’Gelir adaleti için kamu devreye girmeli’

Geleceğin Türkiye’sinde Ekonomi adlı raporda dış ticaret politikalarının Asya faktörü göz önüne alınarak oluşturulması gerektiği ifade edildi. Raporda, gelir adaletini hedefleyen kamu müdahalelerine ihtiyaç duyulduğu belirtildi

İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği’nin yaptığı bir dizi çalışmanın parçası olan "Geleceğin Türkiye’sinde Ekonomi" raporu açıklandı. Raporun proje yürütücüsü ve yazarı İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Taşdemir, raporda yer alan 12 maddelik bir öneri sundu.
"Ekonomik büyüme gelecek nesillerin refahından ödün vermeyecek şekilde gerçekleştirilmelidir" denilen raporda bugün uygulamada olan dış ve iç borçlanmaya dayalı büyüme modeline eleştiri getirildi. Raporda küresel ekonominin ağırlık merkezinin Asya’ya kaydığı vurgulanarak, dış ticaret politikalarının bu eğilim göz önüne alınarak oluşturulması gerektiği bildirildi.

EŞİT HAKLAR VE EŞİT FIRSATLAR
Ekonominin üretim kapasitesindeki artışı ifade eden ve beşeri sermaye, teknoloji, verimlilik gibi yapısal faktörlere bağlı olan uzun dönem büyümenin hedeflenmesi gerektiğine dikkat çekilen raporda, "Bireylerin kendilerini gerçekleştirmeleri ve yeteneklerini ortaya çıkarmaları için eşit haklara ve eşit fırsatlara sahip olmaları temin edilmelidir. Beşeri sermayeyi artırmak için adaptasyon yeteneği yüksek, temel becerilere hakim, ahlaki değerleri güçlü bireyleri yetiştirecek bir eğitim sistemi kurulmalıdır" denildi. Eğitim konusunda ise; yüksek okul mezunu sayısı ile kişi başına düşen milli gelir düzeyinde bir bağlantı olmadığına işaret edilerek, PISA matematik testlerinde başarılı olan ülkelerin mili gelirlerinin daha yüksek olduğuna dikkat çekildi. Buna göre eğitim sisteminin niteliğinin değiştirilmesi gerektiği vurgulandı.

‘VERGİ SİSTEMİ ADİL OLMALI’

Yatırımların uzun dönem büyümeye katkısı kısıtlı olan inşaat sektörü gibi sektörler yerine daha verimli ve stratejik sektörlere yöneltilmesi gerektiği görüşünün yer aldığı rapoda, "Yenilik ve girişimcilik ekosistemi geliştirilmeli ve kamuda şeffaflık, söz hakkı ve hesap verilebilirlik arttırılmalıdır. Vergi sisteminin adil hale getirilmeli ve gelir adaletini hedefleyen kamu müdahaleleri yapılmalıdır" ifadeleri yer aldı.

ESNEK ÇALIŞMA SAVUNULDU!
"Düşük karbon salınımlı üretim teknolojilere yatırım yapılmalı, buna uygun tüketim biçimleri geliştirilmelidir" görüşünün yer aldığı raporda, diğer öneriler de şöyle sıralandı: "Esnek çalışma koşulları, ücret geliri vergi iadesi gibi politikalar uygulamaya konulmalı, adaptasyon yeteneği güçlü bir iş gücü oluşturulmalıdır. Sosyal adaleti, sürdürülebilirliği ve uzun dönem büyümeyi destekleyen bir iyi finans modeli olan İslami finansın Türkiye ekonomisindeki payı ve niteliği artırılmalıdır. İhracatın ithalata bağımlılığı azaltılarak, teknoloji yoğunluğu ve katma değer düzeyi artırılmalıdır. Geleceğin Türkiye ekonomisinde stratejik sektörler olan tarım ve hayvancılık, enerji, savunma ve bilişim sektörlerine özel önem verilmelidir.

Kısa vadeli tedbirler üzüyor!
İstanbul’da düzenlenen programda açılış konuşmasını yapan İLKE Derneği Yürütme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Lütfi Sunar ekonomide kısa vadeli ve günü kurtarma niteliğinde tedbirler alındığına üzülerek şahit olduklarını ifade etti. İLKE Derneği Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş da, raporun ortaya koyduğu "Erdemli bir toplum için adil, müreffeh ve sürdürülebilir bir ekonomi" vizyonu çerçevesinde ekonominin farklı alanları veriye dayalı olarak analiz edilmekte ve yeni bir ekonomik çerçeve oluşturmak için yapıcı öneriler geliştirilmekte olduğunu bildirdi.

Sonraki Haber