Macron, Pekin gezisi sonrası neden topa tutuldu? Atlantik sistemindeki çatlaklar...

Macron’a yönelik eleştirel yorumlardan biri 12 Nisan günü Le Figaro tarafından yayınlandı. Sebastien Falletti’nin görüş yazısını, Atlantik ittifakının sürdürülmesini isteyen kesimlerin tezlerine örnek oluşturduğu için çevirerek yayınlamaya karar verdik.

Emmanuel Macron, Tayvan Boğazında Birleşik Devletlere oklar savurarak General De Gaule’ün çizmelerini giydiğini düşünüyor. Doğrusu dünya istikrarı için 21. yüzyılda kritik savaş alanı olan Asya-Pasifik’in jeopolitik halısına ayak bastı.

Yüce selefi, eski Formasa’ya çekilmiş generalissimo Tchang Kai Tchek’e sırtını dönerek ve Batı başkentlerinin, sonrasında Washington’a kadar içine dalacakları diplomatik vizyonda bir gedik açarak, 1964’de Mao’nun Kızıl Çinini tanımıştı. 60 yıl sonra, yeni bir soğuk savaşın arifesinde, Fransa Başkanı, Asya’nın küçük ama heyecanlı demokrasisini gerekirse zor yoluyla ana kıtayla birleştirmeye karar vermiş Xi Jinping’e altın tepside hediye sundu.

Elisée’nin, Tayvan konusundaki Fransız politikası değişmedi itirazları, çok önem taşımıyor. Ok yaydan çıktı ve müttefikler Macron’un, Ukrayna’dan Tayvan’a, Kremlin ve Zhongnanhai’nin güçlü adamlarının karşısında sürekli volta stratejisini biraz daha fazla sorguluyorlar.

Pekin ziyareti sırasında Başkan, bu el yakan dosyayı bilinçli olarak ortaya atarak Birleşik Devletler ile Çin’i kafa kafaya getirdi. General’in yelelerini yardıma çağırırken, “Avrupa stratejik otonomisi” ozanı için cazip bir tavır. Fakat altmışlardakinden çok farklı bir Asya’da yanlış bir analizle birleşen taktik hata. Zamanla, zavallı Maoist Çin yerini, dünyanın intikamcı en büyük ikinci gücüne bıraktı ve Taipie’de militarist yönetim özgürlüğü yücelterek dinamik bir demokrasiye dönüştü.

Devamını buradan okuyabilirsiniz...

Makaleyi Fransızcadan Kuntay Gücüm çevirdi; Cüneyt Akalın kontrol etti.

Sonraki Haber