diyecek.” ifadelerini kullandı.

İran, Türkiye ve Rusya liderlerinin Tahran’da yapacakları görüşmelerin bölgedeki gerilimin düşmesine ve devletlerin çıkarlarına katkıda bulunacağını vurgulayan Şehriyari, “Hepimizin ortak görevi, kolektif güvenlik dahil olmak üzere ülkelerimizin devlet çıkarlarını sağlamaktır.” dedi.

ÜNAL: TÜRKİYE SURİYE POLİTİKASINI DEĞİŞTİRMELİ

Prof. Dr. Hasan Ünal Tahran zirvesinden beklentilerini Aydınlık’a değerlendirdi. Türkiye'nin, Suriye’nin kendi topraklarında egemenlik kurmasını esas alan politikaya yönelmesi gerektiğini vurgulayan Ünal bugüne kadar yapılan yanlış hesapların Tahran’dan dönmesini istedi. Ünal şunları söyledi:

“Suriye devletiyle Rusya aracılığıyla normalleşme sağlanmalı. Sığınmacıların geri gönderilmesi ve Adana Mutabakatının güncellenerek yeniden yürürlüğe konulması konusunda uzlaşılması lazım. Aksi taktirde Türkiye’nin son yıllarda toparlanma hamleleri sonuç vermez. Teröre karşı Suriye ile birlikte hareket etmezsek yaptığımız askeri operasyonlardan sınırlı sonuç alıyoruz. PKK/PYD’nin belini kırmanın yolu Suriye ile uzlaşmaktır. Suriye ile uzlaşmayı esas alan bir çaba Rusya ve Suriye’nin de KKTC’yi tanımasını sağlar. Yakın tarihin hiçbir döneminde Ruslarla Yunanistan’ın ilişkileri bu kadar kötü olmamıştı. Çok kutuplu dünyada ABD’nin uzak karakolu olarak kendilerini konumlandıran Yunanistan ve Rumlar İran’ın da hedefinde. Bu konular İran’la da görüşülebilir. Bütün bunlar için Türkiye’nin Suriye politikasını değiştirmesi lazım. Mevcut politika Suriye’yi bölünmeye zorluyor. PKK/PYD’nin devletleşmesinin önünü açıyor. Biz Esad’a zarar vereceğiz derken Fırat’ın doğusunda yuvalanan terör örgütünün kukla devlet oluşturmasına katkıda bulunmuş oluyoruz.”

'TERÖRÜ AŞAĞIYA SÜPÜRMEK YERİNE KÖKÜNÜ KAZIYACAK PLAN GEREKLİ'

Vatan Partisi Uluslararası İlişkiler Bürosu Başkanı Semih Koray da zirveye ilişkin şu açıklamayu yaptı:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İran ziyaretine Putin’in de katılması, bu buluşmanın önemini artırmıştır. Türkiye, Rusya, İran ve Suriye ABD-NATO-İsrail kaynaklı ortak tehditlere maruzdur. Başta Suriye olmak üzere bölgeye barış ve huzurun getirilmesi, bölgedeki ABD varlığına son verilmesine ve güdümündeki terör örgütlerinin etkisizleştirilmesine bağlıdır. Bu hedefe ancak bölge ülkelerinin işbirliğiyle ulaşılabilir. Astana Süreci’nin bu hedefe yönelik kaydettiği ilerlemeler, bu sayede elde edilmiştir.

'FARKLI ÖNCELİKLERİ ORTAK HEDEFE YÖNELTELİM'

“Bölge ülkelerinin kendi güvenlikleri ile ilgili sorunların çözümünde somut adımlar atarken diğer bölge ülkeleriyle işbirliği ve uzlaşma aramaları doğal ve yerinde bir tutumdur. Türkiye, Rusya ve İran arasındaki ilişkilerde bu ülkelerin farklı önceliklerini ortak hedefe yönelik biçimde uzlaştırmaya çalışmaları büyük önem taşımaktadır. Son dönemde kesintiye uğramış olan ortak görüşmelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İran ziyareti nedeniyle yeniden gündeme gelmiş olması yararlıdır. Bu görüşmeler, aynı zamanda birlikteliğe zarar verecek yanlış adımların atılmasına engel olacak bir mekanizma oluşturmaktadır.

“Ziyaretin başlangıç nedeninin Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Toplantısı olmasına karşın, bu ziyarette Putin’in de devreye girmesiyle Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde planladığı yeni askeri harekatın da gündemin merkezinde yer alacağına kuşku yoktur. İşbirliği süreçlerinin sürdürülebilirliği, başarı elde edilmesine bağlıdır. Ülkemizin Suriye’de konuşlanmış PKK/PYD eliyle yürütülen ABD-İsrail terörüne son vermesi, bu terörün güneye sürülmesiyle değil, ancak Suriye ile işbirliği halinde kökünün kazınmasıyla mümkün olacaktır. Aksi takdirde yeni tıkanmalarla karşı karşıya kalınması ve bölgesel işbirliğinden istenen sonuçların elde edilememesi kaçınılmazdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İran ziyaretinin bu yönde adımların atılmasına vesile olması bütün bölgenin çıkarına olacaktır.”

KREMLİN: PUTİN'İN BAŞLICA AMACI ASTANA

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Tahran’da İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmelerinde Rusya çevresindeki sıcak noktalarda yaşananları ele alacağını söyledi. Kremlin Sözcüsü Peskov, Rossiya-24 televizyonunda yayınlanan açıklamalarında, Putin'in ziyaretinin başlıca amacının Astana görüşmelerine katılmak olduğunu söyledi. Peskov, Rusya, Türkiye ve İran’ı içeren bu görüşme formatının, Suriye’de barış sağlanmasına gerçek manada yardımcı olan tek uluslararası format olduğunu kaydetti.

'SICAK NOKTALARDA İŞBİRLİĞİ GEREKİYOR'

İkili görüşmelerde de Rusya çevresindeki sıcak noktalarda yaşananlar konusunda fikir alışverişinde bulunulacağını kaydeden Peskov, “Çevremizde, çözülmeleri için işbirliği yapmamızı gerektiren çok sayıda sıcak bölgesel sorun bulunuyor.” dedi.

'DOLAR UYGULAMASINI BIRAKABİLİRİZ'

Kremlin Sözcüsü, bir soru üstüne de Rusya ile İran arasındaki ticaret hacmini dolar üstünden hesaplamayı bırakabileceklerini belirterek şöyle devam etti: “Geçen yıl ülkelerimizin ticaret hacmi 4 milyar doları biraz geçmişti. Gerçi belki de ticaret hacmini dolar üstünden hesaplamak doğru olmayabilir. Bankacılık ve finans alanlarındaki işbirliğimiz arttıkça, zamanla bunu dolar üstünden hesaplama uygulamasını da bırakabiliriz.”

Sonraki Haber