İşsiz sayısı iki katına çıkabilir

Artı365 Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Berat Süphandağ, TÜİK’in istihdam rakamlarını hesaplama yönteminde yaptığı değişikliği değerlendirdi. Söz konusu değişiklikle daha doğru sonuçlara ulaşıldığını, pandeminin tüm dünyada verileri etkilediğini belirterek, fesih yasağının bitmesi durumunda işsiz sayısının iki katına çıkabileceğini söyledi.

12 Nisan tarihinde TÜİK tarafından açıklanan istihdam rakamlarına göre şubat ayında işsizlik oranı ocak ayına göre 0.7 puanlık artış ile yüzde 13.4 oldu. İşgücüne katılım oranı, 0.3 puanlık artış ile yüzde 50.1 olurken, genç işsizlik 0.4 puanlık artış ile yüzde 26.9 olarak belirtilmişti. TÜİK, istihdam rakamlarını hesaplama yönteminde geçtiğimiz aydan itibaren değişikliğe gitmişti. Önceki süreçte hesaplama yapılırken ilgili ay ile birlikte bir önceki ve bir sonraki ayların ortalaması alınmaktaydı.

KISITLAMALARIN ETKİSİ GÖRÜLMÜYORDU

Artı365 Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Berat Süphandağ, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bu yöntem ile aralık ayının rakamları hesaplandığında, kısıtlamaların başladığı aralık ayı ile birlikte kısıtlamaların hafif olduğu kasım ayı da dikkate alınacağından, söz konusu kısıtlamaların etkisi tam olarak görülememekteydi. Bu sebeple, söz konusu değişiklik daha doğru sonuçlar elde etmemize imkân sağlamıştır.”

Pandemi süresince işsizlik oranlarının gerçeği yansıtmadığı, fesih yasağının varlığı ve iş aramaktan umudu kesenlerin normalin çok üzerinde olması sebebi ile işgücüne katılım oranının düştüğü, bunun da işsizlik oranının olması gerekenden daha düşük görünmesine sebep olduğu dile getiriliyor. Süphandağ, bu görüşün güven kaybına sebep olduğunu belirterek şöyle devam etti:

BÜTÜN DÜNYADA GERİLEME VAR

“OECD verilerine göre oluşturulan grafiğe göre bütün dünyada pandemi ile işgücü rakamlarında bir gerileme görülmüştür. Bu da, söz konusu durumun ülkemize özgü olmadığını ortaya koymaktadır. Dünya genelindeki işgücü göstergelerinde ilgi çekici bir başka taraf ise, tüm ülkelerde işgücü rakamlarının başka parametrelerden neredeyse bağımsız şekilde, yalnızca pandeminin seyrine bağlı olarak değişiklik göstermesidir. Buna göre, 2020’nin İlk çeyreğinde pandeminin baş göstermesi ile işgücü rakamları aşağı yönlü seyre geçmiştir. İkinci çeyreğinde sıkı karantina önlemleri ile işgücü rakamları dip yapmıştır. Üçüncü çeyreğinde kısmi normalleşme ile işgücü rakamları kısmi yükselişe geçmiştir. Dördüncü çeyreğinde ise, ikinci Kovid19 dalgası kapsamında alınan önlemler neticesinde işgücü rakamları tekrar aşağı yönde seyretmiştir.”

GÖSTERGELER YETERLİ DEĞİL

Ülkelerin büyük çoğunluğunda hükümetlerin işsizliğin önüne geçmek için fesih yasağı, teşvik paketi gibi enstrümanlarını yoğun şekilde devreye soktuğunu belirten Süphandağ, “Bu sebeple işsizlik rakamları da, işgücüne katılım göstergeleri de reel durumu ortaya koymak adına yetersiz kalmaktadır, çünkü bu tedbirlerle çalışma imkânı bulamayan büyük bir kitle işten çıkarılmamış ve dolayısıyla aktif işgücünün de dışına çıkmamıştır. Burada, çalışmaya devam eden büyük kitlenin tam ve verimli şekilde çalışamaması, yani eksik istihdam söz konusudur” dedi.

Süphandağ, ILO Türkiye Ofisi tarafından hazırlanan “İkinci Dalga KOVID-19 Önlemlerinin Türkiye’de İstihdam Üzerindeki Etkisi” başlıklı araştırma notuna da değindi. Süphandağ şunları belirtti:

PANDEMİ, İSTİHDAM VERİLERİNİ ETKİLEDİ

“Bu çalışmaya göre, pandeminin başından 2020 yılı sonuna kadar çalışma saatlerindeki düşüş ortalama 4.5 milyon kişiye denk gelmektedir. TÜİK tarafından açıklanan şubat ayı işsizlik rakamlarına göre işsiz sayısı 4 milyon 236 bin kişi olarak açıklanmış ve işsizlik oranı yüzde 13.4 olarak belirtilmiştir. Kaba bir hesapla pandeminin başından bu yana uygulanan kısıtlamalar neticesinde azalan çalışma saatlerinin, fesih yasağının kalkması halinde işten çıkarma olarak sektörlere yansıyacağı düşünülebilir. Bu hesapla, mevcut kısıtlamalarla fesih yasağının bitmesi durumunda işsiz sayısının iki katına çıkarak yüzde 25 seviyelerini geçebileceğini öngörebiliriz. Burada ayrıca, ilk kısıtlamaların olduğu Nisan ve Mayıs 2020 aylarında çalışma saatlerindeki ciddi düşüşe nazaran ikinci dalga kapsamında alınan tedbirler sonucu meydana gelen azalmanın daha sınırlı olduğu görülmektedir.”

KADINLAR VE GENÇLER DAHA ÇOK ETKİLENDİ

Aynı çalışmada dikkat çeken diğer hususlardan birinin de çalışma saatlerindeki düşüş açısından kadınların erkeklerden; gençlerin ise yetişkinlerden yaklaşık iki kat fazla etkilendiğini belirten Süphandağ sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sonuç olarak pandemi, başladığı günden bu yana tüm istihdam verilerini direkt etkileyen birincil faktör olmuştur. Bu süreçten ciddi şekilde etkilenen istihdam ile ilgili durumu ortaya koyarken, normal dönemde kullandığımız ana veriler çoğu zaman yeterli olmamaktadır. Bu sebeple durum değerlendirmesi yaparken ikincil, üçüncül göstergelerin de dikkatle incelenmesi; süreçten hasarın asgariye indirilmesi için kritik öneme sahip teşvik ve hibelerin buna göre değerlendirilmesi önem arz etmektedir.”

Sonraki Haber