Hak ihlali kararına katılmadılar

Terörle mücadele kapsamında tutuklanan 4 kişiye destek veren ve tutukluluğu protesto eden ve haklarında disiplin cezası verilen iki kamu personelinin bireysel başvurusunda hak ihlali kararı verildi.

Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeleri İrfan Fidan ve Muhterem İnce karşı oy kullandı. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ve Büro Emekçileri Sendikası (BES) üyesi olan K.S. ve Z.A., üyesi oldukları sendikaların aldığı karar üzerine Muş Emek ve Demokrasi Platformunun basın açıklamasına katıldı. 15 Eylül 2015'teki açıklamada, aralarında Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yöneticilerinin de olduğu 4 kişinin terörle mücadele kapsamında tutuklanması protesto edildi. İdare, söz konusu basın açıklamasına katılması nedeniyle bu iki kişi hakkında disiplin soruşturmaları başlattı. Soruşturmalar neticesinde iki kişi hakkında kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildi.

MANEVİ TAZMİNAT ÖDENECEK

Söz konusu kararlar istinaf kanun yolunda kesinleşince sendika üyesi iki kişi AYM’ye başvurdu. Başvuruyu inceleyen AYM Birinci Bölümü, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine oy çokluğuyla karar verdi. Yüksek Mahkeme ayrıca K.S.'ye 25 bin TL, Z.A.'ya da 15 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

'GAZETECİ YA DA SİYASİ PARTİ TEMSİLCİSİ DEĞİLLER'

Diğer yandan 5 üyeli AYM Birinci Bölümünden İrfan Fidan ve Muhterem İnce çoğunluk kararına katılmayıp karşı oy yazdı. İki üye gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:

"Kanaatimce idare ve derece mahkemesi kararlarında ilgili ve yeterli gerekçe ortaya konulmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki, başvurucular bir gazeteci yahut siyasi bir parti temsilcisi değildir. Başvuru tarihinde kamuda görevli öğretmen olarak görev yapmaktadır. Kamu görevlilerin de diğer kişiler gibi toplantı hakkına, ifade özgürlüğüne sahip olduğu açık ise de bulundukları görevin gereği olarak kamuoyuna yönelik bir açıklama yahut görüş paylaşımında bulunurken bazı yükümlülükler altında bulundukları da kuşkusuzdur. Somut olayda başvurucunun katıldıkları toplantının çok açık bir şekilde siyasi içerik taşıdığı ve bir partinin görüş açıklamasını içerdiği dikkate alınarak devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelik taşıdığı gerekçesiyle disiplin cezasının uygulanmasının demokratik toplum düzeni bakımından gereklilik koşulunu karşıladığı görülmektedir."

Sonraki Haber