Medyatik egolarımız Pitbull'dan tehlikeli

Dört yaşındaki bir yavrumuza Pitbull saldırmasının ardından yaşanan gelişmeler ve merkezinde kız çocuğumuzun bulunduğu yazılı, görsel ve sosyal medya içerikleri canımıza tak ettirdi.

Pitbullunkinden daha acımasız ve toplumsal bir saldırıyı kızımıza, yaşadığı trajediyi ve sağlık durumunu aktaran sözde “haber, görüntü ve yorum”larla yapma, medyatik egolarımızı tatmin için bir çocuğu kullanma hakkımız var mı, hukuk ve psikoloji uzmanlarına sorduk.

KİMLİĞİ İFŞA EDİLEMEZ

Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Merve Ayvalı şunu söyledi: “Pitbull saldırısına ilişkin video, çocuğun kimliğinin ifşası, kişilik haklarının tanınmaması, ameliyat sonrası görüntüler… Bütün bunlar, yayıncılık etiğinin yanı sıra çocuğun üstün yararı ilkesini de çiğnemektedir. Türkiye’nin taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde, çocukların mahremiyeti güvence altına alınırken ‘mağdur çocukların kimliklerinin ifşa edilemeyeceği’ belirtilir. Sözleşmedeki ‘Çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun üstün yararı esastır’ ilkesi, çocuklara yönelik her uygulamanın ön şartıdır. Buna göre çocukların kimliği ve görüntüleri hiçbir surette paylaşılmamalı, ikincil mağduriyetler yaşanmaması için gerekli hassasiyet gözetilmeli, tedbirler devlet ve toplum tarafından alınmalıdır. Aile büyük sıkıntı içinde, hukukunu korumaya imkân bulamıyor olabilir. Toplum olarak durumu daha fazla istismar etmekten kaçınmalıyız.”

SALDIRI GÖRÜNTÜLERİ TRAVMAYI DERİNLEŞTİRİYOR

Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Neslihan İnal da şöyle konuştu: “Dört yaşında çocuk, hayatını kaybetme riski taşıyan ağır bir travmaya maruz kalıyor. Bu gibi olaylarda çocukların dış dünyaya olan güven duyguları tamamen yok olur, şiddetli ruhsal tepkiler görülür. Güven tekrar yapılanamaz ise ömür boyu sürecek ruhsal izler kalır. Saldırı görüntülerine maruz kalınmasıyla, travmaya uğramış çocuk ve ailesinde tekrar bir travma gelişir. Etkiler derinleşir, başa çıkmak güçleşir. Dehşet görüntülerini izleyen başka çocuk ve erişkinlerin travmasıysa ayrı konu. Haberin, ilgi uyandırmak maksatlı, şiddet ve acıma duygularına yönelik ele alınma çabasıyla hem travmayı yaşayan çocuğun hem ailesinin hem de toplumun ruh sağlığı ile oynanmaktadır. Saldırıya uğrayan kişi, hele de gelişmekte olan bir çocuksa saldırıyı içselleştirme tepkisi verebilir. Toplumdaki saldırganlığın artması sorumsuz, saldırgan ve hoyrat tavırlarımızla alâkalıdır. Bu tavırlar toplumumuzdaki en ciddi ruh sağlığı sorunlarıdır, acilen ele alınmalıdır.”

ÇOCUK DOSTU YAYINCILIK ÇALIŞTAYI

RTÜK’ün 11 Ocak’ta Ankara’da düzenleyeceği çalıştay, çocukların medyada temsiliyetinin iyileştirilmesi amacıyla, STK’lar, medya profesyonelleri, akademisyenler, kamu kurumlarıyla medya meslek birliklerinden temsilcilerin katılımıyla gerçekleşecek. “Çocuk Dostu Yayıncılık İlkeleri Rehberi” hazırlamak için istişareler geliştirilecek, raporlar sunulacak.

TIKLANMAYLA ÖLÇÜLEN HABERCİLİK

Cumhuriyet Kadınları Derneği’nin Temmuz 2021’de açıkladığı “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Programı’nın “Medya” başlıklı raporunda şu ifadeler yer alıyordu: “Şiddet haberlerinde şiddetin uygulanma şekli ayrıntılı olarak aktarılarak haberin vahşet dozu ve çekiciliği artırılır. Medyanın şiddet haberlerindeki üslubu sadece cinsiyet ayrımcılığı açısından değil birçok açıdan sorunludur. Şiddet gördüğü için haberi yapılan kişiye ikinci bir mağduriyet, habercinin yorumları ve haberdeki arka plan görüntüleriyle yaşatılır. Sırf ilgi çekiyor diye, ahlaki değerler göz ardı edilerek yapılan sunumlarla kişi ve ailesi incitilir, çaresizleştirilir. Sansasyonel başlıklar tıklanma sayılarını artırır, tıklanma sayısı habercinin performansını gösterir, haberci bu tür içeriklere performans yüksekliği için yönelir. Bu şekilde ölçülen performans sistemi sorgulanmalıdır…”

Sonraki Haber