Küresel sisteme Gazze değil biz esiriz

Bütün devletleri bir ahtapot gibi esir almış olan neoliberal sistem, tetikçisi İsrail’i koruyor. Gazze bu sistemi kabul etmediği için cezalandırılıyor. Bize dayatılan bu hayat tarzından kurtulmanın yollarını bir ân önce bulmalıyız

Bebek katili İsrail'in Gazze'deki katliamlarına neden hiç bir devlet müdahale edemiyor? Daha doğrusu, biz dâhil, içi kanayan devletler niye müdahale edemiyoruz? İşte, sorulması gereken ve çaresizliğimizi bize hatırlatan soru da bu! Neden? Çünkü bütün devletleri, bütün insanlığı tehdit/rıza ikilemi içinde teslim almış olan neoliberal küresel finans sistemi, ticaret kuralları ve hayat tarzıdır. Bu yüzden, zulme karşı sözle karşı çıkan ve bunda samimi olan birçok devlet, eylem bâbında bir karşı çıkış gösteremiyor.

Bütün devletleri, bütün küreyi ve bütün insanlığı bir ahtapot gibi teslim almış olan bu sistem, tetikçisi Siyonist İsrail'i böyle koruyor, katliamları adeta bir görsel şov halinde gerçekleştirmesini sağlıyor.

İsrail ordusu, yaklaşık dört aydır kara saldırısına devam ettiği Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'tan çekildiğini açıkladı. İsrail ordusunun çekilmesiyle kentteki yıkım gün yüzüne çıktı. Haftalarca devam eden İsrail bombardımanı, kentteki binaları moloz ve kül yığınına çevirdi. Yollar hem buldozerlerle hem de hava saldırıları nedeniyle altüst oldu.

ATOM BOMBASIYLA TEHDİT

Gazze bu sistemi kabul etmediği için cezalandırılıyor. Yoksa sadece Siyonist ve terörist İsrail'in işi değil bu. Onun çapı yetmez bu vahşete. Gazze'yi, mevcut neoliberal sistem ile onun yerine geçmek isteyen Küresel tekno-finans derebeyliği ortaklaşa cezalandırıyorlar ve bunu da “Atom bombası bile atarız!” (Harari) diyerek, açıkça ve şov halinde gösteriyorlar. Bu sistemi sorgulayıp, kurtulmanın çarelerini düşünmediğimiz sürece, aynısını, yarın, Batı Şeria'ya, Lübnan'a, Somali'ye, Yemen'e de yaparlar ve biz, bütün dünya sadece seyretmek zorunda kalırız.

İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları aralıksız sürerken bölgeye uyguladığı tam ambargo sebebiyle Filistinliler temel gıda malzemeleri dahil birçok hayati ihtiyacı temin etmekten aciz kalıyor.

Gazze'ye yardım edebilmek için, birey ve toplumlar sonra da devletler olarak, kendimizi kurtarmak zorundayız. Boykot bilinciyle başlayan süreci, devamında sistemin kendisini sorgulamak ve sonrasında, bize dayattığı hayat tarzından kurtulmanın yollarını bir ân önce bulmalıyız.

Refah kentindeki mahalleleri moloz ve kül yığınına çevirdi. Kente sığınan Filistinli aileler, binaların enkazında kurdukları derme çatma çadırlarda zor şartlar altında yaşamlarını sürdürüyor.

IRAK VE AFGANİSTAN’DAN DERS ALMALIYIZ

Şayet, biz bunları, Irak ve Afganistan işgalleri yaşanırken düşünmüş ve çözüm yolları bulmuş olsaydık, bugün Gazze'de durum daha farklı olurdu. Yoksa, dün İstanbul'daki kışkırtıcı elemanların, terörist ve tecavüzcü İsrail dururken, Türkiye'ye saldırmaları, sadece ve sadece tecavüzcü, terörist İsrail ve onu koruyan küresel Siyonist, neoliberal sisteme yarar. Bu sisteme dâhil olan hiç bir devlet, kurum ve şirket te, İsrail'le ticaretten vazgeçemez, vazgeçirmezler, bırakmazlar!

Küreselleşmiş bu neoliberal sistemden yeni çıkış yolunu da, yine o sistemi kurmuş olan ve şimdi çürümüşlüğünden kurtulmaya çalışan küreselciler gündeme getiriyor. O, yeni yeni gelecek olan çok daha beter bir sistem. Topyekûn, her şeyimizle ve en başta da zihnimize, kalbimize el koyacak olan korkunç bir sistem.

Sonraki Haber