Gelecek Partisi Türk yargısını hedef aldı! FETÖ davaları yargıyı bozmuş

Ahmet Davutoğlu, partisinin yargıda yapısal reform modelini açıkladı. Sunulan programda “FETÖ davalarındaki hukuksuzlukların Türk yargısını bozduğu” öne sürülerek tarihin en kötü döneminin yaşandığı belirtildi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, salı günü partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısıyla 56 sayfalık bir program açıkladı. ‘Yargıda Yapısal Reform/ Gelecek Adalet Modeli’ başlığıyla duyurulan programda Türk yargısına ilişkin görüş ve öneriler aktarıldı. Davutoğlu’nun sunumunu yaptığı ve sunuşunu yazdığı programda Türk yargısıyla ilgili skandal ifadelere yer verildi.

Metinde yargı alanlarının çıkar alanlarına dönüştürüldüğü, 15 Temmuz 2016’dan itibaren üzerinde ağır bir vesayet oluşturulduğu, terörle mücadelede sık sık hukuk dışı uygulamalara başvurulduğu iddia edildi.

Ahmet Davutoğlu, tespitlerin ve bazı bölümlerin altılı masanın ortak kanaati olduğunu bildirdi. Davutoğlu, yazdığı sunuş bölümünde Türk hukuk sisteminde güven erozyon yaşandığını savundu. Korku kültürü nedeniyle insanların hak arayamadığını iddia etti: “Son yıllarda nitelikli insan unsurumuzun ve sermayenin ülkemizden kaçmaya başlamasının temel nedeni de adalet anlayışımızda ve hukuk sistemimizde yaşanan güven erozyonudur. Bu güven probleminin temel nedeni yargı alanının adalet dağıtılan değer-yüklü bir alan olmaktan çıkıp güç devşirilen bir çıkar alanı haline dönüşmüş olmasıdır. Kişilerin önce idam edilip sonra hukuki gerekçe yazıldığı İstiklal Mahkemelerinden ‘sizi buraya tıkan irade böyle istiyor’ diyen Yassıada hakimlerine, 12 Eylül cuntasının önünde hizaya giren yüksek yargı üyelerinden 28 Şubat cuntasının brifinglerine koşan yargı mensuplarına, paralel bir örgütlenme ile yargıyı 15 Temmuz hain darbe girişimine giden süreçte kaldıraç olarak kullanan FETÖ yapılanmasından bugün yaşandığı şekliyle siyasi talimatla karar veren yargı görüntüsüne kadar gelen süreçte kutsal bir kavram olan adaleti siyasi güç mücadelesinin aracı haline getiren anlayış tümüyle terk edilmeden, kalıcı bir toplumsal düzen inşası mümkün değildir.”

Sonraki Haber