Milli torpido AKYA ‘Ex Sioux’u batırdı

Harp başlığı ile yapılan ilk AKYA torpido atışının ardından TCG Preveze denizaltısına çakılan hatıra plakasında, hedef geminin adı ‘Münfesih Gazal’ olarak değil ‘Ex Sioux’ olarak yazıldı. USS Sioux, 1972 yılında ABD’den satın alınarak Türk Donanması’na katılmış, gemiye TCG Gazal ismi verilmişti

Tüm dünyada savunma sanayi ürünleri, yüksek geliştirme ve üretim maliyetleri nedeniyle dış pazarlarda alıcı bulma kaygısıyla piyasaya sürülüyor. Ancak bazı ürünler var ki, onlar büyük bir kıskançlıkla diğer devletlerden saklanıyor. Stratejik kabiliyet sağlayan bu tür ürünlerin başında ise torpidolar geliyor. Ülkeler, müttefiklerine dahi torpido satma konusunda çekingen davranırken, teknolojiyi paylaşmaya ise kesinlikle yanaşmıyor. Tam bir bilinmezlik içinde gelen bu torpidoların üzerinde de herhangi bir değişiklik yapmanız yasak.

Günümüzde torpido üretebilen ülke sayısı 5-6 civarında. Bunlardan sonuncusu ise Türkiye oldu. Ağır torpido AKYA’yı geliştirerek kazandığımız bu stratejik kabiliyet, Donanmamızı da denizaltında Şampiyonlar Ligi’ne çıkarıyor. Böylece güç ve bilinmezlik kabiliyetimiz katlanırken yıllarca kullandığımız ABD menşeili MK-48 gibi torpidolara bağımlılığımız da sona eriyor. Muhtemelen seri üretimle birlikte kapıda sıraya girecek ülke de bir hayli çok olacaktır.

HEDEFİ 12’DEN VURDU

AKYA torpidonun geliştirme faaliyetlerinde önemli bir yol da almış durumdayız. Daha önce harp başlığı olmadan yapılan testler, nihayetinde 27 Aralık 2023’te gerçek bir atışla taçlandırıldı. Antalya Körfezi açıklarında harp başlığı kullanılarak yapılan AKYA atışı, 12 bin yardalık mesafeden hedefi tam 12’den vurarak büyük bir sevinç yaşattı. Test sırasında başta Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile üretimdeki tüm paydaşların ellerini havaya kaldırarak yaptığı kutlama görüntüleri, denizcilik tarihimizin altın sayfalarındaki yerini aldı. Bu başarılı atışın ardındansa 2024 yılının Ocak ayında Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), AKYA için seri üretim sözleşmesini imzaladı. Böylece Türkiye; ABD, Çin, Rusya, İngiltere ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu 'ağır torpido' üreticileri arasına girmeyi başardı.

‘TCG GAZAL MI USS SİOUX MU’

AKYA’nın harp başlığı ile yaptığı ilk atışı gerçekleştiren TCG Preveze denizaltısı ise geçen günlerde Anadolu Ajansı tarafından görüntülendi. Denizaltının içinden çekilen fotoğraflarda ilginç bir detay dikkat çekti. Fotoğraflarda, AKYA torpidosunun ilk atışının yapıldığı torpido kovanına bir plaka çakıldığı (kill mark) görülüyor. Söz konusu plakada şu ifadeler yer alıyor: “27 Aralık 2023 tarihinde Antalya Körfezi AKYA sahasında No 1 kovandan ateşlenen AKYA harp torpidosu ile Ex Sioux batırılmıştır.”

İlginçtir ki; batırılan hedef geminin daha önce münfesih Gazal römorkörü olduğu açıklanmıştı. Gazal römorkörü, 1972 yılında ABD’den satın alınarak Türk Donanması’na katılmış, 45 yıllık hizmetinin ardından 2017 yılında emekliye ayrılmıştı. 1942’de ABD’de üretilen geminin ilk adı ise USS Sioux idi. Gemi, İkinci Dünya Savaşı’na katılarak Japonların bir intihar denizaltısını batırmış, Iwo Jima ve Okinawa operasyonlarında yer almış ve Vietnam Savaşı’nı görmüştü. İşte ilk AKYA atışının anısına TCG Preveze’ye çakılan plakette, “Münfesih Gazal” yerine “Ex Sioux” adına yer verildi. Kimileri, “Gazal’ı batırdık” dememek için eski ismin tercih edildiğini söylerken, kimileri bu durumu “ABD’ye bir mesaj” olarak niteledi. Benim aklıma ise bir anda Olacak O Kadar’ın o meşhur müziği geldi: “Arada bir zülfü yare dokunduk. Tam yerine rast geldi, manzara koyduk.”

'GEMİ DOĞUMUNA DÖNER'

Plakada hedef geminin adının neden “Gazal” değil de “Sioux” olarak yazıldığına dair danıştığımız bir uzman, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Hedef geminin ödünç verme (lease) statüsünde transfer edildiği görülüyor. Yani ABD tarafından hibe edilerek veya Türkiye tarafından satın alınarak mülkiyeti Türk tarafına geçmiş değil. Bu statüdeki gemileri bazen ABD'de çekerek geri götürmekte, müze olarak muhafaza etmekte. Hedef gemi olarak kullanılması için dahi izin alınmakta ki kesinlikle alınmıştır, ABD bunların envanterini iyi tutar, izin almadan tadilat dahi yapamazsın. Orijinal adının kullanılmasının da bu nedenle olduğunu düşünmek daha anlamlı.”

Konuya ilişkin bir diğer uzmanın değerlendirmesi ise şu yönde:

“Hiçbir gemi kimliksiz değildir. Gemi hizmetten çıkarılınca envanterden çıktığı için o artık bir TCG değildir. Geminin ömür devri boyunca aldığı isimler ne olursa olsun menşeine yani doğumuna döner. Yani bu bir ticaret gemisi olsaydı tescil limanındaki ismi ile anılacaktı. Bu da aynı mantıkla gemiyi üreten orijinatör ne ise ona döndü. Örneğin biz TCG Muratreis denizaltısını hizmet dışına çıkardığımızda hibe anlaşması gereğince ABD’ye geri verdik. Çünkü bu gemi nükleer denizaltıların ilk prototipiydi. ABD bayrağı toka edilerek vatanına geri döndü ve orijinal adıyla müze yapıldı. Sonuç olarak ilk tescil edildiğinde adı neyse malikine dönerken o isim verilir. Gazal’ın hangi yolla temin edildiğini bilmiyorum. Geri verilmediğine göre askeri yardım değil, hibe statüsünde verilmiş olmalı. Siyasi olarak bir Türk gemisini batırmak uygun olmayacağından orijinal ismini kullanmışlardır. Ki bana göre doğru yapılmıştır. Bizim değilse tescil adına dönmüştür.”

Sonraki Haber