Perinçek’ten Dışişleri’nin açıklamasına yanıt: AİHM’yi ikna ettik bakanlığı edemiyoruz

Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek yaptığı açıklama ile Dışişleri Bakanlığının 1915 Olayları hakkındaki açıklamasını değerlendirdi. Perinçek, kendilerinin AİHM’yi ikna ettiklerini ancak bakanlığı ikna edemediklerini vurguladı.

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek yazılı bir açıklamayla Dışişleri Bakanlığının bugün yaptığı 1915 Ermeni Tehciri'ne dair iddiaları ortak tarih komisyonuna havale edilmesi önerisini değerlendirdi. Perinçek, Ermeni Soykırımı olmadığı konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ni ikna ettiklerini ama Dışişleri Bakanlığını ikna edemediklerini belirtti.

Perinçek, Dışişlerinin yaptığı açıklamaya üzüldüğünü çünkü soykırımın bir tarih konusu değil yargı konusunu olduğunu bakanlığın bilmediğini ifade etti. Genel Başkan, bir meselenin soykırım olup olmayacağına yetkili mahkemenin karar vereceğinin altını çizdi. Perinçek açıklamasını şöyle sürdürdü:

Yetkili mahkeme, Birleşmiş Milletler (BM) 1948 Soykırım Sözleşmesine göre, suçun işlendiği yerin mahkemesi ve uluslararası ceza mahkemesidir. Bu hukuk kuralını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) anlatabildik ve kararlarına geçirdik. Ama ne yazık ki bu kadar yıl geçti, hala Dışişleri Bakanlığımıza anlatamadık. AİHM kararlarını da incelemedikleri görülüyor. O kadar ki, AİHM Perinçek ve Ali Mercan kararlarında, 1915 olaylarının Yahudi Soykırımı ile benzer olmadığı vurgulandığı halde soykırımın tartışma konusu olduğu yönündeki geri mevziiye sığınmaktadır.

Vatan Partisi Lideri, Dışişleri Bakanlığının AİHM kararı çıktığını zaman bunu bir devrim olarak karşıladığını ancak daha sonrasında üzerinde durmadığını ve değerlendirmediğini ifade etti.

Perinçek, Dışişleri Bakanlığının bu açıklamasından önce yaptığı açıklama ile AİHM’de kendisi ve Ali Mercan adına alınan kararları hatırlatmıştı.

İŞTE O AÇIKLAMA

Bugün 24 Nisan. Emperyalist batının dilinde “Ermeni soykırımı” günü.

Bizim için ise 24 Nisan, 1915 yılında İngiliz Fransız emperyalistlerinin kara harekâtını başlattığı gündür.

İşte “Ermeni soykırımı” siparişi, o kara harekâtının planları içinde bir alt başlıktır.

İngiltere ve Fransa, Gelibolu yarımadasına çıkarken, yalanlarını da üzerimize sürdüler.

Savaştır bu!

Psikolojik harekât da, savaşın bir cephesidir. Emperyalist savaş, emperyalist yalanlarla yürütülür.

DÜNYA GÜNDEMİNDEN DÜŞTÜ

Eskiden Nisan ayında Ermeni Soykırımı Yalanı'nın başta ABD Başkanları olmak üzere, Avrupa merkezlerinden Ermenistan'a kadar kara propaganda rüzgarı estirilirdi. Türkiye ise "ABD Başkanı ne diyecek?" "AB konuyu nasıl ele alacak?" diye biraz da endişe ile süreci takip ederdi.

Bugün ABD son dakika Beyaz Saray sitesine yazılı açıklama koymakla yetinirken, Ermenistan Başkanı Paşinyan "Soykırım" yerine "Büyük Felaket" kavramını kullanır hale geldi.

Soykırım propagandası dünya gündeminden düştü. Kara propaganda rüzgarlarını söndüren mücadelenin sahibiyiz.

Perinçek-İsviçre ve Ali Mercan-İsviçre davalarında alınan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarıyla, tarihsel yalanı, uluslararası yalanı, emperyalist yalanı toprağa gömdük.

AİHM KARARININ BUGÜNE IŞIK TUTAN KIYMETİ

Bugün Türkiye emperyalist batı eliyle bölünme tehditleriyle karşı karşıyadır. Türkiye ABD üsleriyle dört bir yandan çevrilmiştir. 31 Mart Yerel Seçimi sonrası bu tehdit netleşmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti zaaf içinde olduğu için Kürdistan adı altında ABD’nin ve İkinci İsrail planlarının aleti olan PKK Güneydoğu’da özerkliğe temel oluşturan belediyeleri ele geçirmiştir.

Ermeni Soykırımı Yalanı da İkinci İsrail planının bir parçasıydı. Bu yalanın amacı "Türkiye Cumhuriyeti 1914-1923 yıllarında soykırımla kuruldu" demekti. Bu yalan, bugün Türkiye Cumhuriyeti vatan bütünlüğü için terör örgütüyle mücadeleye girdiğinde "bakın Türkler yeniden soykırım yapıyor" demek için kullanışlıydı.

AİHM Kararı işte bu psikolojik harekatı bitirmiştir. AİHM'de Türkiye'yi bölmek için yürütülen psikolojik savaşı bitiren irade bugüne ışık tutmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin zaaflarını ortadan kaldırarak yeniden milli devleti ayağa kaldıracak irade de odur. Emperyalistlerin karşısında başı dik, cesur tutumlar zaferi getirir. İkinci İsrail planı da böyle yırtılıp atılacaktır.

Sonraki Haber